Kuran nedir?

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Kuran'ın ne olabileceğini,birkaç ayete bakarak anlamaya çalışalım..
Bakara 87-Musa'ya kitabı verdik..
Enam 154-Musa'ya kitabı verdik..
Hud 110-Musa'ya kitabı verdik..
İsra 2-Musa'ya kitabı verdik..
Enbiya 48-Musa'ya ve Harun'a Furkan'ı verdik..
Bakara 53-Musa'ya kitap ve Furkan'ı vermiştik..
Meryem 30-İsa;Allah bana kitap verdi..
Bu ayetlere göre Allah,Musa'ya ve İsa'ya kitap vermiş..Ayrıca Musa'ya furkan diye bir şey de vermiş..Ehli kitap diye tanımlanan bu insanlarla ilgili bir çok ayeti Kuran'da görebilirsiniz;
Bakara 113-Yahudiler dediler ki, "Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller", Hristiyanlar da "Yahudiler bir şey üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar.
Ali imran 65-Ey kitap ehli, ne diye İbrahim hakkında çekişip tartışırsınız? Tevrat da ondan sonra inmiştir, İncil de.
Kuran konusunda şu ayet önemli;
Bakara 185-Kuran ve Furkan,insanlara hidayet ve açıklayıcı olarak ramazan ayında indirilmiştir..
Bu ayette ''velfurkan'' kelimesi mealcilerce görmezden geliniyor..Halbuki kelime kabak gibi ayetin içinde duruyor..Müslümanlara göre bu ayette sadece Kuran indirilmiş ama alakası yok..Furkan'da indirilmiş..Furkan,Musa'ya ve Harun'a verilen şeyse,Bakara 185'de Kuran'ın haricinde Furkan'ın da indirildiği yazıyorsa,o halde Kuran denilen şey,Musa zamanında indirilen/vahyedilen bir şey olmaz mı?(Aynı ay içinde indirilmiş..!)
Ama Musa zamanında arapça yok değil mi?Oraya da geliyoruz;
Fussilet 44-Biz Kuran'ı acemice/acemce/iran dilinde yapsaydık,ayetler açıklanmalı değil miydi?
Araba,acemce mi?
Fussilet 3-Ayetleri arapça kuran,açıklanmış kitaptır..
Yusuf 1-Bunlar apaçık kitabın ayetleridir..
Yusuf 2-Anlayasanız diye arapça kuran indirdik..
Yusuf 3-Bu Kuran'ı sana vahyetmekle,kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz..
Taha 113-Açıklayıcı arapça kuran
Yunus 37-Bu Kuran Allah'tan başkası tarafından uydurulmuş değildir..Anca iki el arasındaki doğrulayıcıdır ve kitabı açıklayıcıdır..
Kuran'da Musa'ya ve İsa'ya verilen kitaptan açıkça bahsedilir ama Muhammed'le ilgili böyle bir ifade yok..Sadece tek bir ayette,Muhammed suresi 2.ayette ''Muhammed'e indirilen'' diye bir ifade var..Bu indirilen şeyin kitap/furkan/kuran olduğu belirtilmemiş..Yani ''Musa'ya kitabı verdik'' veya ''İsa'ya kitabı verdik'' gibi bir cümle,Muhammed için kullanılmamış..!
Alttaki iki ayette de,kitap ve kuranın yerleri değiştirilmiş;
Hicr 1-Şunlar apaçık kuranın ve kitabın ayetleridir..
Neml 1-Şunlar apaçık kitabın ve kuranın ayetleridir..
Kuran'da Musa ve İsa'ya indirilen kitaptan bahsediliyor ve bu kitab,üstteki iki ayette gördüğünüz gibi Kuran'la bir tutulmuş..Aslında Kuran denilen şey,ayrı bir kitap değil..Ya Musa'ya ya da İsa'ya verilen kitabın arapça açıklanmış hali..Peki Kuran,Musa'ya verilen kitabın arapça hali mi,yoksa İsa'ya verilen kitabın arapça hali mi?
Meryem 31'e göre İsa'nın namaz kılması ve zekat vermesi emredilmiş..Bir önceki ayette de İsa'ya kitap verildiğini belirtmiştim zaten..
Ankebut 45'e bakalım;
Kitaptan sana vahyolunan şeyi oku ve namazı kıl..
Ankebut 46'yı okuyalım;
Kitap ehline deyin ki,bize indirilene ve size indirilene de inandık,tanrımız ve tanrınız birdir ve biz Müslümanlarız..
Bu ayetteki ''bize indirilene'' diyenler İsa'ya inananlar,''size indirilene'' ise Musa'ya inananlar..!
Meryem 30-31'de İsa'ya verilen/indirilen kitap ve sonrasında namazdan bahsedilmesi,Ankebut 45'de de kitap ve sonrasında namazdan bahsedilmesi,Ankebut 46'ya bu anlamı vermeme neden oluyor..
O zaman Müslüman kelimesi ne oluyor?
İsa'ya indirilen kitaba iman eden araplara ''Müslüman'' deniyor..
İsa'ya indirilen kitabın açıklamalı ve arapça haline de ''Kuran'' deniyor..Yani,Tarif Khalidi'nin deyimiyle MÜSLÜMAN İNCİL bu..
https://www.kitapyurdu.com/kitap/musluman-hazreti-isa/55618.html&filter_name=müslüman hazreti isa
Kuran'da Musa'ya ve İsa'ya inen kitap var ama Muhammed'e inen kitap yok..Bir başka ayete daha bakalım..Nisa 136..Deniyor ki;
Ey inanan kimseler,Allah'a,resulüne ve kitabına inanın..Daha önce resulüne indirdiği kitaba da inanın..
Ayetin başında iki kitap,iki de resul kelimesi var..Kuran'da iki tane resule kitap indiğine göre,burada bahsedilen inanan kimseler,tabi ki İsa'ya inananlar,yani (Ankebut 46'ya göre)Müslümanlar olacaktır..
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Bakara 185-Kuran ve Furkan,insanlara hidayet ve açıklayıcı olarak ramazan ayında indirilmiştir..
Bu ayette ''velfurkan'' kelimesi mealcilerce görmezden geliniyor..Halbuki kelime kabak gibi ayetin içinde duruyor..Müslümanlara göre bu ayette sadece Kuran indirilmiş ama alakası yok..Furkan'da indirilmiş..
Furkan, “Hakkı bâtıldan, doğruyu yanlıştan ayıran” demektir. Bu yönüyle Allah tarafından indirilen İncil, Tevrat, Zebur, Kuran hepsi Furkandır
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Furkan,Musa'ya ve Harun'a verilen şeyse,Bakara 185'de Kuran'ın haricinde Furkan'ın da indirildiği yazıyorsa,o halde Kuran denilen şey,Musa zamanında indirilen/vahyedilen bir şey olmaz mı?
Burada ciddi mantık hatası var. Hem Furkan ile Kuran’ın farklı şeyler olduğu iddia ediliyor, hem de aynı şeymiş gibi düşünülüp Kuran’ın Musa’ya indirilen kitap olduğu iddia ediliyor :)
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Ankebut 45'e bakalım;
Kitaptan sana vahyolunan şeyi oku ve namazı kıl..
Ankebut 46'yı okuyalım;
Kitap ehline deyin ki,bize indirilene ve size indirilene de inandık,tanrımız ve tanrınız birdir ve biz Müslümanlarız..
Bu ayetteki ''bize indirilene'' diyenler İsa'ya inananlar,''size indirilene'' ise Musa'ya inananlar..!
Meryem 30-31'de İsa'ya verilen/indirilen kitap ve sonrasında namazdan bahsedilmesi,Ankebut 45'de de kitap ve sonrasında namazdan bahsedilmesi,Ankebut 46'ya bu anlamı vermeme neden oluyor..
O zaman Müslüman kelimesi ne oluyor?
Namaz her Peygamberin ümmetine emredilen bir ibadettir. Şimdiki Tevrat ve İncilde namaz olmaması, onların tahrif edildiğini gösteriyor. Zahmet edip Ankebut 47yi de okusaydınız Hz Muhammed’e de kitap indirildiğinin yazdığını görürdünüz.
Son olarak Ali İmran 3. Ayette Kuran’ın, Tevrat ve İncilden farklı bir kitap olduğu apaçık belli.
“Sana kitabı, gerçeğin ta kendisi ve daha önce indirilen kitapları tasdik edici olarak indiren O'dur. Bundan önce de, insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat ve İncîl'i indirmişti.”
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Madem başlıkta "Kuran nedir?" deniliyor. Öyleyse cevap verelim:
Kur’an
• Şu koca kâinat kitabının ezelî bir tercümesi
• Yaratılış kanunlarını okuyan çeşit çeşit dillerin ebedî tercümanı
• Şu görünmez ve görünen âlemlerin kitabının tefsircisi
• Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin yerdeki ve gökteki gizli, manevî hazinelerinin kâşifi
• Görünen hadiselerin altındaki gizli hakikatlerin anahtarı
• Şu görünen âlemde gayb âleminin dili
• Cenâb-ı Hakk’ın şu görünen âlemin perdesi arkasındaki gayb âleminden gelen ebedî, Rahmanî lütuflarının ve ezelî hitabının hazinesi
• Manevî İslamiyet âleminin güneşi, temeli, hendesesi
• Ahiret âlemlerinin mukaddes haritası
• Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının, sıfatlarının, isimlerinin ve icraatının tarif edicisi, apaçık tefsircisi, kesin delili ve parlak tercümanı
• Şu insanlık âleminin terbiye edicisi
• “İnsâniyet-i kübrâ” (büyük ve makbul insanlık) olan İslamiyet’in suyu ve ışığı
• İnsanlığın gerçek hikmet kaynağı
• Onu saadete ulaştıran hakiki yol gösterici ve rehber
• Ve insan için bir şeriat kitabı
• Bir dua kitabı
• Bir hikmet kitabı
• Bir kulluk kitabı
• Bir emir ve davet kitabı
• Bir zikir kitabı
• Bir tefekkür kitabı
• Hem insanın bütün manevî ihtiyaçlarına cevap verecek pek çok kitabı bir araya getiren, kuşatıcı, mukaddes, tek bir kitaptır.
• Hem bütün velilerin, sıddıkların, ariflerin ve hakikati delilleriyle bilen zâtların farklı meşreplerine ve ayrı ayrı yollarına, her birindeki meşrebin zevklerine göre olan ve o meşrebi nurlandıran, her bir yolun maksadına uygun ve onları tasvir eden birer risalenin bulunduğu mukaddes bir kütüphane hükmünde semavî bir kitaptır.
• Bütün âlemlerin Rabbi itibarı ile Allah’ın kelâmıdır.
• Bütün varlıkların ilahı unvanıyla Allah’ın fermanıdır.
• Yerlerin ve göklerin Hâlık’ı namına bir hitaptır.
• Cenâb-ı Hakk’ın mutlak rubûbiyeti yönünden bir konuşmadır.
• O’nun her şeyi kuşatan saltanatı adına ezelî bir hutbedir.
• O’nun her şeyi kuşatan rahmetiyle verdiği sonsuz lütufların defteridir.
• Ulûhiyetin haşmet ve azameti itibarı ile bazı kısımlarının başında şifre bulunan bir haber mecmuasıdır.
• İsm-i âzamın dairesinden inerek arş-ı âzamı kuşatan ve orayı teftiş eden hikmet kaynağı mukaddes bir kitaptır.
• Farklı asırlarda gönderilmiş bütün peygamberlerin meşreplerini ve onlara inen kitapları, evliyanın risalelerini ve yollarını, asfiyanın eserlerini özetle içeren
• Altı yönü de parlak, vehim ve şüphelerin karanlığından arınmış
• Temeli şüphesiz vahiy ve Cenâb-ı Hakk’ın ezelî kelâmı
• Hedefi ve gayesi, açıkça görüldüğü üzere, ebedî saadet
• İçi, apaçık, hâlis hidayet
• Üstü, elbette iman nuru
• Altı, mutlak, kesin delil
• Sağı, tecrübe ile sabittir ki, kalb ve vicdan ile teslimiyet
• Solu, gözle görülür derecede açıktır ki, akıl ve idrak ile itaat
• Meyvesi, hakkalyakîn mertebesinde bilinir ki, Rahman’ın rahmeti ve cennet yurdu
• Makamı ve kıymeti, yanılmaz bir sezgiyle, melekler, insanlar ve cinlerce makbul semavî bir kitaptır.
Ayrıca Kurandan bazı belagat örnekleri linkte mevcuttur:
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Burada ciddi mantık hatası var. Hem Furkan ile Kuran’ın farklı şeyler olduğu iddia ediliyor, hem de aynı şeymiş gibi düşünülüp Kuran’ın Musa’ya indirilen kitap olduğu iddia ediliyor :)
Kitap ve Furkan ayetlere göre aynı şey..Kuran ise,bu şeyin açıklanmış,arapçaya tercüme edilmiş hali..Yani Musa'ya verilen şey kitaptır/furkandır/kurandır..İsa'ya verilen şey de öyle..Zaten Kuran'da bu iki peygambere verilen şeyden bahsediliyor..
Bu iki peygamber haricinde,bir peygambere kitap/furkan/kuran verildiğine dair bir ayet var mı?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Kitap ve Furkan ayetlere göre aynı şey..Kuran ise,bu şeyin açıklanmış,arapçaya tercüme edilmiş hali..Yani Musa'ya verilen şey kitaptır/furkandır/kurandır..İsa'ya verilen şey de öyle..Zaten Kuran'da bu iki peygambere verilen şeyden bahsediliyor..
Bu iki peygamber haricinde,bir peygambere kitap/furkan/kuran verildiğine dair bir ayet var mı?
Ankebut 47
Ali İmran 3
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Ankebut 47
Ali İmran 3
Dalga geçmekten ne zaman vazgeçeceksin?
Bıkmadın mı? O.O

İki ayette de bir isim yok ki..İki ayette de geçen kelimeleri sana tek tek tercüme mi edeyim burada?
Bak gerçekten yanlışsam,beni düzelt işte..Kuran'da Musa ve İsa'ya kitap verildiği alenen yazıyor ama başka bir isimden bahsedilmiyor..Bana arapça olarak bir isim göster..
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Dalga geçmekten ne zaman vazgeçeceksin?
Bıkmadın mı? O.O

İki ayette de bir isim yok ki..İki ayette de geçen kelimeleri sana tek tek tercüme mi edeyim burada?
Bak gerçekten yanlışsam,beni düzelt işte..Kuran'da Musa ve İsa'ya kitap verildiği alenen yazıyor ama başka bir isimden bahsedilmiyor..Bana arapça olarak bir isim göster..
Kuran’da Muhammed ismi sadece dört kez geçer. Bu yüzden herşeyi Muhammed ismiyle birlikte aramak saçma olur.
İlgili ayetlerde “Sana kitap verdik” diyor. Sana dediği kimdir? Tabii ki Hz Muhammed.
Ayrıca kendisine kitap verilmeyen Peygambere nebi, kitap verilen peygambere rasul denilir. Fetih suresi 29. Ayette “Muhammed Allah’ın rasulüdür” denilmektedir
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Kuran’da Muhammed ismi sadece dört kez geçer. Bu yüzden herşeyi Muhammed ismiyle birlikte aramak saçma olur.
İlgili ayetlerde “Sana kitap verdik” diyor. Sana dediği kimdir? Tabii ki Hz Muhammed.
Ayrıca kendisine kitap verilmeyen Peygambere nebi, kitap verilen peygambere rasul denilir. Fetih suresi 29. Ayette “Muhammed Allah’ın rasulüdür” denilmektedir
Kuran'da ''Muhammed'e kitap verdik'' ifadesi YOK..
Sana,ona,buna,şuna verdik/indirdik ifadesinden bahsetmiyorum..
Niye Kuran'da ''Musa'ya kitap verdik'' ifadesi 3 kelime ile açık ve net bir şekilde yazıldığı halde,3 kelime ile ''Muhammed'e kitap verdik'' yazmıyor?Soru(n) bu..
Hangi ayetlerde Muhammed kelimesinin geçtiğini veya Muhammed kelimesinin ne anlama geldiğini biliyorum..
Bahsettiğin iki ayette de Muhammed yok..Bu ayetlerdeki sana ifadesini Muhammed'e bağlamanı anlıyorum tabi,müslümansın sonuçta ama ne dediğimi de anla biraz..
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Kuran'da ''Muhammed'e kitap verdik'' ifadesi YOK..
Sana,ona,buna,şuna verdik/indirdik ifadesinden bahsetmiyorum..
Niye Kuran'da ''Musa'ya kitap verdik'' ifadesi 3 kelime ile açık ve net bir şekilde yazıldığı halde,3 kelime ile ''Muhammed'e kitap verdik'' yazmıyor?Soru(n) bu..
Hangi ayetlerde Muhammed kelimesinin geçtiğini veya Muhammed kelimesinin ne anlama geldiğini biliyorum..
Bahsettiğin iki ayette de Muhammed yok..Bu ayetlerdeki sana ifadesini Muhammed'e bağlamanı anlıyorum tabi,müslümansın sonuçta ama ne dediğimi de anla biraz..
Kuran’da Muhammed isminin az geçmesi Kuranı Hz Muhammed’in yazmadığını gösterir. Sana kitap verdik ifadesinde sana denilen Hz Muhammed değilse kimdir? Deliliniz nedir?
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Kuran’da Muhammed isminin az geçmesi Kuranı Hz Muhammed’in yazmadığını gösterir. Sana kitap verdik ifadesinde sana denilen Hz Muhammed değilse kimdir? Deliliniz nedir?
Kuran'daki muhammed ifadesi bir isim değil,bir sıfat ve bu sıfat İsa için kullanılıyor..
Peygamberlerin bir şey yazma ihtimalleri yok,çünkü kendileri yok..Mitoloji..!
Gösterdiğin iki ayette de isim yok..İsim olmayan ifadelerin kime hitap ettiğini anlamak için,ayetlerin siyakına/sibakına filan bakmak lazım..
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Kuran'daki muhammed ifadesi bir isim değil,bir sıfat ve bu sıfat İsa için kullanılıyor..
Peygamberlerin bir şey yazma ihtimalleri yok,çünkü kendileri yok..Mitoloji..!
Gösterdiğin iki ayette de isim yok..İsim olmayan ifadelerin kime hitap ettiğini anlamak için,ayetlerin siyakına/sibakına filan bakmak lazım..
Hz. Muhammed'den bahs eden en eski kaynaklar yedinci yüzyılın başları ile ortalarına denk gelmektedir. Zaten Müslümanların yayılış tarihi de bu dönemlere denk geldiğini göz önünde bulunduranlar, bunda bir tuhaflık görmeyecektir. Oryentalistler arasında genelde kabul gören 'Süryani Ortodoks Edessa Papazı Yakub (640-708)' tarafından kaleme alınmış olan eserde, Arap istilaların Tanrı’nın Hıristiyanlara olan ilahi cezası oldugu anlatılıyor.

Kutsal Kitab'ın 1inci Krallar, 14üncü Babın tefsirinde şu ifadelere yer veriyor Ve yedinci yüzyılın sonlarına doğru yazdığı kabul edilen kronikinde, şu ifadeler de dikkat çekiyor:

- Muhammed tüccarlık yaparken Şam'a, Filistin'e ve diğer komşu ülkelere seyahat ediyordu.... Yedi yıl Araplara krallık yaptıktan sonra yerine Ebubekr geçerek, iki yıl da o krallık yaptı...1
Başka bir kaynağa bakıyoruz ve 8inci yüzyıla ait Thomas Presbyter'e (640) atf edilen Süryani bir el yazması ile karşılaşıyoruz:

- 945 yılında (634)... Muhammed'in Arapları ile Romalıların arasında, Gazze'nin 12 mil doğusunda bir savaş oldu....

Aynı eser de:

- 4 Şubat 634 sabahın erken saatlerinde Bizanslılar ve Muhammed'in Arapları arasında bir mücadele başladı.

Ermeni Rahip Sebeos tarafından 660'lı (656-661) yıllarda yazıldığı ileri sürülen ve Ermenice yazılmış olan döküman da, beşinci yüzyılın sonundan başlayıp, 661'e kadar Araplar ve Yahudiler arasındaki ilişkiler anlatılmaktadır. Hz. Muhammed'in adı bu kaynakta "Mamet" olarak geçmekte ve Emevi Halifesi Muaviye'nin zaferi üzerine, Muhammed'in ağzından şöyle seslenmekte Sebeos:

- Siz İbrahim'in çocuklarısınız ve Tanrı, İbrahim ve onun soyuna verdiği sözü sizinle yerine getirmek istiyor. İbrahim'in Tanrısını sevin ve babanız İbrahim'e verilen bu toprakları, gerekirse, mücadele ederek alın. Size kimse karşı koyamayacaktır, çünkü Tanrı sizlerle.2

Doğu Suriye'li bir Rahip tarafından kaleme alınan (670 - 680) metin de, Arapların Bizanslılara karşı zaferi de şu sözlerle anlatılmaktadır:

Gerçekten, İsmail'in evlatlarının, iki krallık (Bizans ve Sasanlar) üzerine başardıkları zafer, aslında o güne kadar bunlara izin vermeyen Tanrı'nın zaferidir.Onun için bu zafer, Araplara değil, Tanrı'ya ait olan bir zafer. Bizim arayıp bulamadığımız İbrahim'in tapınağıdır burası. Şunu biliyoruz ki, İbrahim, zengin idi ve Kenanlıların arzularına uymak istemediği için, yalnız kalmayı yeğledi. Bunun için çöllere göç etti. Çadırlarda yaşayanların adeti olduğu gibi oraya bir tapınak inşaa etti, bu tapınağın üzerinde ibadet etti ve kurbanlar sundu. O yer, bu yerdir. Bu yerde Araplar ibadet ederken yeni birşey yapmıyorlar, tam tersine onlar, ataları olan İbrahim'den öğrendikleri gibi ibadet ediyorlar. Kutsal krallığının başı dediğimiz Hasor (Kuzey Kenan) Araplara aittir. İbrahim'in dördüncü oğlunun isminden esinlenerek (Madian) bu yere Medine ismini verdiler. Bu yer "Yatrib" olarakta anılmakta.3

"Corpus Scriptorum Christianorum Orientalium" eseri de, Hz. Muhammed'i bir askeri lider olarak anlatır.

- İskenderin yılı 940'da Heraklius ve Bizanslılar Konstantinopel'e girdi. Muhammed ve Arapları'da güneyden yola çıkıp ülkeyi teslim almak istediler. 4

629 tarihinde, Kudüs yakınları, Mute Meydanında olan savaşa Hz. Muhammed katılmamıştı. Ancak, Bizans Kayseri Heraklios'a haber gönderen elçi,"Muhammed ve Arapları geliyor..." demesi ve kayıtlara böyle geçmesi düşünülebilinir.

Mezopotamya'da yaşamış olan Keşiş Yohannes bar Penkaye, kendi sözleri ile "Arapların hakimiyetinin 67'inci yılında", yani 686-687 yılında kaleme aldığı eserinde ( Ktaba d-reš melle) bize şu gerçek dışı bilgileri veriyor:

- Onlar (Araplar) Muhammed'in geleneğine öylesine sarılmışlarki, Onun (Muhammed'in) yasalarını kabul etmeyen ve emirlerini yerine getirmeyen herkesi ölüm cezasına çarptırıyorlar.5

Yine "Corpus Scriptorum Christianorum Orientalium" eserinde bulunan "Zuknin Kroniki de" :

O (Muhammed) onlara (Araplar'a) tek Tanrı'yı anlattı ve onlar ( Araplar) onun liderliği altında Bizans'a galip geldiler. Onlara , onların arzularına göre yasalar verdiği için, onu "Peygamber (orijinal metin de: nbîyâ)" ve "Tanrı'nın Elçisi (orijinal metin de:rasùlâ)" diye andılar.

Aynı Kronikin başka bir yerinde:

"Kan dökmeden, savaşmadan kazandılar...Onlara bu zaferi veren Tanrı'dır..."6

A. Palmer, sekizinci yüzyıldan kalan bir metnin parçasını tercüme ettiği bölümde:

- O (Muhammed) 932 (620-621) yılında dünyaya geldi ... yedi yıl hükmetti... deniyor.
Emevi Halifesi Muaviye'nin zamanında kaleme alınan ve Kilise konularını ele alan "Maronit Kroniklerin"de, Halife Ali ile alakalı şu kaynakların da yer alması oldukça ilginçtir:

- Ali, Muaviye'ye karşı savaşmak için tekrar hazırlıklara başladı, ama onlar onu Al-Hira'da ibadet ederken öldürdüler... 7

İspanyol kronikleri diye anılan ama aslında İspanya'ya ait olmayan, 8inci yüzyıla ait olan küçük bir metin de, Abdullah oğlu Muhammed'in, "büyük bir kabilenin soyundan" geldiğini ve "çok büyük bir alim" olduğu anlatılmaktadır. Ayrıca, Arapların onu "Havari" ve "Tanrı Elçisi" olarak kabul ettikleri için büyük bir saygı ve derin bir sevgi besledikleri dile getiriliyor.8

Yine yedinci yüzyılın ortalarında yazılmış olan başka bir metinde şöyle deniyor:

- O sapıtmışlar sizi aldatıyor: ne oluyorsa o sapkınların emirleri yüzünden oluyor. Bu gerçek değildir. Aslında Muhammed'in arapları, Tanrı'nın acı çektiğini ve öldüğünü söyleyenlere yardım etmiyorlar...9
Metnin orijinalinde geçen terim "Arabes Mohammetani"

Bütün bu kaynaklara rağmen birileri kalkıp, "Muhammed diye biri yaşamamıştır, yaşasa idi kaynak bulunurdu" demesi, sayın Neuwirth'in dediği gibi, ancak "PROVOKASYON" amaçlı boş bir sözdür!
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Kaynaklar:
1) The Quest of Historical Muhammad, s. 32; Robinson, a.g.e., s. 49.
2) Bu vakayinâme F. Macler tarafından Historie d’ Heraclius başlığıyla Fransızca’ya tercüme edilerek 1904’te yayınlanmıştır. 1999 yılında da Armenian History Attributed to Sebeos adı altında Robert W Thomson, J.D.Howard-Johnston ve Tim Greenwood tarafından İngilizce’ye tercüme edilerek yayınlanmıştır.
3) Chronike Minora (SSCO, Scriptoris Syri III 4)
4) Corpus Scriptorum Christianorum Orientalium („Chronica minora“ III) / İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 17
5) Kitap X-XV: A. Mingana: Sources syriaques, Bab 14-15. Mosul 1908. Oriens Christianus 87 (2003)
6) Corpus Scriptorum Christianorum Orientalium
7) Maronit Kronikleri A. Palmer
8) Claude Cahen, Note sur l'accueil des chretiens d'Orient a l'islam 53. 1954
9) Iso'yahw Patriarche III., Liber Epistularum, Ingilizceye tercüme R. Duval (CSCO, Vol:11. Scriptorus Syri Tomus II), 97
“Hagarism, the making of the Islamic World” 1977, Patricia Crone ve Micheal Cook
Timeturk Michael Marx ile söylesi (Türkce)
Angelika Neuwirth icin bkz (Almanca)
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
…..
Bütün bu kaynaklara rağmen birileri kalkıp, "Muhammed diye biri yaşamamıştır, yaşasa idi kaynak bulunurdu" demesi, sayın Neuwirth'in dediği gibi, ancak "PROVOKASYON" amaçlı boş bir sözdür!
Yine kopyala/yapıştır :)
Sorun değil..
''Provokasyon'' diyen feryat eden bu yobaz,nasıl oluyor da,tapındığı mabudunun açık açık ''yakaladığınız yerde öldürün'' dediği Hristiyanların yazdıklarını referans göstererek,kendi dinini doğrulamaya çalışıyor?O.O

Yazının başında ''Oryentalistler arasında genelde kabul gören 'Süryani Ortodoks Edessa Papazı Yakub (640-708)' tarafından kaleme alınmış olan eserde'' denmiş ya,bu bilgiyi kontrol ettim..G.tünden uydurmuş bu ismi..
Sen bu bilgileri kontrol ettin mi?Yooo...
Bir yerden buldun geldin bu yazıyı,önüme koydun sadece..Seni gidi bediüzzamancı seni..:D

640 ve 708 tarihleri arasında Edessa'da(Urfa) Yakub adında bir papaz yok..!

Süryani vakanüvisler arasında Muhammed'den bahseden var mı?Var ama bu yazıları tarihi kanıt/delil olarak ortaya koyamazsınız..Mesela Tel Mahreli Denis'in yazdıkları var ama tarih olarak 818-845 yılları arası veriliyor..Adam 9.yüzyılda yazmış,aloooo..
Zaten İbni Hişam'da bu tarihlerde Muhammed'i yazmadı mı?
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
''Provokasyon'' diyen feryat eden bu yobaz,nasıl oluyor da,tapındığı mabudunun açık açık ''yakaladığınız yerde öldürün'' dediği Hristiyanların yazdıklarını referans göstererek,kendi dinini doğrulamaya çalışıyor?O.O
Müslüman olmayan kaynak istediniz gösterdik. Hristiyanı niye kabul etmiyorsunuz? :)
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Yazının başında ''Oryentalistler arasında genelde kabul gören 'Süryani Ortodoks Edessa Papazı Yakub (640-708)' tarafından kaleme alınmış olan eserde'' denmiş ya,bu bilgiyi kontrol ettim..G.tünden uydurmuş bu ismi..
Nereden kontrol ettiniz, söyleyin biz de kontrol edelim. Diyelim ki bu kaynak yanlış, geriye 8 kaynak daha kalıyor. Onlar da mı yanlış? :)
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,091
Tepki puanı
327
Düşünce
Sünni
Süryani vakanüvisler arasında Muhammed'den bahseden var mı?Var ama bu yazıları tarihi kanıt/delil olarak ortaya koyamazsınız..Mesela Tel Mahreli Denis'in yazdıkları var ama tarih olarak 818-845 yılları arası veriliyor..Adam 9.yüzyılda yazmış,aloooo..
Zaten İbni Hişam'da bu tarihlerde Muhammed'i yazmadı mı?
Yazdığım diğer 8 kaynak 6 ve 7. yy ait :)
 

Ahlaksız

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
494
Tepki puanı
272
Düşünce
Ateist
Nereden kontrol ettiniz, söyleyin biz de kontrol edelim. Diyelim ki bu kaynak yanlış, geriye 8 kaynak daha kalıyor. Onlar da mı yanlış? :)
Yanlış başlayan bir yazının devamını okumaya gerek yok..Zaten Müslümanların bu konularda ne dediğini okumaya bile gerek yok ama okuyoruz işte..!
Şuradan kontrol ettim,sende et..
 
Üst