Kuran, Muhammed Peygamber'den Önce Yazılmış Olabilir

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,756
Tepki puanı
1,021
Düşünce
Agnostik
kuran-muhammed-peygamberden-once-yazilmis-olabilir.jpg

İngiltere'de yayımlanan Times gazetesi, Birmingham Üniversitesi kütüphanesinde bir ay önce bulunan bir Kuran parşömeni üzerinde yapılan karbon testlerinin, Kuran'ın Muhammed Peygamber'den önce yazılmış olma ihtimalini gündeme getirdiğini yazdı.

Birmingham Üniversitesi'ndeki Kuran parşomeni, Orta Doğu'dan 100 yüz yıl kadar önce gelen birçok kitap ve belgenin yer aldığı bir koleksiyonda bulunmuştu.

Gazeteye göre söz konusu parşömene, hangi yıllara ait olduğunu belirlemek için Oxford Üniversitesi'nde karbon testi yapıldı.

Habere göre, testler, söz konusu parşomenin 568 ve 645 yılları arasındaki bir tarihte yazıldığına işaret ediyor.

Peygamber'in doğum tarihi olarak 570 (bazı kaynaklara göre 571) ölüm tarihi olarak da 632 yılları veriliyor.

Haberde şöyle deniyor:

kuran-muhammed-peygamberden-oncemi-yazildi.jpg

"Bu verilere göre bu parşömen en geç tarih olarak, üçüncü Halife Osman'ın emriyle ilk Kuran'ın derlendiği 653 yılından öncesine ait. En erken tarih olarak ise Muhammed'in çocukluk dönemine ait. Hatta Muhammed Peygamber'in doğumundan öncesine."

"Tarihçi ve "The Shadow of The Sword" (Kılıcın Gölgesi) adlı kitabın yazarı Tom Holland, İslam'ın kökenine ilişkin bilgilerin şüpheli hatta yanlış olduğuna ilişkin bulguların artmakta olduğunu söyledi."

"Bu özellikle MS 800'den sonra derlenen tarihi kaynaklarda tanımlandığı şekliyle Muhammed Peygamber'in çağdaşlarınınkine benzer bir siyasi düzen ve yaşam tarzı kurmaya çalışan ve takipçileri arasında El Kaide ve IŞİD'in de bulunduğu Selefiler için zor bir durum."

"Holland, 'Bu, en hafif ifadesiyle, Kuran'ın nasıl ortaya çıktığını kesin olarak bildiğimiz düşüncesini sarsıyor ve bunun Muhammed ve sahabeleri üzerinde de etkileri olabilir' diyor.

"Ancak Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi'nden Dr. Keith Small ise, karbon testlerinin her zaman güvenilir olmadığını geçen ay (Birmingham'da bulunan Kuran parçasıyla ilgili olarak) açıklanan tarihlerin mürekkebe değil parşömene ait olduğuna dikkat çekti. Metnin kayanağı da belirsiz ve kaligrafisi sonraki dönemlere ait yazmaların özelliğini taşıyor. Dr. Small bununla birlikte tarihlerin muhtemelen doğru olduğunu ve bunun İslam'ın kökeniyle ilgili soru işaretleri doğurabileceğini söylüyor."

Gazete bazı Müslüman din adamlarının ise iddialara karşı çıkarak, aksine bulunan parşömenin varlığının Kuran'ın kökenine ilişkin geleneksel bilgileri güçlendirdiğini söylediklerini vurguladı.

Kaynak: BBC
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Diğer İbrahimi peygamberlerin tarihte yaşadıklarına dair tek bir tarihi kanıt olmadığı gibi Muhammedin de yaşadığına dair ciddi bir tarihi kanıt yoktur. Ne bir elbisesi ne mezarı (Ravzai Mutahhara sembolik bir yerdir) ne de kendisine Allah tarafından indirildiği iddia edilen Kuranın aslı! Hadi elbisesi kılıcı mezarı için putperestlik dendi ve bunlar yok edildi. Ama Allahın sözde emirlerini bulunduran bir kitabın mutlaka o devirden beri büyük bir itinayla saklanılması gerekmez miydi? Üstelik bu Allah daha önce gönderdiği kitapların asıllarının insanlarca yok edilip tahrif edildiğini söylüyorsa! Deniyor ki Allah Musa'ya da taş levhalar verdi ama onlar dahi muhafaza edilemediği içindir ki vahiy katiplerine ezberletme yolunu seçti! Ama bu ezberletme Musevilikte de vardır. Allah, Musa, Harun, Elezar, İtamar (Harun oğulları) Zekenim (70 kişilik ihtiyar heyeti), İsrail halkı. Musa Önce Haruna sonra Elezar ve İtamara (Bunlara anlatırken Harun da orada bulunurdu). Sonra Zekenime yine aynı şeyler anlatılırken Harun Elezar ve İtamarda bulunurdu. Sonra İsrail halkına anlatılırken yine Harun Elezar İtamar ve Zekenimde bulunuyordu. Musadan sonrada aynı İslamdaki gibi Torayı ezberleyen hafızlar Toranın taşıyıcılarının ortaya çıktığı söylenir. Ama levhalar Ahit sandığı (İslamcası tabut) içinde muhafaza oluyordu. Ama ne ahit sandığı ne de Allahın yazdığı Taş levhalar ortada yoktur! Bütün bu anlatımların ne kadar gerçeklere aykırı olduğu düşünen bir insan aklı için ortadadır. Çünkü ne Musa, ne Harun, ne Kutsal ahit sandığı, ne Elezar, ne de İtamar tarihte yaşamadı. Çünkü hepsinden eski ilk çağlarda Arşimedin yazdığı porşemenler, Yunan destanları porşemenleri Sümer Hamurabi kanunları levhaları dahi günümüze intikal etmişlerken Allahın bizzat yazdığı taş levhaların Muhammed zamanında yazılmış ilk Kuranın günümüze intikal edecek şekilde saklanmadığını düşünmek Allah denilen sınırsız gücün acziyetini kabul etmek olur. Bütün bu İbrahimi din kitapları kısım kısım yarı nesir yarı nazım şeklinde değişik şair ve yazarlar tarafından yazılmış olup daha sonra toplanılıp din kitabı haline getirilmiş olmaları akla ve mantığa en uygun olanıdır. Kaldı ki İslamdan önceki Arap edebiyatı şairlerinin şiirlerindeki bir çok cümlenin Kurana uygunluğu da bir hakikattir.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,756
Tepki puanı
1,021
Düşünce
Agnostik
Diğer İbrahimi peygamberlerin tarihte yaşadıklarına dair tek bir tarihi kanıt olmadığı gibi Muhammedin de yaşadığına dair ciddi bir tarihi kanıt yoktur. Ne bir elbisesi ne mezarı (Ravzai Mutahhara sembolik bir yerdir) ne de kendisine Allah tarafından indirildiği iddia edilen Kuranın aslı! Hadi elbisesi kılıcı mezarı için putperestlik dendi ve bunlar yok edildi. Ama Allahın sözde emirlerini bulunduran bir kitabın mutlaka o devirden beri büyük bir itinayla saklanılması gerekmez miydi? Üstelik bu Allah daha önce gönderdiği kitapların asıllarının insanlarca yok edilip tahrif edildiğini söylüyorsa! Deniyor ki Allah Musa'ya da taş levhalar verdi ama onlar dahi muhafaza edilemediği içindir ki vahiy katiplerine ezberletme yolunu seçti! Ama bu ezberletme Musevilikte de vardır. Allah, Musa, Harun, Elezar, İtamar (Harun oğulları) Zekenim (70 kişilik ihtiyar heyeti), İsrail halkı. Musa Önce Haruna sonra Elezar ve İtamara (Bunlara anlatırken Harun da orada bulunurdu). Sonra Zekenime yine aynı şeyler anlatılırken Harun Elezar ve İtamarda bulunurdu. Sonra İsrail halkına anlatılırken yine Harun Elezar İtamar ve Zekenimde bulunuyordu. Musadan sonrada aynı İslamdaki gibi Torayı ezberleyen hafızlar Toranın taşıyıcılarının ortaya çıktığı söylenir. Ama levhalar Ahit sandığı (İslamcası tabut) içinde muhafaza oluyordu. Ama ne ahit sandığı ne de Allahın yazdığı Taş levhalar ortada yoktur! Bütün bu anlatımların ne kadar gerçeklere aykırı olduğu düşünen bir insan aklı için ortadadır. Çünkü ne Musa, ne Harun, ne Kutsal ahit sandığı, ne Elezar, ne de İtamar tarihte yaşamadı. Çünkü hepsinden eski ilk çağlarda Arşimedin yazdığı porşemenler, Yunan destanları porşemenleri Sümer Hamurabi kanunları levhaları dahi günümüze intikal etmişlerken Allahın bizzat yazdığı taş levhaların Muhammed zamanında yazılmış ilk Kuranın günümüze intikal edecek şekilde saklanmadığını düşünmek Allah denilen sınırsız gücün acziyetini kabul etmek olur. Bütün bu İbrahimi din kitapları kısım kısım yarı nesir yarı nazım şeklinde değişik şair ve yazarlar tarafından yazılmış olup daha sonra toplanılıp din kitabı haline getirilmiş olmaları akla ve mantığa en uygun olanıdır. Kaldı ki İslamdan önceki Arap edebiyatı şairlerinin şiirlerindeki bir çok cümlenin Kurana uygunluğu da bir hakikattir.
Topkapı sarayındaki eşyalar acaba gerçekten Muhammede mi ait. Ayrıca dediğin gibi ilk Kuranın günümüze gelmemiş olması da enteresan bir durumdur.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Büyük bir çoğunluğu Osmanlılar zamanında araştırma falan yapılmadan toplanmış, diğerleri ise Sultan Selim tarafından getirilmiştir. Hırkyı şerifteki hırka üzerinde karbon testi yaptırılmalıdır. Birde Ebubekire, Ömere, Osmana ait olduğu söylenen kılıçlar varda; şu Alinin meşhur çift başlı kılıcı nerededir? Kaldı ki o çağlarda yada diğer çağlarda öyle bir kılıç türü yok! Hiç bir arkeolojik kazılardan da çıkmıyor. Ama bakın Eski Ahitte İsrail askerlerinin çift başlı kılıçları olduğuna dair pasuk var. Bunlar hep sofilerin ortaya koydukları sembolik anlatımlar olup gerçek tarihle alakaları yoktur.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,756
Tepki puanı
1,021
Düşünce
Agnostik
Büyük bir çoğunluğu Osmanlılar zamanında araştırma falan yapılmadan toplanmış, diğerleri ise Sultan Selim tarafından getirilmiştir. Hırkyı şerifteki hırka üzerinde karbon testi yaptırılmalıdır. Birde Ebubekire, Ömere, Osmana ait olduğu söylenen kılıçlar varda; şu Alinin meşhur çift başlı kılıcı nerededir? Kaldı ki o çağlarda yada diğer çağlarda öyle bir kılıç türü yok! Hiç bir arkeolojik kazılardan da çıkmıyor. Ama bakın Eski Ahitte İsrail askerlerinin çift başlı kılıçları olduğuna dair pasuk var. Bunlar hep sofilerin ortaya koydukları sembolik anlatımlar olup gerçek tarihle alakaları yoktur.
Çift başlı kılıç Topkapı sarayındaydı ama çalındı diyenlerde var ama kılıcın ne kendi ne de resmi yok ortada.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Hep yalan söylerler. Bir ara internette dev iskeletler koyup işte Ad kavminin kalıntılarını koyduk dediler. Sonra bunların fotomontaj oldukları ortaya çıktı.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Tumudurere

Üye
Mesajlar
23
Tepki puanı
19
Düşünce
Ateist
Kutsal 3 din, mitoloji ile yoğurularak pişmişler. sümer tabletleri, babil tabletleri, asur mitolojisi, akad mitolojisi, hurri mitolojisi, hitit mitolojisi vesaire. Ortadoğuda bu mitolojiler olmasaydı ilahi dinler de olmayacaktı. ilahi metinler, kutsal ayetler hep bu mitolojilerden uyarlamadır. teşup, tiamat, alalu, astarte, kumarbi ve naram-sin yok olmadılar, şekil ve kısmi tanım değiştirerek ilahi metinlere geçtiler.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:
Üst