Kuran'daki Astronomi Hataları

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
432
Tepki puanı
273
Düşünce
Agnostik
Kuran'ın gök cisimleri ve hareketleri konusunda, evrenin yapısı ve işleyişi konusunda oldukça yanlış fikirlere sahip olduğu göze çarpmaktadır. Kuran;
Dünyayı düz sanmaktadır.
Göğü/uzayı düz sanmaktadır.
Yeryüzünü evrenin en aşağı kısmı sanmaktadır.
Dünyanın kendi çevresinde döndüğünü bilmemektedir.
Kütleçekimi hakkında yanlış bilgilere sahiptir.

- - - - - - - - - - - -

- Biz dünyaya yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. (Saffat 6)

Kuran işte bu göğün yerden yükseltildiğini düşünüyor ki bu çok yanlıştır. Çünkü yıldızlı gök dünyadan daha önce vardı. Hatta dünya bu yıldızlı uzay boşluğundan çekilen parçalardan oluştu. Bunu bilmediği için,kütle çekimini bilmediği için yıldızlı göğün yeryüzünden yükseltildiğini sanıyor Kuran.

- - - - - - - - - - - -

- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu. (Rahman 7)
- Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Rad 2)
- Ve yükseltilmiş tavana and olsun. (Tur 5)
- Ve göğü nasılda yükseltmişiz. (Ğaşiye 18)
- Onu yükseltti ve bir tavan gibi yaptı. (Naziat 28)
- Gökleri yarattı direkler olmaksızın. (Lokman 10)


Tavan düz yada kubbemsi olur. Yuvarlak değildir. Oysa dünya yuvarlak olduğu için gök/uzay dünyanın tavanı olamaz. Olsa olsa dünyayı her bir tarafından sarmalayan bir şey olur. Yani dünyayı düz sanan birinin ifadesidir göğü düz bir tavan olarak sunan ifade.
Yıldızlarla dolu bu gök yerden yükseltildiği için, gökyüzünün yere düşmesi tehlikesi vardır Kuranda.

- - - - - - - - - - - -

- Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye. (Hacc 65)

Göğü nesnel bir tavan olarak düşündüğü için, yeryüzüne düşecek bir şey sanma cehaletine düşüyor Kuran. Tıpkı bir evin tavanının çökmesi gibi.

- - - - - - - - - - - -

- Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. (Nahl 26)
- Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. (Enbiya 32)


Evreni bir ev gibi düşünen, dünyayı evin düz zemini göğü de evin tavanı zanneden bir yanılgının içindedir Kuran. Gök yazılı bir kağıt gibi düz sanılıyor. O yazılı düz kağıt gibi dürüleceği söyleniyor.

- - - - - - - - - - - -

- Gök o gün yazılı bir kağıt gibi, kitap sayfası gibi dürülecek. (Enbiya 104)

Dünyayı evrenin en alt kısmı sanarsanız, göğü de dünyadan yükseltilmiş bir yer sanarsanız; göğün yere düşme tehlikesinin olduğu yanılgısına da düşersiniz böylelikle.

- - - - - - - - - - - -

- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu. (Rahman 7)
- Göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye. (Hacc 65)


Görünen o ki düz bir dünyanın üzerinde direksiz yükseltilmiş düz bir gök hayali var kuranda. Ve bu göğün yer üzerine düşme tehlikesi var. Tabi burada gök yukarısı dünyada aşağısı konumunda sanılmaktadır.
Oysa uzay bilgisi olan herkes bilir ki;
Yukarısı ve aşağısı gibi kavramlar söz konusu değildir uzayda.
Dünyayı evrenin en aşağısı zanneden biri için söz konusudur göğün düşme hareketi.
(Zaten Arapça Dünya/deni kelimesi edna/en aşağı olan kelimesinden türetilmiştir. Ve en aşağıda olan anlamına gelir. Yani Kuran gök yukarıda dünya aşağıdadır diyerek, kendinden öncekilerin dünyayı evrenin en alt zemini sanma yanılgısını sürdürüyor.)
Dünyayı evrenin en aşağısı zannettiği için; var olan her şeyin gök ve yer/dünya arasında olduğunu sanıyor.

- - - - - - - - - - - -

- Biz, göğü, yeri ve bunlar arasındakileri, oyun olsun diye yaratmadık. (Enbiya 16)
- Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennet için yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Âli İmran 133)


Yer’den kastedilen dünya gezegeni olduğuna göre, dünya da uzayda diğer gök cisimlerinden bir olduğuna göre “gök ile yer kadar” demek anlamsız bir ifadedir. Hatta bu ifadeden yerin en altta, uzayın ise üstte algılandığı anlaşılmaktadır.

- - - - - - - - - - - -

Ve Kuran Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için, Güneşin doğup batması olayını Güneşin hareketine yoruyor. Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır. Bunu bilmeyen Kuran yazarı olayı Güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor.

- Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. (Bakara 258)

Görüldüğü gibi Güneş bir yere gidip geliyor sanmaktadır kuran. Oysa olay sadece Dünyanın kendi etrafında dönmesidir. Güneşin bir yere gidip geldiği yoktur. Yani Kuran kendi çağının astronomi cehaletini aynen paylaşmaktadır.

- - - - - - - - - - - -

Aslında dünyanın düz olduğunu direk söyleyen ayetlerde vardır Kuran da:

- Ve yeryüzünü düz yaptı (sutıhat-düz olan-سُطِحَتْ). (Ğaşiye 20)
- Yeri bir döşek kıldık. (Nebe 6)


Döşek de yuvarlak değil düz bir şey'dir. Üzerine uzanacağınız düz bir zemini ifade eder.

- Ve yeryüzünü yayıp döşedi. (Naziat 50)
- Ve yeri döşeyip yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Kaf 7)
- Yeryüzünü uzunlamasına yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Hicr 19)
- Ve yere ve onu düzleyene(tahaha-طَحَاهَا). (Şems 6)


(ayette geçen tahaha açıkça düzleştirmek, düz kılmak anlamlarına geldiği halde modern çevirilerde farklı anlamlar verilmeye çalışılıyor. Böylece olayın üstü örtülmeye çalışılıyor.)
İbni Abbas, İbni Kesir ve Celaleyn tefsiri, bu ayetler dünyanın düz oluşunu çok iyi anlatır demişlerdir.

- - - - - - - - - - - -

- O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay ise bir nûrdur, ona birtakım konaklar da tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. (Yunus 5)

Ay’ın bir nur olmadığı sadece geceleri güneşten aldığı ışığı yansıttığı biliniyor.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Macit

☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
112
Tepki puanı
65
Düşünce
Agnostik
Kuran hatalarla dolu. Allahın astronomiden ne kadar anladığı şekil a da görünüyor.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Kehf suresinde de Zulkarneyn güneşin battığı yere gider ve orada güneşin bir balçığa battığından bahseder.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,766
Tepki puanı
1,030
Düşünce
Agnostik
Kehf suresinde de Zulkarneyn güneşin battığı yere gider ve orada güneşin bir balçığa battığından bahseder.
Müslümanlar bu tip ayetleri savunamayınca tevil getirirler hemen. Yok öyle değilde şöyle anlaşılması lazım derler. Yani insanların nasıl anlayacağına da onlar karar veriyor. Bu durum dinin ne kadar çürük temellere dayandığını gösterir.
 

Macit

☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
112
Tepki puanı
65
Düşünce
Agnostik
Kuranda hata sürüyle... Bu kadar hataya rağmen bu kitaba hala nasıl inanıyorlar hayret ediyorum doğrusu. Bu kitabın tanrı tarafından gönderilmediğini anlamak için daha ne olması gerekiyor!
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Çoğu zaman akla ve mantığa uygun tevilide yapamıyorlar. Aksine onu savunuyorlar. Kuranın toplumsal bir kitap olduğuna inanırsan o zaman cariyeliği ve köleliği neyle izah ediyorsunuz? diye sorduğumuzda cevap "Bu devirde de işçiler köle değil mi parayla fuhuş yapmak ya da metreslik cariyelikten daha kötü değil mi? " sorusuyla cevap veriyorlar. İyi de cariyeye köleye de ancak o devirlerde de güçlüler sahip olabiliyorlardı. O zaman bu Allahınız güçlülerin Allahı mı?
Güneşin doğduğu ve battığı yere efendim Zülkarneyn gitti ama bugünün insanı gidebildi mi? şeklinde çok saçma cevaplar veriyorlar. Bunlar telif filan asla olamazlar. Ama buna rağmen maalesef Türk halkı günden güne siyasal İslam ideolojisine teslim oluyor.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Tepki puanı
252
Düşünce
Agnostik
- O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay ise bir nûrdur, ona birtakım konaklar da tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. (Yunus 5)

Ay’ın bir nur olmadığı sadece geceleri güneşten aldığı ışığı yansıttığı biliniyor.

Nur: Tanrı ya da Tanrısal bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık, Tanrısal ışık.
Eğer Güneş'i Allah yaratmışsa,dolayısıyla Tanrısal bir ışıksa,onun ışığını yansıtan ay da Tanrısal bir ışık(nur) değil midir?

- - - - - - - - - - - -

- Gökleri yarattı direkler olmaksızın. (Lokman 10)

Tavan düz yada kubbemsi olur. Yuvarlak değildir. Oysa dünya yuvarlak olduğu için gök/uzay dünyanın tavanı olamaz. Olsa olsa dünyayı her bir tarafından sarmalayan bir şey olur. Yani dünyayı düz sanan birinin ifadesidir göğü düz bir tavan olarak sunan ifade.

Şöyle düşünelim: Hiç matematik bilmeyen birisisin ve ben sana direk integral anlatmaya başlıyorum. Anlama şansın var mı? Anlattıklarım, söylediklerim senin için bir şey ifade eder mi? Tabii ki hayır. Kitabın dönemin insanlarının anlayacağı bir dilde ve bilgi seviyesinde olmasının 2 açıklaması olur ama eminim ki 2. sini daha çok beğeneceksinizdir; eğer gerçekten bir Tanrının kitabıysa bu, gönderdiği kitabın daha iyi anlaşılması ve benimsenebilmesi için gönderdiği halkın anlayacağı bir üslupta yazacak kadar merhametlidir. 2. ihtimal ise Hz. Muhammed genel bilgisi dahilinde ve gerçekten insanları inandırabilmek ve ikna edebilmek için bu tarzda yazmıştır.

- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu. (Rahman 7)
- Göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye. (Hacc 65)
- Gök o gün yazılı bir kağıt gibi, kitap sayfası gibi dürülecek.
- Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. (Nahl 26)
- Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. (Enbiya 32)
- Ve yeryüzünü yayıp döşedi. (Naziat 50)
- Ve yeri döşeyip yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Kaf 7)
- Yeryüzünü uzunlamasına yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Hicr 19)
- Ve yere ve onu düzleyene(tahaha-طَحَاهَا). (Şems 6)

- Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. (Bakara 258)


Keza bu bütün ayetler de aynı 2 sebepten biri dolayısıyla bu şekilde günümüz bilimi karşısında anlamlarını yitirmişlerdir. Tarihi dönemleri kendi dönem şartlarına göre ele almak gerekir.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Kurân'da hata ararsan görmek istediğin şeyi görürsün. Çünkü kendini hata bulmaya şartlamışsın. Bunun yerine bahsi geçen ayetlerin tefsirlerini okuyabilirdin. Ehli sünnet alimler hiç bir zaman dünya düzdür dememiştir. Bir iki istisna dışında. Çünkü Kurân bırakın dünyanın düz olduğunu söylemeyi ima bile etmez.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Kuran'ın gök cisimleri ve hareketleri konusunda, evrenin yapısı ve işleyişi konusunda oldukça yanlış fikirlere sahip olduğu göze çarpmaktadır. Kuran;
Dünyayı düz sanmaktadır.
Göğü/uzayı düz sanmaktadır.
Yeryüzünü evrenin en aşağı kısmı sanmaktadır.
Dünyanın kendi çevresinde döndüğünü bilmemektedir.
Kütleçekimi hakkında yanlış bilgilere sahiptir.

- - - - - - - - - - - -

- Biz dünyaya yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. (Saffat 6)

Kuran işte bu göğün yerden yükseltildiğini düşünüyor ki bu çok yanlıştır. Çünkü yıldızlı gök dünyadan daha önce vardı. Hatta dünya bu yıldızlı uzay boşluğundan çekilen parçalardan oluştu. Bunu bilmediği için,kütle çekimini bilmediği için yıldızlı göğün yeryüzünden yükseltildiğini sanıyor Kuran.

- - - - - - - - - - - -

- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu. (Rahman 7)
- Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Rad 2)
- Ve yükseltilmiş tavana and olsun. (Tur 5)
- Ve göğü nasılda yükseltmişiz. (Ğaşiye 18)
- Onu yükseltti ve bir tavan gibi yaptı. (Naziat 28)
- Gökleri yarattı direkler olmaksızın. (Lokman 10)


Tavan düz yada kubbemsi olur. Yuvarlak değildir. Oysa dünya yuvarlak olduğu için gök/uzay dünyanın tavanı olamaz. Olsa olsa dünyayı her bir tarafından sarmalayan bir şey olur. Yani dünyayı düz sanan birinin ifadesidir göğü düz bir tavan olarak sunan ifade.
Yıldızlarla dolu bu gök yerden yükseltildiği için, gökyüzünün yere düşmesi tehlikesi vardır Kuranda.

- - - - - - - - - - - -

- Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye. (Hacc 65)

Göğü nesnel bir tavan olarak düşündüğü için, yeryüzüne düşecek bir şey sanma cehaletine düşüyor Kuran. Tıpkı bir evin tavanının çökmesi gibi.

- - - - - - - - - - - -

- Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. (Nahl 26)
- Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. (Enbiya 32)


Evreni bir ev gibi düşünen, dünyayı evin düz zemini göğü de evin tavanı zanneden bir yanılgının içindedir Kuran. Gök yazılı bir kağıt gibi düz sanılıyor. O yazılı düz kağıt gibi dürüleceği söyleniyor.

- - - - - - - - - - - -

- Gök o gün yazılı bir kağıt gibi, kitap sayfası gibi dürülecek. (Enbiya 104)

Dünyayı evrenin en alt kısmı sanarsanız, göğü de dünyadan yükseltilmiş bir yer sanarsanız; göğün yere düşme tehlikesinin olduğu yanılgısına da düşersiniz böylelikle.

- - - - - - - - - - - -

- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu. (Rahman 7)
- Göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye. (Hacc 65)


Görünen o ki düz bir dünyanın üzerinde direksiz yükseltilmiş düz bir gök hayali var kuranda. Ve bu göğün yer üzerine düşme tehlikesi var. Tabi burada gök yukarısı dünyada aşağısı konumunda sanılmaktadır.
Oysa uzay bilgisi olan herkes bilir ki;
Yukarısı ve aşağısı gibi kavramlar söz konusu değildir uzayda.
Dünyayı evrenin en aşağısı zanneden biri için söz konusudur göğün düşme hareketi.
(Zaten Arapça Dünya/deni kelimesi edna/en aşağı olan kelimesinden türetilmiştir. Ve en aşağıda olan anlamına gelir. Yani Kuran gök yukarıda dünya aşağıdadır diyerek, kendinden öncekilerin dünyayı evrenin en alt zemini sanma yanılgısını sürdürüyor.)
Dünyayı evrenin en aşağısı zannettiği için; var olan her şeyin gök ve yer/dünya arasında olduğunu sanıyor.

- - - - - - - - - - - -

- Biz, göğü, yeri ve bunlar arasındakileri, oyun olsun diye yaratmadık. (Enbiya 16)
- Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennet için yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Âli İmran 133)


Yer’den kastedilen dünya gezegeni olduğuna göre, dünya da uzayda diğer gök cisimlerinden bir olduğuna göre “gök ile yer kadar” demek anlamsız bir ifadedir. Hatta bu ifadeden yerin en altta, uzayın ise üstte algılandığı anlaşılmaktadır.

- - - - - - - - - - - -

Ve Kuran Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için, Güneşin doğup batması olayını Güneşin hareketine yoruyor. Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır. Bunu bilmeyen Kuran yazarı olayı Güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor.

- Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apışıp kaldı. (Bakara 258)

Görüldüğü gibi Güneş bir yere gidip geliyor sanmaktadır kuran. Oysa olay sadece Dünyanın kendi etrafında dönmesidir. Güneşin bir yere gidip geldiği yoktur. Yani Kuran kendi çağının astronomi cehaletini aynen paylaşmaktadır.

- - - - - - - - - - - -

Aslında dünyanın düz olduğunu direk söyleyen ayetlerde vardır Kuran da:

- Ve yeryüzünü düz yaptı (sutıhat-düz olan-سُطِحَتْ). (Ğaşiye 20)
- Yeri bir döşek kıldık. (Nebe 6)


Döşek de yuvarlak değil düz bir şey'dir. Üzerine uzanacağınız düz bir zemini ifade eder.

- Ve yeryüzünü yayıp döşedi. (Naziat 50)
- Ve yeri döşeyip yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Kaf 7)
- Yeryüzünü uzunlamasına yaydık (medednâ-hâ-مَدَدْنَاهَا). (Hicr 19)
- Ve yere ve onu düzleyene(tahaha-طَحَاهَا). (Şems 6)


(ayette geçen tahaha açıkça düzleştirmek, düz kılmak anlamlarına geldiği halde modern çevirilerde farklı anlamlar verilmeye çalışılıyor. Böylece olayın üstü örtülmeye çalışılıyor.)
İbni Abbas, İbni Kesir ve Celaleyn tefsiri, bu ayetler dünyanın düz oluşunu çok iyi anlatır demişlerdir.

- - - - - - - - - - - -

- O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay ise bir nûrdur, ona birtakım konaklar da tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. (Yunus 5)

Ay’ın bir nur olmadığı sadece geceleri güneşten aldığı ışığı yansıttığı biliniyor.
Kemal orada mısın? Sana bir cevap yazdım.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Hata, hata olan şeyde bulunur. 2x2=4 burda hata bulabilir misin?
Matematikten daha kesin bir bilim var mı? Bana matematikten örnek verme. Nasıl fizik=matematik değilse Kuran'da matematik değildir. İncelikli düşünce gerektirir. Muhkem ve müteşabih ayetleri, nesih ve mensuh ayetleri vardır. Zümer suresinde buyrulduğu gibi Kuran ikizli bir kitaptır. Ona düz mantıkla bakan herkes bu sebeple çelişki görür. Bu konuda Kuran ve Resulullah (s.a.v) bizi uyarmıştır. Kuran'ı anlamak istiyorsan düz mantıkla yaklaşmayacaksın. Bu konu da mantık şeytandandır yazımı oku.
 

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
432
Tepki puanı
273
Düşünce
Agnostik
Kuranda ne yazdığı ortada. Kelime oyunlarıyla bunu saklamaya çalışmak yanlış. Ayetler ortada.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Kuranda ne yazdığı ortada. Kelime oyunlarıyla bunu saklamaya çalışmak yanlış. Ayetler ortada.
Kelime oyunu değil bu, Kuran'ın bize öğretmeye çalıştığı incelikli düşünce. Tez - antitez = sentez gibi. Diyalektik düşünmeye çalış Kuran ayetlerini
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Tepki puanı
252
Düşünce
Agnostik
Kuranda ne yazdığı ortada. Kelime oyunlarıyla bunu saklamaya çalışmak yanlış. Ayetler ortada.
Kardeşim koca bir kitabı anlamayı 2x2 işlemi kadar basit bir şeye indirgeyemezsin. İlla matematiğe benzetmek istiyorsan 20 bilinmeyenli bir denklem diyebilirsin çünkü bu kitabı yorumlarken o kadar farklı değişken için işine girer (dine bakış açın, içinde bulunduğun çevren, birisi düşüncelerine saldırıyorsa ona karşı savunma isteği, genel hayat beklentin, o anki ruh halin, bu bilgileri alış biçimin ve bu liste uzar gider).
 

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
432
Tepki puanı
273
Düşünce
Agnostik
Kelime oyunu değil bu, Kuran'ın bize öğretmeye çalıştığı incelikli düşünce. Tez - antitez = sentez gibi. Diyalektik düşünmeye çalış Kuran ayetlerini
Bırakta nasıl düşüneceğimize biz karar verelim. Ben kendim gibi düşünüyorum ve Kuranın ilahi milahi olamayacağını düşünüyorum. Kuranda birçok hata ve yanlış görüyorum.
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Tepki puanı
252
Düşünce
Agnostik
Bak Müslümanları dogmatik bilgilerle dine inanma, akılcı olmamakla itham ediyorsundur muhtemelen. Eğer böyle değilse kusuruma bakma, ateistler genel olarak böyle düşündüğü için böyle düşüneceğini tahmin ettim. Genel olarak birçok Müslüman dini destekleyebilecek olan bulduğu ilk delile (veya kendi bakış açısına göre delil olan şeye) farklı bir açıdan da, mesela bir ateist açısından da nasıl bakılacağını göremez ve taraflı bir yorumda bulunur. Şu anda sen de farklı bir açıdan bakmayıp, sadece Kur'an ı çelişkili gösterebileceğini düşündüğün ve belki de böyle olmasını istediğin için, farklı bir açıdan bakamıyorsun. Yani körü körüne bir Müslüman nasıl bir zihinsel yapıda insan ise, sen de şu anda aynı zihinsel yapıda bir insan gibi davranıyorsun. Tek fark sen Ateizm i savunuyorsun. Araştırma yapmak, bilime güvenmek dediğin ilk aldığın bilimsel bilgiyi din karşıtlığına yormaksa, Müslümanların da ilk bulduğu ayeti din desteğine çevirmesi aynı şeydir. Fark yoktur.
 

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
432
Tepki puanı
273
Düşünce
Agnostik
Kardeşim koca bir kitabı anlamayı 2x2 işlemi kadar basit bir şeye indirgeyemezsin. İlla matematiğe benzetmek istiyorsan 20 bilinmeyenli bir denklem diyebilirsin çünkü bu kitabı yorumlarken o kadar farklı değişken için işine girer (dine bakış açın, içinde bulunduğun çevren, birisi düşüncelerine saldırıyorsa ona karşı savunma isteği, genel hayat beklentin, o anki ruh halin, bu bilgileri alış biçimin ve bu liste uzar gider).
Elbette 600 sayfa kitap 2x2 ile anlatılmaz. Benim anlatmak istediğim Kuranda hata olduğudur. Kastım buydu.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Hayır hata yok, aslında sen eksik bilgi sahibisin. Belliki İslam'ı islam olmayanlardan ya da yarım yamalak bilenlerden öğrenmişsin. Hemen tefsir okumaya başlamalısın. Elmalılı Hamdi ile başla.
 

Kemal

☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
432
Tepki puanı
273
Düşünce
Agnostik
Bak Müslümanları dogmatik bilgilerle dine inanma, akılcı olmamakla itham ediyorsundur muhtemelen. Eğer böyle değilse kusuruma bakma, ateistler genel olarak böyle düşündüğü için böyle düşüneceğini tahmin ettim. Genel olarak birçok Müslüman dini destekleyebilecek olan bulduğu ilk delile (veya kendi bakış açısına göre delil olan şeye) farklı bir açıdan da, mesela bir ateist açısından da nasıl bakılacağını göremez ve taraflı bir yorumda bulunur. Şu anda sen de farklı bir açıdan bakmayıp, sadece Kur'an ı çelişkili gösterebileceğini düşündüğün ve belki de böyle olmasını istediğin için, farklı bir açıdan bakamıyorsun. Yani körü körüne bir Müslüman nasıl bir zihinsel yapıda insan ise, sen de şu anda aynı zihinsel yapıda bir insan gibi davranıyorsun. Tek fark sen Ateizm i savunuyorsun. Araştırma yapmak, bilime güvenmek dediğin ilk aldığın bilimsel bilgiyi din karşıtlığına yormaksa, Müslümanların da ilk bulduğu ayeti din desteğine çevirmesi aynı şeydir. Fark yoktur.
Peki yukarıdaki ayetleri okuyan birinde soru işaretleri olması anormal mi sence?
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Tepki puanı
252
Düşünce
Agnostik
Elbette 600 sayfa kitap 2x2 ile anlatılmaz. Benim anlatmak istediğim Kuranda hata olduğudur. Kastım buydu.
Anladım kardeşim, benim de sana anlatmak istediğim, insanın doğasında hata yapmak vardır. Belki içinde bulunduğun durumdan dolayı tarafsız bakamıyorsundur, belki biz bakamıyoruzdur, veyahut saydığım gibi normalde kolayca farkındalığını yakalayamayacağımız birçok bilinçaltısal durum yüzünden hatalı kararlar veriyor olabiliriz. Temelde o farklılıklar sayesinde senin ile benim bakış açılarımız farklı. Bu da bize bir olaya birçok açıdan bakma fırsatı sunuyor. Söylemek istediğim, evet, eminim geçmişte bir çok araştırma yapmış ve Kur'an da mantık hatası veyahut aklına uymayan bir şeyler görmüşsün. Senden istediğim bunların üstünden tekrar geçmen ve bunları düşünürken istemsizce taraflı veyahut hatalı bir yargıya varmış mısın, bunu kontrol etmen. Aynısını ben de yapıyorum.
 
Üst