Kuran’da Lut Kavmi

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Selam, Kavm-i Lut gördüğüm kadarıyla ayetlerle ele alınmamış.

Ağırlıklı olarak Kuran ayetlerindeki bazı hususlara değineceğim.

Ayetlerimiz 7, 11, 15, 26, 27 ve 54. suredeki ayetlerdir. Son kısımda ise iki çelişkiyi konu edineceğim.

Bu ayetlerde kavmin nasıl helak olduğu anlatılmaktadır. Göze çarpan şey ise ayetlerdeki bazı felaketlerin eksik ve değiştirilerek anlatılmasıdır.
7:84
Üzerlerine yağmur yağdırdık. Bak, günahkarların sonu nasıl oldu?

11:82
Ne zaman ki, emrimiz geldi, o ülkenin altını üstüne getirdik ve üzerlerine istif edilip pişirilmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

15:73-74
Nihayet ortalık aydınlanırken korkunç ses onları yakalayıverdi!
Ardından yurtlarının altını üstüne getirdik, üzerlerine pişirilmiş çamur yağdırdık!

26:173
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kötü.

27:58
Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

56:34
Biz de onların üzerine bir kasırga gönderdik.



Dediğim gibi surelerde anlatılanların eksikliği ayetlerin eksikliğinden kaynaklanıyor. Çıkarttığım bir kısım yok.

Şimdi gelelim iki çelişkiye. Bunlardan ilki sıralama ile ilgili ikincisi ise meleklerin ne söylediği ile ilgilidir. Elbette Arapça kelimelerin aynı şekilde yazılması beklenemez fakat aynı konularda farklı ifadelerde bulunulması, çelişkidir.


11:77-82
Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. 'Ey kavmim' dedi. 'İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?'
Dediler ki: 'Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.'
Dedi ki: 'Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.'
(Elçiler) Dediler ki: 'Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiç biriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan (azap), ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?'
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.

15:61-68
Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, "bilinmedik tanınmadık kimselersiniz" dedi.
"Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.
Sana, gerçeği getirdik. Biz muhakkak doğru söylüyoruz."
"Hemen gecenin bir vaktinde ailenin hızla yola koyulmasını sağla! Sen de arkalarından git! Hiçbiriniz arkasına dönüp bakmasın! Size emredilen yere doğru gidin!"
Lût’a şu hükmü bildirdik: "Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!"
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Lût, "Bunlar benim misafirlerim, sakın beni utandıracak bir şey yapmayın?" dedi.

Görüldüğü gibi ilk çelişki, olay örgüsündeki çelişki. 11. surede kavminin ona doğru gelmesi, meleklerin Lut’u felaket hakkında uyarmazdan önceyken 15. surede kavmin gelmesi uyardıktan sonradır (mavi kısımlar).

Bir diğeri ise Meleklerin Lut’u uyarırken ne dediğidir. 11. surede ailenle birlikte yola koyul ifadeleri yer alırken 15. surede aileni çıkar sonra onları takip et demektedir (koyu kısımlar).
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Elbette Arapça kelimelerin aynı şekilde yazılması beklenemez fakat aynı konularda farklı ifadelerde bulunulması, çelişkidir.
Burayı biraz daha açalım da yanlış anlaşılmasın.

Örneğin adamın biri '' hello'' desin.
Bunu dilinize, adam merhaba dedi diyerek çevirirsiniz. Adam hello dedi diye çevirirseniz İngilizce bilmeyenler bön bön bakar.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,335
Tepki puanı
985
Düşünce
Sünni
ilk çelişki, olay örgüsündeki çelişki.
İyiymiş bu da Müslümanlardan niye yazan yok :D
“Elçiler Lut’un evine gelince O: 'Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.' dedi” mealindeki 61-62. ayetlerde, Hz. Lut ile meleklerin karşılıklı konuşmalarına yer verilmiştir. Özellikle Hz. Lut’un “Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.” demesinden sonra, konunun tamamlanması açısından -kasaba halkının geliş hikâyesini geriye bırakarak- bu sorunun cevabının soruya bitişik olarak verilmesi daha açıklayıcıdır.

Hatta bazı tefsir alimlerine göre, bu surede, Hz. Lut ile melekler arasında geçen konuşma bir bütünlük içerisinde söz konusu edildikten sonra, “Kasaba halkının onun evine geldiğine” dair kıssaya ayrı bir başlık olarak yer verilmiştir. (krş. el-Meraği, ilgi ayetlerin tefsiri)

Ayrıca Hicr suresinde, önce Hz. İbrahim’e bir çocuk müjdesi verilmiştir. Aynı müjdeyi veren melekler bu defa Hz. Lut’a da şımarık kavminin helak olacağı ve onlardan kurtulacağı müjdesini vermiştir. Bu iki müjdenin anlam birliği, -meleklerin kimliklerini açıklamaları daha sonra olduğu halde- daha önce diğer müjdenin ardından zikredilmesine vesile olmuştur. (krş. Alusi, ilgili yer)

Belagat açısından bu tefennün sanatı önemli bir yere sahiptir.
11. surede ailenle birlikte yola koyul ifadeleri yer alırken 15. surede aileni çıkar sonra onları takip et demektedir
Ailesinin arkasına bakmamasını isteyen birinin onlarla birlikte yürürken onları arkadan takip etmesi en doğru yöntemdir.

Sonuç olarak ayetlerde herhangi bir çelişki yoktur.
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
“Elçiler Lut’un evine gelince O: 'Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.' dedi” mealindeki 61-62. ayetlerde, Hz. Lut ile meleklerin karşılıklı konuşmalarına yer verilmiştir. Özellikle Hz. Lut’un “Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.” demesinden sonra, konunun tamamlanması açısından -kasaba halkının geliş hikâyesini geriye bırakarak- bu sorunun cevabının soruya bitişik olarak verilmesi daha açıklayıcıdır.

Hatta bazı tefsir alimlerine göre, bu surede, Hz. Lut ile melekler arasında geçen konuşma bir bütünlük içerisinde söz konusu edildikten sonra, “Kasaba halkının onun evine geldiğine” dair kıssaya ayrı bir başlık olarak yer verilmiştir. (krş. el-Meraği, ilgi ayetlerin tefsiri)

Ayrıca Hicr suresinde, önce Hz. İbrahim’e bir çocuk müjdesi verilmiştir. Aynı müjdeyi veren melekler bu defa Hz. Lut’a da şımarık kavminin helak olacağı ve onlardan kurtulacağı müjdesini vermiştir. Bu iki müjdenin anlam birliği, -meleklerin kimliklerini açıklamaları daha sonra olduğu halde- daha önce diğer müjdenin ardından zikredilmesine vesile olmuştur. (krş. Alusi, ilgili yer)

Belagat açısından bu tefennün sanatı önemli bir yere sahiptir.

Ailesinin arkasına bakmamasını isteyen birinin onlarla birlikte yürürken onları arkadan takip etmesi en doğru yöntemdir.

Sonuç olarak ayetlerde herhangi bir çelişki yoktur.
Ne olduğunu anlatmadın ki :)
Kavim felaket açıklanmadan önce mi sonra mı geldi? Bunu hala açıklamadın.
Bu olayın iki kere tekrar ettiğini söylemek hem komik hem de hayali bir VARSAYIM olur.
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Ailesinin arkasına bakmamasını isteyen birinin onlarla birlikte yürürken onları arkadan takip etmesi en doğru yöntemdir.

Sonuç olarak ayetlerde herhangi bir çelişki yoktur.
Bunu söyleyeceğini adım gibi biliyordum.

Lut’un hangi yöntemle gittiği zerre umrumda değil! Melekler ne dedi? Asıl sorun burada!
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Ayrıca Hicr suresinde, önce Hz. İbrahim’e bir çocuk müjdesi verilmiştir. Aynı müjdeyi veren melekler bu defa Hz. Lut’a da şımarık kavminin helak olacağı ve onlardan kurtulacağı müjdesini vermiştir. Bu iki müjdenin anlam birliği, -meleklerin kimliklerini açıklamaları daha sonra olduğu halde- daha önce diğer müjdenin ardından zikredilmesine vesile olmuştur. (krş. Alusi, ilgili yer)
Bu açıklama ancak ve ancak bu çelişkinin nedenini ortaya koymakta, çelişkiyi ortadan kaldırmamaktadır.
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
“Elçiler Lut’un evine gelince O: 'Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.' dedi” mealindeki 61-62. ayetlerde, Hz. Lut ile meleklerin karşılıklı konuşmalarına yer verilmiştir. Özellikle Hz. Lut’un “Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.” demesinden sonra, konunun tamamlanması açısından -kasaba halkının geliş hikâyesini geriye bırakarak- bu sorunun cevabının soruya bitişik olarak verilmesi daha açıklayıcıdır.
Bu da aynı şekilde. Çelişkinin nedenini ortaya koymakta, çelişkiyi ortadan kaldıramamaktadır.
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Şimdi ayetleri yeniden değerlendirip olay örgüsünün yer değiştirilmesiyle ortaya çıkan sorunları yazmakta fayda var.

11:77-82
Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. 'Ey kavmim' dedi. 'İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?'
Dediler ki: 'Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.'
Dedi ki: 'Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.'

(Elçiler) Dediler ki: 'Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiç biriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan (azap), ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?'
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.


15:61-73
Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, "bilinmedik tanınmadık kimselersiniz" dedi.
"Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.
Sana, gerçeği getirdik. Biz muhakkak doğru söylüyoruz."
"Hemen gecenin bir vaktinde ailenin hızla yola koyulmasını sağla! Sen de arkalarından git! Hiçbiriniz arkasına dönüp bakmasın! Size emredilen yere doğru gidin!"
Lût’a şu hükmü bildirdik: "Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!"
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Lût, "Bunlar benim misafirlerim, sakın beni utandıracak bir şey yapmayın?" dedi.
“Allah’a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın dedi.”

Onlar, ‘’Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik?” dediler.
Lut: “İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız.” dedi.
(Melekler) “Ömrüne andolsun ki onlar gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar.” dediler.
Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.



İlk suredeki olay örgüsünde kırmızı kısım yeşil kısmın söylenmesi üzerine söylenmiş. 15. surede böyle bir şeyin olmamasının nedeni, bu suredeki olay örgüsünde kavmin daha sonra gelmesidir.
15. surede mor ve koyu kısmın ek şekilde geçmesi de aynı nedenledir.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,335
Tepki puanı
985
Düşünce
Sünni
Kavim felaket açıklanmadan önce mi sonra mı geldi? Bunu hala açıklamadın.
Cevabınız linkte vardı:

Hud Suresinin 81. ayetinden de anlaşıldığı üzere-, hakikatte onlarınLut’un evine gitmeleri daha öncedir. (bk. İbn Aşur, Hicr: 67-69)
Bu olayın iki kere tekrar ettiğini söylemek hem komik hem de hayali bir VARSAYIM olur.
Tekrar eden olay değil, Kuranın bu olaydan bahsetmesi :)
Lut’un hangi yöntemle gittiği zerre umrumda değil! Melekler ne dedi? Asıl sorun burada!
Melekler ailesiyle birlikte yola çıkmasını ve onları arkadan takip etmesini söylemiş işte :)
Bu açıklama ancak ve ancak bu çelişkinin nedenini ortaya koymakta, çelişkiyi ortadan kaldırmamaktadır.
Ortada çelişki yok ki nedeni olsun :)
 

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Adam sıralıyor bildiğin. Şöyle şöyle şöyle diye. Bunun sonucunda da bir surede anlattığını diğer surede anlatamıyor. Bu çok açık.
 

DemoKratos

Vll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
6,162
Çözümler
1
Tepki puanı
3,507
Düşünce
Ateist
bir surede anlattığını diğer surede anlatamıyor. Bu çok açık.

Sanırsam bu, bir sürü bir laflar sayıklayıp sonuçta hiç bir şey anlatmamak için kasıtlı yapılmış.

Yoksa o kadar saçma oluyor ki başka açıklama olmuyor. Örneğin Davud yanına gelen şikayetçilerden neden korkuya kapılmış ve neden allahtan af dilemiş? Hayır yani bu Tevrat'ta açıkça anlatılıyor. Kuran'da niye kuşa çevrilmiş ve hiç bir şey anlaşılmıyor?

Ya da Eyyub. Ne için yemin etmiş de yemininin yerine gelmesi için kime bir demet sap ile vuracak? Yahu bir hikaye de bu kadar kuşa çevrilir mi be?!

Hayır bahsetmeyeceksen bahsetme yahu! Madem bahsediyorsun doğru düzgün bahset! Aynen tekrarlamak istemiyorsan hikayeye yeni bir yorum getir ki yeni bir kitap gelmiş gerçekten zannedilsin!

Bu da belagat ise ben Andromeda galaksisiyim artık!
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,335
Tepki puanı
985
Düşünce
Sünni

FİLEozof

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
1,250
Tepki puanı
534
Düşünce
Panteist
Anlatamadığını siz uydurdunuz.

Siz “çok açık” deyince şıp diye öyle olmuyor :)
Yazmıştık:
Şimdi ayetleri yeniden değerlendirip olay örgüsünün yer değiştirilmesiyle ortaya çıkan sorunları yazmakta fayda var.

11:77-82
Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. 'Ey kavmim' dedi. 'İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?'
Dediler ki: 'Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.'
Dedi ki: 'Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.'

(Elçiler) Dediler ki: 'Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiç biriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan (azap), ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?'
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.


15:61-73
Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, "bilinmedik tanınmadık kimselersiniz" dedi.
"Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.
Sana, gerçeği getirdik. Biz muhakkak doğru söylüyoruz."
"Hemen gecenin bir vaktinde ailenin hızla yola koyulmasını sağla! Sen de arkalarından git! Hiçbiriniz arkasına dönüp bakmasın! Size emredilen yere doğru gidin!"
Lût’a şu hükmü bildirdik: "Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!"
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Lût, "Bunlar benim misafirlerim, sakın beni utandıracak bir şey yapmayın?" dedi.
“Allah’a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın dedi.”

Onlar, ‘’Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik?” dediler.
Lut: “İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız.” dedi.
(Melekler) “Ömrüne andolsun ki onlar gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar.” dediler.
Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.



İlk suredeki olay örgüsünde kırmızı kısım yeşil kısmın söylenmesi üzerine söylenmiş. 15. surede böyle bir şeyin olmamasının nedeni, bu suredeki olay örgüsünde kavmin daha sonra gelmesidir.
15. surede mor ve koyu kısmın ek şekilde geçmesi de aynı nedenledir.
 

Son konular

Son mesajlar

Üst