SARS-CoV2' nin laboratuvar yapımı olmadığı kanıtlandı.

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,929
Tepki puanı
1,015
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Analizler açıkça gösteriyor ki SARS-CoV2, laboratuvar yapımı veya kasıtlı bir şekilde manipüle edilmiş bir virüs değil. Nature'da 17 Mart tarihinde yayımlanan makaleye göre yeni koronavirüsün laboratuvar üretimi olmadığına dair iki kesin kanıt bulundu.

SARS-CoV2 virüsü, vücudumuzda bulunan ACE-2 reseptörlerine tutunmaktadır ve virüsün genomunun önemli bir kısmını virüsün spike-proteinleri (sivri uçlu yapılar) oluşturmaktadır. Bu proteinlerden de anlaşılmaktadır ki virüs ACE-2'ye tutunmak için mutasyon geçirerek özelleşmiştir.

Bu spike-proteinlerinin diğer virüslerinkinden farklı olması sebebiyle araştırmacılar bu durumun, virüsün doğal yollarla oluştuğunun kanıtı olduğunu belirtiyor. Bunun sebebi de bir virüsün laboratuvar ortamında üretilebilmesi için kökeninin başka bir virüse dayanması gerektiği.

Ancak virüsün ana omurgası olan spike-proteinlerinin farklılığından dolayı bu durumun olamayacağı ispatlanmıştır. İkinci özellik ise virüsün genetik yapısının yarasa ve pangolinlerde bulunan koronavirüsüne büyük oranda benzediğinin keşfedilmesidir.

Bilimsel makale: https://www.nature.com/articles/s41591-020-0820-9
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Bir veteriner çömezi olarak olaya vet gözüyle bakayım coronaviridiae ailesinin orthocoronavirinae alt ailesine tanımlanmış 4 adet cins bulunmaktadır bunlar; gamacoronavirüs , betacoronavirüs, alfacoronavirüs ve deltacoronavirüstür.

Bunlardan alfacoronavirüs, insan , yarasa , domuz ,kedi ve köpekleri enfekte eden 17 virüs türünü içermektedir. Deltacoronavirüs yaban ördeği , bülbül, gece balıkçılı, saz tavuğu ve ispinoz gibi kuş türlerini enfekte eden 7 virüs türünü içermektedir. Gamacoronavirüsler; kanatlılar ve balinayı enfekte 2 ayrı türü içerir. Tavuklarda infeksiyöz bronşitis neden olan bir enfeksiyondur.

Betakoronavirüsler cinsi altında yeni bir virüs tanımlanmıştır. Son yirmi yılda 2002’de SARS-CoV, 2012’de MERS-CoV ve 2019’da SARS-CoV-2 salgını ortaya çıktı. MERS’in tek hörgüçlü develerden insanlara, SARS’ın ise misk kedileri veya yarasadan insanlara geçtiği bildirilmiştir.

Yani doğa insandan intikamını alıyor!
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Yani doğa insandan intikamını alıyor!
Her yeni virüs tanımlandığında aklıma bu gelir. Acaba doğa bu kez insandan intikam almayı başarabilecek mi? Bunda tabii bilim kurgu tutkunu olmanın rolü büyük. Bilim kurgularda da virüs salgınları başta gelen konular arasında.

Bu güne kadar doğa insan türünü alt etmek için bazı girişimlerde bulundu. Bence en etkilisi Ebola idi. Çok öldürücüydü ama virüslerin bir handikapı var. Bulaşıcılığı yüksek olursa öldürücülüğü düşük oluyor. Öldürücülüğü yüksek olursa bulaşıcılığı düşük oluyor. Doğa bu güne kadar hem çok bulaşıcı, hem çok öldürücü bir virüs üretmeyi başaramadı.

Ebola kadar öldürücü ama nezle kadar bulaşıcı bir virüs türerse hapı yutarız. Neyse sana bir şey sormak istiyorum. Benim uzman veteriner fakültesi öğretim görevlisi bir kişiden aldığım bilgiye göre köpeklerde bulunan ve insana geçtiğinde akciğer kisti yapan parazitin, yani echinococcosis, kedide hayvanın bağırsak çalışma hızının parazitin kuluçka süresinden çok kısa olduğu için tutunmasının mümkün olmadığı şeklinde bilgim vardı. Bunu yani bana kendinden çok emin bir kesinlikle söylemişti. Ki benim internetten yaptığım araştırmalar da bunu doğruluyor. Bu parazitin ara konakçısının köpek, kurt, çakal, tilki olduğu bilgisi var.

Fakat geçen gün sağlık bakanlığının bir afişi ile karşılaşınca şaşırdım. Çünkü listeye bu hayvanların yanında kedi de eklenmişti. Bakanlığın bir bildiği mi var, ortada bir yanlışlık mı var, ne dersin? Ola ki parazit evrim geçirip kuluçka süresini kısaltmıştır. Böyle bir şey olabilir mi ötesinde var mıdır? Neredeyse sağlık bakanlığına ulaşıp soracağım ama bilmiyorum ikna edici yanıt alabilir miyim.

Ha, tabii kistli çıkan akciğerlerin hiç bir hayvana yedirilmeden imhası gerekiyor o ayrı da, ben işin gerçeği nedir onu bilmek istiyorum. Çelişkili bilgiler beni rahatsız eder. Her işin gerçeğini bilmek isterim.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Korona virüsü kedi efsanelerini tetikledi. Kedi olan eve korona girmez diyorlar şimdi de. Kedi sahibi olarak böyle söyleyenlere teşekkür ediyorum beni ve kedimi onurlandırdıkları için. Kedim de ayaklarının dibine kadar gelerek onlara teşekkür ediyor! :D

Bu söylentiler nerden kaynaklanıyor, kedi beslemenin bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen bir olgu. Çocukluğunu kedi ile geçirmiş kişiler çok düşük ve aslında önlenebilir bir toxoplazma riski dışında bağışıklık bakımından avantaj kazanıyorlar. Kedilerde bir bu toxoplazma riski maalesef var. Her güzelin bir kusuru oluyor.

Tabii kedi var korona yok diye bir şey olamaz da... Aklıma şöyle bir şey geldi. Kedinin bağışıklık sistemi virüsü zayıflatır da biz de zayıflamış virüsü alırsak aşı etkisi yapar mı... Neyse kedilerin yararlı olduğuna inanmaya çalışıyoruz sadece, başka bir şey değil. :ggsy:

İşin gerçeği bir kaç hayvan dokusuna tutunacak organelleri özelleşmiş virüsler var. Her virüs her dokuya yapışmıyor. İnsanla ortak virüs çeşidi paylaşan türler domuz, at, kuş, yarasa gibi türler. Bu türlerde başka virüsler de var.

Şimdi... Bir yarasada diyelim, yarasanın bir hücresine iki ayrı virüs türü aynı anda enfeksiyon gerçekleştirdi. Yani hücre iki ayrı virüs genomunu aldı. İki genetik arasında bir rekombinasyon gerçekleşip yeni bir virüs türü doğuyor. Tıpkı bir zamanların meşhur "Sinek" filmi gibi.

Yeni virüs insana geçerse hiç karşılaşmadığı bir patojenle karşılaşan bağışıklık sistemi, bu yeni virüsü tanıyamıyor. Tanıyıncaya kadar virüs eğer saldırgansa hızla belli bir dokuyu işgal ediyor. Koronanın hedef dokusu akciğer.

Aşı çalışmaları öncekilere göre hızlı yürüyor, çünkü genetik çözümleme ve bilgisayar desteği işi hızlandırdı. İki aya kadar aşı ortaya çıkabilir. Bu iki ay içinde önlemleri sıkı tutmak iyi olur. Sonrasında aslında büyük bir ekonomik faaliyet, kapsamlı bir aşılama kampanyası gerçekleşecek. Birileri büyük paralar kazanacak. Bu seferki görülmemiş yaygınlıkta bir aşılama kampanyası olacak ve çok büyük paralar dönecek.

Çin'deki tuhaf hayvanlar yeme alışkanlığı koronayı yarattı. Yarasa veya pullu bir memeliden söz ediliyor. Bir hayvanda iki ayrı virüs çeşidi aynı anda çalışıp genetik rekombinasyon oluşturdu ve korona virüsü yaratılmış oldu. İnsanlar da bunu hayvandan aldı. Al başına belayı!

Fakat öngörüme göre görülmemiş yaygınlıkta büyük bir aşılama kampanyası başlayacak. Çok müthiş para dönecek. Hepimize basacaklar aşıyı. Aşılanmamış kimse bırakmayacaklar ve çok büyük paralar kazanacaklar. Her ülke aşı stoklarına bütçesinden seve seve büyük pay ayırıp ödeyecek. Bu işte görülmemiş hacimde para dönecek.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Bu arada özverili sağlık çalışanlarına minnet duygularımızı göndermemiz bir borç. Her gün hayatlar kurtarmak sağlıkçılardan başka hiç kimsenin yapamayacağı bir iş. Sağlıkçı olmak çok büyük bir ayrıcalıktır. Hepsine minnet ve şükranlarımızı sunmak bir insanlık görevidir.

Ben zaten eskiden beri sağlıkçılara defalarca söylemişimdir. Hiç kimse sizin gibi her gün hayat kurtarmıyor. Melek diye bir şey varsa melek sizlersiniz derim. Tabii kıvanıyorlar bunu duyunca ama yalakalık olsun diye değil, gerçek olduğu için söylüyorum.

Diğer yandan mesleğiniz zor derim. Bir hayat avuçlarınızın arasında... Onu yitirir veya kurtarırsınız. Zor iş.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Kedilerin hastaların iyileşmesini hızlandırdıkları çok görülmüş olaylardan. Hatta bir doktor iki ayağı birden kırılan ve bir ay evden yataktan çıkamayan hastanın beklenenden önce iyileştiğini görünce: "Evde kedi mi var?" diye sorduğu ve hastanın da "evet sürekli kırık ayaklarımın üzerinde uyudu" demesiyle "belli oluyor" dediği anlatılan bir olay.

Kedinin mırlamasının yararlı ve beyni sakinleştirici frekans yaydığı gibi söylentiler gırla gider. Frekansı filan bilmem ama kedinin kucağında mırıldayarak uyuması mutluluk vericidir. O sana güveniyor. Senin yanında kendisini emniyette hissediyor. Kediler emniyette hissetmediler mi gözleri kısık ve tetikte uyurlar. Derin uykuya dalmak rüya görmek maalesef sadece güvenilir sahipleri olan kediler için bir ayrıcalıktır.

Güvenilmek, çok mutlu edici bir hazdır. Tekin bulunmamak, boşta bulunursan bir yamuk yapar diye kuşkulanılmak büyük bir huzursuzluk kaynağıdır. Kediler kime güvenilebileceğini, kime karşı tetikte olmak gerektiğini iyi bilirler. İnsanın direk gözlerinin içine bakarlar ve düşüncelerini görebildikleri söylenir. Bazısı kedinin bu direk gözlerinin içine dikilen bakışlarından rahatsız olur. Ben sakinleşmek huzur bulmak için kedi ile göz göze bakışma seansı düzenlerim! Çok rahatlarım. Kedim çok şımarık ve aksidir. Buna rağmen! Fakat kendini kıymete bindirmesi belki de daha etkili olmasını sağlıyor!

Dışarda yemek mi yiyorsun. Bir kedi gelir ve sana sadece bir bakış atar. Bir saniyeden fazla sürmez. Bu bana yemek verir veya vermez kararına varır. Kararı vermeyeceğin şeklindeyse bir saniyelik bakıştan sonra bir daha hiç gözüne bakmaz. Ama kararı yemek vereceğin yönündeyse oturur ne zaman vereceğini anlamak için sürekli gözünün içine bakar.

Alemdir kediler kısacası... Dokuz canlı oldukları efsanedir, çok duyarlı hassas hayvanlardır. Artık sevilmediklerini anladıklarında kahırlarından ölürler. Bir kedinin sevgisiz ömrünü tamamlaması üzüntü vericidir. Sevgiyi çok biliyorlar. Maalesef veterinere kendi iyiliği için götürdüğümüzü anlayamıyorlar ve her kedi kutusuna konulup götürüldüğünde canı yandığı için bir parça da olsa güvensizlik duyabiliyor. Bir kedi artık beni sevmiyorlar mı, benden kurtulmayı mı düşünmeye başladılar tedirginliğini maalesef hiç tam olarak atamaz. Haklı da... Kediye nankör deriz ama en nankör canlı biziz. Bizden nankörü yok. Peki madem düşüncemizi okuyorlar, bilmiyorlar mı? Bilirler ama insanların ani kararlar verdiklerini de bilirler.
 

ccengizz

Üye
Mesajlar
232
Tepki puanı
35
Düşünce
Agnostik
Yapay olmadığı kanıtlandı diyor. Kaynak(kanıt) makale.
Nasıl kanıtlanmış ben gerçekten anlamadım? Yarasaları yakalayıp, kuşları yakalayıp bunlar üzerinde çalışan bir sürü bilim adamı, labarotuvar var. Tabi burada bir itham yok. Ama şüphelenmemek de elde değil yani. İnsan bu şaşar-beşer cinsinden... Milyar değil trilyon dolarlık bir yıllık ilaç sektörü gerçeği var. Artı çift haneli de sağlık sektör pastası var. Dünya çok sakat yerlere doğru gidiyor. Bu zombi, virüs bilimkurgularda illaki bugüğn yarın gerçekliğe bürünecektir. Tıpkı 30 sene önce izlediğimiz bir çok bilimkurgu ürünün bugün hayatımıza girmesi gibi. Şu tabloya yorum yapabilmek için çok yönlü bilgiye sahip olmanın yanında çok iyi analiz ve stratejist olmak icap eder. Binbir çeşit senaryoyu çek etmek, bu iş kime ne kazandırır. Kimden ne götürür. Niye kim hangi amaçla böyle bir işe girişsin. Deli beyin fırtınası gerekir hülasa...
 
Üst