Risale-i Nur'da Tuhaf İfadeler

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
538
Tepki puanı
390
Düşünce
Agnostik
Konu Sahibi
“Hakikatli bir lâtife: Sultan Süleyman Kanunî, kesretli kırk çeşme sularını İstanbul’a getirdiği vakit, Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiş: ‘Hilâf-ı şeriat kanunları Avrupa’dan getirdiğin cihetle, İstanbul’a öyle bir bok sıçtın ki, o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse yüz senede temizleyemez.’ “
(Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sekizinci Lem’a)

“Risale-i Nur Mehdi’dir”.
(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)

“Nakillerle meşgul değilim. Benim rehberim yalnız Kur’andır”.
(Tarihçe-i hayat, s. 626)

“İmâm-ı Rabbânî’ye muhalifim”
(Mektûbât, 8. mektûb)

“Risâle-i nur, Abdülkâdir Geylânî, İmâm-ı Gazâlî, Muhyiddin-i Arâbî, İmâm-ı Rabbânî, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’ tefsîrlerinden daha kıymetlidir.”
(İşâratül’- îcâz, Bir müdâfaa, s. 305, Mehmed Kayalar)

“Tarikatçıların yaptığı gibi 40 sene uğraşarak vakit kaybetmeye gerek yok. Hakâik-i îmâniyeye 40 dakikada ulaşabilecek yol var, o da benim sözler kitabımı okumak…”
(Mektûbât, 5. mektûb)

“Risale-i Nur Kur’anın mealidir”
(Tiryak-ı Meyusiyet, s. 7)

“Risale-i Nur, Kur’an’ın bu asırda en yüksek ve en kudsi bir tefsiridir. Hakikatleri semavidir, Kur’anidir”
(İşaretü’l-i’caz Tercümesi, s. 281)

“Bunları ben yazmıyorum, bana yazdırılıyor”
(Nur meyveleri, s. 68)

“Hilafet ve saltanata geçen, nebi gibi masum olmalı”
(Mektûbât, 19. mektûb, 5. nükte)

“Vehhabîlik tehlike değildir, İslam’ın havzasında eriyip gidecektir”
(Mektubat, 28. mektûb)

“İran’daki Safevî ve Mısır’daki Fatımi Devleti , Âl-i beyt’dir,”
(Mektûbât, 19. mektûb)

“Biri eski, diğeri yeni, iki Said var. İsteyince yeni Said kafamı takıyorum”.
(mektubat, 28. mektûb)

“Madem ahir zamanda fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş. Ve madem ahir zamanda Hazret-i İsâ’nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslamiyet’le omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve Hazret-i İsa’ya (a.s.) mensup Hıristiyanların mazlumları, çektikleri felâketler onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir.
(Kastamonu Lahikası, s. 141)
 
Üst