1. 1 dakikada üye olup sitede yazmaya başlayabilirsiniz
    anında üyelik için TIKLA

Nurculara 18. Lema Hakkında Sorular

'Mezhep, Tarikat, Cemaat' forumunda Mete Turan tarafından 5 Aralık 2016 tarihinde açılan konu

  1. Mete Turan

    Mete Turan Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,397
    Alınan Beğeniler:
    768
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Bu sorular da bana yazdırıldı. :D

    1- 18. Lema’da geçtiği gibi Cebrail’in Hz. Ali’ye yazılı sayfalar halinde “Geçmişin ve geleceğin sırları”nı verdiğine iman ediyor musunuz?

    2- Allah’ın meleği Cebrail neden Muhammed’e değil de, Ali’ye vahiy getirsin? Size göre Ali Peygamber mi?

    3- Meleklerin nebi olmayan kimselere yazılı vahiy getirdiği Kuran’ın neresinde yazıyor? "Yazmıyor" diyorsanız öyleyse Allah’ın nebilerine vermediği yazılı vahyi Ali nasıl aldı? Bu durumda tüm nebilerden üstün olmuyor mu?

    4- Cebrail getirdiği yazılı sayfaları kimden aldı? Eğer Allah’tan aldıysa, Allah ne diye kâinatın sırlarını Ali’ye yollasın? Hangi nebi bu bilgilere sahipti?

    5- “Verilenler vahiy değil ilhamdır” diyorsanız, öyleyse bize Allah hangi insana yazılı ilhamda bulunmuş bunu kanıtlayın. Allah birine ilham etmek isterse ona Cebrail’i yollayıp kâinatım tüm sırlarını sayfalar halinde mi veriyor?

    6- Muhammed’e gelen vahiyde evrenin sırları yok ama Ali’ye gelen yazılı sayfalarda peygambere verilmeyen bilgilerde var. Bu ne nasıl bir ilhamdı ki, hiçbir nebiye nasip olmamış?!

    7- Risalelerde, Ali’ye sayfaların verildiği hurefesi “Gulat-Şia”nın iddiası ile örtüşmektedir, onlar şöyle derler: “Aslında vahiy Ali’ye gelecekti ancak Cebrail yanlışlıkla Muhammed’e verdi” Şimdi siz de onlar gibi mi iman ediyorsunuz?

    8- Madem “18. Lema” bu kadar masum ve sakıncası yoksa neden baş kısmına “Mahremdir herkese gösterilemez” yazıyorsunuz ve sonraki baskılarınızdan komple çıkarıyorsunuz? Deşifre olma korkusu mu taşıyorsunuz?

    9- Risaleler bu asırda en güçlü Kuran tefsiri olarak yazdırılmadı mı (!?) Öyleyse neden 18. Lema ısrarla gizleniyor? Ali’ye verilen sayfalarda Said Nursi’den bahsediyor da (!), herkes bunları anlayamaz diye mi gizleniyor?

    10- Ehl-i Sünnet kaynaklarının tamamına göre nebi olmayan birine Cebrail sayfa getirdi demek küfürdür. Peki, neden risalelerde bu küfür savunuluyor? Allah’ın elçisi olmayan birine sayfalar indirildi diyen kişinin hükmü nedir?

    11- Allah’tan gelmediyse Cebrail’in kendisi mi uydurdu, Ali “bana sayfa verildi” diyerek yalan mı söylüyor yoksa Risalelerdeki 18. Lema’nın kendisi mi yalan ve uydurma?

    12- Said Nursi 18. Lema’da “Cebrail, Ali’ye sayfa verdi ve içinde kâinatın tüm sırları vardı ayrıca Ali, Cebrail’in sesini işitti sayfaları aldı” demektedir. Bu iddiaların kaynağı nedir, Said Nursi hangi eserlerden istifade ederek yazmıştır? Yazmadıysa bunlar da mı yazdırıldı? Yoksa Cebrail olup biteni Said Nursi’ye haber mi verdi?

    Yukarıdaki sorularda görüldüğü üzere Risale-i Nurda bulunan 18. Lema'daki birçok bölüm İslam dinine uymamaktadır.
    (Bu yazı İslamcı bir siteden alınmıştır. Yazıda yazar adı olmadığı için bizde kaynak belirtemedik)
     
    Son düzenleme: 5 Aralık 2016
    Sedat Ben, Orhan Yolcu ve yavuz bunu beğendi.
  2. yavuz

    yavuz Disiplin Kurulu Üyesi

    Mesaj:
    611
    Alınan Beğeniler:
    434
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Ateist

    Özel Mesaj
    Cevap veremezler. Ehli sünnetden çıkarlar. Hoş bu risaleyide her halde okutmazlar. Mete çok esaslı bir tenkit olmuş. Bu hususu Ateist site dahi ele almamış. Bence bu yazını diğer sitelerin dini forumlarında da risaleyide yazarak yayınla çok faydalı. Ben bilmiyordum bak bu risaleyi.
     
    Son düzenleme: 5 Aralık 2016
    Sedat Ben ve Mete Turan bunu beğendi.
  3. K B
    K B
    Mete Turan

    Mete Turan Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,397
    Alınan Beğeniler:
    768
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Bu risale gizlidir. 18. lemanın en başında "Mahremdir, herkese gösterilmez" yazılıdır. Latin alfabe olan Risale-i Nur baskılarında 18. lema yoktur zaten, sadece Arap alfabesi olan baskılarda var. Yani Nurcular bu 18. lemayı gizlemişler, saklamışlar. Niye sakladıkları da 18. lemayı okuyunca belli oluyor.
     
    Sedat Ben bunu beğendi.
  4. K B
    K B
    Mete Turan

    Mete Turan Divan Kurulu Başkanı

    Mesaj:
    1,397
    Alınan Beğeniler:
    768
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Agnostik

    Özel Mesaj
    Bu risaleyi diğer sitelerde paylaşmaya kalksak sansür ve yasak ile karşılaşırız. Bunun çok örneğini yaşadık. Gerçekleri gizliyorlar. Yobaz zihniyeti biliyorsun, malum. Zaten bu siteyi açmamızdaki amaç da sansürsüz ve özgürce yayın yapabilmektir. Bu sitedeki yayınları Türkiye'deki sitelerin %99 unda paylaşmak mümkün değildir. Başka bir sitede olsa bu yayını yasaklayıp sansürlermişlerdi çoktan. :)
     
  5. Devil-F

    Devil-F Üye

    Mesaj:
    54
    Alınan Beğeniler:
    24
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Sadece Kuran

    Özel Mesaj
    Güzel sorular beğendim.. :) Bunu başka yerlerde de paylaşacağım.
     
    Mete Turan bunu beğendi.
  6. Coolumsu

    Coolumsu Üye

    Mesaj:
    111
    Alınan Beğeniler:
    20
    Cinsiyet:
    Erkek
    Düşünce:
    Sadece Kuran

    Özel Mesaj
    Hem Allah'tan bize güvenilir bir biçimde gelen Kuran'a inandıklarını söylüyor hem de bir de tımarhaneye kapatılmış liderlerinin yazdırıldığını söyledikleri bir kitaba inanıyorlar. İşin kötüsü ikisi arasında aşırı çelişki var.. Bu iç çelişki, onlara yeter zaten..

    Bir de çok bilmiş gibi konuşmaları yok mu bunların?
    Sırf bu da değil cevaplayamadıkları daha nice soru var..
    Sürekli İslam'ı Kuran'ı övüp ama ellerinde hep Risale olması boşuna mı?

    Maalesef, ilkokulda sevdiğim bir arkadaşımda bu zihniyete katılmış..
    Yazık dedim ona sadece.. Böyle abartarak bir havalara girmiş onu bunu eleştiriyordu. Tek bir örnek verdim kendinden.. Cevaplayamadı..

    Onların gözünde genel olarak Said isimli adamın sözleri; ayetlerden, hadislerden. alimlerin sözlerinden, her şeyden daha kıymetli..
    Kendini mutlak doğru görüp bir de çok farklılarmış gibi diğer tarikat ve cemaatleri de aşağılıyorlar. Neymiş onlar bağnaz bunlar modernmiş?

    Genel olarak uzak olsam da.. Aksine, özellikle bunlar kibir deryasındalar..
    Hiç sevmediğim bir zihniyettir.. Çok samimiyetsiz geliyorlar.. Bir içtenlik yok.

    Hiç sevmiyorum bu zihniyeti.. Bir değeri yok..
    Bir de ateistlere falan cevap vermeye çalışıyorlar verdikleri örnekler o kadar ucuz ki, ben müslüman olarak beğenmiyorsam sizleri düşünemiyorum bile :)

    Yine de devletten önceden olduğu gibi bir baskı görmelerini istemem. Kimse fikirleri yüzünden cezalandırılmasın..
     
    Mete Turan bunu beğendi.
  7. hikmet sever

    hikmet sever Üye

    Mesaj:
    2
    Alınan Beğeniler:
    0
    Düşünce:
    Sünni

    Özel Mesaj
    Bir konu hakkında yorum ve tahlil yaparken, o konuyu doğru okuyup doğru anlamak ve doğru bilmek esastır. Bilmediği bir konu hakkında yorum yapmak; su-i zana sebebiyet verir ve o kişiyi “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra,17/36) gereği mesul eder.

    İlgili metin 18.Lema’da geçmektedir. Bediüzzaman Hazretleri bu Lema’nın önsözünde: “Risale-i Nur şakirtlerine işaret eden Hazret-i Ali'nin (r.a.) bir keramet-i gaybiyesidir.” Gizli kalmış gaybî mühim bir mucize-i Ahmediyeyi (a.s.m.) beyan eder” diyerek konunun öncelikle Efendimiz (SAV)’in bir mucizesi ve “Ben ilmin şehriyim. Ali ise, onun kapısıdır."(1) işaretine mazhar Hz.Ali (K.V)’nin bir kerameti olarak takdim etmektedir. Soruda sorulan metin şu şekildedir; “Sonra Hazret-i Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzur-u Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsm-i Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâimü's-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum"(18.Lema) Görüldüğü üzere, Hz.Ali’ye (K.V.) inen bir Sekine’den bahis vardır, yoksa haşa- Peygamberane bir vahiyden değil! Bahse konu Sekine, Mecmuatü'l-Ahzabta “Kaside-i Ercûze” şeklinde geçmektedir.(2) Allah’ın altı İsm-i Azamı olan “Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs” isimleri ile bir dua-yı münacattır. Bediüzzaman Hazretleri bu "Sekîne" tâbir edilen İsm-i Âzamın okunma şeklini de “yetmiş bir âyet ile yüz yetmiş bir defa dâimî vird edinmeli” (Lemalar:Sayfa 425) şeklinde dile getirmektedir.

    İtiraz edilen husus; ifadede geçen “Sekine namıyla bir sayfa” ise Sayfa’dan murat İlahi bir ilhamvari mesajdır, yoksa Efendimize (SAV) inen “vahiy sayfaları” ile karıştırılmamalıdır. Şayet itiraz Cebrail'i(AS) görmüş olma Keyfiyeti ise, başta Hz.Aişe, Hazret-i Ömer, İbni Abbas, Üsame bin Zeyd, Ümmü Seleme, Sa’d ibni Ebî Vakkas gibi pek çok Sahabe, Cebrail (AS)'ı Dıhye veya bir süvari veya başka keyfiyette gördüklerini ilan etmektedirler.(3)

    Şayet itiraz Sayfa’nın kucağına düşme keyfiyeti ise, İmamı Gazali bu hususu veciz bir şekilde açıklamıştır: "Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali’ye (r.a.) emretti, “Yaz”; o da yazdı, sonra nazmetti."(Şualar:635) Konuyu özetlemek gerekirse; Cebrail (AS) Peygamberimizin (SAV) huzuruna geldiği vakit, altı İsm-i Azam’lı münacat duasını, murad-ı ilahi gereği, İlim Şehrinin Anahtarı Hz.Ali’ye (K.V.) nazmetmesi için getirmiş, Efendimiz de (SAV) Hz.Ali’ye Sekineyi bir Kaside şeklinde düzenlemesi için bildirmiştir. Murad-ı İlahi , nazmetme işlevini Hz.Ali’nin yapması istediğinden, Bediüzzaman Hazretleri “Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş” şeklinde belirtmektedir.

    “Sekine” hakkında Kur’an-ı Kerimde geçen; “Mü'minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp-arttırsınlar diye, Sekine(güven duygusu ve huzur) indiren O'dur.” (Fetih Suresi, 4) Ayetin tefsirinde Elmalı Hamdi Yazır; Hz. Ali'nin “Sekine” ile neyi kast ettiğini şöyle açıklamaktadır:

    "Sekîne müminin kalbine sakin olup onu güvenli kılan melektir." “Sekine” ifadesini pek çok Hadis-i Şerifte de görmek mümkündür : Bir zat Kehf suresini okuyordu. Yanında da iki uzun iple bağlı olan atı duruyordu. Derken etrafını bir bulut kapladı. Ve bu bulut ona yaklaşmaya başladı. At da bu durumdan huysuzlanmaya, ürkmeye koyuldu. Sabah olunca adam Resulullah (sav)'a gelip vak'ayı anlattı. Hz. Peygamber (sav) ona şu açıklamada bulundu: "Bu sekine idi, Kur'an için inmişti"(4)

    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir grup, Kitabullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekine iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar."(5)

    Ben şehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğine şehadet ettiler: "Bir cemaat oturup Allah'ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, Allah'ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar."(6)

    Netice olarak, Hz.Ali’nin Sekine mahiyetinde İsm-i Azam duasını nazmetme keyfiyetine mazhar olmasının Ehl-i Sünnet perspektifinde bir sakıncası yoktur. Bu Hz.Ali’ye inen bir vahiy değildir, Efendimiz (SAV)’e inen İsmi Azam duasının, Hz.Ali’ye bildirilerek onun nazmetmesidir...

    (1) Tirmizî, Menâkıb: 20; el-Hakim, el-Müstedrek, 3:126
    (2) Ahmet Gümüşhanevi Hazretleri, Mecmuatul Ahzab , Sayfa 582-597.
    (3) Buhârî, Fedâilü’l-Eshâb: 30; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 9:276-277; Ahmed İbni Hanbel, Fedâilü’s-Sahâbe (tahkik: Vasiyyüllah), no. 1817, 1853, 1918; Müsned, 1:212; el-Askalânî, el-İsâbe, 1:598. ; Buharî, Mağâzî: 18, Libas: 24; Müslim, Fedâil: 46, 47, no. 2306; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:361. ; Buharî, İmân: 37; Müslim, İmân: 1-7.
    (4) Buhari, Fedailu'l-Kur'an 11; Müslim, Müsafirin 240, 241, (795); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 6, 2887
    (5) Ebu Davud, Salat 349, 1455
    (6) Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Da'avat 7, (3375)
     
Yükleniyor...
Benzer Konular
  1. Mete Turan
    Yanıt:
    7
    Gösterim:
    660

Bu Sayfayı Paylaş