Kuran'ın Bir Benzerinin Yazıldığını Biliyor muydunuz?

Mehmet ali

Üye
Mesajlar
2
Tepki puanı
0
Düşünce
Ateist
Bir ateist olarak yazıyorum bu kitabın birkaç çevirisini gördüm ve kitap saçmalık lafza özenip saçma dini fikirlerini eklemeseler ve sadece kurana benzetmeye calissalardi fena olmayabilirdi.ama kesinlikle bunca yobazı kekleyen muhammedin kitabına benzemiyo.(objektif bir yorumdur sövmeyin.)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Gereksiz bir hobi olarak uğraşmışlar. Böyle bir çalışmaya gerek yoktur. Lafonten masalları bile Kuran'dan çok daha düzgün ve edebidir. Hiç bir kitabın da benzeri yazılamaz. Şimdi siz Türlerin Kökeni'nin benzerini yazabilir misiniz? Hayır. Das Kapital'in benzerini? Yazamazsınız. Kırmızı Başlıklı Kız masalını yeniden Mavi Yelekli Oğlan diye yazmanın bir anlamı yoktur.

Ömer Seyfettin'in bir hikaye kitabı Kuran'a binbeşyüz basar yani, Oscar Wilde'ın bir öykü kitabı yanında Kuran'ın lafı bile edilmez. Bunun üstün mükemmel bir şey olduğu aslı astarı olmayan bir inançtan ibarettir. Ne imla var ne düzgün bir anlatım, ne konu akışı konu bütünlüğü. Buna kitap demek bile yersizdir. Gitsen kağıt hurdalığından sayfalar toplasan ciltlesen yaldızlı bir de kapak taksan üstüne de cafcaflı bir isim bassan kitap mı olacak? Hayır olmaz.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni

İslamiyetten ayrılan iki Arap, benzeri yazılamaz denilen Kuran' ın bir benzerini yedi yıllık uğraş sonucunda yazmayı başardı. Böylece bin dört yüz yıllık "Kuran'ın bir Sure'sinin bile benzeri yazılamaz" mitosu çökmüş oldu. The True Furqan, Türkçe de Gerçek Furkan (doğruyu yanlıştan ayırt eden) anlamına geliyor. 366 sayfa olan The True Furqan, Arap Dili ve Edebiyatı profesörlerinden de geçer not aldı.

Aynı Kuran'daki gibi hatta daha iyi şiirsel dil kullanıldığı belirtilen kitapta bu güne kadar Arapça gramer hatası da bulunamadı. Bu e-kitap şimdilik sadece Arapça ve İngilizce dil seçeneği içeriyor.
Gerçek Furkan'ın web sitesi:
www.islam-exposed.org

Bu web sitesi kapatıldığı için The True Furqan'a web.archive.org sitesinde yer alan aşağıdaki arşiv linkinden ulaşabilirsiniz:
http://web.archive.org/web/20080822045534/www.islam-exposed.org/furqan/contents.html

Güncelleme (12.10.2016)
Şu anda web.archive.org sitesine bazı internet sağlayıcılarından ulaşım olmayabiliyor. Bu nedenle The True Furqan'ı pdf dosyası olarak aşağıya ekliyoruz. Tıklayarak indirip okuyabilirsiniz.
15 sene önceki bir haber ne İslamdan ayrılan Arap, ne de adı sanı belli olmayan hayali Arap dili edebiyatı profesörlerinin tam not verdiği iddialarının doğru olmadığını ortaya koyuyor. Bu kitap da Kurandan daha belagatlı olmadığına göre dünyanın en belagatlı kitabı halen Kuran ve bu kitaba kadar düşmanları dahi Kuran’dan daha belagatlı kitap olmadığını kabul etmek zorunda kalmış, bunu da anlamış oluyoruz
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Boşa zahmet. Ne yazsan Kuran'dan üstün olur zaten. Hiç olmazsa imlaya uygun, nokta virgül koyarak, satır başı, cümle başı sonu belli, anlam bütünlüklü, konu akışı düzgün şekilde yazarsın. Kuran'da o da yok.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Boşa zahmet. Ne yazsan Kuran'dan üstün olur zaten. Hiç olmazsa imlaya uygun, nokta virgül koyarak, satır başı, cümle başı sonu belli, anlam bütünlüklü, konu akışı düzgün şekilde yazarsın. Kuran'da o da yok.
Samimane ve doğru cevap verin lütfen, belagat konusundan anlıyor musunuz?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
"Bir kelimenin irabı değişince iadesi hasen olur. Ya zamir iade edilemeli yahut lafız iade edilmelidir."
Bu kural isimlerin iki kez tekrarlanmasını önlemeye yöneliktir. Örneğin:

-"Bunu sana kim söyledi?"
-"Mustafa'nın kardeşi Ali. Mustafa'nın kardeşi Ali yalan söylemez."

Bu diyalogdaki ikinci kişinin sözünü "Mustafa'nın kardeşi Ali. O yalan söylemez." şekline getirmek bir kuraldır.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Bu kural isimlerin iki kez tekrarlanmasını önlemeye yöneliktir. Örneğin:

-"Bunu sana kim söyledi?"
-"Mustafa'nın kardeşi Ali. Mustafa'nın kardeşi Ali yalan söylemez."

Bu diyalogdaki ikinci kişinin sözünü "Mustafa'nın kardeşi Ali. O yalan söylemez." şekline getirmek bir kuraldır.
Yanlış bu başka bir kural. Çünkü ikinci cümlede diyor ki: Ya zamir iade edilemeli yahut lafız iade edilmelidir. Demek ki lafız iade edilebilir. Bu iki kuralı birleştirirsek tabi ki tekrara girmemek için lafız yerine zamir iadesi daha güzel olur. Nahl 51 de demek ki anlatım bozukluğu yokmuş, belagat varmış. Buraya kadar yazdıklarıma itirazınız var mı, varsa nedir?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Hayır doğru, kuralın açıklaması budur. Lafız iade etmek yani tekrar söylemek anlam kuvvetlendirme ihtiyacı duyulursa yapılabilir. Cümlenin, Arapça tabiriyle, butlanına yol açmaz. Fakat anlam kuvvetlendirme gerekli değilse zamir ile iade yine Arapça tabirle ahsen olur.

Nahl 51 e gelirsek. Allahın iki rab ittihaz etmemizi istemediğini söyleyen lafını bize aktaranın, gizli özne şeklinde Cebrail ya da Muhammed olduğunu öne sürmek sorunu elbette çözer ama buna Arapça tabirle yine, bir karine gerekirdi. Kuran'da kimin konuştuğu çok fazla, rahatsız edici düzeyde belirsiz bırakılmıştır. Cebrail konuşuyor desen bir sıkıntı, Muhammed konuşuyor desen ayrı bir sıkıntı, Allah konuşuyor desen ayrı sıkıntı. Mevzu bu. Bu kitapta kim konuşuyor? Bu belli değil.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Hayır doğru, kuralın açıklaması budur. Lafız iade etmek yani tekrar söylemek anlam kuvvetlendirme ihtiyacı duyulursa yapılabilir. Cümlenin, Arapça tabiriyle, butlanına yol açmaz. Fakat anlam kuvvetlendirme gerekli değilse zamir ile iade yine Arapça tabirle ahsen olur.

Nahl 51 e gelirsek. Allahın iki rab ittihaz etmemizi istemediğini söyleyen lafını bize aktaranın, gizli özne şeklinde Cebrail ya da Muhammed olduğunu öne sürmek sorunu elbette çözer ama buna Arapça tabirle yine, bir karine gerekirdi. Kuran'da kimin konuştuğu çok fazla, rahatsız edici düzeyde belirsiz bırakılmıştır. Cebrail konuşuyor desen bir sıkıntı, Muhammed konuşuyor desen ayrı bir sıkıntı, Allah konuşuyor desen ayrı sıkıntı. Mevzu bu. Bu kitapta kim konuşuyor? Bu belli değil.
Nahl 51 de İrab değiştiği için önce zamir olarak iade ediliyor, sonra da anlamı kuvvetlendirmek için lafız olarak iade ediliyor, olay bu. Anlatım bozukluğu yok, belagat var
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
İşte konuşanın allah değil de Cebrail filan olduğunu neye dayanarak varsayacağız, sorun burada düğümleniyor. Bu kitapta kim konuşuyor? Bunun bu kadar belirsiz oluşu büyük bir sorun oluşturuyor. Bütün iş Kuran'daki o gizli özneyi bulmakta.

Diğer kutsal kabul edilen kitaplarda bu sorun yoktur. Çünkü bu kitaplar açık net şekilde peygamberin ağzından yazılmıştır.

Yani nahl 51 gibi öznel ifadelerde değil sadece, Kuran'ın bütününde sorun vardır. Kuran'ın allah kelamı olduğu yalan mı yoksa? Bu kabülü değiştirmeniz mi lazım? Bunu iyi düşünün. Büyük bir sorununuz var müslimler: Bu Kuran'ınızda konuşan kim?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Yani bakın netleştirerek toparlayayım: Nahl 51 e mahsus bir sorun olsa bunu çözmek biraz mümkündü. Burada Cebrail diyor ki, "allah dedi ki benim yanıma ikinci bir allah koymayın." Sonra Cebrail allahın sözünü aktarmayı bırakıp kendi sözüne geçiyor: "O tek allahtır." Sonra tekrar dönüyor allahın sözünü aktarmaya: "sadece benden korkun."

Yani ama tamam da bu Cebrail de lafı bir o yana bir bu yana niye çevirip duruyor? Gizli özneyi Cebrail yapınca biraz sorun hallolacak gibi görünse de Cebrail hakkında hiç bir ipucu yok bir, ikincisi bu Cebrail de niye lafı bu kadar evirip çevirip karıştırıyor?

Bu pasajda şimdi belagat var ha! Buna külahımı bırak pabucum, onu bırak çorabım bile inanmaz.

Cebrail: "allah dedi ki; 'benim yanıma ikinci bir allah koymayın.' O tek allahtır. Sadece ondan korkun." Böyle olsa kurtaracak ama böyle değil işte!
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
İşte konuşanın allah değil de Cebrail filan olduğunu neye dayanarak varsayacağız, sorun burada düğümleniyor. Bu kitapta kim konuşuyor? Bunun bu kadar belirsiz oluşu büyük bir sorun oluşturuyor. Bütün iş Kuran'daki o gizli özneyi bulmakta.

Diğer kutsal kabul edilen kitaplarda bu sorun yoktur. Çünkü bu kitaplar açık net şekilde peygamberin ağzından yazılmıştır.

Yani nahl 51 gibi öznel ifadelerde değil sadece, Kuran'ın bütününde sorun vardır. Kuran'ın allah kelamı olduğu yalan mı yoksa? Bu kabülü değiştirmeniz mi lazım? Bunu iyi düşünün. Büyük bir sorununuz var müslimler: Bu Kuran'ınızda konuşan kim?
Konuşan Allah ama bazı ayetlerde diğer varlıkların konuşmaları da ayet olarak naklediliyor. Yani her kelime Allah kelamı ama bizim de yaptığımız gibi bazen cümle değiştirilmeden naklediliyor. Bunda problem yok. Ayrıca verdiğim belagat örneği konusunda yazdığınız köylü konuşmalarının belagat olmadığını ispat ettik. O örnekteki belagatı kabul edecek misiniz yoksa hiçbir argüman sunmadan inkar etmeye devam mı edeceksiniz?
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Yani bakın netleştirerek toparlayayım: Nahl 51 e mahsus bir sorun olsa bunu çözmek biraz mümkündü. Burada Cebrail diyor ki, "allah dedi ki benim yanıma ikinci bir allah koymayın." Sonra Cebrail allahın sözünü aktarmayı bırakıp kendi sözüne geçiyor: "O tek allahtır." Sonra tekrar dönüyor allahın sözünü aktarmaya: "sadece benden korkun."

Yani ama tamam da bu Cebrail de lafı bir o yana bir bu yana niye çevirip duruyor? Gizli özneyi Cebrail yapınca biraz sorun hallolacak gibi görünse de Cebrail hakkında hiç bir ipucu yok bir, ikincisi bu Cebrail de niye lafı bu kadar evirip çevirip karıştırıyor?

Bu pasajda şimdi belagat var ha! Buna külahımı bırak pabucum, onu bırak çorabım bile inanmaz.

Cebrail: "allah dedi ki; 'benim yanıma ikinci bir allah koymayın.' O tek allahtır. Sadece ondan korkun." Böyle olsa kurtaracak ama böyle değil işte!
Zaten Ayet Allah dedi ki diye başlıyor, demek ki konuşan Allah. "İki ilah edinmeyin" ifadesinde ilah nesnedir. "O tek allahtır." ifadesinde ilah özne konumuna geldiği için irab değişir ve lafzın veya zamirin iadesi gerekir. Lafzı tekrar etmemek için "O" zamiri şeklinde iade edilir. Olay budur ve bu açık bir şekilde belagat örneğidir.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
974
Tepki puanı
355
Düşünce
Ateist
Zaten Ayet Allah dedi ki diye başlıyor, demek ki konuşan Allah.
Öyle dersek iş temelli batağa gidiyor zaten. O zaman tümden ifade bozukluğu. Ben sizin adınıza durum nasıl kurtarılır ona bakıyorum da durumu kurtarabilecek bir unsur yok müslimler sizin adınıza üzgünüm.

Yani "allah dedi ki" diyen kim, onu gizli özne yaparak durum kurtulur mu diye baktım da, olmuyor, maalesef sizin adınıza yine tabii. Bu pasajı kurtarmanızın bir yolu yok müslimler, bu apaçık bir anlatım bozukluğu örneği.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,635
Tepki puanı
142
Düşünce
Sünni
Öyle dersek iş temelli batağa gidiyor zaten. O zaman tümden ifade bozukluğu. Ben sizin adınıza durum nasıl kurtarılır ona bakıyorum da durumu kurtarabilecek bir unsur yok müslimler sizin adınıza üzgünüm.

Yani "allah dedi ki" diyen kim, onu gizli özne yaparak durum kurtulur mu diye baktım da, olmuyor, maalesef sizin adınıza yine tabii. Bu pasajı kurtarmanızın bir yolu yok müslimler, bu apaçık bir anlatım bozukluğu örneği.
Siz hiç Karacoğlan der ki diye şiirler okumadınız mı? Bu edebi bir sanattır ve ayrı bir belagat örneğidir. Evet ya karşı argümanınızı sunun ya da medeni insanlar gibi belagat olduğunu kabul edin
 
Üst