Şeytan Demo

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Anladığım kadarıyla aşı yapmadan önce antikor testini zaten yapacaklar. O yüzden yaptırmadığım iyi olmuş. Aşı da eli kulağında gibi görünüyor.
 

sirakuza

Çaylak
Mesajlar
202
Tepki puanı
118
Düşünce
Panenteist
Anladığım kadarıyla aşı yapmadan önce antikor testini zaten yapacaklar. O yüzden yaptırmadığım iyi olmuş. Aşı da eli kulağında gibi görünüyor.
kediler, bize kedilerinden bahseder misin, mesela barınaktan mı, sokaktan mı, ne zamandan beri seninle, kedinin yaşamına olan etkisi, adı nedir ve neden kedi?
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Kediler değil, kedi. Sokaktan aldım. Aldığımda bir aylık kadardı, şimdi yedi yaşında. Çocukluğumdan beri sürekli kedim olur. Kedisiz yaşayamıyorum.
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Hala daha nankörlük yapar mı yaramaz? 😼

O kedinin olmazsa olmazı. Köpeğin aksine kedi minnet duymaz. Kedi çok zekidir. İnsanın asla güvenilmeyecek bir yaratık olduğunu bilir. Kedi insana asla tam olarak güvenmez. Güvenmez yani, doğrusunu yapıyor. İnsana güvenilmez. Ayrıca onurludur. Onu sevmekten vazgeçtiysen bir anda seni tamamen bir yabancı olarak görüverir. Özgürlüğüne çok düşkündür. Özgürlük uğruna canını verir. Ben kedilere aşığım.
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Tüm hayatımda tek köpeğim oldu. Köpeğin her koşulda sadık bir dost olduğunu onda gördüm. Dışarda sürekli yanımda gezerdi. Halbuki yavru iken almamıştım. Onu yavru iken alan sahibi terketmişti. Bir kaç yıl sonra dışarda arkadaşlarla oturuyorduk. O zaman çocuğum. Köpek aniden fırladı. Bir adamın yanına gittiğini ve onunla oynadığını gördüm. "Ben bu köpeğin ilk sahibiyim" dedi. "Maalesef onu terkettim. Ama o beni hiç unutmamış." Ben ona bakıyorum o artık benim köpeğim dedim. Baktığın için çok teşekkür ederim deyip gitti. İçim burkuldu. Adama çok yakınlık göstermişti. Hiç bu adam beni sokağa bıraktı dememişti.

Daha sonra bir yavru kedi buldum. Hava çok soğuktu, almazsam kesinlikle ölecekti. Onu aldım. Fakat hayvan bakacak durumda hiç değildim. Kendini kurtardı, güçlendi. Bir arkadaşım kedinin ne kadar oyuncu ve eğlenceli olduğunu görünce bunu bana ver diye tutturdu. Kedi hemen anladı. Derhal anladı. Boynuma sıkıca sarıldı verme beni diye. Nasıl olsa okumaya gidecektim ve verdim. İyice alışmadan vereyim dedim. Aradan bir sene geçmedi. Bir dükkandan çıkarken ayağıma bir kedi dolandı. Baktım benim kedim. Hemen arkadaşa telefon açtım. Kedi dolaşmaya çıkmış olamazdı, arkadaşın evi çok uzaktı. Bu kedi niye sokakta dedim. Bakamayacağım ailem kedi istemiyor dedi. Senin gibi arkadaşın çarkına deyip kapattım ve onu defterden sildim. Bir daha hiç konuşmadım.

Fakat kediyi eve almak istemiyordum. Bir süre sonra okumaya gidecektim. Bizim evde de kedi istemiyorlardı. Ona bahçede bir yuva yaptım. Çok durgundu, hiç oynamıyordu. Sen beni başkasına verdin diye gözümün içine bakıyordu. Böyle dediğini biliyordum. Sevdiğim zaman kızıyordu. En iyi mamaları aldım. Ne yaptıysam gönlünü alamadım ve çekti gitti. Bir süre sonra onu buldum. Hiç yüz vermedi. Ne oynadı ne sevdirdi, dönüp gitti. Beni asla affetmedi.

Neyse okumaya başka şehire gittim fakat okul biter bitmez ilk bulduğum kediyi alacağım ve ölümden başka hiç bir şey beni kedimden ayıramayacak diye karar verdim. Öyle de yaptım. Tabii kedilerin ömrü pek fazla olmuyor. Genelde kazalara kurban gidiyorlar. Hastalanıyorlar, eskiden bilinçsizmişiz. Ölümcül kedi hastalıklarını hiç bilmezdim ve aşı yaptırmazdım. Dışarı bırakmamak da mümkün değil, özgürlük için canlarını vermeye hazırlar. Hiç bir kedimi bir daha terketmedim. Hep ölene kadar baktım. Şimdi de öyle. Ölüm ya onu ya beni alana kadar birlikte yaşayacağız. Neyse ki şimdiki kedim sokağa çıkmayı hiç istemiyor. Evin içinde tamamen özgür ve bu ona yetiyor. Canı çok sıkılırsa beni döver, rahatlar. Hiç minnet etmez, bu beni besliyor demez. Okkalı dayak atar.

Kedilerin yaygın ve ölümcül iki hastalığı var: Kedi nezlesi ve kedi lösemisi. Bu insanlardaki nezle ve lösemi değil. İkisi de insana bulaşmıyor. Fakat kediden kediye bulaşıyor. Aşıları var.

Kediler minnetsiz, gururlu, özgürlük hastası inanılmaz hayvanlar. Kedi asla öldüğünü sahibine göstermez. Öleceğini bilir ve ortadan kaybolur. Böyle de bir huyu vardır. Kaza ile ölmediyse nerde öldüğünü bulmak son derece zordur. Kedileri çok seviyorum. Kediyi sadece görmek bile neşelenmeme yeter.
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Okkalı dayak atar.

Daha küçüktü. Boynuna şirin bir boncuk asayım dedim. Ters ters baktı, istemiyorum dedi. Ama çok cici olacaksın hadi takalım diye ısrar ettim. Hırlayarak uyardı. Kesinlikle istemiyorum demekti. Takmaya uğraşınca da dayağı yedim. Döndü biraz yürüdü hırsını alamadı geri gelip bir daha patakladı. Bir daha uzaklaştı, gene hırsını alamayıp bir daha dönüp bir dayak daha atmak istedi. Yeter ama bak döverim dedim. O zaman vaz geçti. Tabii dövmem filan söz konusu değil.

Büyüyünce daha da psikopat oldu. Bir gün müziği çok açmışım. Kapat şunu diye kızdı. Tabii ne dediğini anlıyorum. Kedice bilirim. Sana mı soracam len dedim. Sesi biraz daha açtım. Fena saldırdı. Hiç öyle kedi dayağı yememiştim. Kan çıkardı yani, haşat etti! Dayanamayıp ilk ve son kez bir şaplak attım. Sonra da pişman oldum. Saklandı, ertesi güne kadar çıkmadı. Neyse barıştık. Ama canı sıkıldı mı döver. Hiç minneti yoktur. Mırrr dedi mi canım sıkıldı demektir. Omzuma atlar. Başlar pat pat vurmaya. Kafa göz girişir. Kedinin dişleri ve tırnakları olağanüstü keskin ve sivridir. Ciddi ciddi dövse var ya insanı hastanelik eder. Ciddi dövmez. Gözümü yumup can sıkıntısı geçene kadar beklerim. Sonra yere atlar. Sanki hiç dayak atmamış gibi mama nerde hani mama diye miyavlamaya başlar.

Alem bu kediler... İtaat diye bir şey yok, minnet diye bir şey yok! Sanki evin sahibi o da o bana bakıyor! O şekilde davranır. Lan kedi mi besliyoruz, kölelik mi yapıyoruz belli değil ha! Neyse artık müziğime izin veriyor.
 

FİLEozof

ll ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,907
Tepki puanı
1,581
Düşünce
Panteist
Daha küçüktü. Boynuna şirin bir boncuk asayım dedim. Ters ters baktı, istemiyorum dedi. Ama çok cici olacaksın hadi takalım diye ısrar ettim. Hırlayarak uyardı. Kesinlikle istemiyorum demekti. Takmaya uğraşınca da dayağı yedim. Döndü biraz yürüdü hırsını alamadı geri gelip bir daha patakladı. Bir daha uzaklaştı, gene hırsını alamayıp bir daha dönüp bir dayak daha atmak istedi. Yeter ama bak döverim dedim. O zaman vaz geçti. Tabii dövmem filan söz konusu değil.

Büyüyünce daha da psikopat oldu. Bir gün müziği çok açmışım. Kapat şunu diye kızdı. Tabii ne dediğini anlıyorum. Kedice bilirim. Sana mı soracam len dedim. Sesi biraz daha açtım. Fena saldırdı. Hiç öyle kedi dayağı yememiştim. Kan çıkardı yani, haşat etti! Dayanamayıp ilk ve son kez bir şaplak attım. Sonra da pişman oldum. Saklandı, ertesi güne kadar çıkmadı. Neyse barıştık. Ama canı sıkıldı mı döver. Hiç minneti yoktur. Mırrr dedi mi canım sıkıldı demektir. Omzuma atlar. Başlar pat pat vurmaya. Kafa göz girişir. Kedinin dişleri ve tırnakları olağanüstü keskin ve sivridir. Ciddi ciddi dövse var ya insanı hastanelik eder. Ciddi dövmez. Gözümü yumup can sıkıntısı geçene kadar beklerim. Sonra yere atlar. Sanki hiç dayak atmamış gibi mama nerde hani mama diye miyavlamaya başlar.

Alem bu kediler... İtaat diye bir şey yok, minnet diye bir şey yok! Sanki evin sahibi o da o bana bakıyor! O şekilde davranır. Lan kedi mi besliyoruz, kölelik mi yapıyoruz belli değil ha! Neyse artık müziğime izin veriyor.
Bir de yol biliyorlar, uzun yola çıkarlar yani. Bir ara bi’ 30 km uzağa bırakmıştık, geri döndü yahu.
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Bir de yol biliyorlar, uzun yola çıkarlar yani. Bir ara bi’ 30 km uzağa bırakmıştık, geri döndü yahu.

O da kedinin olmazsa olmazı. Bunu bir iletimde ayrıntılı anlatmıştım. Kedilerin beyninde bir navigasyon cihazı olduğu sanılıyor. Bu, göçmen kuşlarda da var. Çünkü kediyi kapalı bir kutuda da götürsen nereye gittiğini navigasyondan görüyor. Tabii navigasyon yerin manyetik alanı ile çalışıyor. Aynısı göçmen kuşlar için de geçerli, bulutlu karanlık gecelerde yollarını hiç şaşırmıyorlar.

Neyse benim kedinin en iyi zamanı sabah saatleri. En iyi huylu olduğu zaman. Gün içinde giderek aksileşir. Bunun nedeni kedi aslında gececil bir hayvandır, gündüz uyur. Fakat insanla yaşayınca insana ayak uyduruyor. Garibim insanlara heves de ediyor. Masada kendine bir sandalye ayrılmasını istiyor ve eliyle yemek filan yiyor. 😁

Çok aksileştiğinde bak adını pisipisikopat koyacağım, yaban kedisi koyacağım filan diyorum. Anlar gibi bakar yüzüme! 😄
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Hatta fıkrası da var. Adam kediden kurtulmaya karar vermiş. Çuvala koyup uzağa götürüp bırakmış. Eve bir dönmüş kedi evde oturuyor. Ertesi gün karton kutuya koyup daha uzağa bırakmış. Gelmiş kedi gene evde. Ertesi gün tahta sandığa koyup daha uzağa götürmüş, sonuç değişmemiş.

En son artık arabayla iyice uzağa götürmüş. Geri dönerken lastiği patlamış, onu yaptırırken telefonu çalmış. Karısı: "Kedi geldi babam nerde kaldı diye kapıya bakıyor" demiş! 😆
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Yoo, abartı değil. Eliyle alıp ağzına götürüyor. Tabii yoğurttu kaymaktı bu tür şeyleri beceriyor da katı şeyleri beceremiyor düşürüyor garibim. Tırnağını batırıp alıyor, tam ağzına atacakken düşürüveriyor yere atlayıp ağzıyla alıyor, sonra yine sandalyeye oturup eliyle yemeye çalışıyor.

Üstelik bu ilk değil, daha önce de eliyle yemek yiyen bir kedim daha olmuştu. Youtube'da masada yemek yiyen kedi videolarını bulabilirsin.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Kediler maalesef çok duyarlı hayvanlar. Üzülüyor, acı çekiyorlar. Maalesef kedi sevmeyen bir misafir yüzünden banyoya kapatılmıştı. Bu olayın kedide depresyon nedeni olduğu ortaya çıktı. Dün yanlışlıkla dolapta uyurken kapı üzerine kapatılmış. Kedi nerde kedi nerde aradım sonunda bulduğumda o kadar sinirliydi ki depresyonu derhal anladım. Kulaklarını kıstıysa gergindir. Hemen anladım. Dolaba kapatıldığını sanmıştı.

Bu kadar duyarlı olmalarına üzülüyorum. Gelen birini pür dikkat izler. Bu kimdir benimkiyle ilişkisi nedir her şeyi dedektif gibi araştırır. Gözünü kırpmadan konuşmasını dinler. Gerekirse yaklaşıp kokusunu iyice tanır arşive kaydeder. Bazıları kedinin bu kadar dikkati altında kalmaktan rahatsız olur. Dışardan geldiğimde kokumu kontrol eder. Daha önce kaydettiği kokularla eşleşme var mı bakar. Keşke bu kadar zeki olmasalar... Fazla zekiler ve bu da fazla duyarlı olmalarına neden oluyor.
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
An itibariyle kedizede oldum. Kedim bana saldırdı ve yaraladı. Ama hak ettim. Stres atsın diye onunla boğuşuyorum. Fakat banyoda ayakları ıslanmış canı sıkkındı ve temizlemek istiyordu. Bense ayaklarının ıslanmasına aldırış etmeyeceğini düşünmek gibi fatal bir hata yaptım ve onu dövüşe davet ettim. Neyse biraz kurallara uygun dövüştü. Sonra kızmaya başladı. Yeter ama işim var benim patilerimi yalayacam dedi. Bense onu kızdırmaya devam ettim. Ama belli etti bak sabrımı taşırdın haşalayacam seni der gibi hırlamaya ve dik dik bakmaya başladı. Yine aldırış etmeyip hadi hadi gel hadi korktun mu diye kışkırtınca bir hamlede elimi ısırıp tek dişini bastı, deldi.

Deminden beri kanı durdurmaya çalışıyorum, neyse durdu. Hak ettiğim için hiç kızmadım. Vay namussuz dişi bıçak gibi lan! Normalde böyle ısırmıyor, çok ayarlı ısırıyor. Ama sinirlendi mi ölçüyü biraz kaçırıyor. Bu tabii yine son gücü değil. Son gücü ile ısırsa var ya koparır! Bu sadece tek dişi. Gerçekten zarar vermek istese alt üst dört kesici dişleriyle makasa alır koparır alır yani şakası yok.

Bazen dişlerini inceliyorum. Yani tasarım ürünü gibiler gerçekten. Bir tasarımcı eti koparsın diye bu dişleri dizmiş gibi. Dört uzun diş iki taraftan kesiyor ve ön dişler koparıyor. Ama tabii ki amaçlı tasarım değil, en uygun olanın birikimli seçiliminin ürünü bu yapılar.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Retrospective

lll ☆☆
Geliştirici
Mesajlar
4,428
Tepki puanı
3,534
Düşünce
Ateist
An itibariyle kedizede oldum. Kedim bana saldırdı ve yaraladı. Ama hak ettim. Stres atsın diye onunla boğuşuyorum. Fakat banyoda ayakları ıslanmış canı sıkkındı ve temizlemek istiyordu. Bense ayaklarının ıslanmasına aldırış etmeyeceğini düşünmek gibi fatal bir hata yaptım ve onu dövüşe davet ettim. Neyse biraz kurallara uygun dövüştü. Sonra kızmaya başladı. Yeter ama işim var benim patilerimi yalayacam dedi. Bense onu kızdırmaya devam ettim. Ama belli etti bak sabrımı taşırdın haşalayacam seni der gibi hırlamaya ve dik dik bakmaya başladı. Yine aldırış etmeyip hadi hadi gel hadi korktun mu diye kışkırtınca bir hamlede elimi ısırıp tek dişini bastı, deldi.

Deminden beri kanı durdurmaya çalışıyorum, neyse durdu. Hak ettiğim için hiç kızmadım. Vay namussuz dişi bıçak gibi lan! Normalde böyle ısırmıyor, çok ayarlı ısırıyor. Ama sinirlendi mi ölçüyü biraz kaçırıyor. Bu tabii yine son gücü değil. Son gücü ile ısırsa var ya koparır! Bu sadece tek dişi. Gerçekten zarar vermek istese alt üst dört kesici dişleriyle makasa alır koparır alır yani şakası yok.
Nasıl boğuşuyorsun tam olarak? Kedi koluna sarılırken kolunu sallayarak gıdıklıyor musun? :D
 

DemoKratos

V ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
7,703
Çözümler
1
Tepki puanı
5,057
Düşünce
Ateist
Nasıl boğuşuyorsun tam olarak? Kedi koluna sarılırken kolunu sallayarak gıdıklıyor musun? :D

Vay namussuz! Şimdi pansuman yaptım da çok fena yaralamış yahu! Nasıl boğuşuyorum basbayağı dalıyorum sanki ısıracakmışım gibi o da bana dalıyor neyse yüzümü bari yaralamadı. Yüzüme ciddi dalmaz hiç bir zaman. Biraz zarar verecekse elime saldırır. Yedi yıldır bu ikinci elimi ciddi yaralayışı.

Tabii ki oyun olduğunu kesinlikle biliyor. Ben hiç onu ısırır mıyım. Ama tadında bırakmaz kızdırırsam biraz kontrolünü kaybedebiliyor. O da işte bu sadece ikinci ciddi yaralayışı, yedi senedir.

Yahu bu bir şey mi adamlar kaplanla boğuşuyor! Yani onların cesaretine hayranım. Ben bir kaplanla boğuşmaya asla cesaret edemem. Ne cesur insanlar var. Tabii yavru ikenden itibaren bakıyorlar, ama bakıcısını öldüren kaplanlar yok değil. Bir ısırışta kolunu koparır yani, kaplan bu yahu!

Ama yine de o bakıcısını öldüren kaplanlar mutlaka ağır stres altında kalmıştır. Yoksa yapmaz. Kafaya koysam kaplanla da boğuşurum aslında. Onlar da benim gibi kedi hastası adamlardır. Ben de yapabilirim zorlasam. Ama kaplan besleyemem, böyle bir şansım sıfıra çok yakın.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Retrospective

lll ☆☆
Geliştirici
Mesajlar
4,428
Tepki puanı
3,534
Düşünce
Ateist
Vay namussuz! Şimdi pansuman yaptım da çok fena yaralamış yahu! Nasıl boğuşuyorum basbayağı dalıyorum sanki ısıracakmışım gibi o da bana dalıyor neyse yüzümü bari yaralamadı. Yüzüme ciddi dalmaz hiç bir zaman. Biraz zarar verecekse elime saldırır. Yedi yıldır bu ikinci elimi ciddi yaralayışı.

Tabii ki oyun olduğunu kesinlikle biliyor. Ben hiç onu ısırır mıyım. Ama tadında bırakmaz kızdırırsam biraz kontrolünü kaybedebiliyor. O da işte bu sadece ikinci ciddi yaralayışı, yedi senedir.

Yahu bu bir şey mi adamlar kaplanla boğuşuyor! Yani onların cesaretine hayranım. Ben bir kaplanla boğuşmaya asla cesaret edemem. Ne cesur insanlar var. Tabii yavru ikenden itibaren bakıyorlar, ama bakıcısını öldüren kaplanlar yok değil. Bir ısırışta kolunu koparır yani, kaplan bu yahu!

Ama yine de o bakıcısını öldüren kaplanlar mutlaka ağır stres altında kalmıştır. Yoksa yapmaz. Kafaya koysam kaplanla da boğuşurum aslında. Onlar da benim gibi kedi hastası adamlardır. Ben de yapabilirim zorlasam. Ama kaplan besleyemem, böyle bir şansım sıfıra çok yakın.
Hayvanların her biri özünde çok güzel ve harika ama bu vahşi besin zinciri maalesef hepsini vahşi olmaya zorluyor. Sahi ya, sanki onlardan farkımız yokmuş gibi konuştum. Biz de aynıyız. :)
 

Son konular

Üst