Kuran Korunan Bir Kitap mıdır?

Mesajlar
2
Beğeniler
4
Düşünce
Deist
#1
Kuran kendisinin korunan bir kitap olduğunu iddia eder. Bunun doğru olup olmadığını incelemek gerekiyor.
Kuran'ın kendi iddiasına göre; Kuran korunası bir kitaptır ve onun için korunmuş bir levha bile yapılmıştır.

- O yüce Kuran, korunmuş levhada (Levhin Mahfuzun) bulunmaktadır. (Buruc 21-22)

Ve korunmuş levhada olmasının yanı sıra, indikten sonraki hali de korunmuştur.

- Zikri (Kuran'ı) kesinlikle biz indirdik ve onu kesinlikle biz koruyacağız.(Hicr 9)

Kuran indirdiği bir zikir olduğu için, indirdikten sonrada korunması gerekiyor ve korunacaktır. Kuran'ın kendisi hakkındaki iddiası böyledir. Ve bu iddianın doğru olup olmadığını incelemek gerekiyor. Konuyla ilgili yeterince veri ve soru ortaya koymak gerekiyor.

Öncelikle şunu sormak gerekiyor; Eğer Allah Kuran'ı koruyorsa, Araplardaki eski nüshayı mı koruyor yoksa Özbekistan da ki Taşkent nüshasını mı koruyor? Çünkü Taşkent nüshası ile Araplardaki nüsha birbirine uymuyorlar. Örneğin Araf suresi 69. ayet iki nüshada birbirinden farklı. Araf 69 ayetindeki bastatan kelimesi Arap nüshalarında SAD(ص) harfiyle Taşkent nüshasında SİN(س) harfiyle yazılıdır. İkisini de bastatan diye okusalar da aslında olması gereken birini basatatan(بصطة) diğerini basitatan(بسطة) diye okumak gerekir. Şimdi korunmuş levhada yazan hangisi?

Basatatan(بصطة) mı yoksa basitatan(بسطة) mı? Allah hangisini koruyor? Basatatan kelimesini mi yoksa basitatan kelimesini mi?


TAHA 63. AYET: Hazen değil Hazeyni:

Taha 63. ayet derki inne hazen ila sihran(Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır). Oysa bütün tarih boyunca bütün Arapça uzmanlarının belirttiği gibi bu ayetteki kelime hazen değil hazeyni olmalıydı. Hazen(هَذَانِ) yanlış yazımdır. Doğrusu hazeyni(هذين) olmalıydı. Kurtubi tefsiri bu ayetler ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapıyor:

''Ebu Amr, Hazreti Osman, hazreti Ayşe ve sahabeler bu ayeti inne hazen şeklinde okumadılar, yazıldığı gibi okumadılar. Onun yerine ayeti inne hazeyni şeklinde okudular. Onların bu inne hazeyni şeklindeki okuması gramere uygundur ama Kuran'a aykırıdır. Kufeliler bu ayeti Kuran'a uygun okudular ama onların okuması da gramere aykırıdır. Ve hazreti Osman'a gidip sordular; bu ayet inne hazeyni demesi gerekirken neden inne hazen diyor? Bu bir hata değil mi? Osman dedi ki, 'evet bu kelime ayette hatalı yazılmıştır, katipler hata yapmış olmalılar. O zaman Osmana dediler ki; neden ayetteki bu yanlışı düzeltmiyorsun? Osman da şöyle dedi: Nasıl olsa bu ayet helal veya haram belirleyen bir ayet değil, bırakın öyle hatalı kalsın. Bunun bir zararı yok. Ve Osman b. Affan şöyle demiştir: Mushaf ta lahn vardır. (Arap dil kurallarına aykırı yazımlar vardır.)''
http://quran.ksu.edu.sa/tafseer/qortobi/sura20-aya63.html#qortobi

Olayı bu şekilde katip hatasıyla açıklamak, Zikri biz indirdik onu kesinlikle biz koruyacağız. (hicr 9) ayetine terstir. Kitabı indiren kitabını katip hatalarından bile koruyamıyorsa, o zaman kitabı başka neyden koruyabilecek ki? Kitabı koruruz diyen otorite neden katip hatasına göz yumdu? Ve katipler başka hangi hataları yaptılar?

Maide 69: SabiUN değil SabiİN=Tarih boyunca Arapça uzmanları Maide 69. ayette geçen Sabiun kelimesini hatalı bulmuşlardır. Bunun Sabiun değil Sabiin olması gerektiğini söylemişlerdir. Kurtubi Nisa 162. ayetteki vel mukimun(وَالْمُقِيمِينَ) kelimesinin hatalı olduğunu anlatırken Maide 69 ayetindeki hataya da değinir.

Hazreti Osman şöyle der; Nisa 162. ayet yazılırken katip başını kaldırıp ne yazayım dedi. Ona şöyle dediler, vel mukimun(وَالْمُقِيمِينَ) yaz.Ve katipte söyleneni yazdı. Oysa doğrusu mukimUN değil mukimİN olmalıydı. İşte, burada bu kelimenin böyle ("nun" harfinden önce "vav" harfi ile yazılması gerektiği halde, "ye" harfi ile yazılması) bundan dolayı olmuştur. Mukimin yerine yanlışlıkla mukimun yazılmasının nedeni budur''

''Hz. Âi-şe'ye bu âyetteki vel mukimun(وَالْمُقِيمِينَ) kelimesindeki hata soruldu. Bunun yanı sıra Muhakkak bunlar iki sihirbazdır/inne hazen ila sihran"(TâHâ 63) ayetindeki hatada soruldu. Ve Maide Sûresi 69 ayetinde yer alan:Sabiun kelimesindeki hata soruldu. Hz.Aişe şu cevabı vermiştir: Kardeşimin oğlu, yazıcıların(katiplerin) hatasıdır hepside. Hata yapıp duruyorlar.
http://quran.ksu.edu.sa/tafseer/qortobi/sura4-aya162.html

Bakara 62. ayetle Maide 69. ayet kelimesi kelimesine aynıdırlar. Tek fark Sabii olanlardan bahsederken Maide 69. ayetin SABİUN demesi, Bakara 62. ayetinde SABİİN demesidir. Ayetler kelimesi kelimesine aynı olduğu halde bu fark neden? Niye birinde Sabiun derken diğerinde Sabiin diyor? Ve neden tarih boyunca bütün arapça uzmanları Sabiun(Maide 69) yazımının yanlış, Sabiin(Bakara 62) yazımının doğru olduğunu söylemişlerdir. Bütün Arapça uzmanları Arapçayı aşırı derecede yanlış mı anlamışlar? Neden her dönemde bütün uzmanlar Sabiun hatalıdır demişler?

Ve Kütübi Sitte denilen 6 Hadis kitabından birinin yazarı olan Ebu Davut, Kuran tarihiyle ilgili olan Kitabil Mesahif adlı esrinde Sabiin(Bakara 62) kelimesinin doğru, Sabiun(Maide 69) kelimesinin yanlış ve hatalı olduğunu söylüyor. Neden?

Korunmuş Levhada yazılı olan hangisi? Sabiun mu yoksa Sabiin mi? Zikri biz indirdik ve onu kesinlikle biz koruyacağız(Hicr 9) ayetine bakarsak: koruduğu Sabiun mu yoksa Sabiin mi? Bu sorular cevap bekliyor.
 

Kemal

☆☆☆
Disiplin Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
349
Beğeniler
227
Düşünce
Agnostik
#2
Bu konu hakkında söylenecek çok şeyler var. Bu konuyla ilgili çok hadisler var. Çok sayıda farklı mushaflar var. Vaktin bol olduğu bir zamanda bu konuyla ilgili bir yazı hazırlamak isterim. Yaz geliyor vaktimiz olur heralde, bakalım.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
971
Düşünce
Agnostik
#4
@Sibawayh açıklayıcı olmuş tebrik ederim. Yukarıda da bahsettiğin üzere Kuran korunmuş olduğunu iddia ediyor. Aynı iddia İncil ve Tevratta da var. Ne tesadüf değil mi? Bu durum ortadoğu dinlerinin birbirinden kopyala yapıştır yaptığını gösterir. Ayrıca korunmuş olduğunu iddia ettikleri kutsal kitapları korunmuş değildir. Buna Kuran da dahil. Kuranın çok sayıda farklı mushaflarının olduğu artık bugün biliniyor.
 

Kemal

☆☆☆
Disiplin Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
349
Beğeniler
227
Düşünce
Agnostik
#5
Şöyle bir cevap veriyim. Kuran eğer korunmasa, değiştirilse vs Allah-ü Teala (Tevratta, İncilde, Zeburda) olduğu gibi yeni bir kitap yollamaz mıydı?
Allahın gönderdiğini de nerden çıkardın? Bu kitapların tamamı insan uydurmasıdır. Ve tamamı ilk üretildiği günden farklıdır şu anda. Yüzyıllar içinde değişmiştir.
 
Mesajlar
1
Beğeniler
0
Düşünce
Muvahhid
#7
Kuran ve mushafı birbirine karıştırıyorsunuz. Doğrusu basatatan(بصطة)dır. Edip Yüksel'in Üzerinde 19 Var kitabının S (Sad) ص bölümünü inceleyin.
 
Mesajlar
13
Beğeniler
3
Düşünce
Agnostik
#9
Kuran ve mushafı birbirine karıştırıyorsunuz. Doğrusu basatatan(بصطة)dır. Edip Yüksel'in Üzerinde 19 Var kitabının S (Sad) ص bölümünü inceleyin.
Edip Yüksel o kitapta sin harfiyle yazılanın (بسطة) doğru olduğunu söyler. Sad (ص) cılara itiraz eder. Edip Yüksel'e göre basatatan (بصطة) yanlış yazımdır. Edip,doğrusu sin (س) harfiyle yazılanıdır (بسطة) diyor. O kitapta bastatan adlı başlığa bakın.
 
Mesajlar
13
Beğeniler
3
Düşünce
Agnostik
#10
Şöyle bir cevap veriyim. Kuran eğer korunmasa, değiştirilse vs Allah-ü Teala (Tevratta, İncilde, Zeburda) olduğu gibi yeni bir kitap yollamaz mıydı? Sabiin ve Sabiun konusuna gelirsek: https://sorularlaislamiyet.com/kura...-gramer-hatalarinin-var-oldugunu-orijinalinde Bu site sana yardımcı olacaktır.
- Bu açıklamaların yanında bazı alimlere göre, Maide suresinin 69. ayetinde yer alan “SABİUN” kelimesi, “İnne-llezine” ye atıf olmadığı için, mansub/üstün olmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Bilakis “sabiûn” kelimesi, bir cümlenin mübtedası/öznesi olduğu için bu şekilde merfu/ötreli gelmesi gerekir.https://sorularlaislamiyet.com/kura...-gramer-hatalarinin-var-oldugunu-orijinalinde
Bu yanlış bir bilgi. Ayetin ilk kelimesi inne ile başladığı için Sabiin kelimesi ve inne arasında atıf vardır. Atıf yok desen bile o zaman Bakara 62 de atıf var, Maide 69'da atıf yok demen gerekir. Oysa ayetler kelimesi kelimesine aynıdır. Neden birinde sabiin, diğerinde sabiun diyor?
Kur’an'da var olduğu iddia edilen gramer hatalarına bir örnek olarak gösterilen Maide Suresi 69. ayette yer alan kelimenin farklı kullanımına yapılan itiraza gelince:
Evet, cümlenin normal akışına göre, merfu/ötreli/vavlı olarak kullanılan “es-Sâbi’ûne” kelimesinin, mansup, üstünlü/yâlı olarak “es-Sâbi’îne” şeklinde olması gerekirdi. Nitekim, aynı kelime, diğer iki ayette, yani; Bakara 62. ve Hacc 17. âyetlerinde “es-Sâbi’îne” şeklinde kullanılmıştır. Çünkü cümlenin başında bulunan “inne” lafzı “nasb” adı verilen bir harekeleme şeklini gerekli kılar ve “ya” da “nasb alâmeti” dir. Fakat Mâide 69. âyette “es-Sâbi’ûne”’ye “ref‘” alameti olan vav verilmiştir. Bu sebeple burada kural dışı bir irab söz konusudur.https://sorularlaislamiyet.com/kura...-gramer-hatalarinin-var-oldugunu-orijinalinde
Evet burada zaten site yazarı da hata olduğunu kabul etmiş. Başta inne varsa;inne'nin öznezi olan isim yalın halde olamaz. Ama Maide 69 da Sabiun yalın halde kullanılmıştır. Oysa Bakara 62. ayette yalın halde değildir. Bakara doğrudur ama maide yanlıştır. Tefsirciler de Arap dili uzmanları da neden hep Maideyi yanlış Bakarayı doğru bulmuşlar?

Ve asıl önemlisi de Taha 63.ayettir. Hazen yanlıştır. Çünkü haze ve eyn kelimeleri birleşerek hazeyn kelimesini oluştururlar. Haz-eyn=bu ikisi. Çünkü eyn Arapçada ikisi demektir. Örneğin: Zul=sahip, karn=boynuz, eyn=ikisi. Zulkarneyn=İki boynuz sahibi. Onun için haze kelimesinin sonuna EN değil EYN (İKİSİ) eki getirilmeliydi. Yani HAZEN değil HAZEYN olmalıydı.
 
Mesajlar
20
Beğeniler
2
Düşünce
Ateist
#11
Erken Müslümanların aslında Yahudi veya Hristiyan mezhepleri olduklarını söyleyen güçlü bir iddia var. En güçlü göstergelerinden biri de Kuranda yazanların daha öncesindeki bazı Judeo-Kristiyan metinleriyle büyük benzerlik göstermesi. Yani Kuran zaten başka bir şeyin korunamayıp değiştirilmiş hali.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
906
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#12
Erken Müslümanların aslında Yahudi veya Hristiyan mezhepleri olduklarını söyleyen güçlü bir iddia var.En güçlü göstergelerinden biri de Kuranda yazanların daha öncesindeki bazı Judeo-Kristiyan metinleriyle büyük benzerlik göstermesi.Yani Kuran zaten başka bir şeyin korunamayıp değiştirilmiş hali.
Yani Kuran zaten başka bir şeyin korunamayıp değiştirilmiş hali? Bunu nerden çıkar?
 
Mesajlar
20
Beğeniler
2
Düşünce
Ateist
#13
Yani Kuran zaten başka bir şeyin korunamayıp değiştirilmiş hali? Bunu nerden çıkar?
Korunmak değil aslında, her dini metin bir öncekinden gelir. İnsanlar eklemeler yaparak dinleri dallandırıp budaklandırır. Nat Geo'nun bir dönem Türkiye'de meşhur olup dikkat çekmiş belgeseli vardı bunun için.


Şimdi olsa bu kadar dislike gelmez muhtemelen. O dönem nadir olduğu için çok fazla insanın ilgisini çekmişti.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
906
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#14
Korunmak değil aslında, her dini metin bir öncekinden gelir. İnsanlar eklemeler yaparak dinleri dallandırıp budaklandırır. Nat Geo'nun bir dönem Türkiye'de meşhur olup dikkat çekmiş belgeseli vardı bunun için.


Şimdi olsa bu kadar dislike gelmez muhtemelen. O dönem nadir olduğu için çok fazla insanın ilgisini çekmişti.
Topkapı Sarayın'da korunan Kuran-ı Kerim ile şu anki Kuran-ı Kerim aynı. Ve bu Kuran-ı Kerim Hz. Osman'ın el yazısıyla yazılmış. Benim bir diğer inancım ise, eğer Allah-u Teala Kuran değiştirilemez dediyse değişmemiştir. Eğer değişseydi İncil ve Tevrat'taki gibi yeni kitap yollardı. Bu yüzden benim Kuran'ın değişmediğine inancım tam.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:
Mesajlar
26
Beğeniler
18
Düşünce
Deist
#16
Topkapı Sarayın'da korunan Kuran-ı Kerim ile şu anki Kuran-ı Kerim aynı. Ve bu Kuran-ı Kerim Hz. Osman'ın el yazısıyla yazılmış. Benim bir diğer inancım ise, eğer Allah-u Teala Kuran değiştirilemez dediyse değişmemiştir. Eğer değişseydi İncil ve Tevrat'taki gibi yeni kitap yollardı. Bu yüzden benim Kuran'ın değişmediğine inancım tam.
Topkapı sarayındaki kuranın Osman dönemine ait olduğunu nerden çıkardın. Ordan da gol yedin. :)
http://www.haber7.com/kultur/haber/282625-o-mushaf-hz-osmanin-degilmis
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
906
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#17
Topkapı sarayındaki kuranın Osman dönemine ait olduğunu nerden çıkardın. Ordan da gol yedin. :)
http://www.haber7.com/kultur/haber/282625-o-mushaf-hz-osmanin-degilmis
Topkapı Saray'ındaki Kuran-ı Kerim'e yapılan Karbon 14 deneyinde çıkan sonuçlar doğrudan Hz. Osman zamanını veriyor. Gol yediğim falan yok? Ayrıca İngiltere'deki en eski kuran ise yine Hz.Muhammed - Hz. Ebubekir, Hz. Ömer dönemi arasını veriyor. Ve bir değişiklik görülmüyor.
 
Mesajlar
13
Beğeniler
3
Düşünce
Agnostik
#18
Topkapı Sarayın'da korunan Kuran-ı Kerim ile şu anki Kuran-ı Kerim aynı. Ve bu Kuran-ı Kerim Hz. Osman'ın el yazısıyla yazılmış. Benim bir diğer inancım ise, eğer Allah-u Teala Kuran değiştirilemez dediyse değişmemiştir. Eğer değişseydi İncil ve Tevrat'taki gibi yeni kitap yollardı. Bu yüzden benim Kuran'ın değişmediğine inancım tam.
Kuran kendi iniş sebebini Tevrat ve İncil'in değişmesiyle açıklamaz. Tevrat ve İncil değiştiği için geldim demez. Aksine Tevrat ve İncil değişmedi diyen Kuran ayetleri vardır.
http://cernomirdinxxxx.blogspot.com/2018/07/kurana-gore-tevrat-ve-incil.html

İncil ve Tevrat değiştiği için değil, İncil ve Tevrat'ın dili ve okunuşu Araplara yabancı olduğu için ben geldim diyor Kuran. Çünkü önceki kitapların okunuşu, dersleri Arap diline ve Arap kültürüne yabancıydı. O yüzden pürüzsüz Arapça bir kitap gerekiyordu. Bu sebeple ben geldim diyor.
"Kitap, yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi. Ve biz onların okuduklarından/derslerinden gerçekten gâfildik." demeyesiniz diye. Veya "Eğer bize de bir kitap indirilseydi, elbette onlardan daha çok hidayete ererdik." demeyesiniz diye indirdik. Enam 156, 157

O kitaplar değiştiği için değil, o kitaplar Arap diline ve Arap kültürüne yabancı olduğu için Kuran ortaya çıktı. Kuran olayı böyle açıklıyor.
Zira Arapların korunabilmesi için pürüzsüz Arapça bir kitap gerekiyordu.
Korunabilmeleri için onu pürüzsüz Arapçadan başka yapmadık. Zumer 28

Demek ki pürüzsüz Arapça olmasa korunamayacaklardı. Korunamayacakları içinde sorumlu tutulamayacaklardı.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
906
Beğeniler
239
Düşünce
Sünni
#19
Kuran kendi iniş sebebini Tevrat ve İncil'in değişmesiyle açıklamaz. Tevrat ve İncil değiştiği için geldim demez. Aksine Tevrat ve İncil değişmedi diyen Kuran ayetleri vardır.
http://cernomirdinxxxx.blogspot.com/2018/07/kurana-gore-tevrat-ve-incil.html

İncil ve Tevrat değiştiği için değil, İncil ve Tevrat'ın dili ve okunuşu Araplara yabancı olduğu için ben geldim diyor Kuran. Çünkü önceki kitapların okunuşu, dersleri Arap diline ve Arap kültürüne yabancıydı. O yüzden pürüzsüz Arapça bir kitap gerekiyordu. Bu sebeple ben geldim diyor.
"Kitap, yalnızca bizden önceki iki topluluğa indirildi. Ve biz onların okuduklarından/derslerinden gerçekten gâfildik." demeyesiniz diye. Veya "Eğer bize de bir kitap indirilseydi, elbette onlardan daha çok hidayete ererdik." demeyesiniz diye indirdik. Enam 156, 157

O kitaplar değiştiği için değil, o kitaplar Arap diline ve Arap kültürüne yabancı olduğu için Kuran ortaya çıktı. Kuran olayı böyle açıklıyor.
Zira Arapların korunabilmesi için pürüzsüz Arapça bir kitap gerekiyordu.
Korunabilmeleri için onu pürüzsüz Arapçadan başka yapmadık. Zumer 28

Demek ki pürüzsüz Arapça olmasa korunamayacaklardı. Korunamayacakları içinde sorumlu tutulamayacaklardı.
Bir zaman da şöyle dedik: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve "Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)" deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız. Böylece o zalimler, (Allah’ın kendilerine söylediği)sözleri, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler.Bunun üzerine Biz de, fıska düştüklerinden dolayı o zulmedenlerin üzerine gökten korkunç bir azap indirdik.” (Bakara, 2/58-59)

“Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki onlardan bir zümre vardı ki Allah'ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.” (Bakara, 2/75)

Yahudilerden bir kısmı, bazı sözleri aslî şeklinden ve manasından kaydırarak tahrif ederler. Mesela: ‘İşittik” (ama isyan ettik), “işit” (hay işitmez olası! ), ve râina’ derler. Bu sözleri, ağızlarını eğip bükerek güya vaziyeti kurtarmak ve dinle alay etmek için söylerler. Halbuki onlar sadece “İşittik ve itaat ettik”, “İşit! ” unzurnâ (bizi de gözet), deselerdi kendileri için elbette daha hayırlı ve daha dürüst bir iş olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onları rahmetinden kovdu. Artık onlar pek az iman ederler.” (Nisa,4/46/ayrıca Bakara:104’e bakın)

İncil'i de açıklamaya gerek yok.
 
Üst Alt