Sahih Hadis Örnekleri - 1 (18+)

nadirylmz2

Ayrıldı
Mesajlar
101
Tepki puanı
16
Düşünce
Sünni
Çarpıtılmış ve yanlış çevrilmiş hadisler, zayıf hadisler, bazı zayıf kaynaklar. Benim ilk gözüme çarpan "Mehdi, Meryemoğlu İsa’nın ta kendisidir." (İbn-i Mace)
Arapça metni ile:

حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِدْرِيسَ الشَّافِعِيُّ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدٍ الْجَنَدِيُّ، عَنْ أَبَانَ بْنِ صَالِحٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏

‏ لاَ يَزْدَادُ الأَمْرُ إِلاَّ شِدَّةً وَلاَ الدُّنْيَا إِلاَّ إِدْبَارًا وَلاَ النَّاسُ إِلاَّ شُحًّا وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ إِلاَّ عَلَى شِرَارِ النَّاسِ وَلاَ الْمَهْدِيُّ إِلاَّ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ ‏"

‏ ‏‏

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) said:

"Adhering to religion will only become harder and worldly affairs will only become more difficult, and people will only become more stingy, and the Hour will only come upon the worst of people, and the only Mahdi (after Muhammad (ﷺ)) is "Eisa bin Maryam."

Da'if (Darussalam)(Zayıf)

Sunan Ibn Majah 4039
In-book : Book 36, Hadith 114
English translation : Vol. 5, Book 36, Hadith 4039
Sunan Ibn Majah

Ravilerden أَبَانَ بْنِ صَالِحٍ hadis otoriteleri tarafından zayıf kabul edilmiştir ve senette geçen bir diğer ravi Muhammed bin Khalid Al-Jndy meçhul (hakkında bilgi bulunmayan, bilinmeyen) bir ravidir.

Diğerlerinin bazıları sahih olmakla beraber kendi kafasına göre çevirmiş bu kimse.
 

kalaka27

Ayrıldı
Mesajlar
134
Tepki puanı
11
Düşünce
Sünni
Kadınlar, şeytanın ağlarıdır.” (bk. Elmalılı, Hak Dini, s. 1471; Keşfü'l-hafa, no: 2802) bir hadis var


Anne cennet kapılarının ortasındadır." (İbn Hanbel, V, 198);buda hadis


"Cennet annelerin ayakları altındadır." (Nesâî, Cihad, 6) buda hadis

Biraz mantık biraz akıl


Enbiya 21/30

اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ

İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? (DİB meali)

Ayetin sorduğu soruyu anlamaya çalışalım, “kafirler gökler ile yer bitişikken bizim onları ayırdığımızı görmediler mi?”

Ne ilmen ne aklen ne de fiziken kafirlerin yerlerin ve göklerin bitişikken ayrıldıklarını görmüş olmaları mümkün değildir. Bu soruya muhatap olan her bir kafir rahatlıkla “elbette görmedim ve görmem de mümkün değil” cevabını verecektir. Ayetin sonuna dikkat edilirse “hala inanmayacaklar mı” şeklinde bittiği görülecektir. Yani ayete göre muhatap alınan kafilerin, sayısının yedi olduğunu diğer ayetlerden öğrendiğimiz “göklere bakmış olmaları, onların yer ile bitişik durumda olduğunu ve ayrıldıklarını görmüş” olmaları ve bunun üzerine iman etmeleri gerekmektedir.

Kehf 18/51

مَٓا اَشْهَدْتُهُمْ خَلْقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلّ۪ينَ عَضُدًا

Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim (DİB meali).

Hadi çevirdiniz çevirdiğinizi okumadınız mı iki ayet birbiri ile çelişiyor


Biraz akıl mantık

Kuran bizzat kendisi bize “bak, anla ve sonra iman et” demektedir

Sırf bu yüzden çok kapsamlı bir çalışmaya girdik 3 sendir bir ayetin sonundaki cümlenin üstüne harakelendirmede esre işaratini neye hangi amaçla koyduğunu çözmeye çalışıyoruz
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,946
Tepki puanı
1,461
Düşünce
Sünni
Kadınlar, şeytanın ağlarıdır.” (bk. Elmalılı, Hak Dini, s. 1471; Keşfü'l-hafa, no: 2802) bir hadis var


Anne cennet kapılarının ortasındadır." (İbn Hanbel, V, 198);buda hadis


"Cennet annelerin ayakları altındadır." (Nesâî, Cihad, 6) buda hadis

Biraz mantık biraz akıl
Kadının önünde iki yol var:

Şeytanın insanları avladığı bir ağ olmak veya cennet ayaklarının altında olabilecek kadar yüceleşmek.

Dolayısıyla hadislerde çelişen bir durum yok.
Ayetin sorduğu soruyu anlamaya çalışalım, “kafirler gökler ile yer bitişikken bizim onları ayırdığımızı görmediler mi?”

Ne ilmen ne aklen ne de fiziken kafirlerin yerlerin ve göklerin bitişikken ayrıldıklarını görmüş olmaları mümkün değildir. Bu soruya muhatap olan her bir kafir rahatlıkla “elbette görmedim ve görmem de mümkün değil” cevabını verecektir.
- Ayetten “gökleri ve yerleri ayırdığı esnada bu olayı görmediniz mi?” yorumu isabetli değildir. “yaratılış esnasında” düşüncesine götürecek herhangi bir ipucu yoktur.

Ayeti: “İnkâr edenler, bizim ilk defa gökleri ve yeri bitişik olarak yarattıktan -belli bir süre- sonra, onları ayrı ayrı yapılar halinde düzenlediğimizi ve diri olan her şeyi sudan yarattığımızı görmediler mi?"

- Arapça’da “Görmüyorlar mı? Düşünmüyorlar mı?”anlamlarına gelen “E-Lem- Yere/Tere” şeklindeki istifham/soru sitili, gerçek bir sorgulamaya değil, konuyu pekiştirmeye yöneliktir.

- Hz. Peygamber (a.s.m)’in doğumundan önce gerçekleşen Fil Vakası hatırlatılırken, yine aynı sitile baş vurulmuş ve "E-Lem-Tere = Görmedin mi?” soru üslubu kullanılmıştır.

- Soruda vurgulanan ayetin birkaç mana tabakası vardır. Kur’an’da her asırdaki insanların kendi bilgi-görgü seviyelerine göre alacakları feyiz hisseleri mevcuttur. Kur’an’ın bu engin üslubu bir mucizedir. Ayette, “gökler ve yerin bitişik olup, sonradan onların birbirinden ayrılması” hususu, o asırda da bir şekilde anlaşılıyordu. Bunun en büyük delili, Kur’an’ın şiddetli muarızları bu ayeti işittiklerinde hiç itiraz etmemeleridir. Zaten Kur’an’ın hârika üslubundaki maharet de onlara bir şey anlatabilmekte yatar. Nitekim Abdullah b. Abbas, bu ayetten şunu anlamıştır: Eskiden gökten yağmur gelmiyor ve yerden de bitki bitmiyordu. Bu hal bir retk = bitşiklik halidir. Sonra, şartları oluşturuldu (yani atmosfer teşekkül ettirildi) gökten yağmur, yerden de bitkiler bitiverdi. Bu ise bir fetk = ayrışma anlamına geliyordu. Canlıların sudan yaratılması ise, genellikle sperma ile açıklanıyordu. Bu tespitler de doğrudur ve o zamanki insanları tatmin etmektedir.

- Yukarıdaki düşünceler, çok cüz'î, küçük çaplı da olsa bir hakikati ifade ediyordu ve Allah’ın varlığına bir delil olabiliyordu. Ancak Kur’an’ın mesajları yalnız saadet asrındaki insanlara bakmıyor, kıyamete kadar gelecek bütün asırların bilgi seviyesine hitap ediyor.

İşte Kur’an-ı Hakim, Big-bang teorisi ile açıklanan hakikati ile, bir damla suda milyarlarca canlıların varlığı ve hayatın ilk defa denizlerde başladığına dair kabul gören teorilerin getirdiği açıklamalar ışığında ayetin ilmî veçhesini görebilmek için de bazı köşe taşları koymuştur. Bu köşe taşlarından birisi “İnkâr edenler görüp düşünmüyorlar mı?”sitilidir. Bu üslubuyla bu ayet sanki bu asra hitap etmek üzere yeni inmiş gibidir. Çünkü, bu ilmî gerçekleri ilk defa görenler, gayrimüslim olanlardır. Adeta, ayette bu hususa işaret edilerek, Kur’an’ın sonsuz ilim sahibi olan Allah tarafından indirilmiş olduğunun bir belgesini gözler önüne serilmiştir.
 

M81

Süresiz Yasaklı
Mesajlar
14
Tepki puanı
0
Düşünce
Ateist
Kadının önünde iki yol var:

Şeytanın insanları avladığı bir ağ olmak veya cennet ayaklarının altında olabilecek kadar yüceleşmek.

Dolayısıyla hadislerde çelişen bir durum yok.
Cennet, babaların evlatlarından razı olmasındadır.

Süper alakazeka... 😁

Baba, erkek cinsindendir. Dolayısı ile, islam erkekleri kadınla eşit(!) ve değerli görümüştür.
Nasıl çözüşleme ama(ironi)? 😁
 

Son konular

Üst