1. 1 dakikada üye olup sitede yazmaya başlayabilirsiniz
    anında üyelik için TIKLA

Muhammed'in; Mekke'de Hoşgörülü, Medine'de Savaşçı Olmasının Nedenleri

'Turan Dursun' forumunda Orhan Yolcu tarafından 23 Mart 2017 tarihinde açılan konu

  1. Orhan Yolcu

    Orhan Yolcu ★★★ Yönetim Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    295
    Alınan Beğeniler:
    241
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Kırk yaşındayken, kendisini "peygamber" olarak ilan eden Muhammed, ömrünün geri kalan 23 ya da 25 yılının aşağı yukarı yarısını Mekke'de, diğer yarısını da Medine'de geçirmiştir. Mekke'de bulunduğu süre boyunca Kuran'a koyduğu ayetler "Mekki", Medine'ye göçten (hicretten) sonra koyduğu ayetlere de "Medeni" deyimiyle tanımlanır. Mekki ayetler ile medeni ayetler, yumuşaklık ve sertlik ya da hoşgörülülük ve hoşgörüsüzlük veya barışçılık ve saldırganlık gibi konular bakımından birbirlerinden çok farklı ve genellikle çelişkili nitelikte şeylerdir. Genellikle bu farklılıklar ve bu çelişkiler, Muhammed'in Mekke döneminde henüz güçsüzken, Medine'ye geçtikten sonra, giderek güçlenmiş olmasından doğmuştur. Daha başka bir deyimle, henüz kendisini güçlü bulmadığı dönemlerde "hoşgörülü"ymüş gibi davranırken, güçlendiği an saldırgan ve savaşçı kesilmiş olmasındandır. Mekke dönemindeyken pek az taraftar toplayabildiği, yani henüz güçsüz durumda olduğu için, Kuran'a; hoşgörülü, yumuşak, barışçı, öğüt verici (tebliğ edici) gibi görünümlü ayetler koymuştur ki, bunlardan bazılarını diğer konularda gördük. Bunlar arasında, "(Ey Muhammed!) Sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün" (Gaşiye Suresi, ayet 21-22) ya da "(Ey Muhammed!) Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğdir" (Nahl Suresi, ayet 82) ya da "(Ey Muhammed!) Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur..." (Enam Suresi, ayet 68) ya da "Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim. Evet siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır" (Kafirun Suresi, ayet 6) şeklinde olanları vardır.

    Fakat, daha sonraki Medine döneminde Kuran'a. yerleştirdiği ayetler (yani medeni olan ayetler), sertlik ve şiddet ifadesi olarak, bu yukarıdaki "mekki" ayetlerle çelişki halindedir. Mekki ayetlerin "tebliğ et" ya da "öğüt ver" veya "dinde zorlama olmaz" şeklindeki yumuşaklığı yerine, medeni ayetlere "şiddet", "katılık", "savaşçılık" ve "saldırganlık" gibi nitelikler egemendir ki, bunlar arasında, "Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürünüz!" (Tevbe Suresi, ayet 5) ya da "Kafirlerle ve münafıklarla savaş (cihatta bulun. Ve onlara katı davran!" (Tevbe Suresi, ayet 74) şeklinde olanları vardır. Çünkü, Medine'ye geçtikten az sonra, çete saldırılan sayesinde ele geçirdiği ganimetler ve ganimetlerden yararlanmak isteyen taraftarların sayısının artması nedeniyle giderek güçlenmiştir; artık sadece "tebliğ edici" ya da "öğüt verici" değil, "emredici"dır; dilediği şeyleri kılıç yoluyla elde edebilicidir. Bu nedenle artık yumuşak davranmak, hoşgörü saçar olmak ihtiyacında değildir; bu nedenle Kuran'a, sert, yıldırıcı, lanetleyici, ölüm saçıcı, savaşçı nitelikte dehşet saçan hükümler koymuştur. [1]

    Güçsüz durumdayken, Kuran'a, "Biz Resulleri, sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz..." (Kehf Suresi, ayet 56) ya da "Ey Muhammed, sen öğüt ver, esasen sen sadece bir öğütçüsün. Sen onlara zor kullanacak değilsin" (Gaşiye Suresi, ayet 22-24) ya da "Dinde zorlama olmaz" (Bakara Suresi, ayet 256) şeklinde hoşgörülüymüş kanısını yaratıcı ayetler koyarken, [2] güçlendiği an sert ve dehşet saçar nitelikte ayetler yerleştirmiştir ki, bunların arasında "Allah yolunda kıtal" öngören (Nisa Suresi, ayet 84) ya da müşrikleri Müslüman yapıncaya kadar savaşı emreden, örneğin, "... (kafirlerin) boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın" (Enfal Suresi, ayet 12) ya da "Onları bulduğunuz yerde öldürün... Fitne kalmayıp yalnız Allah’ın dini ortada kalana kadar onlarla savasın" (Bakara Suresi, ayet 191-193) şeklinde olan ya da Yahudilere, Hıristiyanlara karşı savaş açılmasını ve İslami kabul etmelerine ya da "cizye" (kafa parası) vermelerine kadar savaşın sürdürülmesini öngören hükümler vardır ki, bunlar arasında, "(kitab ehline, yani Yahudilere, Hıristiyanlara ve İslami din edinmeyenlere karsı) ... boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın" (Tevbe Suresi, ayet 29) ya da "Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş. Ve onlara katı sert davran! Varacakları yer cehennemdir..." (Tevbe Suresi, ayet 73; Tahrim Suresi, ayet 9) şeklinde olanları var.

    [1] Her ne kadar Medine dönemine ait ayetlerin kimi çevirisinde "uyana" deyimleri geçmekle beraber, ayetlerin Arapça aslında kullanılan "imar" ve "nezir" sözcükleri, genellikle "korkutma" anlamını taşır. Bu konuda bkz. Turan Dursun, Kuran Ansiklopedisi, Kaynak Yayınlan, c.7, s.185.

    [2] Ali İmran Suresi, ayet 20; Maide Suresi, ayet 92, 99; Rad Suresi, ayet 40; Nahl Suresi, ayet 35, 82; Nur Suresi, ayet 54; Ankebut Suresi, ayet 18; Yasin Suresi, ayet 17. Bu konuda Turan Dursun'un "Kuran'daki Çelişkiler" başlıklı yazısı için bkz. 2000'e Doğru dergisi, 17 Aralık 1989, s.49.

    Öte yandan yine henüz yeteri kadar güçlü bulunmadığı zamanlar, özellikle Mekke döneminde, düşman kazanmamak amacıyla tedbirli davranmayı tercih etmiş, örneğin Tanrı'yı inkar edenlere ya da puta tapanlara sataşılmamasını, onların taptıkları şeylere sövülmemesini istemiştir. Çünkü, aksi takdirde onların da kendisine ve taraftarlarına saldıracaklarını ve sövmeye başlayacaklarını bilirdi. Bundan dolayıdır ki, Kurana,

    Alıntı:

    "Allah’tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da ... Allah'a sövmesinler" (Enam Suresi, ayet 108)

    der yada

    Alıntı:

    "...onlar, savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın..." (Bakara Suresi, ayet 191)

    şeklinde yumuşak ve barışçı nitelikte görünen ayetler koymuştur. Fakat, Medine'ye geçip de güçlendikten sonra, artık çekingen ve barışçı siyaset izlemeye gerek kalmadığı için, Kuran'a,

    Alıntı:

    "Ey Peygamber! Kafirlerle ve münafıklarla savaş (cihatta bulun!). Ve onlara katı davran (sertlik göster)! Varacakları yer cehennemdir..." (Tevbe Suresi, ayet 74; ayrıca bkz. Tahrim Suresi, ayet 9)

    şeklinde ya da biraz önce değindiğimiz gibi, yıldırıcı ve dehşet saçıcı hükümler koymuştur.

    (Kuran Ansiklopedisi, Kaynak Yayınları, c.4. s.97 vd. - Turan Dursun)
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2017
    Kaybeden Şair, KejooN ve Mete Turan bunu beğendi.
  2. KejooN

    KejooN ★★★★ Kıdemli Üye

    Mesaj:
    445
    Alınan Beğeniler:
    235
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Enam suresi, 108. ayet yarım alınmış, doğru anlamını verecek şekilde tam olarak yazılmamış. Ayetin tamamı: ''Onların Allah dışında yalvardıkları putlara sövmeyiniz ki, cahillik ederek şaşkınlığa kapılıp Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete davranış ve tutumlarını cazip gösterdik.''

    Yani bu ayette amaç hoşgörüyü bir karakter olarak insanlara aşılamak şeklinde aksettirilmiş -ya da ben öyle anladım- ama yazdığınız parçanın tamamına baktığımızda gerçekten başarılı, insanı Kur'an da çelişkilerin olduğuna dair şüpheye düşürmeye yetecek düzeyde. Ama ayetlerin hepsine detaylı olarak bakmadan bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü ilk baktığım ayet sadece kişinin düşüncesini destekleyecek şekilde yarım yamalak alınmış çıktı.
     
    Kaybeden Şair bunu beğendi.
  3. Kaybeden Şair

    Kaybeden Şair ★★★★★ Moderatör Adayı

    Mesaj:
    1,242
    Alınan Beğeniler:
    568
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
  4. K B
    K B
    Orhan Yolcu

    Orhan Yolcu ★★★ Yönetim Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    295
    Alınan Beğeniler:
    241
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
  5. K B
    K B
    Orhan Yolcu

    Orhan Yolcu ★★★ Yönetim Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    295
    Alınan Beğeniler:
    241
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Evet, ayetten sadece ilgili kısım alındığı için, ayetin hepsi alınmamış.
     
    Kaybeden Şair bunu beğendi.
  6. Kaybeden Şair

    Kaybeden Şair ★★★★★ Moderatör Adayı

    Mesaj:
    1,242
    Alınan Beğeniler:
    568
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Teşekkürler. Siz de açıklamakla iyi yapmışsınız.
     
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş