• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Said Nursi Kıyametin Tarihini Veriyor

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yönetim Kurulu Başkanı
Mesajlar
552
Tepki puanı
385
Düşünce
Agnostik
“L TEZÂLÜ TÂİFETÜN MİN ÜMMETÎ.” “Ümmetimden bir taife zail olmayıp devam edecektir.” (şedde sayılır, tenvin sayılmaz) fıkrasının makam-ı cifrisi, bin beşyüz kırkiki (1542- M. 2117) ederek nihayet-i devamına îma eder. “Gaybı yalnız Allah bilir.” “ZÂHİRİNE ALE’L-HAK.” “hak üzerinde devam edecektir.” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi binbeşyüz altı (1506- M. 2082) edip, bu tarihe kadar zâhir ve aşikârane, belki galibane; sonra tâ kırk ikiye kadar, gizli ve mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remze yakın îma eder. Ve’l-ilmû indAllah; “Gerçek ilim ancak Allah Katındadır.” “HATT YE’TİYALLAHÜ Bİ EMRİHΔ “Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar)” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi binbeşyüz kırk beş (1545- M. 2120) olup, kâfirin başında kıyamet kopmasına îma eder.”

(Kastamonu Lahikası, s. 20-21)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Abdülmamid'in tımarhaneye koymak istediği bu adam sıkı bir Kürt ayrılıkçısı olup Kürt Teali kurucusudur ve Kurtuluş Savaşı'nda tek bir çaba harcamadan İstanbul'da İngilizlerin kucağında onların galip gelmesini ve kurduracakları Kürt devletinin başına geçmeyi beklemiştir. Fakat hayalleri kursağında kalmıştır. Atatürk'ün bir hatası varsa bu adamı idam ettirmemesidir. Fakat bunun da nedeni vardır. Halifenin yayınladığı "Mustafa Kemal asi ve mürtettir, öldürülmesi vaciptir" fetvasına İskilipli Atıf denen adam imza koyduğu halde bu imza koymaktan kaçınmıştır. Atatürk'ten ve başarılı olabileceğinden korktuğu anlaşılıyor. Yine de ileri görüşlüymüş.

Bunlar böyle Kürt Teali İslam Teali el ele Kurtuluş Savaşını baltalamakla meşgullerdi. Atatürk bunu bu fetvaya imza koymaması hatırına idam ettirmedi, sürgün etti.

Bu adamın yazdıkları zor anlaşılır, cümleyi bitirmek bilmez, yazar da yazar. Bunun bu zırvalarının özeti, İslam 2082 ye kadar devam edecek ve bu tarihten sonra İslam yeryüzünden kalkacak ama bir Müslüm kalanlar nurcular olacakmışmış! Nihayet son nurcu da ölünce 2120 yılında kıyamet kaaaafiiirlerin başına :p kopacakmışmış!!! :p :D
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Bu adam askerlerimiz Yunanlıların kurduğu ve İngilizlerin "Türkler bu hattı altı yıl uğraşsalar geçemezler" dedikleri kat kat arası mayınlı dikenli tel rulolarından oluşan hatta 26 Ağustos sabahı hayatlarını hiçe sayarak taarruza kalktıklarında İstanbul'da İngilizlerin kucağında Kürt devleti hayalleri kuruyordu. Tek bir kurşun sıkmadı, tek bir destek açıklaması yapmadı! Kurulacak Kürt devletinin hayalleri ile yatıp kalktı kahramanlar istiklal için canlarını verirlerken.

O Yunan hatlarını çoğu askerimiz geçemedi. Kayıpların hepsi o hat geçilirken oldu. Fakat Atatürk hesabını iyi yapmıştı. Bu hat ne pahasına olursa olsun geçildiğinde, Türk ordusu çok zayıf kalacak olsa da Ege'de İzmir'e kadar olan yol boyunca dağlardaki efelerin katılımıyla ordu tekrar çığ gibi büyüyecekti. Bunu bildiği için diğer ordu komutanlarının "eğer bu taarruz başarısız olursa hepimizin de kuracağımız Türkiye'nin de sonu gelir" uyarılarına aldırmadan emrini verdi: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri! Ya istiklal, ya ölüm!"

Her düşündüğümde gözlerim yaşarır. Bu askerler 30 Ağustos'ta hattı yarıp 9 Eylülde İzmir'e nasıl girdiler! Ben acaba yürüyerek savaş yok bir şey yok bu yolu gidebilir miyim? 30 Ağustos'ta Afyon'dan yürüyerek çıksam 9 Eylül'de İzmir'e varabilir miyim? Çiğiltepe'yi söz verdiği saatte alamadığı için Atatürk'ün yüzüne bakamam deyip tabancasıyla intihar eden Albay Reşat'ın mezarına uğrayıp bu savaş alanlarını geçip 9 Eylülde İzmir'de olabilir miyim?

Olamam... Hep iyiler, kahramanlar istiklal için savaşarak öldü. Döküntüler kaldı...
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Eksik yazmışım: "Nihayet son nurcu da 2017 yılında ölünce 2120 yılında kıyamet..." şeklinde olacaktı.

O üç yılda da zahir kıyamet alametleri zuhuuur eyleyüüüb :p deccal, mehdi, dabbetül arz, isa filan çıkacak artık! :D

Herif sanırsın Nostradamus'un Kürt şubesi!

Filmini çeksinler bari! Son nurcu! Inını nınnn! Yııııl 2117... Inının ınının ınının! :D Çetin nerelerde Çetin? Çekse ya filmini? Artık çekmek çetin oldu galiba!
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Atatürk'ün belleğinde Türkiye haritasının ayrıntılarıyla yüklü olduğu söylenir. Bir bilgisayara yüklenmiş gibi. Atatürk haritaya bakmadan savaşı yönetirmiş. Çiğiltepe'yi almanın çok stratejik olduğunu çok iyi biliyordu. Yunan hattı geçildikten hemen sonra ilk bu tepe alınmazsa hattı geçmek için verilen onca zayiat boşa verilmiş olacak, Yunan kuvvetleri toparlanacaktı. Bu kritik görevi en çok güvendiği Albay Reşat'a verdi. Göreyim seni aslanım, bu tepeyi hattı geçtikten yarım saat içinde alman çok hayati dedi.

Yunan kuvvetleri de hattın yarıldığını görünce tüm güçlerini bu tepeye yığdılar. Girişimler sonuç vermiyor, tepe bir türlü ele geçmiyordu. Sabırsızlanan Mustafa Kemal sürekli telefonla Albay Reşat'ı arıyordu. Albay Reşat son bir yarım saat süre istedi. Yarım saat doldu, tepe alınamadı ve telefon çaldı. Reşat bey tabancasını şakağına dayayıp tetiği çekti. Haber askerler içine yayıldı. Tepeyi alamadığımız için komutan intihar etti dediler. Askerler ölümü göze alıp tepeye taarruza kalktı ve on dakika içinde Çiğiltepe ele geçti.

Albay Reşat Ziya Paşa'nın oğludur. Trablus, Balkan, dünya savaşı ve Çanakkale'den Atatürk onu iyi tanıyor ve güveniyordu. Bu kritik göreve onu seçmişti. Çiğiltepe'nin alındığına mı sevineceğini, Albay Reşat'ın intiharına mı üzüleceğini bilemedi. Şu anda Albay Reşat'ın mezarı Çiğiltepe'dedir. Çiğiltepe Afyon Sinanpaşa'ya 18 kilometrede 1591 rakımlı bir tepedir. Burada bir şehitlikte, bu tepeyi almak için canını veren askerlerimiz ile komutanları Albay Reşat yatmaktadır.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Abdülmamid'in tımarhaneye koymak istediği bu adam sıkı bir Kürt ayrılıkçısı olup Kürt Teali kurucusudur ve Kurtuluş Savaşı'nda tek bir çaba harcamadan İstanbul'da İngilizlerin kucağında onların galip gelmesini ve kurduracakları Kürt devletinin başına geçmeyi beklemiştir. Fakat hayalleri kursağında kalmıştır. Atatürk'ün bir hatası varsa bu adamı idam ettirmemesidir. Fakat bunun da nedeni vardır. Halifenin yayınladığı "Mustafa Kemal asi ve mürtettir, öldürülmesi vaciptir" fetvasına İskilipli Atıf denen adam imza koyduğu halde bu imza koymaktan kaçınmıştır. Atatürk'ten ve başarılı olabileceğinden korktuğu anlaşılıyor. Yine de ileri görüşlüymüş.

Bunlar böyle Kürt Teali İslam Teali el ele Kurtuluş Savaşını baltalamakla meşgullerdi. Atatürk bunu bu fetvaya imza koymaması hatırına idam ettirmedi, sürgün etti.

Bu adamın yazdıkları zor anlaşılır, cümleyi bitirmek bilmez, yazar da yazar. Bunun bu zırvalarının özeti, İslam 2082 ye kadar devam edecek ve bu tarihten sonra İslam yeryüzünden kalkacak ama bir Müslüm kalanlar nurcular olacakmışmış! Nihayet son nurcu da ölünce 2120 yılında kıyamet kaaaafiiirlerin başına :p kopacakmışmış!!! :p :D
Said Nursi dediğiniz gibi biriyse neden vatan savunması sırasında Ruslara esir düştü? Mustafa Kemal neden mecliste konuşma yapmasına müsaade etti?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Said Nursi dediğiniz gibi biriyse neden vatan savunması sırasında Ruslara esir düştü? Mustafa Kemal neden mecliste konuşma yapmasına müsaade etti?
Dediğim gibi değilse neden İstiklal savaşına katılmadı veya destekler bir açıklama yapmadı?

Ruslarla savaşması, Tiflis için mücadele etmesindendir. Tiflis'te bir İslam üniversitesi kurmayı amaçlıyordu. Yani Kafkaslar bölgesini İslamı yaymak için uygun bir alan, bir tarla gibi görüyordu. Önündeki engel de Rusya idi.

Mecliste konuşma yaptığı filan kendi uydurduğu yalanlardır. Kürt teali ve İslam teali cemiyetlerinin kurucusu olarak bir suçlu olarak Ankara'ya getirilmiştir ve Atatürk onu katlini vacip gösteren şeyhülislam fetvasına imza koymadığı için idam etmeyip Bitlis'e sürgün etmiştir. Bu fetvaya imza koymakla kalmayıp "bu itin gebertilmesi vaciptir" diye şerh de düşen İskilipli Atıf idam edilmiştir. Said Nursi Atatürk'ün başarılı olabileceğini anlayacak kadar ileri görüşlüymüş yine de.

Bu adam yalancıdır. Yok namaz vakti gelince kelepçeleri kendiliğinden açılmış filan da... Yalan söyler. Mecliste konuşma yaptığı da yalandır. Atatürk İstiklal savaşında tek kurşun atmamış, tek destek demeci vermemiş bir adamı niye konuştursun?

Not: Eksiğimi tamamlarken de yanlış yazmışım: "Nihayet son nurcu da 2117 yılında ölünce 2120 yılında kıyamet..." şeklinde olacaktı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Yalanları saçma ve deli zırvasıdır. Yok parmağını Atatürk'e uzatmış da paşa paşa demiş de... Atatürk o parmağı kırar onun gözüne sokar! Yalanın böyle uydurma ve saçması! Bunlar külliyen yalan ve bu şizofrenin gördüğü hayallerdir. Sen Kürt ve İslam teali cemiyetlerinin kurucusu bir suçlu olarak Ankara'ya getirilecek de Atatürk'e parmağını uzatacaksın ha! Rüyanda görürsün şizofren seni! Abdülhamit bunu layık olduğu yere atacaktı da zamanı yetmedi.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Bunlar ikisi İskilipli Atıf denen adamla kankadırlar. Atıf denen adam İslam teali ve Said de Kürt teali kurucusudurlar fakat ikisini de kurmayı birlikte planlamışlardır. Amaçları halifeliği padişahlığı korumak ve İngiliz mandası altında Osmanlı devletinin devam etmesidir. Bu bakımdan Atatürk'ü düşman görmektedirler.

Bunlar İstiklal savaşı yapılırken İstanbul'da İngilizlerin kucağında oturmuşlardır. Halife, Atatürk'ün katlini vacip gösteren fetvayı yayınlayınca Atıf imza koymuş ama Said koymamıştır. Kurtuluş savaşı bitince bunun sonucu olarak Atıf idam edilmiş Said ise sürgün edilmiştir.

Ta ki Menderes iktidarına kadar Said sürgünde yaşamıştır. Menderes iktidar olunca bu adamı Barla'ya getirmiş ve risalelerini yazmasına yayınlamasına izin vermiştir.

Bu densiz Atıf denen vatan haini için Necip Fazıl denen adam methiyeler düzmüştür. Yok hapiste rüyasında peygamberini görmüşmüş de savunma yapma bana gel demişmiş de... Böyle uyduruk masallarla keriz keklemek bunların başlıca işlerindendir. Böyle uyduruk masallarla halkı kandıra kandıra amaçlarına kısmen ulaştılar, halkın çoğunu kerizlediler. Bunların bu uyduruk yalan masallarına kanmamak için oldukça gelişmiş bir bilinç gerekiyor ve halkın çoğu bu bilinçten mahrum ne yazık ki.
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,261
Tepki puanı
478
Düşünce
Ateist
Said nursi barla mektupları, şualar, risalei nur sönmez, münazarat, rumuzatı semaniye, sırrı inna atayna, risalelerinde devamlı Ataturk'e saldıran biridir. Said nursiye göre ataturk deccal ve süfyandır. Bir risalesinde Ataturk'ten tek gözlü deccal diye söz ediyor.

ggggg.png
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Böyle şizofren hain adamları başımıza kıymetli adam diye kakaladılar işte. Bu yalanlara kanılması yüzünden din belasının içine düştük. Laiklik savsatıldı. Taliban tipli İhvan tipli adamlar başımıza çöreklendi.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Dediğim gibi değilse neden İstiklal savaşına katılmadı veya destekler bir açıklama yapmadı?

Ruslarla savaşması, Tiflis için mücadele etmesindendir. Tiflis'te bir İslam üniversitesi kurmayı amaçlıyordu. Yani Kafkaslar bölgesini İslamı yaymak için uygun bir alan, bir tarla gibi görüyordu. Önündeki engel de Rusya idi.

Mecliste konuşma yaptığı filan kendi uydurduğu yalanlardır. Kürt teali ve İslam teali cemiyetlerinin kurucusu olarak bir suçlu olarak Ankara'ya getirilmiştir ve Atatürk onu katlini vacip gösteren şeyhülislam fetvasına imza koymadığı için idam etmeyip Bitlis'e sürgün etmiştir. Bu fetvaya imza koymakla kalmayıp "bu itin gebertilmesi vaciptir" diye şerh de düşen İskilipli Atıf idam edilmiştir. Said Nursi Atatürk'ün başarılı olabileceğini anlayacak kadar ileri görüşlüymüş yine de.

Bu adam yalancıdır. Yok namaz vakti gelince kelepçeleri kendiliğinden açılmış filan da... Yalan söyler. Mecliste konuşma yaptığı da yalandır. Atatürk İstiklal savaşında tek kurşun atmamış, tek destek demeci vermemiş bir adamı niye konuştursun?

Not: Eksiğimi tamamlarken de yanlış yazmışım: "Nihayet son nurcu da 2117 yılında ölünce 2120 yılında kıyamet..." şeklinde olacaktı.
TBMM'yi ziyaret eden Said Nursi, İkinci Reis (Başkanvekili) Musa Kazım Efendi'nin yönettiği oturumu izledi. Sonradan Kurtuluş Savaşı Müzesi olan 1. Meclis binasının tahta merdivenle çıkılan ve balkon şeklinde olan "Samiin" (dinleyici) sıralarına oturan Said Nursi, dönemin milletvekillerinden büyük ilgi gördü. İlginin delili ise Bitlis Mebusu (Milletvekili) Arif Bey ve 5 Bitlis milletvekili ile 3 Muş milletvekilinin verdiği "takrirle" ortaya çıktı. Başkanlık makamına takrir (önerge) veren milletvekilleri, Said Nursi'ye "Meclis namına hoş geldiniz" denilmesini istediler. Verilen takrirde, "Riyaseti Celileye, Vilayeti Şarkiye ulemayı benamından olup Anadolu gezilerini ve Meclisi Ali'yi ziyaret etmek üzere İstanbul'dan buraya gelerek samiin locasında bulunan Bedüüzzaman Molla Said Efendi Hazretlerine beyanı hoşamedi edilmesini teklif ederiz" ifadeleri yer aldı.
Milletvekillerinin talepleri bununla sınırlı kalmadı. Antalya Milletvekili Rasih Efendi ise "Kürsüye teşriflerini ve dua etmelerini kendilerinden rica ederiz" diyerek, Said Nursi'nin Meclis çalışmalarının hayırlı olması ve ülkenin kurtulması için dua etmesini talep etti. TBMM Zabıt Ceridesi Devre 1, 24'üncü ciltte yer alan ve Hicri 1338 (1922) yılına ait olduğu belirtilen arşiv kayıtlarına, Said Nursi de ilk kez böyle girmiş oldu.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Bunlar ikisi İskilipli Atıf denen adamla kankadırlar. Atıf denen adam İslam teali ve Said de Kürt teali kurucusudurlar fakat ikisini de kurmayı birlikte planlamışlardır. Amaçları halifeliği padişahlığı korumak ve İngiliz mandası altında Osmanlı devletinin devam etmesidir. Bu bakımdan Atatürk'ü düşman görmektedirler.

Bunlar İstiklal savaşı yapılırken İstanbul'da İngilizlerin kucağında oturmuşlardır. Halife, Atatürk'ün katlini vacip gösteren fetvayı yayınlayınca Atıf imza koymuş ama Said koymamıştır. Kurtuluş savaşı bitince bunun sonucu olarak Atıf idam edilmiş Said ise sürgün edilmiştir.

Ta ki Menderes iktidarına kadar Said sürgünde yaşamıştır. Menderes iktidar olunca bu adamı Barla'ya getirmiş ve risalelerini yazmasına yayınlamasına izin vermiştir.

Bu densiz Atıf denen vatan haini için Necip Fazıl denen adam methiyeler düzmüştür. Yok hapiste rüyasında peygamberini görmüşmüş de savunma yapma bana gel demişmiş de... Böyle uyduruk masallarla keriz keklemek bunların başlıca işlerindendir. Böyle uyduruk masallarla halkı kandıra kandıra amaçlarına kısmen ulaştılar, halkın çoğunu kerizlediler. Bunların bu uyduruk yalan masallarına kanmamak için oldukça gelişmiş bir bilinç gerekiyor ve halkın çoğu bu bilinçten mahrum ne yazık ki.
Said Nursi 1 Mart 1927 tarihinde Barla'ya sürgün olarak gönderilmişti. Yani Menderes değil Mustafa Kemal döneminde. Bu durumda Mustafa Kemal mi risalelerini yazmasına ve yayınlamasına izin vermiş oluyor? Said Nursi 1920de İngiliz işgaline karşı Hutuvat-i Sitte’yi neşretmiştir. İşgal esnasında İngiliz resmi kilisesi Anglikan Kilisesinin sorularına "Bir adam seni çamura düşürmüş, öldürüyor. Ayağını senin boğazına basmış olduğu halde, istifham-ı istihfaf ile (küçümseyerek) sual ediyor ki: Mezhebin nasıldır?
Buna cevab-ı müskit (susturucu cevap); küsmekle sükût edip, yüzüne tükürmektir: Tükürün o lainin(lenetlinin) o hayasız yüzüne." şeklinde cevap vermiştir.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Bunlar ikisi İskilipli Atıf denen adamla kankadırlar. Atıf denen adam İslam teali ve Said de Kürt teali kurucusudurlar fakat ikisini de kurmayı birlikte planlamışlardır. Amaçları halifeliği padişahlığı korumak ve İngiliz mandası altında Osmanlı devletinin devam etmesidir. Bu bakımdan Atatürk'ü düşman görmektedirler.

Bunlar İstiklal savaşı yapılırken İstanbul'da İngilizlerin kucağında oturmuşlardır. Halife, Atatürk'ün katlini vacip gösteren fetvayı yayınlayınca Atıf imza koymuş ama Said koymamıştır. Kurtuluş savaşı bitince bunun sonucu olarak Atıf idam edilmiş Said ise sürgün edilmiştir.

Ta ki Menderes iktidarına kadar Said sürgünde yaşamıştır. Menderes iktidar olunca bu adamı Barla'ya getirmiş ve risalelerini yazmasına yayınlamasına izin vermiştir.

Bu densiz Atıf denen vatan haini için Necip Fazıl denen adam methiyeler düzmüştür. Yok hapiste rüyasında peygamberini görmüşmüş de savunma yapma bana gel demişmiş de... Böyle uyduruk masallarla keriz keklemek bunların başlıca işlerindendir. Böyle uyduruk masallarla halkı kandıra kandıra amaçlarına kısmen ulaştılar, halkın çoğunu kerizlediler. Bunların bu uyduruk yalan masallarına kanmamak için oldukça gelişmiş bir bilinç gerekiyor ve halkın çoğu bu bilinçten mahrum ne yazık ki.
Menderes döneminde yaşananlar:
22 Ocak 1952: Gençlik Rehberi mahkemesinin ilk duruşması.
5 Mart 1952: Said Nursinin Gençlik Rehberi davasından beraatı.
23 Mayıs 1956: Sekiz senedir devam eden Afyon Mahkemesinde Risale-i Nurların beraatı ve iade edilmesi.
Yani Menderes döneminde de mahkemeler devam ediyor. Beraat kararlarının Menderes ile ilgisi yok; çünkü 15 Haziran 1944: Denizli Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Said Nursinin beraatını ilan etmesi örneğinde görüldüğü gibi Menderes öncesinde de beraat kararı var
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
“L TEZÂLÜ TÂİFETÜN MİN ÜMMETÎ.” “Ümmetimden bir taife zail olmayıp devam edecektir.” (şedde sayılır, tenvin sayılmaz) fıkrasının makam-ı cifrisi, bin beşyüz kırkiki (1542- M. 2117) ederek nihayet-i devamına îma eder. “Gaybı yalnız Allah bilir.” “ZÂHİRİNE ALE’L-HAK.” “hak üzerinde devam edecektir.” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi binbeşyüz altı (1506- M. 2082) edip, bu tarihe kadar zâhir ve aşikârane, belki galibane; sonra tâ kırk ikiye kadar, gizli ve mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remze yakın îma eder. Ve’l-ilmû indAllah; “Gerçek ilim ancak Allah Katındadır.” “HATT YE’TİYALLAHÜ Bİ EMRİHΔ “Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar)” (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi binbeşyüz kırk beş (1545- M. 2120) olup, kâfirin başında kıyamet kopmasına îma eder.”

(Kastamonu Lahikası, s. 20-21)
Ebced hesabı Müslüman alimler arasındaki bir tartışma konusudur. Bu tartışmaya dahil olmak için önce Yaratıcının varlığı, sonra peygamber kabul edilmeli ki tartışma anlamalı olsun. Yoksa her şey zaten anlamsız gelecektir size ki, zaten öyle geliyor.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
Ona kalırsa meclis halifeliğin kaldırılmasına da karşı çıktı. Atatürk bazı kelleler gider deyince sus pus oldu. Said meclise gelmedi demedim. Menderes Barla'ya sürgün nasıl edecek, adam zaten Bitlis'te sürgünde yaşıyor. Barla'ya gelince çalışmalarına başladı. Yani çalışmalarına başlatıldı. Mahkeme tabii olur. Bu bir şey göstermez. Mahkeme kararları da bir şey göstermez. Adam risalelerini yazdı mı yazdı. Mevzu bu.

İngilizlere ise laf eder tabii kurdurun şu Kürt devletini bir an önce haydi diye çemkirecek tabii sabırsızlığından. Bir iş yapacaktıysa İstiklal savaşına katılırdı.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
Mecliste konuşma yaptığı da yalandır. Atatürk İstiklal savaşında tek kurşun atmamış, tek destek demeci vermemiş bir adamı niye konuştursun?
Bakın ne yazmışsınız hatırlatayım. Said Nursi meclis zabıtlarına göre konuşma yapmış, İstiklal savaşını destekler fetvalara imza atmıştır. Kendinizle çelişiyorsunuz
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,551
Tepki puanı
722
Düşünce
Ateist
İyi işte samiin locasında katılmış. Konuşma yapmamış işte. Meclis konuşması söz verilip kürsüye çıkarak yapılır. Samiin locasında olmaz.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆
Üye
Mesajlar
4,125
Tepki puanı
334
Düşünce
Sünni
İyi işte samiin locasında katılmış. Konuşma yapmamış işte. Meclis konuşması söz verilip kürsüye çıkarak yapılır. Samiin locasında olmaz.
Antalya Milletvekili Rasih Efendi ise "Kürsüye teşriflerini ve dua etmelerini kendilerinden rica ederiz" diyerek, Said Nursi'nin Meclis çalışmalarının hayırlı olması ve ülkenin kurtulması için dua etmesini talep etti.
Kaynak: TBMM Zabıt Ceridesi Devre 1, 24'üncü ciltte yer alan ve Hicri 1338 (1922) yılına ait olduğu belirtilen arşiv kayıtları
 
Üst