Kuran Evrensel Değilim Diyor

Mesajlar
3
Beğeniler
4
Düşünce
Deist
#1
Rabbin ülkelerin (memleketlerin) ana kentlerine ayetleri okuyup anlatan peygamberler göndermedikçe, o üleklerin (memleketlerin) halklarını helak etmez / sorumlu tutmaz. - Kasas 59

Japon memleketinin ana kenti olan Tokyo'ya Japonca konuşan bir peygamber gitmediyse, Japon kavmi sorumlu tutulmayacaktır. Muhammet sadece Arap memleketinin ana kentine gittiği için, sadece Arap kavminin diliyle Arap kavmine gittiği için, onun mesajından da sadece Arap kavmi sorumlu tutulmaktadır.

Kuran senin için ve kavmin için bir öğüttür. Sen ve kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız. - Zuhruf 44

Bütün kavimler içindir demiyor, bütün kavimler onlar sorumludur demiyor. Bütün kavimler sorumludur deseydi, Kasas 59 ayetiyle ters düşmüş olurdu. Üstelik İbrahim 4. ayet; peygamberin diliyle kavmin dili aynı olmalıdır, farklı olmamalıdır ilkesini koyuyor. Bütün kavimler sorumludur deseydi İbrahim 4. ayetlede çelişmiş olurdu.

Biz her peygamberi başka değil, sadece kendisiyle aynı dili konuşan kendi kavmine göndeririz. Böylece onlara anlatabilmesini mümkün kılarız. - İbrahim 4

Muhammet Arap kavminin diliyle Arap kavmine gitmiştir.
Taberi tefsirinde;bu ayetin aşağıdaki gibi de okunabileceğini söylemiştir.

Bir kavme peygamber gönderecekse o kavmin dilini konuşan birini seçer, o kavmin içinden birini seçer. Onlara böylece beyan eder. - İbrahim 4
(Kavimlerinin de bunları kabul etmemeye dair herhangi bir mazeretleri kalmamış olur. - Taberi Tefsiri, İbrahim 4)

Onun için Zuhruf 44 diyor ki; Kuran senin için ve kavmin içindir, sen ve kavmin ondan sorumlusunuz. Neden bütün kavimler içindir demediğini çok iyi anlamak gerekiyor.

Yusuf 2. ayette peygamberin diliyle kavmin dilinin aynı olması gerektiğini, farklı olmaması gerektiğini ifade ediyor.

Kuran'ı sizin akledebilmeniz için Arapça indirdik. - Yusuf 2

Demek ki Arapça inmese gereği gibi akledemeyeceklerdi. Arapça inmemesi sorun olacaktı. O halde mesajın indirildiği dille sorumlu tutulacak kavmin dilinin aynı olması gerekiyor. Farklı olmaması gerekiyor. Bu gayet açık deyil mi? İbrahim 4. ayetle Yusuf 2. ayeti bir arada düşünmek zor mu? İbrahim 4 ve Zuhruf 44 bir arada ele alınınca hangi sonuç ortaya çıkıyor?

Üstelik Yabancı dilde inen mesaja itiraz hakkı da tanıyor Kuran. Bunun için Fussilet 44.ayete bakmak yeterlidir.

Eğer onu Arapça bir Kuran kılmasaydık; 'neden dilimizde inmedi, Arap olana Arapça olmayan bir Kuran olur mu hiç' diyeceklerdi. - Fussilet 44

Görüldüğü gibi; Kuran Arapça inmeseydi Araplar sorumlu tutulamayacaklardı. Yabancı dilde inen bir mesajdan Araplar sorumlu tutulamayacaklardı. Neden dilimizde inmedi deme hakları olacaktı.

O zaman Japon kavminin de, Japonca inmeyen bir kitap için "neden dilimizde inmedi, Japon olana Japonca inmeyen kitap olur mu" deme hakları var. Fussilet 44, yabancı dilde inen mesaja itiraz hakkı tanıyan bir ayet. Evrensellik karşıtı bir ayet.

Ve bunu başka değil, pürüzsüz Arapça yaptık ki korunabilsinler. - Zumer 28

Demek ki pürüzsüz Arapça olmasaydı Arap Kavmi korunamayacaktı. Pürüzsüz Arapça inmeseydi Arap dini olamayacaktı. Arapların korunabilmesi için pürüzsüz Arapça bir kitap gerekiyorsa, Japonların korunması içinde pürüzsüz Japonca bir kitap gerekiyordur. Pürüzsüz Japonca inmediği için Japon dini olamayacaktır.

Eğer biz onu Arap olmayan birine indirseydik ve gelip onlara okusaydı, hiç biri iman etmezdi. - Şuara 198,199

Demek ki Arap kavmine Arap bir peygamberle ve Apaçık bir Arapçayla seslenmek gerektiğini biliyor. O halde Japonlara da apaçık Japonca konuşan Japon bir peygamberle seslenmek gerektiğini de biliyordur.

Kuran senin için ve kavmin için bir öğüttür. Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız. - Zuhruf 44

Bütün kavimler içindir demiyor. Bütün kavimler ondan sorumludur demiyor. Neden?

Seni de ataları uyarılmamış olan ve bu sebeple gaflet (bilgisizlik) içinde kalmış o bir kavmi uyarman için gönderdik. - Yasin 6

Bütün kavimleri uyarmak için demeyi unutmuş...

Ve Muhammed ‘mahşer günü’ sadece kendi kavminden şikayetçi olacakmış:
Peygamber der ki: Ey Rabbim! Benim KAVMİM bu Kur’an’ı terk etti. - Furkan 30

Görüldüğü gibi diğer kavimler Muhammed'in gündeminde yoklar, sorumlu değiller.

Ve onu emin bir ruh indirdi - Şuara 193
Uyarıcılardan olabilmen için - Şuara 194
Apaçık Arap lisanıyla - Şuara 195
(Bi lisânin arabiyyin mubîn)

Demek ki apaçık Arap lisanında inmese Arap kavmine uyarıcılık yapamayacaktı. Bu da demektir ki; apaçık Japonca inen bir kitaba sahip olmadığı için Japon kavmine uyarıcılık yapamaz.

ve mâ enzelnâ = ve biz indirmedik, aleyke el kitâbe = sana kitabı, illâ = den başka, li tubeyyine = açıklaman için, lehum = onlara, ellezî ihtelefû = ihtilafa düşmüş / düştükleri, fî-hi = ona dair / onun hakkında, ve huden = ve hidayet, ve rahmeten = ve rahmet, li kavmin = tek kavim için, yu'minûne = iman etmeleri / müminlik

Kitabı sana başka şey için değil, sadece kendi arasında ihtilaf yaşayan tek kavim için (li kavmin - لِّقَوْمٍ) uyarı yapasın diye indirdik. Hidayet ve rahmet olarak, iman etsinler. - NAHL 64

Bu ayeti aynen böyle çevirmeleri gerekiyor, ama bunu yapmıyorlar. Ayetin Arapça metninde li kavmin(tek kavim içindir. - (لِّقَوْمٍ) sözü var ama ayetin Türkçe tercümelerinde yok.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Üst Alt