Kuranı Kerimin sonradan düzenlendiğinin delillerinden bir ayet daha: Vakıa 79

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
788
Tepki puanı
473
Düşünce
Ateist
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Vakıa 79: Ona(kur'ana), ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

Vakıa suresi Mekkede inen bir sûredir. yani ortada henüz bir kitap falan yok. Durum böyleyken nasıl oluyorda o KİTAP a temiz olanlar dokunabiliyor. ortada kitap olsa anlayacağız, ancak kitap haline gelmesi taaa ebu bekir döneminde (!) denk geliyor. Kitapsızlar sizi. Herşeyiniz mi yalan olur arkadaş....
78'de ''saklı kitap'',77'de ''yüce kuran'' yazıyor..
1-Pis şekilde dokunamayacağımız yüce kuran mıdır,yoksa saklı kitap mıdır?
2-Yüce kuran saklı kitapsa,bu kitap nerede saklı,niye saklı?Hani her şey apaçıktı?
3-77-78-79.ayetlerde kurandan değil de,kitaptan mı bahsediliyor yoksa?79.ayette ona dokunamazsınız derken,aslında bir önceki ayette saklı diye söz edilen kitaptan mı bahsediliyor?
4-Bu kadar kafa karışıklığı yaratmak yerine açıkça ''Kuran'a dokunmayın''yazmak çok mu zordu?

Dipnot:Kuran'ın ne olduğu hakkında;
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
8,285
Tepki puanı
530
Düşünce
Sünni
78'de ''saklı kitap'',77'de ''yüce kuran'' yazıyor..
1-Pis şekilde dokunamayacağımız yüce kuran mıdır,yoksa saklı kitap mıdır?
2-Yüce kuran saklı kitapsa,bu kitap nerede saklı,niye saklı?Hani her şey apaçıktı?
3-77-78-79.ayetlerde kurandan değil de,kitaptan mı bahsediliyor yoksa?79.ayette ona dokunamazsınız derken,aslında bir önceki ayette saklı diye söz edilen kitaptan mı bahsediliyor?
4-Bu kadar kafa karışıklığı yaratmak yerine açıkça ''Kuran'a dokunmayın''yazmak çok mu zordu?

Dipnot:Kuran'ın ne olduğu hakkında;
"Meknun" "saklı, korunmuş" gibi anlamlara gelir.

Ayetlerin hepsinde Kurandan bahsediyor.

Şüphesiz,

“Ona/Kur’an’a ancak temizler dokunabilir." (Vakıa, 56/79)
mealindeki âyetin ilk ve en açık manası “Allah’tan Cebrail vasıtasıyla Hz. Muhammed (asm)’e inen Kur’an vahyinin arılığını, duruluğunu bozan şeytan, cin gibi hiçbir müfsit yaratığın eli dokunmamış, fikri karışmamış, kuruntuları bulaşmamıştır...” şeklindedir.

Âyette, “Kur’an’a ancak temizler dokunabilir” ifadesinin tercih edilmesi, manevî kirlilik sayılan abdestsizlik, cünüp ve hayız türü şeylere de işaret etmek için olduğunu söyleyen âlimlerin bu görüşünün yanlış olduğu anlamına gelmez. Kur’an’ın açık hükmü yanında başka şeylere de delalet etmesi, sonsuz ilahî ilmin bir gereğidir.

Arapça bilenler bu cümlenin bir ihbar cümlesi olduğunu bilir. Yani ilk anlam temiz olmayanlar dokunmasın değil, şimdiye kadar Kuranın nüzulüne aracılık edenlerin sadece temiz olanlar olduğu haber veriliyor.

Dolayısıyla, buradaki “dokunma” anlamına gelen mess kelimesi, Kur’an’ın içeriğinin peygambere iletilmesinde meleklerden başkasının rolünün olamayacağını ve müşriklerin iddia ettikleri gibi kâhin veya şair sözü olmadığını ifade etmektedir. Zira müşrikler cin ve şeytanların gökten gelen haberlerden çalıntı yapabildiklerine, kâhinlerin de onlardan bilgi aldıklarına, yine her şairin kendisine şiiri dikte eden bir şeytanın bulunduğuna inanıyorlardı; Hz. Peygamber’in de Kur’an’ı böyle bir yolla elde ettiğini ileri sürmüşlerdi.
 
Üst