1. 1 dakikada üye olup sitede yazmaya başlayabilirsiniz
    anında üyelik için TIKLA

Laiklik Fransız Değil Türk İcadıdır

'Tarih' forumunda Mete Turan tarafından 6 Kasım 2016 tarihinde açılan konu

  1. Mete Turan

    Mete Turan Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,397
    Alınan Beğeniler:
    767
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Yazar Cengiz Özakıncı, “Laikliği Fransızların icat ettiği bir uydurmadır. Vahye dayalı dinsel toplumlarda laiklik devrimi dünyada ilk kez 1050-1060 yıllarında Türkler tarafından, Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Tuğrul Bey’in devrimi yalnızca Atatürk’ün laiklik devrimine değil, Fransız Devrimi’ne de örnek olmuştur. Yani Fransız Devrimi’nde Türk etkisi, Tuğrul Bey’in damgası var.”dedi.

    Başkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Batı’dan Alındığı Savlanan Atatürk Devrimlerinin Türk Tarihi’ne Dayanan Kökenleri” konulu konferansta konuşan Yazar Cengiz Özakıncı, “Atatürk’ün Devrimleri’ni anlayabilmemiz için, o devrimlerin toplumda hangi dönüşümlere yol açtığını bilmemiz gerektiği gibi, kökenlerini de bilmemiz gerekiyor. Bu nedenle, Atatürk Devrimleri’nin Batı’da zannedilen kökenlerinin aslında pek çoğunun Türk Tarihi’nde kökleri olduğunu anlatmak istedim. Atatürk’ün, devrimlerinin kökenlerini neden Türk Tarihi’ne dayandırdığını anlayabilmek için de, O’ndaki Türk tutkusunu bilmemiz gerekir.” dedi. 1854’te Kırım Savaşı yıllarında, o güne dek Batı tarafından ‘barbar’ olarak adlandırılan Türklerin, faizle borç alarak Batı sistemine entegre olmasıyla bir anda ‘uygar’ olarak nitelendirildiğini anlatan Özakıncı, “Uygar görülen Türkler, bundan kısa süre sonra 1868’lerde, İngiltere Başbakanı William Ewart Gladstone isimli bağnaz bir isim tarafından ‘barbarlık’ statüsüne evrilmeye başladı. Padişah Abdülaziz döneminde, alınan dış borçlar ödenemeyince Türkler yeniden ‘barbar’ oldu.” görüşlerine yer verdi. 1914’te ise yine İngiltere Başbakanı Lloyd George’un, Türklerin insanlığa hiçbir katkıda bulunmadığı iddia ettiğini dile getiren Özakıncı, George’un, ‘Türkler insanlığın kanseridir’ biçimindeki sözlerini anımsattı.

    Devrimler Türk Kökenli

    Osmanlı adına Paris Konferansı’na katılan Damat Ferit’in galip devletlerinden taleplerine karşılık, Onlar Konseyi’nin bu taleplere yanıtını tüm gazetelerde yayımlattığını dile getiren Özakıncı, şöyle dedi: “Lloyd George’un 1914’teki Türklere hakaretlerinin bir benzerini, altına on devlet imza atmış olarak bildiri biçiminde yayımlarlar. Damat Ferit bu bildiriyle Paris’ten kovuluyor. Atatürk’ten bu bildiriye bir yanıt vermesi isteniyor. Atatürk de bu bildiriye bir yanıt veriyor. Atatürk’ün bu olayın yaşandığı 1919’dan sonraki etkinliklerinde, ileri atılımlarında, devrimlerinde; her birini Türk kökenine bağladığını görüyoruz. Yaptıklarının her bir açıklamasında, ‘Bizim tarihimizde şurada şu olmuştur, biz bunu tekrar dirilttik’ diyor. Asla Batı’ya bağlamıyor. İşte Atatürk’te yaptığı devrimleri tamamen Türk kökenlere bağlama tutkusu, o galip devletlerin bildirisinin Atatürk’ün içine işlediğini ve ona yanıt vermeyi yaşamı boyunca yaptığı devrimleri ‘Bunlar da Doğu kökenli’ diye kafalarına vurarak kanıtladığını gösteriyor.”

    ww.jpg

    Laiklik Selçuklular'da Başladı

    Atatürk’ün en önemli kabul edilen devriminin laiklik olduğunu vurgulayan Yazar Özakıncı, Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Tuğrul Bey’in, halifenin yetki ve görev alanını sınırlandırdığı, halifenin devlet işleriyle bağını tamamen kopardığını anlatırken, şu görüşlere yer verdi: “O andan itibaren İslam’da dünya-devlet işleri ile din işleri tak diye ayrılmıştır. Bugün ders kitaplarında laikliğin öncüsü diye belletilen, ‘laikliği biz icat ettik’ diye böbürlenen Fransızlar, o tarihte yazı bile yazmıyorlardı. Türkiye’de Fransız Büyükelçiliği’nin internet sitesinde ‘Dünya ölçüsünde laikliğin bir Fransız icadı olduğunu yazabiliriz’ deniliyor. Laikliği Fransızların icat ettiği bir uydurmadır. Semavi dinlerde laiklik tamamen Türk icadıdır. Fransız Devrimi’nde bile Tuğrul’un etkisi vardır. Tuğrul hem din işleriyle, devlet işlerini ayırmış; hem de halifenin muhatabı olarak vezirini göstermiştir. Atatürk 1922’de saltanatla hilafeti ayırırken, Tuğrul’un 1050’li yıllardaki bu yaptığını Nutuk’ta belirtmiş, ‘İşte biz aynen böyle yapıyoruz’ diyerek, bu yaptığında Selçuklu Sultanı Tuğrul’u izlediği örneğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bir yandan da, ‘Siz yapmayı değil, yıkmayı bilirsiniz’ diyen o bildiriye yanıt vermiş oldu. Fransız Devrimi’nin ünlü kuramcılarından Voltaire de, Tuğrul Bey’in yaptığı devrimi çok iyi kavramış ve Fransız Devrimi’nin öncesindeki eserlerinde yer vermiştir. Vahye dayalı dinsel toplumlarda laiklik devrimi dünyada ilk kez 1050-1060 yıllarında Türkler tarafından, Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Tuğrul Bey’in devrimi yalnızca Atatürk’ün laiklik devrimine değil, Fransız Devrimi’ne de örnek olmuştur. Fransız Devrimi’nin düşünsel temellerini kuran isimlerden Fransız doğubilimci Joseph de Guignes’in de eserlerinde övgüyle Tuğrul Bey’in yaptıklarından söz ettiğini görüyoruz. Yani Fransız Devrimi’nde Türk etkisi, Tuğrul Bey’in damgası var.”

    Atatürk’ün akılcı ve bilimci eğitim devriminde Kutadgu Bilig’i kaynak aldığını ifade eden Özakıncı, Cumhuriyet devrimi konusunda da Atatürk’ün, Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra kurulan beyliklerden birisi olan Ankara Cumhuriyeti isimli bir bölgeyi tarih okumaları sırasında görmesiyle, bunu kaynak gösterdiğini açıkladı. Atatürk’ün Cumhuriyet’in kaynağını, Batı’ya ya da Fransa’ya değil; 1343-1354 arasında Anadolu’da kurulduğunu okuduğu bir Cumhuriyet’e dayandırdığını dile getiren Özakıncı, giyim ve şapka devrimi konusunda da kaynağın, ‘Batı tarzı giyim’ denilen ceket ve pantolon konusunda içinde Türklerin de bulunduğu İskitler, şapka konusunda ise Orta Asya olduğunu sunumundaki fotoğraf ve belgelerle anlattı. Yurttaşlık devriminin kaynağının da, İskitlerdeki ‘varsayımsal kandaşlık’ olduğunun altını çizen Özakıncı, harf devriminin de Türk kökenine dayanan bir tarihi olduğunu ifade ederken, Latin Alfabesinin Sümer ve Göktürk Abecesi’nden türediğini söyledi. Özakıncı, Atatürk’ü her yıl artan bir ilgi ve önemle anmak ve anlamak durumunda olduğumuzu belirtirken, “Atatürk yaptığı tüm devrimlerin kökenlerini özellikle Türk Tarihi’ne bağlayarak vurgulamıştır. ‘Batı’dan aldık, Batı’dan edindik’ yok. İşte bunun nedeni, Türklerin Batı tarafından ‘uygarlık yıkıcılığı’yla damgalanmış olmasına da verdiği yanıttır.”dedi.

    Kaynak: ODATV
     
    Son düzenleme: 6 Kasım 2016
    TuğrulHan bunu beğendi.
  2. Coolumsu

    Coolumsu Üye

    Mesaj:
    111
    Alınan Beğeniler:
    20
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Sadece Kuran

    Özel Mesaj
    Hayatımda okuduğum en cahilce yazı idi. Selçuklular laikmiş asdf :p
    Allah cehaletinizi arttırsın.. ;)

    Bir de buna inanlar var ya.. :D
     
  3. Kemal

    Kemal Disiplin Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    206
    Alınan Beğeniler:
    157
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Bu yazı Cengiz Özakıncı ya ait. Bu yazıda katılmadığın yerler olabilir ama Büyük Selçuklunun saltanatla hilafeti ayırması laik bir uygulamadır.
     
  4. Coolumsu

    Coolumsu Üye

    Mesaj:
    111
    Alınan Beğeniler:
    20
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Sadece Kuran

    Özel Mesaj
    Yazı saçma..
    Bilgisiz biri tarafından yazıldığı belli..

    İki soruda çökecek şeyleri iddia diye savunmanız, ortaya fikir diye atmanız saçma..
    Şimdi soruyorum.

    Bu laik(!) Selçuklu devletinde

    Hırsıza ne ceza veriyordu?
    Bu hangi kitabın hükmüydü?
    Adam öldürmeye ne ceza veriliyordu?
    İftira ile ilgili ne uygulanıyordu?
    Boşanma ile ilgili hangi kitabın hükümleri uygulanıyordu?
    Devlet başkanı ne üzerine yemin ediyordu?
    Örnek aldıkları kişiler kimlerdi?
    Devletin cihat yapma gibi bir görevi var mıydı?
    Evlilik, miras tarzı konularda hangi seküler kurallar uygulanıyordu?
    Medreselerinde laiklik dinin hangi ekolleri öğretiliyordu?
    Yoksa fıkıh, hadis, tefsir mi öğretiliyordu?
    Atatürk'ün ve laikliğin tarihteki dayanağı dediğiniz Selçuklu hükümdarları, Atatürk'ün bu yaptıklarını bilselerdi hakkında ne hüküm verirlerdi? Mutlu mu olurlardı laiklik fikrimizi geliştirmiş diye yoksa şeriatın uygulanmasını kaldırmış diye tekfir mi ederlerdi?

    Bu soruları da cevaplarsanız sevinirim.

    Bu uygulama laiklikle alakalı değildir. Sonuçta devletin yönetimi konusunda din dışlanmıyordu. Sadece siyasi iktidarını kaybetmiş Abbasi halifesine bir iadeyi itibardır.

    Saçma şeylerden saçma şeyler çıkarıp, mantıklı sonuçlara ulaşamazsınız. ;)
     
  5. Kemal

    Kemal Disiplin Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    206
    Alınan Beğeniler:
    157
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Bu soruları cevaplamaya gerek yok bence. Çünkü saydığın şeyler günümüz laikliğinde olan şeyler. O dönemdeki vaka ise laikliğe bir ilk adımdır.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş