Kuran'ın Rüzgar Gafı

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,016
Düşünce
Agnostik
"O (Allah) dilerse rüzgarı durdurur, yelkenlerle giden gemiler o zaman denizin yüzeyinde durakalır." (Şura/33)

Bu ayetteki, Allah'ın rüzgarı durdurarak gemilerin hareket kabiliyetini engelleyeceği iddiası o dönemde bile değer taşımamaktadır. Motorun icadıyla bu iddia tümüyle geçerliliğini yitirmiştir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Kemal

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
391
Tepki puanı
253
Düşünce
Agnostik
Bu ayeti okuyan müslümanlar nasıl bir savunma (kıvırma) yapacak merak ediyorum.
 

Coolumsu

Üye
Mesajlar
148
Tepki puanı
34
Düşünce
Muvahhid
Mecaz diye bir şeyi hiç bilmiyorsunuz. Yazık böyle ayetlere üstünkörü bakmak ve inkar etmek.. İnkarcıları gördükçe imanın ne kadar değerli bir şey olduğunu anladım. :)
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
964
Tepki puanı
258
Düşünce
Sünni
"yelkenlerle giden gemiler" demiş zaten. :) Kuranın bir sürü mucizesinden sonra kafanın buna takılması. Cidden sizleri gördükçe Allah'ıma bir kez daha şükür ediyorum ki sizler gibi yolumu şaşırmış değilim.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,016
Düşünce
Agnostik
"yelkenlerle giden gemiler" demiş zaten. :) Kuranın bir sürü mucizesinden sonra kafanın buna takılması. Cidden sizleri gördükçe Allah'ıma bir kez daha şükür ediyorum ki sizler gibi yolumu şaşırmış değilim.
Ee konuya cevabın???
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
964
Tepki puanı
258
Düşünce
Sünni
Her şeyden önce bu iddianın çok zorlama olduğunu belirtmek istiyorum. Bu ayette belirtilen geminin o dönemde insanların gördüğü ve rüzgar ile hareket eden gemiler olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca ayette geçen “gemi” kelimesi incelendiğinde konu daha iyi anlaşılacaktır. Arapça’da genel anlamda “gemi” kelimesinin karşılığı “el- sefinu” dur. Fakat bu ayette “el-cevari” kelimesi kullanılmıştır. Tercüme edildiğinde bu kelime de gemi olarak meallerde çevrilmektedir. Bu kelime cereyan etmek, akmak anlamına “Cerea” fiilinden türer. Eski Türkçe’de kullanılan “ceryanda (rüzgarda)kalmak da bu kökten gelir. Harfi cer ile kullanılırsa “cereyne” kelimesi de “gemilerin hoş bir rüzgar ile onları alıp götürdüğü..” anlamına gelmektedir. Yine aynı kökten türeyen “cariyetün” kelimesi ise gemi, bulut, rüzgar anlamlarında kullanılmaktadır. (Kaynak: Kuran’ı Kerim Lügatı, Timaş Yayınları, syf:121)

Dolayısıyla bu kelimeyi sadece gemi olarak çevirmek tam karşılığını vermemektedir. Türkçe’den bir örnek vermek gerekirse “yelkenli” kelimesi bir gemi türüdür. Ama bu kelimenin içinde o geminin nasıl hareket ettiği de anlatılmaktadır. Yelkenli dendiğinde bu tür gemilerin rüzgar ile hareket ettiği ifade edilmiş olur. Benzer şekilde yukarıdaki ayette gemi diye çevrilen “el-cevari” kelimesinin içinde rüzgar ile hareket ettiği ifadesi zaten vardır. Bu anlam kelimenin kökünde mevcuttur. Sonuç olarak ayette ifade edilen, o dönemde insanların gördüğü, rüzgarla hareket eden gemilerdir. Zaten o ayette kullanılan ve gemi olarak çevrilen kelimenin kendisi de rüzgarla hareket eden gemi anlamına gelmektedir. Bu konuda yapılan eleştirilerin yanlış olduğu ortadadır. Bu eleştirinin dile getirilmesinin sebebi Arapça bilgi eksikliği ve önyargıdır. Eğer ayet önyargısız bakılsa, kastedilen mana kolaylıkla anlaşılmaktadır. Ayrıca kısaca ayette geçen kelimenin kökü incelense konu görüldüğü gibi kolayca çözülebilmektedir.

Zaten ayette verilmek istenen mesaj açıktır. Eğer bu yaşantımızda birşeyler yapabiliyorsak, ya da birşeyler oluyorsa, bunun bir sebebi var. Eğer bunu sağlayan şey ortadan kaldırılırsa, o iş-oluş da kalakalır.

Günümüzde gemiler isterse güneş enerjisiyle hareket etsinler. Yine değişen birşey yok. Bu sefer güneşin ışığı durdurulursa, dünyamıza ulaşmazsa gün ışığı, gemimiz kalakalır.

Ya da gemi küreklerle hareket ediyorsa, bu sefer bu yolla hareketi sağlayan fizik yasaları ortadan kalkarsa, gemi hareketsiz kalır.

Tabii burada anlatılan şey hayatın her alanı için de geçerlidir. Hayati bir organımız durursa yaşamımız da devam edemez. Bir uçağın veya kuşun havada kalmasını sağlayan fizik yasaları ortadan kalkarsa onlar uçamazlar.

Kısacası buradaki “yelkenli gemi” hem “yelkenli gemiyi”, hem “diğer tüm teknolojik araçları”, hem de hayatımızdaki “bütün gerçekleştirdiğimiz veya gerçekleşen işleri” anlatmaktadır.

Umarım açıklayıcı olmuştur.
 

SAMURAI

Üye
Mesajlar
4
Tepki puanı
7
Düşünce
Deist
Ve insanların arasında haccı ilân et ki, yaya olarak ve develer (damirin-ضَامِرٍ) üzerinde uzak dağ yollarının hepsinden sana gelsinler.(Hacc 27)

Görüldüğü gibi Kuran uçak ve otomobillerin yapılacağından habersizdir. İnsanların sonsuza kadar deve kullanacaklarını zannediyor. Bineklere binip gelsinler deseydi devenin ötesini de görebiliyor yorumu yapılabilirdi belki. Ama direk develer diyor. Devenin ötesini ön göremiyor. Kıyamet her an koptu kopacak diyen bir kitabın, kıyamet çok yaklaştı diyen bir kitabın, binlerce yıl sonrasının teknolojilerini tahmin etmeye çalışması olacak şey değildir zaten.

Kuran ilk muhatapların yaşadığı dönemde kıyametin kopmak üzere olduğunu söylüyor. Kıyamet çok ama çok yakın diyor ilk muhataplara (Ahzab 63, Zuhruf 66, Şura 17, Necm 57, Yasin 49-50, Enbiya 1). Kıyamet çok yakın diyen bir kitabın, kıyamet kopmak üzere diyen bir kitabın, binlerce yıl sonranın teknolojilerini tahmin etmeye çalışması beklenemez. Eğer bunu yapıyorsa dünya binlerce yıl daha kalacak demiş olur. Hem dünya binlerce yıl daha kalacak demesi, hem de kıyamet kopmak üzere, her an koptu kopacak demesi beklenemez.

Kıyamet kopmak üzere, çok fazla yaklaştı diyen bir kitap sadece insanları kıyamete hazırlamakla uğraşır. Binlerce yıl sonranın teknolojilerini tahmin edebildiğini göstermeye çalışmaz. Onun için kuran kendisini apaçık bir öğütten ibaret sayar.

Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmazdı da. O'na vahyedilen, bir öğütten (zikra) ve apaçık (mubin) bir Kur´an´dan başka şey değildir. (Yasin 69)

Öğüt olabilmesi için Kuran'ı kolaylaştırdık. (Kamer 32)
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
964
Tepki puanı
258
Düşünce
Sünni
Ve insanların arasında haccı ilân et ki, yaya olarak ve develer (damirin-ضَامِرٍ) üzerinde uzak dağ yollarının hepsinden sana gelsinler.(Hacc 27)

Görüldüğü gibi Kuran uçak ve otomobillerin yapılacağından habersizdir. İnsanların sonsuza kadar deve kullanacaklarını zannediyor. Bineklere binip gelsinler deseydi devenin ötesini de görebiliyor yorumu yapılabilirdi belki. Ama direk develer diyor. Devenin ötesini ön göremiyor. Kıyamet her an koptu kopacak diyen bir kitabın, kıyamet çok yaklaştı diyen bir kitabın, binlerce yıl sonrasının teknolojilerini tahmin etmeye çalışması olacak şey değildir zaten.

Kuran ilk muhatapların yaşadığı dönemde kıyametin kopmak üzere olduğunu söylüyor. Kıyamet çok ama çok yakın diyor ilk muhataplara (Ahzab 63, Zuhruf 66, Şura 17, Necm 57, Yasin 49-50, Enbiya 1). Kıyamet çok yakın diyen bir kitabın, kıyamet kopmak üzere diyen bir kitabın, binlerce yıl sonranın teknolojilerini tahmin etmeye çalışması beklenemez. Eğer bunu yapıyorsa dünya binlerce yıl daha kalacak demiş olur. Hem dünya binlerce yıl daha kalacak demesi, hem de kıyamet kopmak üzere, her an koptu kopacak demesi beklenemez.

Kıyamet kopmak üzere, çok fazla yaklaştı diyen bir kitap sadece insanları kıyamete hazırlamakla uğraşır. Binlerce yıl sonranın teknolojilerini tahmin edebildiğini göstermeye çalışmaz. Onun için kuran kendisini apaçık bir öğütten ibaret sayar.

Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmazdı da. O'na vahyedilen, bir öğütten (zikra) ve apaçık (mubin) bir Kur´an´dan başka şey değildir. (Yasin 69)

Öğüt olabilmesi için Kuran'ı kolaylaştırdık. (Kamer 32)
Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratacak. (Nahl/8) Bu ayetten anlıyoruz ki ileride gelecek otomobil, uçak v.b şeylerden bahsetmiş. Kıyamet çok yakın. Neye göre yakın? Kıyamet alametlerinden yola çıkarak bunu söylemeliyiz. Kıyamet alametleri ( Deccal, Dabbet'ül-arz, Güneşin batıdan doğması v.s ) gerçekleşmeden kıyamet kopmayacaktır. Huzeyfetu'l-Gifarı (r.a)'den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize "Ne konuşuyorsunuz?" dedi. Biz de "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik. Hazreti Peygamber; "Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır." dedi ve "Deccâl'i, dumanı(duhan), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (a.s.)'ın yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi." (Müslim, Fiten, 39).
 

Panaroma

Üye
Mesajlar
97
Tepki puanı
63
Düşünce
Sünni
Teknolojinin ilerlemesi ile doğa şartlarına bağlılığı elbette azaldı bu inkar edilemez. Lakin yüzde yüzlük bir korunma söz konusu değil. Bugün bir normal olmayan doğa olayları olduğunda gemiler demirlemek zorunda oluyor. Yaratıcıya karşı hep bir ihtiyaç söz konusu. Tanrı bile batıramaz denilen dönemin mühendislik harikası Titanic daha ilk seferinde suyu boylamıştır.
 

8-BitOyun

Üye
Mesajlar
117
Tepki puanı
24
Düşünce
Sünni
Müslümanım ama teknolojide bulunan önemli gelişmeler ulaşım araçlarını da etkiliyor yani o eski zamanlarda daha motor gibi şeyler icat edilmemiş tabii bundan dolayı rüzgar eskiden gemilere yardım ediyormuş ama şimdiki yüzyılda gemiler artık motor ile çalıştığından dolayı rüzgar gemilere bir şey etkilemez. Teknoloji gittikçe gelişirken yapay zeka da gelişir ama en önemlisi teknoloji değil, su ve bitkiler önemli. Ben teknolojiye çok odaklı biri değilim, ama icatlar emektir yani bazı elektronik cihazları yapmak çok kolay değil ama diyeceğim tek şey ise su ve bitkiler önemli. Ama Allah her şeyi yapabilir örnek olarak sel yapabilir deprem yapabilir yani Allah sadece rüzgar değil, her şeyi yapabilir.

Bu konuda herhangi bir tartışmaya girmemek için kendimi zor tutuyorum.
 

Tumudurere

Üye
Mesajlar
23
Tepki puanı
19
Düşünce
Ateist
Araplar ve diğer müslümanlar akaryakıtlı motor teknolojisini kaçırdılar artık ama korkarımki yeni gelen elektirikli motor teknolojisini de kaçıracaklar bu islam yüzünden.
 

Şarlo

☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
264
Tepki puanı
210
Düşünce
Agnostik
Araplar ve diğer müslümanlar akaryakıtlı motor teknolojisini kaçırdılar artık ama korkarımki yeni gelen elektirikli motor teknolojisini de kaçıracaklar bu islam yüzünden.
Japonlar 2020 için uçan araba projesini başlatmışlar bile.
 

Charles Dawkins

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
426
Tepki puanı
218
Düşünce
Ateist
Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratacak. (Nahl/8) Bu ayetten anlıyoruz ki ileride gelecek otomobil, uçak v.b şeylerden bahsetmiş. Kıyamet çok yakın. Neye göre yakın? Kıyamet alametlerinden yola çıkarak bunu söylemeliyiz. Kıyamet alametleri ( Deccal, Dabbet'ül-arz, Güneşin batıdan doğması v.s ) gerçekleşmeden kıyamet kopmayacaktır. Huzeyfetu'l-Gifarı (r.a)'den rivayet edilmiştir: Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize "Ne konuşuyorsunuz?" dedi. Biz de "Kıyâmet gününden konuşuyoruz" diye cevap verdik. Hazreti Peygamber; "Şüphesiz on alâmet görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır." dedi ve "Deccâl'i, dumanı(duhan), Dâbbetü'l-arz'ı, güneşin batıdan doğmasını, İsa (a.s.)'ın yere inmesini, Ye'cûc ve Me'cuc'u, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi." (Müslim, Fiten, 39).

Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratacak. (Nahl/8)

:D :D bu ayeti yazmak için kesinlikle sonsuz bir ilime ihtiyaç var.

Ah be müslimler. Sizler ne zavallı insanlarsanız. Dininizin son yüzyılının tadını çıkarın. Bu yüzyılda sonra dininiz artık hiçbir şeye egemen olamayacak. Yerini başka dinlere bırakacak. Dinler evrim geçirecek (tekrar ) ve dogmatik olmayacak. Gene zırva olacak tabi ama en azından cağımıza birazcık daha uygun olacak.
 
Üst