Nuh'un Gemiye Her Hayvandan Bir Çift Alması Mantıklı mı?

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
611
Düşünce
Ateist
Dünya üzerinde 20 ila 100 milyon arasında canlı vardır. Bunların %80 daha tanımlanmamış bile şimdi Nuh.. Hepsinden birer çift aldı mı gemiye.

İmkansız ama 200 milyon çift hayvan yapar ve bu gemi bir şehirden büyük olması gerekir.
Bu hayvanların bakımını, yemesini, dışkılarını temizlemesini 7 kişi nasıl yapabildi.

200 milyon hayvanın yemesi için her hayvana 190 gün için hayvan boyunun 4 misli besin olması gerekir (100 kiloluk bir aslan için 400 kilo et lazım) 2 aslan olduğu için 800 kilo et lazım 100 milyonda hesaplarsak bir şehir kadar olan gemi 4 şehir kadar büyüyecek ve için kötü yanı bu kadar eti otu nasıl bulunacak hadi buldu diyelim nasıl muhafaza edecek hadi etti diyelim unutmayın 7 kişilerdi.

Gelelim rakımlara, yağmur seviyesi artıkça hava soğuyacaktır yani dağ zirvesinin karlı olduğunu hayal edin geminin zirveye çıktığında tropik hayvanlar soğuktan ölecektir çünkü onlar sıcak mevsim hayvanıdır. Deniz içindeki balıklarda suyun armasından dolayı oluşan basıncı kaldıramayacak ve onlarda basınçtan ölecekler.

Sona yaklaşıyorum. Gemi Cudi Dağına yada Ağrı Dağına indiği söylenir. Tropik hayvanları zirvede dondurduk. Balıklar basınçtan öldü şimdi ise doğu coğrafyasına inen fok, penguen, mors gibi hayvanların burada yaşama şansı yok, onlarda burada öldü. Birde su var arkadaşlar gemiden serbest kalan vahşi hayvanlar zaten yere inip acıkınca otçulları yiyecek iki gün içinde. Otçul hayvan bitince de zaten birer tane bitmesi kesin. Sıra etçillere gelecek yani.

Arkadaşlar hayvan nesli bitti. :) Dinin en uyduruksuz yalanı ile karşı karşıyasınız buna nasıl inanırsınız.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,018
Düşünce
Agnostik
Oraları fazla kurcalama yoksa foya meydana çıkıyor. :D
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Pek beğenmesem de bir sözümüz vardır: "Çingeneye beylik vermişler ilk önce babasını kesmiş" Anlatılmak istenilen ortadadır. Kapasitenizin fevkinde kısa zamanda oluşan maddi güçlenmeler neticesi nefsinizde yani düşünce ve duygularınızda oluşan defermasyonur! İşte bu Nuhun kıssası Tevrattandan da evvel Sümerlerde de anlatılan bir kıssadır. Bilimin bu devirdeki kadar olmadığı o çağlarda bilge insanlar kendi nefislerini çok iyi tahlil edebiliyorlardı zira bunun labaratarı insanın bizzat zatıdır. Ve zatıyla ilgili maddi semboller kullanarak edebi sayılan psikolojik eserler verebiliyorlardı. Suyun yaşamın esası yani maddenin oluşumunun temeli dolayısıyla da maddi refah ve maddi güç olduğunu biliyorlardı. Aynı zamanda insanın da tekamülatı sonucunda yaşamın en güçlü varlığı olduğunu da görüyorlardı. Ve insan nefsini 7 rakamıyla sembolleştirmişlerdi. Bunu Araplar:

1 - Nefsi emmare (Hayvani nefis): İçinde bulunduğu durum karşısında tepki vermeyen duygu ve düşünceler
2 - Nefsi Levvame: Kendi kendini tenkit eden eleştiren nefis yani içinde bulunduğu durumu idrak edip bu duruma karşı tepki veren his ve düşünceler. Cehennem dediğimiz yer aslında bir nefsani halimizdir.
3 - Nefsi mülhime: Nefsi Levvame halindeyken Beyinde içinde bulunduğu durumdan kurtulmayı ortaya çıkaran akıl ve düşünceyi ortaya çıkaran nefis. Yani ilhamdır. Mülhimenin kelime anlamı da budur.
4 - Nefsi mutmaine: İlhamın sonucu rahatlayan düşünce ve duygularımızdır.
5 - Nefsi Radiye: Yaşamdaki zorluklara karşı kendimizde olan düşünce ve duygu birliği sonucu o zorluklardan artık korkmayan nefis.
6 - Nefsi Mardiye: Hem yaşama hemde kendine güvenen insan.
7 - Nefsi safiye: Başaran nefis, yani insana yakışan hayvanattan arınmış başarılı ve yaratıcı nefis. O da Allahlığımızdır.

Ve her insanın kendi çapında Allahlığı vardır. Ama az ama çok! Onun için bu kitaplarda 7 rakamını gördüğünüzde bunu nefs olarak algılamak gerekir. Yani İnsanlık!

İşte bu Nuh kıssasındaki Sel: Bir anda suya yani güce lüzumundan fazla kavuşan insanların nefislerinde oluşan deformasyondur. Ancak insan bütün bu ruhi deformasyona karşı yinede o gemiyi yapıp sağlam olan nefsini de yani insaniyetini de o yedi unsuruyla koruyabilmiştir. Ama tabi ki o sularında çekilmesi şartıyla! Bu iyi mi yoksa kötü mü? Çünkü servet ve güç gidiyor ama insanlığı kazanıyor! Nuh ise bir tarihi bir şahıs olmayıp nefsi Radiyetül Mardiye yani kendimize ve çevremize olan saygı sevgi ve güvenimizdir. Ona da abdiyet ya da kulluk denir.

Kanaatimce bu tür kitaplara aynen sigara paketlerinde nasıl "Sigara sağlığa zararlıdır" etiketi konuluyorsa bu kitaplara da "Bu Kitaplarda yazılanlar birer kıssa olup asla gerçek değildirler" etiketi yada ibaresini koymak lazımdır. :)

Kendim gibi tarikat kaçkınları bile bunları çok basit oldukları halde ancak uzun zamanların geçmesiyle manalandırabiliyoruz. Kıssa olduklarını bilelim o da yeter!
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
611
Düşünce
Ateist
Pek beğenmesem de bir sözümüz vardır: "Çingeneye beylik vermişler ilk önce babasını kesmiş" Anlatılmak istenilen ortadadır. Kapasitenizin fevkinde kısa zamanda oluşan maddi güçlenmeler neticesi nefsinizde yani düşünce ve duygularınızda oluşan defermasyonur! İşte bu Nuhun kıssası Tevrattandan da evvel Sümerlerde de anlatılan bir kıssadır. Bilimin bu devirdeki kadar olmadığı o çağlarda bilge insanlar kendi nefislerini çok iyi tahlil edebiliyorlardı zira bunun labaratarı insanın bizzat zatıdır. Ve zatıyla ilgili maddi semboller kullanarak edebi sayılan psikolojik eserler verebiliyorlardı. Suyun yaşamın esası yani maddenin oluşumunun temeli dolayısıyla da maddi refah ve maddi güç olduğunu biliyorlardı. Aynı zamanda insanın da tekamülatı sonucunda yaşamın en güçlü varlığı olduğunu da görüyorlardı. Ve insan nefsini 7 rakamıyla sembolleştirmişlerdi. Bunu Araplar:

1 - Nefsi emmare (Hayvani nefis): İçinde bulunduğu durum karşısında tepki vermeyen duygu ve düşünceler
2 - Nefsi Levvame: Kendi kendini tenkit eden eleştiren nefis yani içinde bulunduğu durumu idrak edip bu duruma karşı tepki veren his ve düşünceler. Cehennem dediğimiz yer aslında bir nefsani halimizdir.
3 - Nefsi mülhime: Nefsi Levvame halindeyken Beyinde içinde bulunduğu durumdan kurtulmayı ortaya çıkaran akıl ve düşünceyi ortaya çıkaran nefis. Yani ilhamdır. Mülhimenin kelime anlamı da budur.
4 - Nefsi mutmaine: İlhamın sonucu rahatlayan düşünce ve duygularımızdır.
5 - Nefsi Radiye: Yaşamdaki zorluklara karşı kendimizde olan düşünce ve duygu birliği sonucu o zorluklardan artık korkmayan nefis.
6 - Nefsi Mardiye: Hem yaşama hemde kendine güvenen insan.
7 - Nefsi safiye: Başaran nefis, yani insana yakışan hayvanattan arınmış başarılı ve yaratıcı nefis. O da Allahlığımızdır.

Ve her insanın kendi çapında Allahlığı vardır. Ama az ama çok! Onun için bu kitaplarda 7 rakamını gördüğünüzde bunu nefs olarak algılamak gerekir. Yani İnsanlık!

İşte bu Nuh kıssasındaki Sel: Bir anda suya yani güce lüzumundan fazla kavuşan insanların nefislerinde oluşan deformasyondur. Ancak insan bütün bu ruhi deformasyona karşı yinede o gemiyi yapıp sağlam olan nefsini de yani insaniyetini de o yedi unsuruyla koruyabilmiştir. Ama tabi ki o sularında çekilmesi şartıyla! Bu iyi mi yoksa kötü mü? Çünkü servet ve güç gidiyor ama insanlığı kazanıyor! Nuh ise bir tarihi bir şahıs olmayıp nefsi Radiyetül Mardiye yani kendimize ve çevremize olan saygı sevgi ve güvenimizdir. Ona da abdiyet ya da kulluk denir.

Kanaatimce bu tür kitaplara aynen sigara paketlerinde nasıl "Sigara sağlığa zararlıdır" etiketi konuluyorsa bu kitaplara da "Bu Kitaplarda yazılanlar birer kıssa olup asla gerçek değildirler" etiketi yada ibaresini koymak lazımdır. :)

Kendim gibi tarikat kaçkınları bile bunları çok basit oldukları halde ancak uzun zamanların geçmesiyle manalandırabiliyoruz. Kıssa olduklarını bilelim o da yeter!
Wayy buda iyi tespitmiş. :D
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,018
Düşünce
Agnostik
1 - Nefsi emmare (Hayvani nefis): İçinde bulunduğu durum karşısında tepki vermeyen duygu ve düşünceler
2 - Nefsi Levvame: Kendi kendini tenkit eden eleştiren nefis yani içinde bulunduğu durumu idrak edip bu duruma karşı tepki veren his ve düşünceler. Cehennem dediğimiz yer aslında bir nefsani halimizdir.
3 - Nefsi mülhime: Nefsi Levvame halindeyken Beyinde içinde bulunduğu durumdan kurtulmayı ortaya çıkaran akıl ve düşünceyi ortaya çıkaran nefis. Yani ilhamdır. Mülhimenin kelime anlamı da budur.
4 - Nefsi mutmaine: İlhamın sonucu rahatlayan düşünce ve duygularımızdır.
5 - Nefsi Radiye: Yaşamdaki zorluklara karşı kendimizde olan düşünce ve duygu birliği sonucu o zorluklardan artık korkmayan nefis.
6 - Nefsi Mardiye: Hem yaşama hemde kendine güvenen insan.
7 - Nefsi safiye: Başaran nefis, yani insana yakışan hayvanattan arınmış başarılı ve yaratıcı nefis. O da Allahlığımızdır.
Bu nefsin mertebelerini nereden öğrendin. Ben bunları Risalelerde okumuştum. Orada var. Sende mi oradan öğrendin.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Kurandan alınmadır bunlar ama Risaleler yanıltır insanı. Tevratı İncili aslında hep İnsan nefsini yani. Bilincinde oluşan değişimleri anlatır. Bunlara realist bir şekilde yanaştığınızda ortaya sonuçlarda çıkıyor. Mülhimenin manasını çözdüğünüzde dahi düşünürseniz çorap söküğü gibi çıkıyorlar.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Gemideki hayvanlar ise emmareyi anlatırlar. Nefsi emmare aslında o kadar kötü bir şeyde değildir. Yaşamın ağır tokadı karşısında aniden tepki verememe durumumuzdur. Ve gereklidir.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Bir kuşun ağzında zeytin dalıyla gemiye gelmesi mülhime yani ilhamdır. :)
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Bunlar o devirlerin psikolojik edebi bilmeceleri. Dikkat ederseniz şayet toplumlar müspet ilim ve teknolojide geri iseler şayet yazıda, dilde ve edebiyatta gelişiyorlar. Ama öyle bir hale getiriyorlar ki geliştirdikleri şey anlaşılmaz hale geliyor. En basit örneği Osmanlıca yazı sanatı! Normal Arapça harflerle yazılsa anlarsınız ama öyle bir hale getirilen çeşitleri var ki gel de çık işin içinden:
divani, kufi, sülüs, muhakkak, siyakat, nesih, talik, rika.
Bir de harflere rakamsal değerler vererek metinleri üç boyutlu yapmışlar. Camideki bir yazının değerlerinden caminin inşa tarihi çıkıyor. :)
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,018
Düşünce
Agnostik
Bunların da bir kıymeti vardır ama önemli olan bilimdir, fendir, teknolojidir. Bunlarda geri isen işin yaş.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Bunların da bir kıymeti vardır ama önemli olan bilimdir, fendir, teknolojidir. Bunlarda geri isen işin yaş.
Aynen Arap, Fars edebiyatları diğer ülkelerin edebiyatlarından çok üstündür. O aruz vezni kalıplarına uygun kelimeleri bulup seçmek ve ortaya konuyu koyabilmek bayağı ustalık ama ne yazık ki bunlar batının müspet bilimi ve teknolojisi karşında hiçtirler. Buna mukabil batının edebiyatı da bunların karşısında kıyaslanamaz. Zaten dikkat ederseniz İbrahimi dinlerde hep Ortadoğuda Samilerden çıkma (Arap, İsrail) İran ve Hint mahsulüdürler. Ancak Yahudiler 2. cihan savaşından sonra devlet olabildikleri için dini zorlama yapamadılar. Ve dünyanın her yerinde seküler yaşadılar. Çünkü buna mecburdular. İster dinli ister dinsiz olsun kendi soylarından olanlarla daima birlik oldular. O yüzden de din taasubundan korunmuş oldular. Ama gerek Hristiyanlığın gerek Müslümanlığın esası da onlardan çıktı!
 

Kemal

☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
391
Tepki puanı
255
Düşünce
Agnostik
Aynen Arap, Fars edebiyatları diğer ülkelerin edebiyatlarından çok üstündür. O aruz vezni kalıplarına uygun kelimeleri bulup seçmek ve ortaya konuyu koyabilmek bayağı ustalık ama ne yazık ki bunlar batının müspet bilimi ve teknolojisi karşında hiçtirler. Buna mukabil batının edebiyatı da bunların karşısında kıyaslanamaz. Zaten dikkat ederseniz İbrahimi dinlerde hep Ortadoğuda Samilerden çıkma (Arap, İsrail) İran ve Hint mahsulüdürler. Ancak Yahudiler 2. cihan savaşından sonra devlet olabildikleri için dini zorlama yapamadılar. Ve dünyanın her yerinde seküler yaşadılar. Çünkü buna mecburdular. İster dinli ister dinsiz olsun kendi soylarından olanlarla daima birlik oldular. O yüzden de din taasubundan korunmuş oldular. Ama gerek Hristiyanlığın gerek Müslümanlığın esası da onlardan çıktı!
Neden geri kaldık sence. Bu soruyu maddeler halinde cevaplayabilir misin. Yazdıklarına bakıyorum, güzel cevaplar veriyorsun. Özet halinde yazabilir misin düşüncelerini. Ben uzun zamandır bu sorunun cevabını arıyorum.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Neden geri kaldık sence. Bu soruyu maddeler halinde cevaplayabilir misin. Yazdıklarına bakıyorum, güzel cevaplar veriyorsun. Özet halinde yazabilir misin düşüncelerini. Ben uzun zamandır bu sorunun cevabını arıyorum.
Osmanlı açısından mı yoksa Türkiye açısından mı?

Osmanlı açısındansa bir çok nedenleri var.

1 - Her şeyimizi her sahada dine göre ayarladık.

2 - Medreselerden matematik fizik gibi maddi konuları tamamen kaldırıp salt din öğretimi yaptık.

3 - Başlangıçta Avrupa'da ki ilim, fen, teknik, askeri teknik alanındaki gelişmeleri takip ederdik. Bu gelişmeleri ülkeye getirirken daha sonra bunlara gavur icadı dedik. Kendi içimize kapandık. Matbaa bile batıdan bir asır sonra geldi. Basılan kitaplarda sınırlı izne tabiydiler.

4 - Kapitülasyonlarla beraber üretim yapamaz olduk.

5 - Yeni keşiflere kapalı kaldık. Amerika keşfedildi. İngiltere, İspanya, Portekiz oradaki madenlerden istifade etmek için filolarını gönderirken; biz sadece Akdeniz'de yağmalarla meşgul olduk.

6 - Asla adil olamadık. Safevilerle adeta sidik yarışı yaptık. Alevi, sünni ayırımı ve buna dayalı tımar adaletsizlikleri yüzünden her asırda Anadolu da celali isyanları çıktı. Safevilerde tam tersini yaptılar ve neticede onlarda 1700 lü yıllara kadar yaşayabildiler.

Şalvarı şaltak Osmanlı
Eğeri kaltak Osmanlı
Ekme de yok biçme de yok
Yemede ortak Osmanlı

lafı darbımesel oldu. Bunları zaten sizde biliyorsunuzdur.

Türkiye'nin geri kalması ise 2. cihan savaşından sonra müttefikler Almanya'ya yardım ile suçladılar. SSCB toprak talebinde bulundu. Savaşacak gücümüz yoktu. Batıya toprak istemediği için sığınmak zorunda kaldık ama batının da istekleri vardı.

1 - Köy enstitülerinin ilk önce programını değiştirdik. O zamanda artık o okullardan üretime faydası olan insanlar çıkmıyordu. Sonra da o okulları lağvettik.

2 - Üretim için sermayeye ihtiyacımız vardı. Batıdan istedik ama batı vereceği krediyi nerelerde kullanacağımızı sınırladı. Sadece bol bol yol yapabildik. Bu yüzden yüksek teknolojik üretime geçemedik.

3 - Çok partili demokrasiye erken geçmek zorunda bırakıldık. Halbuki Osmanlının asırlarca Anadolu insanının beynini yıkadığı İslam ideolojisinin yerine seküler mentalite kazanabilmesi için zamana ihtiyacımız vardı.

Bunun neticesinde sağcı siyasal partiler rey alabilmek için devlet işlerinde liyakatı bir kenara atıp oy deposu yaptıkları tarikat ve cemaatların liyakatsız insanlarına görev verdiler. İş öyle hal aldı ki liyakat imtihan soruları dahi çalınmaya vardırıldı.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Yönetici
Mesajlar
1,754
Tepki puanı
1,018
Düşünce
Agnostik
Harika özetlemişsin. Niye bu gibi bilgileri bizle paylaşmıyorsun. :)
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
927
Tepki puanı
617
Düşünce
Ateist
Harika özetlemişsin. Niye bu gibi bilgileri bizle paylaşmıyorsun. :)
Bunların alasını buradaki arkadaşların bildiğini kabul ediyorum, çünkü ilerici bir siteye yazıyorum. Ben daha ziyade bazı göz ardı edilen hususları da ortaya koyuyorum.
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
118
Düşünce
Sünni
Dünya üzerinde 20 ila 100 milyon arasında canlı vardır. Bunların %80 daha tanımlanmamış bile şimdi Nuh.. Hepsinden birer çift aldı mı gemiye.

İmkansız ama 200 milyon çift hayvan yapar ve bu gemi bir şehirden büyük olması gerekir.
Bu hayvanların bakımını, yemesini, dışkılarını temizlemesini 7 kişi nasıl yapabildi.

200 milyon hayvanın yemesi için her hayvana 190 gün için hayvan boyunun 4 misli besin olması gerekir (100 kiloluk bir aslan için 400 kilo et lazım) 2 aslan olduğu için 800 kilo et lazım 100 milyonda hesaplarsak bir şehir kadar olan gemi 4 şehir kadar büyüyecek ve için kötü yanı bu kadar eti otu nasıl bulunacak hadi buldu diyelim nasıl muhafaza edecek hadi etti diyelim unutmayın 7 kişilerdi.

Gelelim rakımlara, yağmur seviyesi artıkça hava soğuyacaktır yani dağ zirvesinin karlı olduğunu hayal edin geminin zirveye çıktığında tropik hayvanlar soğuktan ölecektir çünkü onlar sıcak mevsim hayvanıdır. Deniz içindeki balıklarda suyun armasından dolayı oluşan basıncı kaldıramayacak ve onlarda basınçtan ölecekler.

Sona yaklaşıyorum. Gemi Cudi Dağına yada Ağrı Dağına indiği söylenir. Tropik hayvanları zirvede dondurduk. Balıklar basınçtan öldü şimdi ise doğu coğrafyasına inen fok, penguen, mors gibi hayvanların burada yaşama şansı yok, onlarda burada öldü. Birde su var arkadaşlar gemiden serbest kalan vahşi hayvanlar zaten yere inip acıkınca otçulları yiyecek iki gün içinde. Otçul hayvan bitince de zaten birer tane bitmesi kesin. Sıra etçillere gelecek yani.

Arkadaşlar hayvan nesli bitti. :) Dinin en uyduruksuz yalanı ile karşı karşıyasınız buna nasıl inanırsınız.
Mucizeler olağanüstü hallerin yaşanmasıyla olur. Allah dilerse her şey olur.
 
Üst