• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Kuran'da Çelişkiler

Deniz Cenkçi

Üye
Mesajlar
66
Tepki puanı
30
Düşünce
Ateist
ENAM 131 - Haberleri olmaksızın zulümleri sebebiyle, senin Rabbinin ülkeleri helak etmediği gerçeğinden ileri gelmektedir.

İSRA 17/16 - Artık o şehir yok olmayı hakeder. Biz de onu yerle bir ederiz.

Kendi kendini yalanlayan bir Allah!!

- - - - -

YÛSUF 109 - Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik.

NEML 82 - O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da...

FÂTIR 1 - Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allaha hamdolsun.

İlkinde sadece insan elçi olarak gönderildi diyor. İkincisinde bir mahlukatı da elçi olarak gönderdiğini söylüyor. En sonunda ise bu defa melekleri elçi yapıyor. 23 yılda gönderirsen önceki masallarını unutursun tabi. :)

- - - - -

ENAM 103 - Gözler Onu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

NECM 53/11 - Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.

Hani gözler Allahı göremezdi?

- - - - -

ENAM 101 - O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Onun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen Odur.

BAKARA 117 - (O), göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluverir.

Ol deyince her şey oluyorsa neden çocuk sahibi olamıyor?

- - - - -

BAKARA 221 - İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir.

MAİDE 5 - Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir.

Çelişkiye bak.

- - - - -

NİSA 119 - "Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allahın yarattığını değiştirecekler" (dedi). Kim Allahı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.

NİSA 4/120 - Şeytan onlara vadediyor, onları kuruntulara düşürüyor, ancak aldatmak için vaadde bulunuyor.

NAHL 93 - Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Saptıran kim Şeytan mı Allah mı? Yada Allah aslında şeytan mı?

- - - - -

NİSA 107 - Kendilerine hıyanet edenleri savunma; çünkü Allah hainliği meslek edinmiş günahkârları sevmez.

MÜNAFİKUN 5 - Onlara: Gelin, Allahın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Desin mi demesin mi Muhammed ne yapacağını şaşırmıştır heralde.

- - - - -

BAKARA 178 - Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır.

NİSA 93 - Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

Hani mümin öldürenin cezası mutlak cehennemdi? İnanılmaz büyük bir çelişki daha..

- - - - -

NİSA 78 - Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa "Bu Allahtan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senden" derler. "Hepsi Allahtandır"" de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!

SAD 38/41 - Kulumuz Eyyubu da an; Rabbine: "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi" diye seslenmişti.

NİSA 4/79 - Sana ne iyilik gelirse Allahtandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.

Hani her şey Allahtandı?

- - - - -

MAİDE 55 - Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allahtır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allahın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.

FUSSİLET 41/30-32 - "Rabbimiz Allahtır" deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur" diyerek inerler.

Hani tek dost Allahtı? Var mı bu iki ayet arasındaki derin çelişkiye cevap verebilecek bir Müslüman?

- - - - -

NİSA 48 - Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allaha ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.

NİSA 153 - Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musadan, bunun daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allahı apaçık göster" demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affettik. Ve Musaya apaçık delil (ve yetki) verdik.

- - - - -

ENAM 34 - Allahın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.

ENAM 115 - Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.

NİSA 46 - Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) "İşittik ve karşı geldik", "dinle, dinlemez olası", "râinâ" derler. Eğer onlar "İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar.

İlk iki ayette Allahın sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur diyor. Son ayette ise Yahudilerin kelimeleri değiştirdiğini söylüyor. Buna da hiçbir müslüman mantıklı bir açıklama getiremez.

Fırsat buldukça bu konuyu güncelleyeceğim. Sizlerinde şimdiye kadar çok üzerinde durulmayan veya gözden kaçan ama derin çelişkiler barındıran buna benzer tespitleriniz varsa yorumlara yazabilirsiniz. Bu şekilde mizahımızı geliştirebiliriz. İyi günler.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Başkanı
Mesajlar
1,788
Tepki puanı
1,048
Düşünce
Agnostik
Bakara suresi 3. ayette geçen "gayba iman etmek" çok tuhaf bir durum. Hatta Gayba İman Olur mu? adlı bir konu da paylaşmıştım. Gayb bilinmeyen demek. İnsan bilmediği bir şeye nasıl iman edebilir ki?
 
Üst