Mevlanâ Müslüman mıdır?

Sirius

Üye
Mesajlar
85
Tepki puanı
46
Düşünce
Agnostik
Bu konuyu çok araştırmama rağmen hâlâ net bir cevabım yok. Vahdet-i Vücud (Panteizm'e eşdeğer) yani Tümtanrıcılık anlayışını temel aldığını biliyorum. Evrendeki her şey Tanrı'nın yansımasıdır. "Ne olursan ol, yine gel." Sözündeki gibi, insan Tanrı'nın yansımasıdır. Onu sevmemek Tanrı'yı sevmemektir. Bu yüzden kim olduğuna bakmadan sevilir. Mevlanâ "Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım." Derken, neyden bahsetmiş olabilir?
 

Ahlaksız

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
727
Tepki puanı
446
Düşünce
Ateist
Bir ara nette bir video/haber dolanıyordu..
Radikal Müslümanlar,kamyon şoförlerini aşağı indirip şii mi filan diye soru soruyorlardı..İstedikleri cevabı alamazlarsa,kafalarına sıkıyorlardı..Yani kimin Müslüman olduğu tartışılır..Bir sünniye göre şiiler Müslüman mı?Ya da bir şiiye göre sünniler?
Sünnilerin içinde onlarca/yüzlerce fırka var ve bunlar birbirlerini sürekli tekfir ederler..KAFİRSİN SEN FİLAN..
Şiiler de çok bölünmüştür..
Bu tasavvufçuları zaten Müslüman yerine koyan kim?
Mevlana kendisi Müslüman olmadığını söylerken,biz nasıl Mevlana'ya Müslümandır diyelim?!
Mevlana gibi isimler,kendilerini Allah yerine koyarlar..Mesnevi'nin başında bu tarz cümleler var zaten..
 

Minik Kuş

Üye
Mesajlar
714
Tepki puanı
43
Düşünce
Sünni
Vahdet-i şuhûd o.vücud değil.İbnü'l arabi ile karıstırdın sanırım.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
Bu konuyu çok araştırmama rağmen hâlâ net bir cevabım yok. Vahdet-i Vücud (Panteizm'e eşdeğer) yani Tümtanrıcılık anlayışını temel aldığını biliyorum. Evrendeki her şey Tanrı'nın yansımasıdır. "Ne olursan ol, yine gel." Sözündeki gibi, insan Tanrı'nın yansımasıdır. Onu sevmemek Tanrı'yı sevmemektir. Bu yüzden kim olduğuna bakmadan sevilir. Mevlanâ "Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım." Derken, neyden bahsetmiş olabilir?
Vahdet-i vücud, varlığın birliğini esas alan bir varlık tasavvurunu ortaya koyar.

Bu tasavvura göre "Allah her şeydir." veya "Her şey Allah'ın bir parçasıdır." denilmemiştir. Bu anlayış, panteizm yani vahdet-i mevcud olur.

Vahdet-i vücud
mevcudun değil varlığın birliğini esas alır.

Bu konuda temel hareket noktası şudur:

Varlık vardır, o da Allah’tır. Allah hakiki varlıktır. Diğer varlıklar, yani kevn alemi ise onun varlığı gibi hakiki bir varlığa sahip değildir.

Allah’ın varlığını kevn aleminin varlığından farklı kılan iki hususiyet vardır:

1. Allah, varlığı hem ezelî hem de ebedî olandır.

2.
Allah, varlığı kendinden olandır. Yani var olmak itibariyle başka bir varlığa ihtiyaç duymayandır.

Halbuki kevn alemi, hem ezelî ve ebedî değildir hem de varlığı kendinden değildir. Yani var olmak için başka bir varlığa ihtiyaç duymaktadır.

Bu bakımdan Allah’ın varlığı ile alemin varlığı bu iki keyfiyet itibariyle bir değildir. Bu yüzden bazı sufiler Allah’a hakiki varlık, aleme ise izafi / zıllî varlık demişlerdir.

Kişi ve gölgesi örneğini düşünürsek, kişi asıl varlık sahibidir, gölgesi ise ona bağlı olarak vardır. Gölgenin kendi başına bir varlığı yoktur. Allah ile alem münasebeti de bu nisbetledir.

“Her mevcud Allah’tır.”
önermesi ile “Allah’tan başka varlık yoktur.” önermesi aynı şeyi ifade etmez. Her mevcud Allah’tır dediğimizde panteizm olur ve sufiler bunu asla söylememişlerdir.

Ancak “Allah’tan başka varlık yoktur.” Allah’tan başka hakiki varlık yoktur anlamı çıkar.

Nitekim kevn alemi hakiki varlık değil izafi / zıllî varlıktır.

"Allah her şeydir.", "Her şey Allah'ın bir parçasıdır." ifadeleri panteist bir anlayışın ilkeleridir ve tasavvufun varlık anlayışı içerisinde bir karşılığı yoktur.

Biri her şeyi Allah olarak görmek, diğeri her şeyin arkasında Allah’ı görmektir.

İz, işaret anlamına gelen alem, Allah’ın bir parçası değil O’nun sıfat ve isimlerinin tecellileri ile izafi bir varlık şeklinde ortaya çıkmasıdır.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
Bu konuyu çok araştırmama rağmen hâlâ net bir cevabım yok. Vahdet-i Vücud (Panteizm'e eşdeğer) yani Tümtanrıcılık anlayışını temel aldığını biliyorum. Evrendeki her şey Tanrı'nın yansımasıdır. "Ne olursan ol, yine gel." Sözündeki gibi, insan Tanrı'nın yansımasıdır. Onu sevmemek Tanrı'yı sevmemektir. Bu yüzden kim olduğuna bakmadan sevilir. Mevlanâ "Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım." Derken, neyden bahsetmiş olabilir?
Tasavvuf ehli insanlar, yaşadıkları manevi ruh halini anlatmak için kelime bulamadıkları için, çok fazla mecaz kullanırlar. Bu yüzden ehli olmayan insanların kafasına göre yorum yapması, mecazı anlamadıkları için çok yanlış sonuçlara kişiyi götürebilir. Mesela bu ifadeleri önü ve arkasıyla birlikte okuyunca ölmüş kabirde olan bir insanın sözlerini yansıttığı düşünülebilir:

"Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım,
Ne doğudan, ne batıdan, ne karadan, ne denizden,
Ne doğanın darphanesinden, ne de göklerin çemberinden,
Ne topraktan, ne sudan; ne havadan, ne de ateştenim,
Ne arşı aladan, ne tozdan, ne varoluştan, ne de varlıktan,
Ne Hintliyim, ne Çinli, ne Bulgar, ne de Saksonum,
Ne Irak krallığı , ne de Horasan ülkesinden,
Ne bu dünyadan, ne öte dünyadan, ne cennet, ne de cehennemdenim"



Hazreti Mevlana, yolunu şöyle dile getirmektedir:

Ben sağ olduğum müddetçe Kur'ânın kölesiyim.

Ben Muhammed muhtârın yolunun tozuyum.

Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse;

Ben ondan da bîzârım, o sözlerden de bîzârım.
 

Heretik

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
980
Tepki puanı
410
Düşünce
Ateist
Tasavvuf ehli insanlar, yaşadıkları manevi ruh halini anlatmak için kelime bulamadıkları için, çok fazla mecaz kullanırlar. Bu yüzden ehli olmayan insanların kafasına göre yorum yapması, mecazı anlamadıkları için çok yanlış sonuçlara kişiyi götürebilir. Mesela bu ifadeleri önü ve arkasıyla birlikte okuyunca ölmüş kabirde olan bir insanın sözlerini yansıttığı düşünülebilir:

"Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım,
Ne doğudan, ne batıdan, ne karadan, ne denizden,
Ne doğanın darphanesinden, ne de göklerin çemberinden,
Ne topraktan, ne sudan; ne havadan, ne de ateştenim,
Ne arşı aladan, ne tozdan, ne varoluştan, ne de varlıktan,
Ne Hintliyim, ne Çinli, ne Bulgar, ne de Saksonum,
Ne Irak krallığı , ne de Horasan ülkesinden,
Ne bu dünyadan, ne öte dünyadan, ne cennet, ne de cehennemdenim"



Hazreti Mevlana, yolunu şöyle dile getirmektedir:

Ben sağ olduğum müddetçe Kur'ânın kölesiyim.

Ben Muhammed muhtârın yolunun tozuyum.

Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse;

Ben ondan da bîzârım, o sözlerden de bîzârım.
Müslüman değil ama Müslüman, 404 hatası sanırım o dönemler yoktu...
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Zaman içinde İslama monte edildi ve tarikatlar üretildi ondan ama, tasavvuf İslamdan başka bir şeydir.

Açık anlamı ile panteizmdir. Panteizm ise ateizmin ikiz kardeşidir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
Mevlâna denince aklıma hep şu video gelir.
Hululi olduğunu söylüyor ama hiçbir kanıt göstermiyor. Yukarıda tasavvuf ehlinin mecaz çok kullandığını, vahdet-i vücud anlayışını yazmıştım.
Vahdet-i vücud, varlığın birliğini esas alan bir varlık tasavvurunu ortaya koyar.

Bu tasavvura göre "Allah her şeydir." veya "Her şey Allah'ın bir parçasıdır." denilmemiştir. Bu anlayış, panteizm yani vahdet-i mevcud olur.

Vahdet-i vücud
mevcudun değil varlığın birliğini esas alır.

Bu konuda temel hareket noktası şudur:

Varlık vardır, o da Allah’tır. Allah hakiki varlıktır. Diğer varlıklar, yani kevn alemi ise onun varlığı gibi hakiki bir varlığa sahip değildir.

Allah’ın varlığını kevn aleminin varlığından farklı kılan iki hususiyet vardır:

1. Allah, varlığı hem ezelî hem de ebedî olandır.

2.
Allah, varlığı kendinden olandır. Yani var olmak itibariyle başka bir varlığa ihtiyaç duymayandır.

Halbuki kevn alemi, hem ezelî ve ebedî değildir hem de varlığı kendinden değildir. Yani var olmak için başka bir varlığa ihtiyaç duymaktadır.

Bu bakımdan Allah’ın varlığı ile alemin varlığı bu iki keyfiyet itibariyle bir değildir. Bu yüzden bazı sufiler Allah’a hakiki varlık, aleme ise izafi / zıllî varlık demişlerdir.

Kişi ve gölgesi örneğini düşünürsek, kişi asıl varlık sahibidir, gölgesi ise ona bağlı olarak vardır. Gölgenin kendi başına bir varlığı yoktur. Allah ile alem münasebeti de bu nisbetledir.

“Her mevcud Allah’tır.”
önermesi ile “Allah’tan başka varlık yoktur.” önermesi aynı şeyi ifade etmez. Her mevcud Allah’tır dediğimizde panteizm olur ve sufiler bunu asla söylememişlerdir.

Ancak “Allah’tan başka varlık yoktur.” Allah’tan başka hakiki varlık yoktur anlamı çıkar.

Nitekim kevn alemi hakiki varlık değil izafi / zıllî varlıktır.

"Allah her şeydir.", "Her şey Allah'ın bir parçasıdır." ifadeleri panteist bir anlayışın ilkeleridir ve tasavvufun varlık anlayışı içerisinde bir karşılığı yoktur.

Biri her şeyi Allah olarak görmek, diğeri her şeyin arkasında Allah’ı görmektir.

İz, işaret anlamına gelen alem, Allah’ın bir parçası değil O’nun sıfat ve isimlerinin tecellileri ile izafi bir varlık şeklinde ortaya çıkmasıdır.
Tasavvuf ehli insanlar, yaşadıkları manevi ruh halini anlatmak için kelime bulamadıkları için, çok fazla mecaz kullanırlar. Bu yüzden ehli olmayan insanların kafasına göre yorum yapması, mecazı anlamadıkları için çok yanlış sonuçlara kişiyi götürebilir. Mesela bu ifadeleri önü ve arkasıyla birlikte okuyunca ölmüş kabirde olan bir insanın sözlerini yansıttığı düşünülebilir:

"Ben ne Hristiyan, ne Yahudi, ne Zerdüşt, ne de Müslümanım,
Ne doğudan, ne batıdan, ne karadan, ne denizden,
Ne doğanın darphanesinden, ne de göklerin çemberinden,
Ne topraktan, ne sudan; ne havadan, ne de ateştenim,
Ne arşı aladan, ne tozdan, ne varoluştan, ne de varlıktan,
Ne Hintliyim, ne Çinli, ne Bulgar, ne de Saksonum,
Ne Irak krallığı , ne de Horasan ülkesinden,
Ne bu dünyadan, ne öte dünyadan, ne cennet, ne de cehennemdenim"



Hazreti Mevlana, yolunu şöyle dile getirmektedir:

Ben sağ olduğum müddetçe Kur'ânın kölesiyim.

Ben Muhammed muhtârın yolunun tozuyum.

Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse;

Ben ondan da bîzârım, o sözlerden de bîzârım.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Tasavvufun bence zirvesinde Hallacı Mansur yer alır. Enel hak, "ben tanrıyım" demiştir. Bu yüzden de yobaz vahşiler tarafından işkence ile öldürülmüştür. Hallacı Mansur tabii ki şizofren olduğu için bu lafı söylememiştir. Sadece kendisi değil, her şey tanrıdır onun inancına göre. La mevcude illa hu'dur, tanrıdan artık bir evren ve evrenden artık bir tanrı yoktur.

Tasavvuf budur ve kimse bunu Hallac kadar açıklıkla dile getirmemiş, o da öldürülmüştür. Bu vahşi yobazların kafası basmaz böyle işlere. Bunlara böyle zeka düzeylerinin üzerinde sözler söylersen olmaz. Celaleddin Rumi de söylememiştir çok fazla.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
La mevcude illa hu'dur, tanrıdan artık bir evren ve evrenden artık bir tanrı yoktur.

Tasavvuf budur
Bu apaçık cehalet örneği, her tarafı yanlış iddiaya zaten değinilmiş
“Her mevcud Allah’tır.” önermesi ile “Allah’tan başka varlık yoktur.” önermesi aynı şeyi ifade etmez. Her mevcud Allah’tır dediğimizde panteizm olur ve sufiler bunu asla söylememişlerdir.

Ancak “Allah’tan başka varlık yoktur.” Allah’tan başka hakiki varlık yoktur anlamı çıkar.

Nitekim kevn alemi hakiki varlık değil izafi / zıllî varlıktır.

"Allah her şeydir.", "Her şey Allah'ın bir parçasıdır." ifadeleri panteist bir anlayışın ilkeleridir ve tasavvufun varlık anlayışı içerisinde bir karşılığı yoktur.

Biri her şeyi Allah olarak görmek, diğeri her şeyin arkasında Allah’ı görmektir.

İz, işaret anlamına gelen alem, Allah’ın bir parçası değil O’nun sıfat ve isimlerinin tecellileri ile izafi bir varlık şeklinde ortaya çıkmasıdır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Mesele madalyonun hangi yüzüne bakılacağı. Tanrıdan artık evren yoktur deyince teist, evrenden artık tanrı yoktur deyince ateist olunur. Ama işin aslı panteizm, yani ateizmin ikiz kardeşidir. Tanrıdan artık evren yoktur tarafını öne sürmek takiyyedir.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Tasavvuf tam ikili oynama aracı! Muslimlere şirin gözükmek mi istedin, çevir hemen madalyonun "Allahtan artık evren yoktur" tarafını! Yok ateistlere mi şirin görünmek istedin, çevir hemen madalyonun "Evrenden artık tanrı yoktur" tarafını!

Gerçi ateistlere karşı takiyye yapmaya hiç gerek yoktur, ateistler muslimleri gördükleri yerde öldürmezler. Muslimlerin kitabında yazdığı gibi böyle bir kitapları ve ayetleri yoktur. Muslim katliamı yapanlara ne diyeceksin derseniz onlar ırkçı. Ateist değil. Hristiyan ve ırkçılar, Ku Klux Klan gibi aynı. Ateizmle alakaları yok.

Ayrıca bir şey toplumun benimsediği kitapta yazar ve yapılırsa tüm toplumu bağlar. Bir yerde yazmaz ama yapılırsa sadece yapanı bağlar.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,182
Tepki puanı
488
Düşünce
Sünni
"Evrenden artık tanrı yoktur"
Bu ifadeyi hiçbir tasavvufçu kullanmamıştır, dolayısıyla takiyye iftiranız çürüdü.
ateistler muslimleri gördükleri yerde öldürmezler. Muslimlerin kitabında yazdığı gibi böyle bir kitapları ve ayetleri yoktur.
1400 küsur yıldır Müslümanlarla birlikte Müslüman olmayanların da ülkelerde yaşadığı gerçeği diğer bütün yalanlarınız gibi bu yalanınızı da yüzünüze çarpıyor.

Hem takiyye hem de katliam iftiranız çürüdü.

Her neye bakarsan kendi yüzündür,

Kimde ne görürsen kendi özündür.

Yunus Emre
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Zaten tarihte de tasavvuf en geçerli takiyye aracı olagelmiştir.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,019
Tepki puanı
1,374
Düşünce
Ateist
Yani işin özetine gelirsek, tasavvuf "evrenden artık tanrı yoktur" demek sorun çıkaracağı için "tanrıdan artık evren yoktur" deyip yobazların vahşetine uğramaktan korunmanın aracı olmuştur.

Daha sonra da aynen mezhepleri çıkararak dinin parçalanması gibi, tasavvuf da tarikatlara parçalanmıştır. Mezheplerin din ile pek alakası kalmadığı gibi tarikatlerin de tasavvufla neredeyse hiç alakası kalmamıştır.
 
Üst