Peygamberimizden Cübbeli Ahmet'e Talimat Geldi

Mesajlar
1
Beğeniler
1
Düşünce
Sünni
#1
Bir hocasının rüyasından rivayetle cennetlik olduğunu iddia eden Cübbeli Ahmet bu kez de bir başka kimsenin rüyasına dayanarak Peygamberimizin saç kılının yıkandığı su ile lokum yapılıp dağıtılmasını tavsiye ettiğini iddia etti.


Hurafeci Cübbeli Ahmet İsmailağa cemaatinin birbirinden mümtaz yetiştirdiği hoca görünümlü bir palavracı. Cübbeli Ahmet sadece İsmailağa cemaatinin de gözdesi değil aynı zamanda Ahmet Şimşirgil ile Ramazan Ayvallı'nın alim görüp yücelttiği bir kimse...

Hurafeci Cübbeli denen zat,“Müslümanları Kur’ansızlaştırma ve sahih sünneti ifsat etme” çalışmasında oldukça başarılı bir şekilde rolünü oynuyor. Bu hafta yaptığı sohbette anlattıkları tam bir rezalet!

Peygamberimizin saçının suyu ile lokum yoğurup Kandilde dağıtmayı düşünen Cübbeli Ahmet'in aynı lokumdan yeyip yemeyeği ise merak ediliyor. Cübbeli sohbetinde diyor ki:

“Saçı şerifin suyuyla hamurlar yoğuruluyor, lokumlar yoğuruluyor inşallah. Saçı şerifin suları da size ihda olunacak. Öyle görüldü yani. Bu sene yapmayalım dedik ama. Arkadaş şöyle gördü. Resulullah efendimiz razı bu işten buyruldu. Ve Sami Efendi Hazretlerine konuşma hakkı verilmiş. Ali Haydar Efendi Sami Efendi konuşsun buyurmuş. Bayağı bir meşayih toplanmış orada. Ahmet, Allah ve Resulünü seviyor Resulluh’a âşıktır. Onun yaptığı işlerde bir istismar yok. Biz de ondan memnun kalıyoruz. Resulullah efendimiz de saçı şerifin yıkanmasından ve ümmete dağıtılmasından razıdır. Bu işte rızası var…”

Bu konuşma başlı başına bir fiyasko...
Görüntüde yüceltilen ve anılan bir peygamber var. Lakin arka planda dinin emretmediği asla hedeflemediği bir davranış üzerinden İslam ve Müslümanlarla resmen dalga geçilmekte dinin genleriyle oynanmaktadır. Şöyle ki;
Cübbeli Ahmet'in kendine gerekçe kıldığı, Hz. Peygambere isnad edilen “Beni rüyasında gören beni görmüştür. Şeytan benim kılığıma giremez” şeklindekirivayet uydurmadır.

Rüyada Peygamberi gördüğünü iddia eden bir kimsenin peygamberimizi gördüğünün ispatı onu hayatında görmesidir. Kendisinin görmesi de yetmez rüyasını anlattığı kimselerin de Peygamberimizi gerçek hayatta görmesi gerekir ki rüya anlatanın yalan söyleyip söylemediği anlaşılabilsin. Böyle bir durum söz konusu olmadığına göre Allah Resulü'nü rüyada görülmesi de imkansızdır. Velev ki görülse bile gerçek hayatta görülmeyen bir peygamberi rüyada görenin kendisi bu durumdan emin değildir.

Peygamberimizi rüyasında gördüğünü iddia edenlerin tarif ettikleri tiplemelerin aynı olmaması da gösteriyor ki iddia sahipleri yalan söylemektedir.

RÜYA İLE AMEL EDEN BİR KİMSE RUH HASTASIDIR
Rüyada görülen bir peygamberin verdiği direktifler, kişi ve toplum açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Rüyada aldığı emirlerle hareket eden tiplerin psikolojik sorunlar yaşadığı vakıadır. Eğer yalan söylemiyorsarüyada Peygamberi veya başkasını görüp aldığı direktiflerle hareket eden tiplerin acilen bir psikiyatriste görünmesinde büyük fayda vardır.

Bu durumdan istisna olanlar sadece Peygamberlerdir. Rüya, peygamberler için vahyin bir şeklidir. Lakin peygamber olmayan diğer insanlar için rüya sadece tabir olunacak bir olgudur.

CÜBBELİ RÜYA GÖREN ŞAHISLARI NEDEN AÇIKLAMAZ?
Cübbeli Ahmet’in burada rüyalarını hep başkalarına dayandırması da gösteriyor ki gerçekte böyle bir kişi ve görülen bir rüya yoktur.
Peygamberi rüyasında gören her sahtekar, dikkat edilirse kendi cemaatine bir paye çıkarmakta, cemaat tabanını peygamber üzerinden tolere etmektedir. Fetullah Gülen Peygamberimizi ardında saf tuttururken Cübbeli Ahmet ise kendinin cennetlik olduğuna, saçı şerifin suyu ile lokumlar yapılıp dağıtılması gerektiğine dair rivayetler etmektedir. Aynı şekilde Fetullah Gülen ve cübbeli Ahmet ile yıldızı barışmayan Alparslan Kuytul da bir kadına dayandırdığı rüya ile kendi cemaatinin en hayırlı cemaat olduğuna peygamberimizi şahit kılmıştı.
Cübbeli Ahmet, Fetullah Gülen’i tekfir edercesine eleştirir; Alparslan Kuytul ise her iki şahsı İslam’a aykırı görürken ortaya çıkan görüntü o ki haşa Peygamber sahtekârlık yapıp birbirine taban tabana zıt olan bu şahısların üçünü taltif edemeyeceğine göre geriye bir seçenek kalıyor.

Bu üç şahsın üçü de yalancıdır.

PEYGAMBERİMİZİ SAHABE DEĞİL DE NEDEN SAHTEKARLAR GÖRÜR
Peygamber (as) vefat etmiş, ümmetine de Kur’an ve sünneti seniyyesini bırakmıştır. Ölüm ve ruh konusu gaybi bir konudur. Ne peygamber ne de sahabenin ölen peygamber ve insanlarla konuştuğu, onları rüyalarında gördüğüne dair hiçbir rivayet vaki değilken bazı şarlatanların Peygamber üzerinden rüyalar serdetmeleri ahlaksızlıktan başka bir şey değildir.

İNSAN SAÇININ SUYU KERİHTİR
Peygamberin saçı insan bedeninin bir parçasıdır. İnsan bedeninden zahir olan her parça da insanın bir parçadır. İnsanın saç kılı Hanefilere göre necis görülürken diğer mezheplere göre necis değildir. Sahabenin Peygamberimizin saçını teberrüken saklamaları saçın necis olmadığına ayrıca bir delildir.

Lakin insan uzvunun yıkandığı sular insan tabiatının kaldırmayacağı kerih gördüğü sulardır.
İnsanlar bu nedenle kendi veya yakınlarının saçlarını hatıra olarak saklarken aynı sevdiklerinin saç kılının içecek veya yemekler içinde çıkması halinde o içeceği içmemeleri ve yemeği yememeleri insan tabiatının saç kılının düştüğü su ve yemekleri kerih görmelerindendir.

Hal bu iken Peygamberimize de ait olsa bir kıldan sadır olan suyun lokum içinde kullanması insan tabiatının kaldırmayacağı bir davranıştır.

CÜBBELİ, İSLAM VE MÜSLÜMANLARLA DALGA GEÇİYOR
Cübbeli Ahmet’in yalan bir rüya üzerine saç kılının yıkanması ile ortaya çıkan sudan lokum yapıp ikram etmesi köleleştirilen, onuru ayaklar altına alınan insanlara en güzel örnektir.


İslam insanı yüceltir, iradesini özgür kılar, benlik katsayısını arttırırken Cübbeli örneğinde görüldüğü gibi tasavvuf insan iradesini, onurunu ve benlik saygısını ayaklar altına almaktadır.

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Üst Alt