Nahl 51 de mantık hatası

GökTanrıcılık18

☆☆☆
Moderatör
Mesajlar
252
Tepki puanı
115
Düşünce
Deist
Eğer onlar barıştan yana olurlarsa, sen de barıştan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü işiten ve bilen O'dur. (Enfal,61)

Eee napıyoruz o zaman?
Burada bile Kuran'da çelişki var. Bir ayetinde üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın diyor. Başka ayette barıştan yana ol diyor.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
956
Tepki puanı
351
Düşünce
Ateist
Eee napıyoruz o zaman?
Muhammed ve Fetö gibi yapıyorsunuz. Gücünüz yokken eee efenim sizin dininiz size benimki bana, ben bekçi gönderilmedim, hoşgörü filan ayaklarına yatıyor, gücü ele geçirince müşrikler pisliktir, gördüğünüz yerde öldürün filan deyip darbe yapmaya kalkışıyorsunuz. Standartlarınız en başından en sonuna kadar aynı.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
Olumlu da olumsuz da olsa hepsi uyduruk masallardır. Biz örneğin Muhammed gelinine sulanan bir adam demiyoruz ki? Niye kendinize gelinine sulanan bir peygamber yaratıyorsunuz diye eleştiriyoruz.

Elli kere mi söyleyeceğim, haccı ekber gününde demesi Mekke ele geçmiş demektir. Ne savaşı?

Muslim olmayan tebaa zımmi dediğimiz cizye ödeyen ehli kitaptır. Müşrik tebaa hiç bir zaman olmamıştır.
Mekkenin fethi öncesinde de hoşgörüsünü gösteren örnekler verebilirim ama onlara da masal der geçersiniz. Sizin tarihi bir olaya masal dememeniz için ölçünüz nedir? O ölçülere göre delil getirelim de kaçacak yeriniz kalmasın. Bu coğrafyada çoğunlukla Müslümanlardan başka ehli kitap yaşadığı için müşrik azınlık olarak Mecusiler kısmen varlığını sürdürmüştür. İslam Alimlerinin Allahın varlığını inkar edenlerle münazaralarından ehli kitap harici insanların da varlığını gösteririr ayrıca yeni kilise,havra, mecusi tapınağı yapılması tartışmaları yaşanmış ki bu da ülkede mecusiler gibi müşriklerin de varlığına delildir. bkz: Menteşîzâde Abdürrahim, Fetâvâ-yı Abdürrahim, tsh. İbrahim Saib, c. 1, [Darü’t-Tıbaati’l-Âmire (Matbaa-i Âmire)] , İstanbul 1243 (1827), s. 78.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
Kuran'da belagat filan yoktur. Son derece sıradanın altında ve ifade bozukluklarıyla dolu bir betiktir. Kitap bile değildir, kitapta konu akışı, giriş gelişme sonuç bölümleri olur. Kağıt hurdalığından sayfalar toplayıp ciltlesen kitap olmayacağı gibi bu da kitap değildir.
Belagata bir örnek:
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ Bu cümle, azabın dehşetini göstermek için en hafif azabın şiddetli tesirine işaret eder. Yani azabın en azını ifade ederek ayetin bütünündeki manayı kuvvetlendirir. İşte:

لَئِنْ [eğer] kelimesi, şüphede bırakmayı ifade eder. Şüphe, azlığa bakar;

مَسَّ [dokunsa] kelimesi, azıcık dokunmak manasındadır, yine azlığı ifade eder.

نَفْحَةٌ [küçük bir esinti] kelimesi, hafif bir kokuya işaret edip azlığı ifade ettiği gibi, kipi de birliği gösterir. "Masdar-ı merre", yani fiilin bir defa yapıldığını bildiren mastar, gramer ilminde "biricik" demektir, azlığı ifade eder

نَفْحَةٌ kelimesindeki belirsizliğe işaret eden tenvin, azlığı ifade etmek içindir; o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir.

مِنْ ifadesi, "bir parça" demektir, azlığı bildirir.

عَذَابِ[azap] kelimesi de azlığa işaret eder, çünkü nekale yani şiddetli azaba ve ikaba yani ahiret azabına nispeten hafif bir cezadır.

رَبِّكَ [Rabbin] kelimesi de, Cenab-ı Hakk'ın Kahhar, Cebbar ve Muntakim isimlerine karşılık yine şefkati hissettirmekle azlığa işaret ediyor.
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
İşte ayetlerin iniş zamanına dikkat edeceksin.

Güç ele geçince inen ayetler güçsüzken inen ayetler zaten vurgulanan bu.
“O halde gevşemeyin de sizler daha üstün durumda iken, zillet gösterip barış olması için yalvarmayın."(Muhammed, 47/35)
“Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın. Savaş atları yetiştirin ki bu hazırlıkla Allah’ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve onların ötesinde sizin bilemeyip de ancak Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup yıldırasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, onun karşılığı size eksiksiz ödenir, size asla haksızlık yapılmaz. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah’a güven. Çünkü Allah semîdir, alîmdir/her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.” (Enfal, 8/60-61)

Ayetler birlikte değerlendirildiğinde savaş esnasında barış için yalvarmamamız, barış esnasında da daima savaşa hazırlıklı bulunmamamız ama barışın devamına taraf olmamızın emredildiği açıkça anlaşılıyor. Öte yandan iniş sıralamasında Muhammed 35'in önce, Enfal'in sonra olması da tezinizi çürütüyor
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
239
Tepki puanı
71
Düşünce
Deist
Tek tek cevaplayacağım tabi ki ama sizin de iddialarınızı tek tek yazmanızı bir konu bitmeden başka bir iddia ortaya atmamanızı rica ediyorum. Münazara böyle yapılır. Daha önce de yazdım: O dönem Araplarda belagat çok önemli. Bir şiir savaş başlatıp savaş bitirebiliyor. Kurandan daha belagatli tek bir eser olsa insanlar canlarını ve mallarını tehlikeye atıp Müslüman olmaz, çünkü Kuran ayetlerine iltifat etmezdi. İslamın yayılmasını engellemek için daha belagatli tek bir şiir söyleyebilseler olay biterdi ama yapamadılar. İslamiyet yayıldıkça baskı ve işkenceyi artırdılar. İnsanlar da Mekkeyi terk etmeye başladı. Buraya kadar yazdıklarımda yanlış gördüğünüz bir şey var mı? Varsa nedir?
Öncelikle cevabı geciktirdim kusura bakma. O dönemin şairleri ve şiirleri bunun yanısıra bu şiirlerin belağat yönünden üst sekmentte olduğunu tabiki biliyorum. Ancak o döneme ait (cahiliye dönemi) hiçbir şairin şiiri bize yazılı olarak ulaşmamış. Hicretten yaklaşık olarak 200 yıl sonra kulaktan dolma şiirler bu işi yapanlar tarafından kaleme alınmaya başlamış. dolayısıyla ikisini kıyas edecek sağlıklı bilgiler yok. Ayrıca belağat kime göre olma durumuna göre değişir. bir şiir veya yazı size göre çok güzel olabilir ancak benim yanımda hiç bir kıymet arz etmez. Ayrıca belagat kendi ait olduğu dil ortamında değerlendirilmelidir. Bizim gibi dili türkçe olan bir topluma kuran çok üst düzey bir belağata sahiptir içinde şu sanatlar vardır desen bu durum bizde pek bir yer etmez diye düşünüyorum.
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
239
Tepki puanı
71
Düşünce
Deist
Belagata bir örnek:
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ Bu cümle, azabın dehşetini göstermek için en hafif azabın şiddetli tesirine işaret eder. Yani azabın en azını ifade ederek ayetin bütünündeki manayı kuvvetlendirir. İşte:

لَئِنْ [eğer] kelimesi, şüphede bırakmayı ifade eder. Şüphe, azlığa bakar;

مَسَّ [dokunsa] kelimesi, azıcık dokunmak manasındadır, yine azlığı ifade eder.

نَفْحَةٌ [küçük bir esinti] kelimesi, hafif bir kokuya işaret edip azlığı ifade ettiği gibi, kipi de birliği gösterir. "Masdar-ı merre", yani fiilin bir defa yapıldığını bildiren mastar, gramer ilminde "biricik" demektir, azlığı ifade eder

نَفْحَةٌ kelimesindeki belirsizliğe işaret eden tenvin, azlığı ifade etmek içindir; o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir.

مِنْ ifadesi, "bir parça" demektir, azlığı bildirir.

عَذَابِ[azap] kelimesi de azlığa işaret eder, çünkü nekale yani şiddetli azaba ve ikaba yani ahiret azabına nispeten hafif bir cezadır.

رَبِّكَ [Rabbin] kelimesi de, Cenab-ı Hakk'ın Kahhar, Cebbar ve Muntakim isimlerine karşılık yine şefkati hissettirmekle azlığa işaret ediyor.
Eminim burdaki belağat(!)tan burdaki hiç bir kimse birşey anlamadı.

Belagata bir örnek:
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ Bu cümle, azabın dehşetini göstermek için en hafif azabın şiddetli tesirine işaret eder. Yani azabın en azını ifade ederek ayetin bütünündeki manayı kuvvetlendirir.
Eğer burdaki belağat azabın dehşetini göstermek için hafif azabın şiddetli tesiridir dersen (Ben burdaki belağatide göremedim ) o zaman şimdi bu duruma benzer bir durumda nükleer silahlara gösterilir, nükleer silahlarında çok ama çok azı çok büyük felakatler ortaya çıkarabilir. yani bu zamanda nükleer silahların çok azı, çok büyük felakate sebep oluyorsa bu da bir belağat sayılır mı.
mesala ben de bu konuyla ilgili bir ayet yazayım sana :)
"şüphe yokki bilim adamlarının ürettiği çok az bir nükleer karışım sizi helak etmeye yeter, o halde insanlık görevinizi unutmayın. insanlık görevini yerine getirmeyen büyük felaketi beklesin" (İnsanlık Suresi 1.ayet)
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
Eminim burdaki belağat(!)tan burdaki hiç bir kimse birşey anlamadı.


Eğer burdaki belağat azabın dehşetini göstermek için hafif azabın şiddetli tesiridir dersen (Ben burdaki belağatide göremedim ) o zaman şimdi bu duruma benzer bir durumda nükleer silahlara gösterilir, nükleer silahlarında çok ama çok azı çok büyük felakatler ortaya çıkarabilir. yani bu zamanda nükleer silahların çok azı, çok büyük felakate sebep oluyorsa bu da bir belağat sayılır mı.
mesala ben de bu konuyla ilgili bir ayet yazayım sana :)
"şüphe yokki bilim adamlarının ürettiği çok az bir nükleer karışım sizi helak etmeye yeter, o halde insanlık görevinizi unutmayın. insanlık görevini yerine getirmeyen büyük felaketi beklesin" (İnsanlık Suresi 1.ayet)
Olay şu yazılan her kelime hatta bazen harf azlık ifade ediyor. Konudan anlayanlar için bu müthiş bir belagat. Sizin yazdığınız insanlık suresinin buradaki belagatle ilgisi yok maalesef
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
239
Tepki puanı
71
Düşünce
Deist
Kişi anlamadığı bir konunun bir kitapta olmadığını iddia ederse komik duruma düşer
Bir kişiden başka dilde yazılan bir kitapta belağat çok üst düzeydedir denilip ve inanmasının beklenmesi daha komik değil mi sizce? Başka bir dilde yazılan bir kitaptaki belağattan bana ne? çünkü arapça benim ana dilim değil?
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
239
Tepki puanı
71
Düşünce
Deist
Olay şu yazılan her kelime hatta bazen harf azlık ifade ediyor. Konudan anlayanlar için bu müthiş bir belagat. Sizin yazdığınız insanlık suresinin buradaki belagatle ilgisi yok maalesef
senin vermiş olduğun tam manasını veriyorum.
Senin rabbinin azabından ufak bir esinti onlara dokunursa.............................. Enbiya 46.ayet
Bizi takip eden arkadaşlardan ricam lütfen objektif olarak bir bakın bu ayette çok olağan üstü bir uslup var mı? yani okuduğunuzda sizi çarpan, ya bu söz beni dehşete düşürdü diyen var mı?
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,756
Tepki puanı
336
Düşünce
Sünni
o zaman neden savunuryosun
Şu anda savunma yapmıyorum. Siz saldırı yapıyorsunuz, ama yeteri kadar bilginizin olmadığını dile getiriyosunuz. Konuyla ilgili bilgimin yettiği yere kadar yardımcı olmaya çalıştım. Bir cevaba varamadık ama devamında da mantıklı bir cevap olarak @bilgelikyolunda nın mesajları beni tatmin etti.
 

alemdar27

☆☆
Üye
Mesajlar
239
Tepki puanı
71
Düşünce
Deist
O zaman tam anlamıyla bilgi sahibi değilken, neyi eleştiriyorsun?
kaldı ki ben bilgi sahibi değilim demedim, az çok arapça bilgim var. Başka dildeki belağattan bana ne dedim. çok harika bir eser ancak kendi dilinde bir değer kazanır, başka bir dile çevrildiği zaman büyüsünü yitirir.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
956
Tepki puanı
351
Düşünce
Ateist
Belagata bir örnek:
Ne yani şimdi "üflesem uçacaksın" deyince vaaaav çok belagatli söz söyledin mi diyeceksin? Bu nasıl belagat yahu? Bunu köy kahvesinde memmedağa da söyler! "Bir rüzgar çıktı, nerdeyse benim traktörü alıp götürüyordu" der yani, bunun neresinde belagat?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
956
Tepki puanı
351
Düşünce
Ateist
Sizin tarihi bir olaya masal dememeniz için ölçünüz nedir?
Gerçek tarihsel belgelere dayanacak. Uyduruk efsanelere değil. Bakın Kuran'ı tarihsel bir belge kabul etmek olasıdır. Yanlış anlamayın, içinde yazanlar doğrudur anlamında değil. Ama bazı ipuçları elde edilebilir. Çünkü bunun oldukça uzun bir süredir değişmediğini varsayabiliyoruz. Çünkü bunu kutsal olduğu gerekçesiyle değiştirmeye çekiniyor ve koruyorlar. O yüzden "görmedin mi atomun çekirdeği etrafında ışık hızıyla dönen elektronları? Biz muhakkak çok kudretli ve çok güçlüyüz. Atomda nasıl bir güç saklı olduğunu bileceksiniz" filan gibi bir şey eklememişler. Ya da "biz muhakkak kürrei arzı güneş etrafında döndürmekteyiz. Rabbin buna gücü yetendir" filan gibi.

İyi ki de korumuş değişmesine izin vermemişler yani.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
Bir kişiden başka dilde yazılan bir kitapta belağat çok üst düzeydedir denilip ve inanmasının beklenmesi daha komik değil mi sizce? Başka bir dilde yazılan bir kitaptaki belağattan bana ne? çünkü arapça benim ana dilim değil?
Bilmiyorum diyebilirsiniz ama olmadığını iddia ederseniz komik duruma düşersiniz. Bizi ilgilendiren kısım şu, Kuran tüm insanlara bir araya gelip yardımlaşabileceklerini de söyleyip daha belagatli bir kitap yapma konusunda meydan okuyor. Mucize demek insanın yapmaktan aciz kaldığı olay demektir. Şu ana kadar insanlık bunu yapmaktan aciz kaldı, yani gözümüz önünde bir mucize var. Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar, ne diyelim...
 

bilgelikyolunda

Üye
Mesajlar
1,546
Tepki puanı
135
Düşünce
Sünni
senin vermiş olduğun tam manasını veriyorum.
Senin rabbinin azabından ufak bir esinti onlara dokunursa.............................. Enbiya 46.ayet
Bizi takip eden arkadaşlardan ricam lütfen objektif olarak bir bakın bu ayette çok olağan üstü bir uslup var mı? yani okuduğunuzda sizi çarpan, ya bu söz beni dehşete düşürdü diyen var mı?
Basit Türkçe çevirisinde belagat olduğunu iddia eden yok ki? Allah kelamı olan o kelimelerdir, basit çevirisi değil. İngiliz edebiyatının devlerinden Shakespeare'in eserlerini bile Türkçeye çevirirken basitleştiğini gözlemliyoruz.
 
Üst