Muhammed'in Zeynep'i Karıları Arasına Katması

Orhan Yolcu

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
367
Beğeniler
313
Düşünce
Agnostik
#1
Muhammed' in evlatlığı zeyd'in karısı Zeyneb' i de karıları arasına katmasının öyküsü:
Zeyneb Bint Cahş, Muhammed'in oğulluğu Zeyd'in karısıdır. Zeyd'i Muhammed kendisine "oğul" edindiği için herkes ondan "Muhammed'in Oğlu (Zeyd Ibn Muhammed)" diye söz eder.

Muhammed bir gün, Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz, Zeyd'in karısı Zenneb'le karşılaşır. Birden tutulur Zeyneb'e. Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması, o kadının başka erkeğe -bu erkek kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd durumu öğrenir öğrenmez Muhammed'e gidip konuşur.

Zeyd:
-Karımdan ayrılmak istiyorum.

Muhammed:
-Neden? Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?

Zeyd:
-Vallahi hayır. Beni kuşkuya düşürecek hiçbir şeyi olmadı. Onun iyilikten başka bir şeyini görmedim. (Zeyd' in eşini boşamak istemesinin nedeninin Müslümanların dediği gibi geçimsizlik değil de Muhammed' in onu arzu etmesi olduğunu ispatlayan cümleler)

Muhammed:
- Öyleyse karını bırakma, Tanrı'dan kork!

Muhammed "karını bırakma" derken, gerçekte sevdiği Zeyneb'in boşanmasını istiyordu. İstiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın.
Ama bu isteğini ve sevgisini içinde gizliyordu.
İşte bunun üzerine, Ahzab Suresinin 37. ayeti gelir. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 22/10-II.) "Tabakatu İbn Sa'd"da daha geniş olarak yer alan bu aktarmayı, doğu bilimciler ele alıp eleştiri konusu yapıyorlar diye, gerçekleri örtme ya da ters yüz etme pahasına da olsa İslam'ı kurtarma çabasına girişmiş görünenler "iftira" diye niteliyorlar. Bu öykü, yüzyıllar boyu "hadis" kitaplarında ve tefsirlerde yer ala gelmiş olduğu halde. Şimdi ayete bakalım. Ayetin anlamı şöyle: (Çeviri, Diyânet'in)

"Ey Muhammed! Allahın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: "Eşini bırakma, Allah'tan sakın!' diyor; Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir." (Ahzâb, ayet: 37)

muhammedin-zeynep-ile-evlenmesi.jpg

Kritik nokta:

Muhammed, Zeyd'e "karısını boşamamasını" söylerken içinde bir şey saklıyordu. Bunu da sonradan Tanrı açığa çıkaracaktı. Muhammed'in içinde sakladığı neydi?

Yukarıdaki öyküye göre, bu sorunun iki karşılığı olabilir:

1- Muhammed'in içinde sakladığı şey, Zeyneb'e olan aşkıyla birlikte, Zeyd'in onu boşaması ve kendisini almasına olanak sağlamasını istemesiydi. Yukarıdaki öyküyü "uydurma ve iftira" diye niteleyenlerse; Muhammed'in içinde sakladığı ayette bildirilen şey için şu karşılığı veriyorlar: Onun sakladıgı şey, yalnızca, Zeyd'in karısının boşanması ve onunla kendisinin evlenmesi isteğiydi. Oysa bunlar hep iç içe şeyler. Çünkü Muhammed Zeyneb'e tutulmuşsa, kocasının onu boşamasını ve kendisinin almasını istemesi doğaldı. Bu yoldaki isteğini gizlemesiyle aşkını da gizlemiş oluyordu.

2- Muhammed'in içindekini gizlemesine, insanlardan korkup çekinmesine yol açıyordu.

Peki bu korkuya, çekinmeye yol açan neydi? Yani Muhammed, içindekini açığa vurduğu zaman insanların ne yapacaklarını düşünüyordu ki, onun korkusunu taşıyordu? Bu soruya şu karşılık veriliyor: Muhammed, oğulluğunun karısını almaya kalkıyor diye dedikodu yapılmasından çekiniyordu. Çünkü gelenek, böyle bir duruma elverişli değildi. Oğulluğun karısıyla evlenmek çirkin karşılanırdı. (Bkz. Muhammed Ali Sabuni, Safvetu't-Tefasir, 2/527-528 ve öteki tefsirler.) Öyküye göre şu karşılık da verilebilir: Muhammed, hem Zeyd'den, hem de öteki insanlardan çekiniyordu. Başkasının, üstelik de "oğulluğu"nun karısına göz koyduğu için... Bir süre bu nedenle durumu açığa vurmamıştı. Ama sonra, "ayetin gelişi" sorunu çözmüştü.

Muhammed'in, oğulluğundan boşanan Zeyneb'i alması bu yönde herkese bir kapı açmasına yöneliktir.
Ayette ileri sürülen gerekçe bu. Yani, herkes oğulluğunun boşanan karısıyla rahat evlenebilsin diye Muhammed'in Zeyneb'le evlendirildiğini açıklıyor.' Bu açıklama karşısında da bir soru beliriyor:

- Bu evlilik olmadan da soruna çözüm getirilemez miydi? Örneğin, bir ayetle, herkese böyle bir yola gitmenin "helal" olduğu bildirilirdi; sorun kalmazdı. Neden bu çözüm yolu seçilmedi de, ille de Muhammed'in Zeyneb'le evlendirilmesi gerekli görüldü? Bu sorunun karşılığı yok.

(Buraya kadar anlatılan öykünün devamını Arif Tekin' in "Kuran'ın Kökeni" adlı kitabın 166. sayfasından itibaren görelim:

".. Muhammed, Zeyd' i çağırıp bu ayeti (ahzap, 37) anlattıktan sonra ona şu görevi veriyor: "Git Zeynep' e bu olayları anlat ve onu bana iste.. Zeyd, kapıya varınca içeri giremiyor ve yüzünü çevirerek, -kendi anlatımına göre- ter içinde, sanki dünya başına yıkılmış gibi bir ruh hali içinde kendisinin Muhammed'in elçisi olduğunu ve onu istemeye geldiğini söylüyor. Zeynep ise o sırada hamur işi yapmaktadır. Zeyd'i dinledikten sonra olumlu yanıt vermiyor ve "düşünmem lazım" diyerek ibadet odasına çekiliyor. Zeyd, bu olumsuz haberi Muhammed' e bildirince Muhammed artık buna dayanamıyor ve doğruca Zeyneb'in evine giderek ona el koyuyor. Gerekçe, o sırada inen Ahzab Suresi'nin 37. ayetindeki "Ey Habibim, Zeyneb'i biz sana nikahladık" cümlesidir. Artık bu ayete dayanarak ne Zeynep'e mehir ücretini veriyor, ne evlenme için şahit tutuyor ve ne de Zeynep'in akrabasından izin alıyor. Bu sırada Muhammed 58 yaşında Zeynep ise 35 yaşında idi. Üstelik Muhammed'in yanında şu hanımları vardı:

1) Aişe (12 yaşında)
2) Hafsa (23 yaşında)
3) Ümmü Seleme (30 yaşlarında)

Olay burada da bitmiyor. Muhammed'in Zeynep ile evlenmesinden kısa bir süre sonra (Hicri 6. yıl) Zeyd, Muhammed tarafından üst üste 6 küçük savaşa-baskına gönderiliyor. Bunlar şunlardır:

1) Beni Süleym
2) İys
3) Taraf
4) Hisma
5) Vadi'l Kura
6) Ümmü Kirfe.

Zeyd, bunların hiç birinde vurulmayarak başarıyla dönüyor. Sonunda Muhammed Zeyd'i tarihte "Mute Savaşı" olarak bilinen savaşta 3000 kişilik Müslüman ordusuyla yaklaşık 100.000 kişilik Rum ordusunun karşısına çıkarıyor. Üstelik Halit Bin Velid gibi daha usta bir komutan var iken. Zeyd bu sefer öldürülüyor.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Mesajlar
10
Beğeniler
1
Düşünce
Alevi
#2
Hayır öyle değil. Peygamberimiz(sav) Hz. Zeyd'i evlat edindiğinde, evlat edinme yasaklanmamıştı. Allah bu durumu bildirdi ve o an içinde bulunduğu durumdan çıkmış olması için Hz. Zeyd'in karısıyla evlenmesini emretti. Efendimiz (sav) bunun üzerine; insanlar ne der? Diye düşünceye kapıldı. Allah hemen O'nu uyardı. İnsanlar ne der diye çekinme ve Rabb'inin dediğini yap. Bunun üzerine efendimiz (sav) Hz. Zeyd'in eşiyle evlendi. Böylece evlatlık edinmenin doğru olmadığı anlaşılmış oldu.
 
Mesajlar
10
Beğeniler
1
Düşünce
Alevi
#7
Yüce Allah buyuruyor:
(Allah) evlâtlık edindiklerinizi (öz) oğullarınız (gibi) kılmadı. Bu (evlât edinme), sizin ağızlarınızdan çıkan boş (geçersiz) sözlerdir. (Ahzâb – 4 )
 

RedOneTheDiver

☆☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
330
Beğeniler
132
Düşünce
Agnostik
#10
Ne dememi istiyorsun? Senin dinin sana benim dinim bana. Üstün ahlak olduğunu iddia ediyorsun ya. Gerisine sen karar ver. Hangisi üstün ahlak sence? Evlatlığının eşiyle evlenmek mi yoksa o çocuğu evladın gibi görüp eşine de gelinin gibi görmek mi? Ya da Allah eşini boşa diyor diyip gelinine hallenmek mi? Bakalım din denen zehir seni nasıl ahlaklandırmış. Seni merakla seyrediyorum.
 
Mesajlar
10
Beğeniler
1
Düşünce
Alevi
#11
Ne dememi istiyorsun? Senin dinin sana benim dinim bana. Üstün ahlak olduğunu iddia ediyorsun ya. Gerisine sen karar ver. Hangisi üstün ahlak sence? Evlatlığının eşiyle evlenmek mi yoksa o çocuğu evladın gibi görüp eşine de gelinin gibi görmek mi? Ya da Allah eşini boşa diyor diyip gelinine hallenmek mi? Bakalım din denen zehir seni nasıl ahlaklandırmış. Seni merakla seyrediyorum.
Elalem ne der diye çok umursuyorsunuz anlaşılan
 

RedOneTheDiver

☆☆☆
Kıdemli Üye
Mesajlar
330
Beğeniler
132
Düşünce
Agnostik
#12
Ahlak ne demek sence? Başkaları ile iletişiminiz sonucu oluşur ahlak. Yazısız kanunlara girer ve hukukun kaynaklarındandır. Başkaları olmadığında iyi ve kötü olabilir mi?
 
Mesajlar
10
Beğeniler
1
Düşünce
Alevi
#13
Ahlak ne demek sence? Başkaları ile iletişiminiz sonucu oluşur ahlak. Yazısız kanunlara girer ve hukukun kaynaklarındandır. Başkaları olmadığında iyi ve kötü olabilir mi?
Ahlak kendimize hakim olabilmektir fikrimce, size göre efendimiz (sav) de bulunmuyor, lakin elalemin tepkisini göze alıp Rabb'inin dediğini yapmak ta nasıl bi ahlaksızlık olabilir bilemiyorum