Kuran - Miras paylaşma konusunda matematiksel hata mı var?

EnthalpyC1

Üye
Mesajlar
142
Tepki puanı
28
Düşünce
Ateist
Kuran miras paylaşma konusunda matematiksel bir hata mı yapıyor? Aşağıda detaylar var: (Bold ve mavi yerlere dikkat)

"Allah instructs you concerning your children: for the male, what is equal to the share of two females. But if there are [only] daughters, two or more, for them is two thirds of one's estate. And if there is only one, for her is half. And for one's parents, to each one of them is a sixth of his estate if he left children. But if he had no children and the parents [alone] inherit from him, then for his mother is one third. And if he had brothers [or sisters], for his mother is a sixth, after any bequest he [may have] made or debt. Your parents or your children - you know not which of them are nearest to you in benefit. [These shares are] an obligation [imposed] by Allah. Indeed, Allah is ever Knowing and Wise. And for you is half of what your wives leave if they have no child. But if they have a child, for you is one fourth of what they leave, after any bequest they [may have] made or debt. And for the wives is one fourth if you leave no child. But if you leave a child, then for them is an eighth of what you leave, after any bequest you [may have] made or debt. And if a man or woman leaves neither ascendants nor descendants but has a brother or a sister, then for each one of them is a sixth. But if they are more than two, they share a third, after any bequest which was made or debt, as long as there is no detriment [caused]. [This is] an ordinance from Allah , and Allah is Knowing and Forbearing... They request from you a [legal] ruling. Say, " Allah gives you a ruling concerning one having neither descendants nor ascendants [as heirs]." If a man dies, leaving no child but [only] a sister, she will have half of what he left. And he inherits from her if she [dies and] has no child. But if there are two sisters [or more], they will have two-thirds of what he left. If there are both brothers and sisters, the male will have the share of two females. Allah makes clear to you [His law], lest you go astray. And Allah is Knowing of all things." - Quran 4:11,12,176

Bold yerler:
1 - Eğer sadece kızlar varsa, iki veya daha fazla, birinin malının 2/3'ü onlarındır, sadece bir taneyse 1/2.
2 - Velilerin her biri için eğer çocukları varsa 1/6
3 - Eğer bir çocuk yaparsanız, sizin bıraktığınızın 1/8'i onundur (karılarınızın)

Mavi yerler:
1 - Kardeşleriniz varsa annenize 1/6
2 - Çocuk yapmazsanız, karılarınız için 1/4
3 - Bir adam ölürse, çocuğu yoksa ve kız kardeşi varsa, o 1/2 alır.
4 - Ancak 2 veya daha fazla kız kardeşi varsa, 2/3 alırlar.


Bunları kabul edersek:
Bold için:
2/3 kızlar + 1/3 veliler + 1/8 karılar = 112.5% (?)

Mavi için:
1/6 anne + 1/4 karılar + 2/3 kız kardeşler = 108.4% (?)


Farklı mezhepler nasıl farklı hesaplıyor?
Capture.PNG
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Kuran miras paylaşma konusunda matematiksel bir hata mı yapıyor?
@Bilal Aksoy ayetlerle uyumlu bir çözüm yazmıştı:
MİRAS HESAPLAMASINDAKİ MATEMATİKSEL HATANIN KAYNAĞI AYETTE BİLDİRİLEN HÜKÜMLERİN ÇEVİRİSİNDEN MI? YOKSA AYETLERDEN Mİ?

Nisa 11. ve 12 ayetlerinde çok ciddi bir çeviri problemi olduğunu, toplam 15 zamir dikkate alınmadan çeviri yapıldığını, bir de Nisa 11. ayetinde "o erkeğin anne ve babasının her birisi için 1/6 miras payının olduğu "o erkeğin bir çocuğu varsa" şartına bağlandığı ancak Nisa 11. ayetindeki "o erkeğin bir çocuğu varsa" şeklindeki hüküm Kuran'ın tercümelerine "çocuğu varsa" şeklinde geçtiği, , Diğer taraftan eşlerin miras paylarını bildiren Nisa 12. ayetinde geçen "bir çocuğu varsa" şeklinde şarta bağlanmış olan hüküm Kuran'ın tercümelerine ise tamamen yanlış olarak "çocukları varsa" şeklinde geçmiştir.

Üç kız çocuğu olup miras bırakan erkeğin hem ayetlere hem de matematiksel hesaplamalara tam uyan miras hesaplaması işlemleri;

Miras bırakan erkeğin Üç kızı ayette bildirildiği üzere mirasın 2/3'ünü alır.
Bu durumda; ERKEĞİN mirası (1/1) = Üç kızı 2/3 + Diğer mirasçılar 1/3

Nisa suresi 11. Ve 12. Ayetlerde miras bırakan erkeğin anne için 1/6, baba için 1/6 ve karısı için 1/8 şeklinde mirasçı payları belirlenmiş ise de belirlenen bu payların Nisa Suresi 11 inci ve 12 nci ayetlerde “veledün” kelimesi ile miras bırakan erkeğin “bir evladı olması şartına” bağlandığı, "bir evlat olma şartına" bağlanmış mirasçı paylarının “3 çocuk olma şartına veya çocuklar olma şartına bağlı mirasçı payları” gibi kabul edilmesinin ayet hükmüne aykırıdır. Eğer ayette “bir evlat” ifadesi olan “veledün” kelimesinin çoğul anlamında kullanıldığı şeklinde bir tereddütte düşülmesi halinde dahi aynı ayette “veledün” kelimesinin çoğulu olan “evladü” kelimesinin ayrıca bulunması nedeniyle veledün kelimesinin “bir çocuk” anlamının dışında tevil ederek veya anlamını genişletmek suretiyle “veledün” kelimesine çoğul anlam yüklemek ayet tarafından imkansız hale getirilmiştir.

Miras bırakan erkeğin ÜÇ ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI OLARAK diğer mirasçılarının payları ayette verilmediği için bu mirasçı ve paylarının tespit edilmesi gerekmektedir.

Bu tespiti yapabilmek için ilk önce miras bırakan erkeğin BİR ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI olarak tüm mirasçılarının miras paylarının hesaplanmak zorundadır.

Miras bırakan erkeğin BİR ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI olarak tüm mirasçı paylarının hesaplanması işlemi;

Miras Bırakan Erkeğin = Kızı 1/2 + karısı 1/4 + Babası 1/6 + Annesi 1/6 + Bilinmeyen Mirasçı 1/24 şeklindedir.

Bilinmeyen miras ve mirasçıların kimler olduğunu gelişi güzel tespit edemeyeceğimiz için bu mirasçıları Nisa Suresi 11. 12. 176. ayetteki mirasçılar arasında bildirilmiş olan mirasçılar arasında aramalıyız, Nisa Suresi 11. 12. ve 176. ayette bildirilen mirasçıları incelediğimizde;

Miras Bırakan Kadın ve Miras Bırakan Erkeğin; 1. Çocuklar, 2. Annesi, 3. Babası, 4. Eşi ve Eşleri, 5. Kardeşi

Şeklinde toplam beşe ayırabileceğimiz bir mirasçı kümesi vardır.

Bu bilgiler ışığında;

Bir çocuğu olma şartına bağlı olarak

Miras Bırakan
Erkeğin Mirası (1/) = Bir Kızı 1/2 + karısı 1/8 + Babası 1/6 + Annesi 1/6 + kardeş 1/24

şeklindedir.

Burada bulunan miras payları BİR ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI OLARAK miras bırakan erkeğin diğer mirasçıları;

= Karısı 1/8 + Babası 1/6 + Annesi 1/6 + kardeşi 1/24

şeklindedir.

BİR ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI OLARAK miras bırakan erkeğin mirasçı payları üzerinden “3 çocuk olma şartına veya çocuklar olma şartına bağlı mirasçı paylarının” tespit işlemi;

Yukarıda ÜÇ KIZI OLAN ERKEĞİN mirasının (1/1) = Üç kızı 2/3 + Bilinmeyen mirasçılar 1/3

Şeklinde olduğu, bu durumda bilinmeyen mirasçının kim olduğu ve paylarının ne olduğu tespit etmek için yukarıda açıklanan bilgiler ışığında;

Miras Bırakan ERKEĞİN = Üç Kızı 2/3 + Babasının payı (x)+ Annesinin payı (y) + Karısının payı (z) + Kardeş Payı (q)

şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.

Miras Bırakan ERKEĞİN üç kızı 2/3'lük miras payını aldığında diğer mirasçılar 1/3'lük miras payını almaktadır.

Bu tespiti yaptıktan sonra ayette miras bırakan erkeğin ÜÇ KIZI OLMASI ŞARTINA BAĞLI olarak ; babasının, annesinin, karısının ve kardeşinin miras payları bildirilmemiş ise de bu mirasçıların mirastan alacağı toplam mirası 1/3 olduğu hesaplama yöntemi ile tespit edilmiştir.

Şimdi yapılması gereken, Üç çocuğu olup miras bırakan erkeğin annesinin, babasının, karısının ve kardeşlerinin toplam 1/3'lük miras içerisinde her bir mirasçının kendine ait miras payının tespit etmek için;

1- ÜÇ ÇOCUĞU OLMA ŞARTINA BAĞLI OLARAK Miras Bırakan erkeğin babasının miras payının hesaplama işlemi ;

BİR ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan ERKEĞİN 1/2'lik mirasından Babası 1/6'lık miras payı alır ise;

ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan ERKEĞİN 1/3'lük mirasından Babası (X) miras payı alır ;

Bu denklemde

X*(1/2) = (1/6)*(1/3), şeklinde olur. X= 1/9 bu miras bırakanın babası x=1/9 miras payı alır


ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin Annesi de y= 1/9'luk miras payı alır.


2- ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras Bırakan erkeğin karısının miras payının hesaplanması işlemi ;

BİR ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin 1/2'lik mirasından Karısı 1/8'lik miras payı alır ise;
ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin 1/3'lük mirasından Karısı (z) miras payı alır ;

Z*(1/2) = (1/8)*(1/3), şeklinde olur. Z= 1/12

ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin KARISI 1/12'lik miras payını alır.

3- ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras Bırakan erkeğin kardeşinin miras payının hesaplanması işlemi ;

BİR ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin 1/2'lik mirasından Kardeşi 1/24'lük miras payı alır ise;
ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin 1/3'lük mirasından Kardeşi (q) miras payı alır ;

q*(1/2) = (1/24)*(1/3), şeklinde olur. q= 1/36

ÜÇ ÇOCUĞU OLAN Miras bırakan erkeğin KARDEŞİ 1/36'lIk miras payı alır.

Bu durumda
üç çocuğu olan
erkeğin mirası = Üç kızın Payı + Annesinin Payı + Babasının Payı + Karısının payı + Kardeş
1/1 = 2/3 + 1/9 + 1/9 + 1/12 + 1/36
1/1 = 36/36
1/1 = 1/1
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Okumadığınız belli oluyor. "Çeviri hatası" zaten benim yukarıda verdiğim ayette doğru. https://quran.com/4/11 https://quran.com/4/12
Ben okudum aksine siz okumamış veya tam anlayamamışsınız. Mesela:

2 - Velilerin her biri için eğer çocukları varsa 1/6
Yazmışsınız ama @Bilal Aksoy zaten bu çevirinin yanlış olduğunu yazmış:

...Nisa 11. ayetinde "o erkeğin anne ve babasının her birisi için 1/6 miras payının olduğu "o erkeğin bir çocuğu varsa" şartına bağlandığı ancak Nisa 11. ayetindeki "o erkeğin bir çocuğu varsa" şeklindeki hüküm Kuran'ın tercümelerine "çocuğu varsa" şeklinde geçtiği...
 

EnthalpyC1

Üye
Mesajlar
142
Tepki puanı
28
Düşünce
Ateist
Baktığım her çeviriyi yazıyorum (İngilizce):
one of them is a sixth of his estate if he left children (saheeh)
if the deceased Left brothers (or sisters) the mother has a sixth (Yusuf ali)
but if he has brothers, then his mother shall have the sixth (Shakir)
The mother will receive one-sixth of the legacy if the deceased has more than one surviving brother. (Muhammad Sarwar)
if the deceased left brothers or (sisters), the mother has a sixth. (Mohsin Khan) - En iyisi

if he has brothers, to his mother a sixth, (Arberry)

Bunların hepsi "çocuğu varsa" diye çevirmiş, bir tek Pickthrall sizin gibi çevirmiş. Bütün bu alimleri yok sayıp bir kişinin söylediğiyle mi gidiyoruz?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Baktığım her çeviriyi yazıyorum (İngilizce):
one of them is a sixth of his estate if he left children (saheeh)
if the deceased Left brothers (or sisters) the mother has a sixth (Yusuf ali)
but if he has brothers, then his mother shall have the sixth (Shakir)
The mother will receive one-sixth of the legacy if the deceased has more than one surviving brother. (Muhammad Sarwar)
if the deceased left brothers or (sisters), the mother has a sixth. (Mohsin Khan) - En iyisi

if he has brothers, to his mother a sixth, (Arberry)

Bunların hepsi "çocuğu varsa" diye çevirmiş, bir tek Pickthrall sizin gibi çevirmiş. Bütün bu alimleri yok sayıp bir kişinin söylediğiyle mi gidiyoruz?
Kimin veya kaç kişinin söylediği önemli değil. Dünya üzerinde sadece bir kişi doğruyu söylese çoğunluğa bakıp doğruyu yanlış saymak mantıklı mı? Adam diğer çevirilerin neden hatalı olduğunu söylüyor:

... toplam 15 zamir dikkate alınmadan çeviri yapıldığını...
 

EnthalpyC1

Üye
Mesajlar
142
Tepki puanı
28
Düşünce
Ateist
Kimin veya kaç kişinin söylediği önemli değil. Dünya üzerinde sadece bir kişi doğruyu söylese çoğunluğa bakıp doğruyu yanlış saymak mantıklı mı? Adam diğer çevirilerin neden hatalı olduğunu söylüyor:

... toplam 15 zamir dikkate alınmadan çeviri yapıldığını...
Peki hatanın o olduğu ne malum? 5 kişi derse Mersin şu tarafta, 1 kişi dese diğer tarafta, ben kime inanayım? Diyanet bile bu versiyonu savunuyor. Bu adamlar arap ve kesinlikle sizden daha iyi biliyorlar, zaten Pickthrall hep diğerlerinden farklı çeviriyor.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Peki hatanın o olduğu ne malum? 5 kişi derse Mersin şu tarafta, 1 kişi dese diğer tarafta, ben kime inanayım? Diyanet bile bu versiyonu savunuyor. Bu adamlar arap ve kesinlikle sizden daha iyi biliyorlar, zaten Pickthrall hep diğerlerinden farklı çeviriyor.
Ben %100 bu çeviri doğrudur demiyorum. İzahlardan biri de bu diyorum. Ayetin gramer yapısına bariz aykırı olmadığı müddetçe her anlam doğru olabilir. Diyanet faiz geliri kullanan bir kurum olduğu için diyanetin her yaptığı doğru olmayabilir. Tabii bu diyanetin her yaptığının yanlış olduğunu da göstermez. 5 kişi değil 55 kişi de olsa Mersin’in gerçekten hangi tarafta olduğuna bakmak gerekir. Kaç kişinin dediğinin bir önemi yok
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
"O erkeğin" diye bir çeviri lüzumsuz ve saçma, çünkü zaten çocuğu varsa derken ölen adamı kastediyor. Dolayısıyla iki çeviride de sonuç değişmiyor. Faraza çocuk var ama kadının önceki kocasından. Ölen adamdan değil diyelim. O zaten miras paylaşımına girmez ki.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Bu arada çok dikkat çeken ve çok rahatsız edici bir konu: Kuran'daki allahın kadınlarla konuşma özürlü olması, kadınlara hitap etmekten kaçınması. Sürekli adamlara hitap ediyor, adamlarla konuşuyor. İfadeye bak şimdi:

"eğer hanımlarınızın çocukları yoksa..." (4/12) Ya arkadaş! Sen özürlü müsün? Niye senin muhatabın hep adamlar? "Sizden ölen kadınların çocukları yoksa" desen dilin mi dönmüyor? Niye illa adamlara hitap ediyorsun? Bunu sadece burada değil, hep yapıyor. Sürekli adamlara hitap ediyor.

Zaten Adem'in adını koyup ne dedi ne yaptı sıralayıp anlatırken Havva adı Kuran'da hiç geçmiyor, biz bu adı Tevrat'tan öğrenebiliyoruz ve Havva da şöyle dedi şöyle yaptı diye tek bahis geçmiyor! Bu nedir yahu? Bu nasıl bir özürlülük? Bu yani sıradan bir kusur değil, bu bir skandal! Kabul edilir sineye çekilir rezalet değil!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
"O erkeğin" diye bir çeviri lüzumsuz ve saçma, çünkü zaten çocuğu varsa derken ölen adamı kastediyor. Dolayısıyla iki çeviride de sonuç değişmiyor. Faraza çocuk var ama kadının önceki kocasından. Ölen adamdan değil diyelim. O zaten miras paylaşımına girmez ki.
Çeviride dikkat çekilen nokta "o erkeğin" kısmı değil "bir çocuğu" "çocukları" kısmı
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
"eğer hanımlarınızın çocukları yoksa..." (4/12) Ya arkadaş! Sen özürlü müsün? Niye senin muhatabın hep adamlar? "Sizden ölen kadınların çocukları yoksa" desen dilin mi dönmüyor?
Siz diye hitap ettiğini de erkekler:)

Üstelik "hanımlarınız" gibi gayet kibar bir ifadeyi "ölen kadınlar" gibi itici bir ifadeye çevirdiğiniz halde hitabı kadınlara çevirememişsiniz. Sizin bakış açınıza göre siz özürlü müsünüz?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Bir kişide beyin olmadı mı, işin yoksa beyinsize laf anlatacağım diye uğraş.

Sanki öğretmen sınıfa "sizi haftaya yazılı yapacağım" dediğinde sadece erkeklere söylüyor! Kızlar sanki yazılı olmayacak! Böyle beyinsizlerle muhatap olmamanın ne kadar doğru olduğu her gün defalarca kanıtlanıyor. Kadın da ölüyor adam da ölüyor. İkisi de miras bırakıyor.

Kafa böyle çalışıyor işte bunların, daha doğrusu çalışmıyor! Kuran'ın erkeklere hitap ettiğini böylece ağızlarıyla itiraf ettiklerini düşünecek kadar bir kafaları çalışmıyor! Siz deyince muhatap adamlarmış, kadınlar üzerine alınmasınmış! Ne kafa ama!

Hayır kafa dediğin mazotla çalışmıyorsa tezekle bari çalıştırmak lazım! Saksıya gübre atarsan çalışır! Yok yani, muhatap alacak beyin olsa da alsak? Olmayınca mabut, ne yapsın kel mahmut!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Bir kişide beyin olmadı mı, işin yoksa beyinsize laf anlatacağım diye uğraş.

Sanki öğretmen sınıfa "sizi haftaya yazılı yapacağım" dediğinde sadece erkeklere söylüyor! Kızlar sanki yazılı olmayacak! Böyle beyinsizlerle muhatap olmamanın ne kadar doğru olduğu her gün defalarca kanıtlanıyor. Kadın da ölüyor adam da ölüyor. İkisi de miras bırakıyor.

Kafa böyle çalışıyor işte bunların, daha doğrusu çalışmıyor! Kuran'ın erkeklere hitap ettiğini böylece ağızlarıyla itiraf ettiklerini düşünecek kadar bir kafaları çalışmıyor! Siz deyince muhatap adamlarmış, kadınlar üzerine alınmasınmış! Ne kafa ama!

Hayır kafa dediğin mazotla çalışmıyorsa tezekle bari çalıştırmak lazım! Saksıya gübre atarsan çalışır! Yok yani, muhatap alacak beyin olsa da alsak? Olmayınca mabut, ne yapsın kel mahmut!
Ölen bir hanımefendi varsa miras konusunda hitap edilecek birinci derecede eşidir tabii ki:)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Olmayınca mabut, ne yapsın kel mahmut!
Yok yani, allah denen şey olmayınca muslimlerine bir mikrogram bari olsun akıl vermesi de olamıyor! Olmayan allahı da nasıl yaratacaksın! Yapacak bir şey yok. Biz ateistler doğru düzgün bir allah olsa memnun olurduk yani, şunlara azıcık akıl verirdi de oh be hele şükür derdik.

Cuppalısı muppalısı şeyhi hoca efendisi filan ortadan kalkar, hiç bir salak bunların kuyruğuna yapışmaz da oh be allağın bu günleri de varmış derdik.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Yok yani, allah denen şey olmayınca muslimlerine bir mikrogram bari olsun akıl vermesi de olamıyor! Olmayan allahı da nasıl yaratacaksın! Yapacak bir şey yok. Biz ateistler doğru düzgün bir allah olsa memnun olurduk yani, şunlara azıcık akıl verirdi de oh be hele şükür derdik.

Cuppalısı muppalısı şeyhi hoca efendisi filan ortadan kalkar, hiç bir salak bunların kuyruğuna yapışmaz da oh be allağın bu günleri de varmış derdik.
Ağız dolusu hakaret fikri acizliğin itirafıdır.

İftiracının El Kitabı Madde 4 uygulanıyor:

"4-Unutmayın hedef toplumda zaten çok az sayıda olan fikir namusuna sahip ve kaynak sorgulayan bilinçli kesim değil. Bir şekilde işinize taş koyanlara denk gelirseniz önce kıvırdığını iddia edin. Sonra bol bol hakaret edip yıldırmaya çalışın. Alaya alıp insanlar nazarında kıymetten düşürmeye çalışın. Hele tuzağınıza düşüp onlar da hakaret etmeye başlarsa işiniz çok kolaylaşır. Müslümanların ne kadar kaba, yobaz, bilimsel tartışma kültüründen uzak, dogmatik düşünen, örümcek kafalı vs artık ağzınıza geleni saydırın. Ve bingo! Oluşturduğunuz tantana içinde İslamı reddetmeyi dogma haline getirmiş bol miktardaki tipler, sizi asla sorgulamadığı gibi her yazdığınıza destek olup delicesine alkışlar; çünkü onlar size inanmak için dünden razıdır. Buna ek olarak kaynak sorgulama ve gerçek kaynaklardan yazdıklarınızı teyit etme kültürü olmayan Müslümanların çoğunun da kafası karışacaktır. Artık zaferinizin tadını çıkarabilirsiniz..."

Yunus Emre'nin dediği gibi:

Her neye bakarsan kendi yüzündür,

Kimde ne görürsen kendi özündür.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Yani diyeceğim, allah olaydı bu şeyhleri, efendileri, sahtekarları, hokkabazları, palyaçoları, şaklabanları, Hacivatları ortalıktan bir siler, kendisi adına dalavere çeviren bu sülük vampirlerden dinini bir kurtarırdı. Biz de "oh beee allah gerçekten varmış haaa! Hay eline sağlık allağım be!" derdik yani, niye demeyelim de? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! Ortada iş varsa tamam demek zorunda kalırdık yani!

Ama böyle din, bir alay salağın şeyhlerin, efendilerin kuyruğunda salaklıklarına bir türlü ama ne salaklık yapsalar bir türlü doyamadıkları bir pozisyonda gittiği sürece nasıl diyelim allah var ve iyi iş çıkarıyor? Bunu diyecek bir pozisyon hiç yok! Durum net ofsayt! Tartışmasız!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Yani diyeceğim, allah olaydı bu şeyhleri, efendileri, sahtekarları, hokkabazları, palyaçoları, şaklabanları, Hacivatları ortalıktan bir siler, kendisi adına dalavere çeviren bu sülük vampirlerden dinini bir kurtarırdı. Biz de "oh beee allah gerçekten varmış haaa! Hay eline sağlık allağım be!" derdik yani, niye demeyelim de? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! Ortada iş varsa tamam demek zorunda kalırdık yani!

Ama böyle din, bir alay salağın şeyhlerin, efendilerin kuyruğunda salaklıklarına bir türlü ama ne salaklık yapsalar bir türlü doyamadıkları bir pozisyonda gittiği sürece nasıl diyelim allah var ve iyi iş çıkarıyor? Bunu diyecek bir pozisyon hiç yok! Durum net ofsayt! Tartışmasız!
Ağız dolusu hakaretlerle fikri acizliğin itirafı ve İftiracının El Kitabı Madde 4 uygulaması devam ediyor:

"4-Unutmayın hedef toplumda zaten çok az sayıda olan fikir namusuna sahip ve kaynak sorgulayan bilinçli kesim değil. Bir şekilde işinize taş koyanlara denk gelirseniz önce kıvırdığını iddia edin. Sonra bol bol hakaret edip yıldırmaya çalışın. Alaya alıp insanlar nazarında kıymetten düşürmeye çalışın. Hele tuzağınıza düşüp onlar da hakaret etmeye başlarsa işiniz çok kolaylaşır. Müslümanların ne kadar kaba, yobaz, bilimsel tartışma kültüründen uzak, dogmatik düşünen, örümcek kafalı vs artık ağzınıza geleni saydırın. Ve bingo! Oluşturduğunuz tantana içinde İslamı reddetmeyi dogma haline getirmiş bol miktardaki tipler, sizi asla sorgulamadığı gibi her yazdığınıza destek olup delicesine alkışlar; çünkü onlar size inanmak için dünden razıdır. Buna ek olarak kaynak sorgulama ve gerçek kaynaklardan yazdıklarınızı teyit etme kültürü olmayan Müslümanların çoğunun da kafası karışacaktır. Artık zaferinizin tadını çıkarabilirsiniz..."
Yunus Emre'nin dediği gibi:

Her neye bakarsan kendi yüzündür,

Kimde ne görürsen kendi özündür.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,428
Tepki puanı
1,462
Düşünce
Ateist
Yani diyeceğim, kimse sabah uyanıp "yaaa bugün canım ateist olmak istedi, ateist olayım ben yaaa!" demiyor!

Olayın kendisine değil, nedenlerine bakacaksın. Determinizm!

Hani islama göre hidayet allahın elinde ya! Yok öyle bir şey. Her şeyi nedenler belirler. Her şeyi nedenler şekillendirir. Her şey nedenlere, evren nedenselliğe bağlıdır. Determinizm dediğimiz bu. İslam açısından esbabperestlik!

Hani derler ya muslimler, şeriat geldiğinde :ggsy: herkesin inancı belirlenip ona göre çoklu hukuk yapılacakmışmışmış!!! Bana soruyorlarmış: "Senin inancın ne?" "Deterministim!" "Anlaşıldı. Yaz: Esbabperest!"

En gıcık olduğum laflardan biri bu "şeriatın gelmesi" lafı. Develerin tellal pirelerin berber olması gibi bir saçmalık! Çok pis uyuz olurum!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
Determinizm dediğimiz bu. İslam açısından esbabperestlik!
O zaman esbabperestliği bir kez daha çürütelim:

(Anlaşılması için günümüz Türkçesiyle buraya alıyorum, arzu edenler Lemalar kitabındaki Tabiat Risalesi isimli 23. Lem’a olan orijinal haline bakabilir)
Ey insan! Bil ki, ağızdan çıkan ve dinsizliği îma eden dehşetli kelimeler var. Müminler de onları bilmeden kullanıyor. Mühimlerinden üç tanesini beyan edeceğiz:
Birincisi: “Evcedethü’l-esbab”, yani “Bu şeyi sebepler yaratıyor.”
İkincisi: “Teşekkele binefsihî”, yani “Kendi kendine meydana geliyor, olup bitiyor.”
Üçüncüsü: “İktezathü’t-tabiat”, yani “Tabiatın eseridir, tabiat onu gerektiriyor ve yaratıyor.” Evet, madem mevcudat var ve inkâr edilemez. Hem her varlık, sanatlı ve hikmetli bir şekilde yaratılıyor. Hem madem hiçbir şey ezelî değil, her şey sonradan oluyor. Ey dinsiz! Herhalde, bir varlığı, mesela şu hayvanı ya âlemdeki sebepler yaratıyor diyeceksin, yani o varlığın, sebeplerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyeceksin, ya kendi kendine oluyor diyeceksin, ya tabiatın gereği olarak, onun tesiriyle vücuda geliyor diyeceksin veyahut da onun bir Kadîr-i Zülcelâl’in kudretiyle yaratıldığını kabul edeceksin. Madem, aklen bu dört yoldan başka yol yoktur; ilk üç yolun akıl dışı, hükümsüz ve imkânsız olduğu açıkça ispat edilirse zorunlu olarak, apaçık bir şekilde ve şüphesiz dördüncü yol olan tevhid yolunun doğruluğu kesinleşir.
Birinci Yol
Eşyanın ve varlıkların, âlemdeki sebeplerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını kabul etmektir. Bunun imkânsızlığını gösteren pek çok noktadan yalnızca üç tanesini sayacağız.
Birincisi
Mesela, bir eczanede çok çeşitli maddelerle dolu yüzlerce cam kavanoz bulunuyor. Onların içindeki maddelerden hayat sahibi bir macun hazırlanması istendi. Hayat veren, harika bir ilaç yapılması gerekti. Biz de geldik, eczanede o canlı macunun, hayat veren ilacın çok sayıdaki unsurlarını, maddelerini gördük. O macunların her birini inceledik. Anladık ki, o cam kavanozların hepsinden hususi bir ölçüyle, bir-iki damla bundan, üç dört damla ötekinden, altı-yedi damla başkasından ve bunun gibi çeşitli miktarlarda örnekler alınmış. Eğer birinden bir damla eksik veya fazla alınsa o macun canlı olmaz, hususiyetini kaybeder. O hayat veren ilacı da inceledik. Her bir kavanozdan hususi bir ölçüyle birer madde alınmış, zerre kadar eksik veya fazla olsa ilaçlık hususiyeti kalmaz. Elliden fazla kavanozun her birinden ayrı bir ölçüyle farklı miktarlarda maddeler alınmış.
Acaba o şişelerden alınan farklı miktarların, garip bir tesadüf veya fırtınalı bir havanın şişeleri devirmesi neticesinde bir araya gelmesine hiçbir şekilde imkân ve ihtimal var mı? Her birinden yalnızca alınan miktar kadar akması, o maddelerin toplanıp o macunu meydana getirmesi hiç mümkün mü? Acaba bundan daha hurafe, akıl dışı, bâtıl bir şey olabilir mi? Eşek katmerli bir eşekliğe girse, sonra insan olsa “Bu fikri kabul etmem!” deyip kaçacaktır. İşte bu misaldeki gibi her bir canlı, elbette hayat sahibi bir macundur ve her bir bitki, hayat veren bir ilaç gibidir. Onlar çok çeşitli ve gayet hassas bir ölçüyle alınan maddelerden yapılmıştır. Eğer sebeplere, toprak, hava, su gibi unsurlara dayandırılsa ve “Şu canlıyı sebepler yarattı.” dense, bu, aynen eczanedeki macunun şişelerin devrilmesiyle meydana geldiğini söylemek gibi, yüz derece akıldan uzak, imkânsız ve bâtıl bir iddia olur. Kısacası: Şu büyük âlem eczanesinde Hakîm-i Ezelî’nin kaza ve kader ölçüsüyle alınan, hayat için gerekli maddeler sonsuz bir hikmet, ilim ve her şeyi kuşatan bir irade ile meydana gelebilir. “Bunlar kör, sağır, sınırsız, sel gibi akan, her yerde bulunan unsurların, tabiatın ve sebeplerin işidir.” diyen bedbaht, “O hayret verici ilaç, şişelerin devrilmesiyle kendi kendine olmuştur.” diye akılsızca, saçma sapan konuşan sarhoş bir ahmaktan daha ahmaktır. Evet, bu küfür ahmakça, sarhoşça, divanece bir hezeyandır.
 
Üst