Nasıl Deist Oldum?

Ivar

Çaylak
Mesajlar
89
Tepki puanı
38
Düşünce
Bağımsız
Hülasa; zırva tevil kaldırmaz.
🤔☝️
Her fiili yapan bir kişi vardır. Bu kuraldır. Aynı zamanda da evrenin tesadüf yaratılması imkansızdır. Evren tesadüf yaratıldığına göre neden daha değişmiyor? Yani aslında burada dünyadan bahsedelim. Dünya ilk oluştuğunda büyük bir meteor yağmuru oldu ve meteorlar içindeki sular sayesinde yeryüzü su ile kaplandı. Neden daha bu olmuyor? Tesadüf ise illâ ki olmaktadır.
Bunun bir sürü örneği var:
Bir binanın yaratıcılarını düşün...
Resmin ressamı...
Zırvalamaya devam ediyorsun.

Fiili gerçekleştiren Fail ifadesi hukuki terimdir. Bir maddi olgunun varlığını ifade eder. Bu benzetme buraya uymaz. Mümkün değil. Ortada ne bir fiil var. Nede fail. Ne de faili meçhul suç!.



Azmettiren "tanrı".

Bina örneği gene olmaz. Ortada bilinçli bir inşaata ve mimara işaret eden hiçbir bilimsel veri yoktur.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

PastayıSeven

Çaylak
Mesajlar
510
Tepki puanı
99
Düşünce
Deist
Bu nasıl mantık? Ekosisteme hayvanların zarar verdiği zamanlar da oluyor.
Hayvanları fazla olması ekosistemi bozar, hayvanların az olması ekosistemi gene bozar. Bir hayvan ekosisteme fayda sağlarken başka konuda zarar sağlarsa zaten başka bir hayvan da bu zararı kapatır.
🤔☝️

Zırvalamaya devam ediyorsun.

Fiili gerçekleştiren Fail ifadesi hukuki terimdir. Bir maddi olgunun varlığını ifade eder. Bu benzetme buraya uymaz. Mümkün değil. Ortada ne bir fiil var. Nede fail. Nede faili meçhul suç!.



Azmettiren "tanrı".

Bina örneği gene olmaz. Ortada bilinçli bir inşaata ve mimara işaret eden hiçbir bilimsel veri yoktur.
Ortada nasıl fiil yok? Evreni yaratmak? Binayı bilinçli bir kişi bilgisi ve kudreti ile yapar.
 

Ivar

Çaylak
Mesajlar
89
Tepki puanı
38
Düşünce
Bağımsız
Ortada nasıl fiil yok? Evreni yaratmak? Binayı bilinçli bir kişi bilgisi ve kudreti ile yapar.
Anlattık, anlamadın. Veya anlayıpta anlamıyor ayağına yatttın. Bunlar bizim değil sizlerin sorunu. Forumda bu dandirik soruların cevapları çoktan verilmiştir.

Yapma- etme fiili somut gözlemlenmek zorundadır. Yukarıda uyarmışız. Anlamamazlığa vermişsin: "Hukuki terimler". Fiili yapan eden "olgu" olmadan önce tanımlanmıştır: yani salt gözlemlenmiştir. Faili meçhul daha önce birebir bir olay gerçekleşmiş olduğundan o adla tanımlıdır. Daha önce yaşanmış, gözlemi sabit ve kesin bir olayın olgusudur. Yapanın tespit edilmemesi teknik bir sorundur. Senin iddia ettiğin: "ol dedi oldu" diye bir olay ortada yok. O senin sanrın. Tanımlayacaksın. Ben tanımladım oldu ile olmuyor işte. Olsa dükkan senin. Atomlara emir veren var iddianı nasıl kanıtlayacaksın. Kaldı ki, atomlara insanlar hükmetmektedir(eviriyo- çeviriyo). Yapan eden, inşaa eden biri varsa o da insandır. Bak bu geçerli bir olgudur. Niye yoruyorsun insanları?
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Evren

Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
704
Tepki puanı
143
Düşünce
Bağımsız
Hayvanlar hayatta kalmak için birbirini yiyor evrende düzen yok demek ki düzenleyen de yok diyen bir arkadaş..


Atomlara emir veren var iddianı nasıl kanıtlayacaksın. Kaldı ki, atomlara insanlar hükmetmektedir(eviriyo- çeviriyo). Yapan eden, inşaa eden biri varsa o da insandır. Bak bu geçerli bir olgudur. Niye yoruyorsun insanları?
..
 

Ivar

Çaylak
Mesajlar
89
Tepki puanı
38
Düşünce
Bağımsız
Hayvanlar hayatta kalmak için birbirini yiyor evrende düzen yok demek ki düzenleyen de yok diyen bir arkadaş..

Öyle bir cümlemi kurmuşum? Düzen yok; dolayısı ile düzenleyende yok diyen ben değilim. Sensin. Uydurma!.

Önce, bir tanrı var iddiasındaysan; tanrıyı tut getir. Bize kanıtla.
Sonra, öyle bir cümlem var iddiasında isen; gene göster de, okuyanlar görsün bakalım nerede yazıyormuş?
 
Yazan tarafından düzenlendi:
Mesajlar
8
Tepki puanı
12
Düşünce
Ateist
Zaten tanrının varlığı bilimsel olarak şöyle kanıtlanmıştır:
Fiziğin en temel kaidesi fail muktedirdir. Ve bir fiil varsa fail olmak zorundadır. Bunları unutmuyoruz ilk kaidemiz failin muktedir olması fiilin yapanın fiili yapacak güce sahip olmasıdır. Şimdi baktığın zaman atomlarda ne ilim ne şuur ne de irade var. Baktığında kainat sanatlı bir eser ve sanatlı bir eser sanatkarı da icap eder bu yüzden bu atomlar bu sanatlı eseri oluşturamayacağı için bir sanatkar lazımdır. Bunlar atomalar olamaz arkada bir fail olması lazım.
Evrenin işleyiş mekanizmalarına bir göz atalım. Onlarda ne görüyoruz?



Kendiliğinden örgütlenmeyi görüyorsunuz.

Kaos görüyorsunuz.

Düzenle iç içe bir düzensizlik görüyorsunuz.

Düzenin düzensizlikten çıktığını görüyorsunuz.

Enerjinin dağılma paradigması olan entropi görüyorsunuz.

Evrende mevcut enerjinin mümkün olduğu kadar hızlı ve etkili bir şekilde dağılması gerektiğini görüyorsunuz.

Kendiliğinden bir düzene giren sistemlerin entropilerini çevreye devrettiğini ve çevrede rastgeleliğin arttığını görüyorsunuz.



Yani yalnız düzensizlikden çıkan bir düzen görmüyoruz. Aynı zamanda ortaya çıkan düzenin düzensizliği artırdığını görüyoruz.



Düzensizlik tek başına gerçekleşmiyor. Düzenle birlikte gerçekleşiyor ve bu düzen etrafdaki düzensizliği artırıyor.

Böyle bir sistemi bir yaratıcıya bağlamak anlamsız. Gerçekler fiktif iddialardan çok daha ilginçdirler.



Evreni yaratan kuvvetin aslında düzeni değil, düzensizliği yaratmış olması gerekiyor.

Bu düzensizlikten düzen ortaya çıkıyor ve o düzen bu keresinde düzensizliği artırıyor.

Ortada üstün ve mantıklı bir aklın varlığını düşündürecek bir gözlem yok. Rastgelelik var. Stokastisite var.



Bütün bunlar evrenin bir yaratıcıya gereksinimi olmadığını ve bazı fizik kanunlarına uyarak kendiliğinden ortaya çıktığını gösteriyor.

Evreni bir yaratıcı ile açıklamak bütün bu gözlemleri ihmal etmek anlamına geliyor.

Oysa evren kendi kendini oluşturmakla bir yaratıcının kendisini oluşturmasından çok daha muhteşem ve gizemli bir davranış sergiliyor.



Bütün görkemi ile evrenin oluşumunun bir yaratıcı ile açıklanması, ona yapılacak en büyük haksızlık, hatta hakarettir.
 

PastayıSeven

Çaylak
Mesajlar
510
Tepki puanı
99
Düşünce
Deist
Evrenin işleyiş mekanizmalarına bir göz atalım. Onlarda ne görüyoruz?



Kendiliğinden örgütlenmeyi görüyorsunuz.

Kaos görüyorsunuz.

Düzenle iç içe bir düzensizlik görüyorsunuz.

Düzenin düzensizlikten çıktığını görüyorsunuz.

Enerjinin dağılma paradigması olan entropi görüyorsunuz.

Evrende mevcut enerjinin mümkün olduğu kadar hızlı ve etkili bir şekilde dağılması gerektiğini görüyorsunuz.

Kendiliğinden bir düzene giren sistemlerin entropilerini çevreye devrettiğini ve çevrede rastgeleliğin arttığını görüyorsunuz.



Yani yalnız düzensizlikden çıkan bir düzen görmüyoruz. Aynı zamanda ortaya çıkan düzenin düzensizliği artırdığını görüyoruz.



Düzensizlik tek başına gerçekleşmiyor. Düzenle birlikte gerçekleşiyor ve bu düzen etrafdaki düzensizliği artırıyor.

Böyle bir sistemi bir yaratıcıya bağlamak anlamsız. Gerçekler fiktif iddialardan çok daha ilginçdirler.



Evreni yaratan kuvvetin aslında düzeni değil, düzensizliği yaratmış olması gerekiyor.

Bu düzensizlikten düzen ortaya çıkıyor ve o düzen bu keresinde düzensizliği artırıyor.

Ortada üstün ve mantıklı bir aklın varlığını düşündürecek bir gözlem yok. Rastgelelik var. Stokastisite var.



Bütün bunlar evrenin bir yaratıcıya gereksinimi olmadığını ve bazı fizik kanunlarına uyarak kendiliğinden ortaya çıktığını gösteriyor.

Evreni bir yaratıcı ile açıklamak bütün bu gözlemleri ihmal etmek anlamına geliyor.

Oysa evren kendi kendini oluşturmakla bir yaratıcının kendisini oluşturmasından çok daha muhteşem ve gizemli bir davranış sergiliyor.



Bütün görkemi ile evrenin oluşumunun bir yaratıcı ile açıklanması, ona yapılacak en büyük haksızlık, hatta hakarettir.
Evren düzensizlik yok. Onu düzensiz yapan insandır. :D :D
 
Mesajlar
8
Tepki puanı
12
Düşünce
Ateist
Evren düzensizlik yok. Onu düzensiz yapan insandır. :D :D
Ben düzen yok demedim ki, kaotik bir düzen var dedim. Yani her ne kadar evrene giderek artan bir düzensizlik hakimse de, düzen bir istisna olmayıp, sık karşılaşılan bir olgudur. Her karmaşık ve düzensiz süreçte krpitik (gizli) düzenlerle karşılaşmak olasıdır. Bazen bu düzen o kadar barizdir ki, mükemmel olduğu izlenimi uyandırır. Yapılan dikkatli bilimsel incelemeler ise evrendeki düzensizliklerin ne tam anlamı ile karmaşık düzensizlikler olduklarını, ne de gözlemlenen düzenlerin mükemmelliğini gösterir. Evrende mevcut düzen ve düzensizliklerde, düzenlerde düzensizliklerin, düzensizliklerde ise düzenlerin olduğunu gösteren ilginç davranış örnekleri vardır. Sonuç olarak diyebiliriz ki evrende ne gerçek anlamda bir düzen, ne de tam bir düzensizlik vardır. Her ne kadar evrendeki düzenden santral bir kontrol mekanizması sorumlu değilse de, yapılan gözlemler evrende mevcut düzensizliklere bir sınır konulduğu, onların tahdit edildiği izlenimi uyandırmaktadır. Evrende madde ve enerjinin kollektif davranışları düzenli değildir. Ama, eğer düzensizlikler rastgelelik iseler, onlar tam anlamı ile rastgele de değillerdir. Kaotiktirler. Evrene kaotik bir düzen hükmetmektedir.

Kaos evrenin uyduğu bir davranış şeklidir. Aynı yasaya multiversler de uyacaktır. Onların hepsine kaotik çözümleri farklı olan fizik kanunları hükmedecekdir.

Fizikte ve biyolojide bazı süreçlerin anlaşılmasında kaos çok önemlidir. Karşılaşılan süreçlerin çözümü kaotikse, onların geçmişte geçirdikleri evreleri ve gelecekte geçireceklerini doğru olarak saptamak mümkün değildir. Bu bağlamda evrim güzel bir örnektir. Evrimin başlangıç koşullarında gerçekleşecek en ufak bir sapma, sonucu derin bir şekilde etkileyecektir. Bugün yaşayan bir türün ilerde nasıl değişeceğini ve nasıl türlere bölüneceğini saptamak imkansızdır. Her ne kadar bugün yaşayan bir türün benzeri bir örneğin ilerde de tekrarlayacağını düşünmek doğru ise de, o örneğin ayrıntılarını bilmek mümkün değildir.
 

Son konular

Üst