• AntiDogmatik
    Sorgulamaktan korkmayanlar için özgür düşünce platformu.
  • Din toplumun afyonudur.
    Karl Marx
  • Din; sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.
    Lucius Annaeus Seneca
  • Din, sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır.
    Napoléon Bonaparte
  • Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayansa zalim!
    Mustafa Kemal Atatürk
  • Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.
    Carl Sagan
  • Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.
    Anatole France
  • Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
    Immanuel Kant
  • Dünyada iki çeşit insan var: Aklı olan ve dini olmayanlar, dini olan ve aklı olmayanlar.
    Ebu Ala el Maarri
  • İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatası, tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatası?
    Friedrich Nietzsche
  • İmana sarılmak, aklı terk etmektir.
    George Smith
  • İnsanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar.
    Julius Caesar
  • En tehlikeli insan tipi az anlayan, çok inanandır.
    Anton Chekhov

Şeytanın Suçu ne?

Macit

☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
120
Tepki puanı
68
Düşünce
Agnostik
Üzerinde biraz düşünen herkesin fark edebileceği üzere şeytanın durumu oldukça kafa bulandırıcı bir haldedir. Tüm büyük dinlerde tanrı insanı yaratır ve meleklere insan önünde secde etmelerini buyurur. Şeytan hariç tüm melekler buyruğa uyar. Şeytanın kibrine yenik düşerek secde etmediği ve tanrı tarafından lanetlendiği anlatılır ve bu olaylar silsilesinin ardından bizim şeytan da hepimizin yakından bildiği malum mesaisine başlama kararı alır. Kıyamete kadar mücadele edeceği, ama sonunda hak ettiği cezayı çekmekten kurtulamayacağı vurgulanır. İşin ilginç yanı ise şeytanın da bunun farkında olması.

- İlk olarak tanrının her şeyi bildiği varsayımından hareket edecek olursak, tanrı şeytanın insana secde etmeyeceğini de biliyordu, ama bunu bile bile meleklere secde etme emri verdi. Bu durumda şeytanın, önceden yazılmış rolünü oynamaktan başka bir suçu yok demektir.

- Şeytan, sonunda en büyük cezayı çekeceğini bile bile ne tür bir motivasyonla mücadelesini sürdürebiliyor?

- Tanrı hangi akla hizmet şeytana kıyamete kadar izin vermiştir? Amaç insanın sınavı ise, neden durup dururken insanı sınavdan geçirme gibi bir fikre kapılmıştır? Onun gibi kudretli bir varlığın bundan ne gibi bir beklentisi vardır?

- Şeytanı var eden, insanı var eden, sonra secde etmeyeceğini bile bile şeytana insanın önünde secde etmesini söyleyen, şeytan secde etmeyince de onu lanetleyen bir tanrıdan bahsediyorsak, bugün şeytana atfedilen kötülüklerin arkasındaki asıl ve gizli güç tanrı olmuyor mu? Bir başka deyişle şeytanı saptıran, yani onu itaatsizliğe iten Allah'ın ta kendisi değil midir?

- Tanrı kendi düzeni içerisinde şeytana ihtiyaç duymakta mıdır? Kendi uydurduğu bir sınavın sonunda insanların çıkıp "benim ne suçum var da beni cehenneme atıyorsun?" diye serzenişte bulunmalarını önlemek için şeytanı mı kullanmaktadır? Kısaca şeytan, tanrının bir bahanesinden mi ibarettir?

- Tanrı tüm melekleri mutlak itaatkar varlıklar olarak yaratırken, niçin şeytanı bir gün kendisine başkaldırabilecek potansiyele sahip olarak yaratmıştır?

- Şeytanın suçu nedir?

Son olarak şimdi bu şeytan arkadaş Allah'ı görmüş, onunla konuşup iddiaya bile girmiş, demek ki bu Allah denilen varlık o kadar muhteşem bir şey değil yani görünce etkilenmeden onunla zıt gidebiliyor, Allah'a sinirlenilebiliyormuş...
 

İskender

Üye
Mesajlar
61
Tepki puanı
30
Düşünce
Agnostik
Şeytanın kendi sonunun kötü olacağını bile bile yanlışta ısrar etmesi çok saçma. Kuranı yazanlar bu tip ayetler üzerinde iyi çalışmamış.
 

Boyla Kutlug

Üye
Mesajlar
79
Tepki puanı
110
Düşünce
Ateist
Kuran'da araf 10-11-12-13-21-21 ayetlerinde şeytan, adem'e secde etmediği için allah tarafından cennetten kovulmuş gibi yaparak cennette saklanmıştır. Şeytan allahı bile kandırmıştır. Sonra taha 120-121 ayetlerinde allah, şeytanı tekrar cennette ve adem ile havva'ya yasak ağaçtan meyve yedirdiğini görünce onu bir kez daha kovmuştur. Şeytan öylesine kurnaz ki, belki allahın kendini tanrı sanmasında bile etkili olmuş olabilir.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Başkanı
Mesajlar
1,789
Tepki puanı
1,050
Düşünce
Agnostik
Kuran'da araf 10-11-12-13-21-21 ayetlerinde şeytan, adem'e secde etmediği için allah tarafından cennetten kovulmuş gibi yaparak cennette saklanmıştır. Şeytan allahı bile kandırmıştır. Sonra taha 120-121 ayetlerinde allah, şeytanı tekrar cennette ve adem ile havva'ya yasak ağaçtan meyve yedirdiğini görünce onu bir kez daha kovmuştur. Şeytan öylesine kurnaz ki, belki allahın kendini tanrı sanmasında bile etkili olmuş olabilir.
Evet doğru, öyle. Bu tip çelişkilerle dolu olan bu kitaba bir de inanmamızı bekliyorlar.
 

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
621
Düşünce
Ateist
Evvel emirde hiç bir dini kitap yada onları tamamlayacılar İnsan dışında Yaratıcı bir güç tarafından yazılmamış yada yazdırılmamışlardır. Öyle olmuş olsaydı şayet Peygamberlerin karılarından, zamparalıklarından, kadınların örtülerinden, savaşlardan, yiyecek ve içeceklerden değil kainatın ve tabiatın yaradılışından, yoktan var etmenin bilimsel şeklinden atomlardan proton ve nötronlardan kuartzlardan bu günkü biliminde ötesinde bahsederdi.
Bunlar insanlar tarafından nazım yada nesir biçiminde yazılan insan maneviyatını yani insanın düşünsel yaşamını madde ile sembolleştirerek yazılan edebi eserlerdir. Bu tür yazıtlar ilk ve orta çağlarda ziyadesiyle yapılıyorlardı. Türklerin Ergenekon Destanı aslında Türk kavminin kapalı yerden dünyaya yayılışını anlatmaz. Demir dağ diye dağ olamaz. Demirden koca bir dağda körüklerle eritilmez. Kurtlarda insanlara yol gösteremezler. Ergenekon Destanı insanın kendi inatçı benliğini kırarak Ergenlikten kurtulmasıdır. Olayın gerçekleştiği yer orta asya olmayıp insan beynidir. Tevrat, İncil ve Kurandaki anlatımlarda böyledirler. Bu kitaplardaki o şeytan insan aklının vesvese yapan şeklidir. Vesvese tereddüttür. Teredddütler ise kuvvetli arzular (ihtiraslar) ve aşklardan doğar. Ve yapacağımız işte beynimiz bizi yanıltarak hata yapmamıza dolayısıyla da başarısızlığımıza neden olur. Şeytanın Ademe secde etmemesi demek aklın aşka ve ondan oluşan kuvvetli arzulara hizmet etmemesidir. Bu kitapların yazarlarının Rabbi yada Allahları ise onların başarılarıdır! Başarıya inanmadan da çoğu iş yarım kalır ve başarısızlığa uğrar.

Ancak Tereddüt aynı zamanda çift yönlü negatif ve pozitif düşüncedir. Yani bir şeyin oluşmasında hem olumlulukları hemde olumsuzlukları düşünmektir. Bu bir insanı sporda başarıdan (bilhassa ilk ve orta çağın erkeği için en geçerli meslek olan binicilik ve silahşörlüğün geçerli olduğu devirleri düşünelim) ticaret hayatındaki kazanmalardan, askeri başarılardan vareste tutar. Ancak aynı zamanda da insandaki bu tereddüt onun pozitif ilim yapmasını ve Adil olmasını sağlar. Çünkü ilimin ve adaletin esası şüpheciliktir. Şüphecilik ise insanları çok yönlü düşünceye ve ona bağlı araştırmacılığa ve deneylere iterki; o da ilim ve onun getirdiği teknolojiyi çıkarır ve insan denen hantal ve kuvvetsiz yaratığı tabiat içinde en güçlü ve en hızlı varlık yapar. Onun için şeytan tasfirlerinde, şeytanın çift boynuzu ve elinde çatal şeklindeki mızrağı yada şeytan yerine çatal dilli bir yılan vardır.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

yeniçeri

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
927
Tepki puanı
621
Düşünce
Ateist
Şeytan Azazil adında bir melektir. (Gerek Hiristiyanlık gerekse Müslümanlıkta) Seni doğruya güzele yani başarıya götürüyorsa şayet adı olur. Cebrail seni yanlışa hataya başarısızlığa götürürse adı olur 19 luk lain Şeytan! :) O zaman Şeytan akıldır.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
119
Düşünce
Sünni
Üzerinde biraz düşünen herkesin fark edebileceği üzere şeytanın durumu oldukça kafa bulandırıcı bir haldedir. Tüm büyük dinlerde tanrı insanı yaratır ve meleklere insan önünde secde etmelerini buyurur. Şeytan hariç tüm melekler buyruğa uyar. Şeytanın kibrine yenik düşerek secde etmediği ve tanrı tarafından lanetlendiği anlatılır ve bu olaylar silsilesinin ardından bizim şeytan da hepimizin yakından bildiği malum mesaisine başlama kararı alır. Kıyamete kadar mücadele edeceği, ama sonunda hak ettiği cezayı çekmekten kurtulamayacağı vurgulanır. İşin ilginç yanı ise şeytanın da bunun farkında olması.

- İlk olarak tanrının her şeyi bildiği varsayımından hareket edecek olursak, tanrı şeytanın insana secde etmeyeceğini de biliyordu, ama bunu bile bile meleklere secde etme emri verdi. Bu durumda şeytanın, önceden yazılmış rolünü oynamaktan başka bir suçu yok demektir.

- Şeytan, sonunda en büyük cezayı çekeceğini bile bile ne tür bir motivasyonla mücadelesini sürdürebiliyor?

- Tanrı hangi akla hizmet şeytana kıyamete kadar izin vermiştir? Amaç insanın sınavı ise, neden durup dururken insanı sınavdan geçirme gibi bir fikre kapılmıştır? Onun gibi kudretli bir varlığın bundan ne gibi bir beklentisi vardır?

- Şeytanı var eden, insanı var eden, sonra secde etmeyeceğini bile bile şeytana insanın önünde secde etmesini söyleyen, şeytan secde etmeyince de onu lanetleyen bir tanrıdan bahsediyorsak, bugün şeytana atfedilen kötülüklerin arkasındaki asıl ve gizli güç tanrı olmuyor mu? Bir başka deyişle şeytanı saptıran, yani onu itaatsizliğe iten Allah'ın ta kendisi değil midir?

- Tanrı kendi düzeni içerisinde şeytana ihtiyaç duymakta mıdır? Kendi uydurduğu bir sınavın sonunda insanların çıkıp "benim ne suçum var da beni cehenneme atıyorsun?" diye serzenişte bulunmalarını önlemek için şeytanı mı kullanmaktadır? Kısaca şeytan, tanrının bir bahanesinden mi ibarettir?

- Tanrı tüm melekleri mutlak itaatkar varlıklar olarak yaratırken, niçin şeytanı bir gün kendisine başkaldırabilecek potansiyele sahip olarak yaratmıştır?

- Şeytanın suçu nedir?

Son olarak şimdi bu şeytan arkadaş Allah'ı görmüş, onunla konuşup iddiaya bile girmiş, demek ki bu Allah denilen varlık o kadar muhteşem bir şey değil yani görünce etkilenmeden onunla zıt gidebiliyor, Allah'a sinirlenilebiliyormuş...
Allah için hikmetinden sual olunmaz deriz. Bu boşuna söylenmiş bir söz değil. Kainatta da sebebini bilmediğimiz milyonlarca şey var.
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
615
Düşünce
Ateist
Kuran'da araf 10-11-12-13-21-21 ayetlerinde şeytan, adem'e secde etmediği için allah tarafından cennetten kovulmuş gibi yaparak cennette saklanmıştır. Şeytan allahı bile kandırmıştır. Sonra taha 120-121 ayetlerinde allah, şeytanı tekrar cennette ve adem ile havva'ya yasak ağaçtan meyve yedirdiğini görünce onu bir kez daha kovmuştur. Şeytan öylesine kurnaz ki, belki allahın kendini tanrı sanmasında bile etkili olmuş olabilir.
Wayy be hakikaten öyle olabilir...
 
Mesajlar
11
Tepki puanı
5
Düşünce
Sünni
Üzerinde biraz düşünen herkesin fark edebileceği üzere şeytanın durumu oldukça kafa bulandırıcı bir haldedir. Tüm büyük dinlerde tanrı insanı yaratır ve meleklere insan önünde secde etmelerini buyurur. Şeytan hariç tüm melekler buyruğa uyar. Şeytanın kibrine yenik düşerek secde etmediği ve tanrı tarafından lanetlendiği anlatılır ve bu olaylar silsilesinin ardından bizim şeytan da hepimizin yakından bildiği malum mesaisine başlama kararı alır. Kıyamete kadar mücadele edeceği, ama sonunda hak ettiği cezayı çekmekten kurtulamayacağı vurgulanır. İşin ilginç yanı ise şeytanın da bunun farkında olması.

- İlk olarak tanrının her şeyi bildiği varsayımından hareket edecek olursak, tanrı şeytanın insana secde etmeyeceğini de biliyordu, ama bunu bile bile meleklere secde etme emri verdi. Bu durumda şeytanın, önceden yazılmış rolünü oynamaktan başka bir suçu yok demektir.

- Şeytan, sonunda en büyük cezayı çekeceğini bile bile ne tür bir motivasyonla mücadelesini sürdürebiliyor?

- Tanrı hangi akla hizmet şeytana kıyamete kadar izin vermiştir? Amaç insanın sınavı ise, neden durup dururken insanı sınavdan geçirme gibi bir fikre kapılmıştır? Onun gibi kudretli bir varlığın bundan ne gibi bir beklentisi vardır?

- Şeytanı var eden, insanı var eden, sonra secde etmeyeceğini bile bile şeytana insanın önünde secde etmesini söyleyen, şeytan secde etmeyince de onu lanetleyen bir tanrıdan bahsediyorsak, bugün şeytana atfedilen kötülüklerin arkasındaki asıl ve gizli güç tanrı olmuyor mu? Bir başka deyişle şeytanı saptıran, yani onu itaatsizliğe iten Allah'ın ta kendisi değil midir?

- Tanrı kendi düzeni içerisinde şeytana ihtiyaç duymakta mıdır? Kendi uydurduğu bir sınavın sonunda insanların çıkıp "benim ne suçum var da beni cehenneme atıyorsun?" diye serzenişte bulunmalarını önlemek için şeytanı mı kullanmaktadır? Kısaca şeytan, tanrının bir bahanesinden mi ibarettir?

- Tanrı tüm melekleri mutlak itaatkar varlıklar olarak yaratırken, niçin şeytanı bir gün kendisine başkaldırabilecek potansiyele sahip olarak yaratmıştır?

- Şeytanın suçu nedir?

Son olarak şimdi bu şeytan arkadaş Allah'ı görmüş, onunla konuşup iddiaya bile girmiş, demek ki bu Allah denilen varlık o kadar muhteşem bir şey değil yani görünce etkilenmeden onunla zıt gidebiliyor, Allah'a sinirlenilebiliyormuş...
Soru 1 Cevap : Bu söylediğin kader ile alakalı bir konu ama ben kısaca açıklayayım.
Allah insanın/şeytanın ne yapacağını bilir ama bilmesi insanın/şeytanın hatasını Allah'a mâl etmesini gerektirmez. Biz bazı şeyleri Allah kaderimize yazdı diye yapmıyoruz Allah bizim ne yapacağımızı bildiği için kaderimize yazdı. Yaptıklarımızdan biz sorumluyuz suçu Allah'a atamayız
Şimdi şöyle düşün sen yarın güneş doğacak diyorsun ve yarın güneş doğuyor sonra diyosunki akşam güneş batacak ve güneş batıyor. şimdi sen yarın güneş doğacak dediğin için mi güneş doğdu yoksa sen sadece güneşin doğacağını mı bildin yada sen dedin diye mi güneş akşam vakti battı yoksa sen sadece güneşin batacağını mı bildin?

Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.
Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, "madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var"denilebilir mi?..
Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz?
Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, "Madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor?" denilemez.
Cenab-ı Hak Hakim'dir ve Adil'dir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir, kullarına da zulmetmez.


Soru 2 Cevap: Yani bunu hiçbir bilgisi olmayan biri dahi cevaplayabilir aslında ama neyse. Şu andaki kafirler sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen neden hala müslüman olmuyorsa Şeytan'da o yüzden buna devam ediyor. Nitekim, milyonlarca insan Allah’a ahirete iman ettiği halde, yine de bazı duygularının ön plana çıkmasıyla aklının akıbeti düşünmesine fırsat vermediği için günah işlemekten çekinmezler. “Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler.” (İbrahim, 14/3) mealindeki ayette de bu gerçeğin altı çizilmiştir.

Soru 3 Cevap: Allah Kur'anda şöyle buyurmuştur, (Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım) Bizim gayemiz Allah'a ibadetir. O zaman şunu sorsan biz Allah'a ibadet ediince (haşa) Allah ne kazanıyor. Onu da basit bir örnek ile açıklayalım. Örneğin bir doktor bir hastasına ilaç yazdı ve onu tedavi etti burada doktor birşey kazandımı HAYIR yada kaybetti mi HAYIR. Aynen bunun gibide sen Allah'a ibadet ettiğinde Allah bişey kazanmaz.

Soru 4 Cevap: Birinci sorunun cevabı ile aynı Allah sadece şeytanın ne yapayacağını bildi şeytan Allah dedi diye Şeytan sıfatını alıp kötü olmadı.

Soru 5 Cevap: Şeytan Allah'ın bir bahanesinden ibaret değildir. İnsan/Cin yaratıldığında ona dahili olarak kötülüğü emreden bir nefis var ve bu nefsin kötülüğü emretmesine Nefsi Emmare denir. Bu nefis şeytanda da vardır çünkü şeytanda bir Cindir. Bu nefis denen dahili düşmanın yanı sıra birde Şeytan denen harici bir düşman vardır bu şeytanda nefsine yenik düşerek harici düşman olmayı kendisi kabul etmiştir.

Soru 6 Cevap: Cevabını yukarıda verdim şeytan melek değil Cindir.

Soru 7 Cevap: Kibre kapılması ve Allah'a itaatten kaçınması.
 

Kimse Kim

Üye
Mesajlar
34
Tepki puanı
38
Düşünce
Ateist
Soru 1 Cevap : Bu söylediğin kader ile alakalı bir konu ama ben kısaca açıklayayım.
Allah insanın/şeytanın ne yapacağını bilir ama bilmesi insanın/şeytanın hatasını Allah'a mâl etmesini gerektirmez. Biz bazı şeyleri Allah kaderimize yazdı diye yapmıyoruz Allah bizim ne yapacağımızı bildiği için kaderimize yazdı. Yaptıklarımızdan biz sorumluyuz suçu Allah'a atamayız
Şimdi şöyle düşün sen yarın güneş doğacak diyorsun ve yarın güneş doğuyor sonra diyosunki akşam güneş batacak ve güneş batıyor. şimdi sen yarın güneş doğacak dediğin için mi güneş doğdu yoksa sen sadece güneşin doğacağını mı bildin yada sen dedin diye mi güneş akşam vakti battı yoksa sen sadece güneşin batacağını mı bildin?

Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.
Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, "madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var"denilebilir mi?..
Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz?
Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, "Madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor?" denilemez.
Cenab-ı Hak Hakim'dir ve Adil'dir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir, kullarına da zulmetmez.
Yeterli cevap değil bence. Yukarıdaki olay Allah Şeytanın secde etmeyeceğini bile bile ona secde etmesini emrediyor.

Yani ben güneşin batacağını bile bile ona sen bugün batma emrini veriyorum ve doğal olarak güneş bana itaat etmeyip yine de batıyor ve ben bu yüzden de güneşi cezalandırıyorum.

Böylece güneşi kandırmış olmuyor muyum?
 
Mesajlar
11
Tepki puanı
5
Düşünce
Sünni
Yeterli cevap değil bence. Yukarıdaki olay Allah Şeytanın secde etmeyeceğini bile bile ona secde etmesini emrediyor.

Yani ben güneşin batacağını bile bile ona sen bugün batma emrini veriyorum ve doğal olarak güneş bana itaat etmeyip yine de batıyor ve ben bu yüzden de güneşi cezalandırıyorum.

Böylece güneşi kandırmış olmuyor muyum?
Atladığın bir nokta var, Şeytanın hür iradesi var güneşin yok eğer Allah şeytanın imtihanı kaybedeceğini bildiği için onu imtihan etmeseydi yada onun isyan etmesine izin vermeseydi bu imtihan olmazdı adaletsizlik olurdu. Sen güneşin batıp doğmasına karışmıyorsun sadece doğacak mı batacak mı onu biliyorsun.
 

Kimse Kim

Üye
Mesajlar
34
Tepki puanı
38
Düşünce
Ateist
Atladığın bir nokta var, Şeytanın hür iradesi var güneşin yok eğer Allah şeytanın imtihanı kaybedeceğini bildiği için onu imtihan etmeseydi yada onun isyan etmesine izin vermeseydi bu imtihan olmazdı adaletsizlik olurdu. Sen güneşin batıp doğmasına karışmıyorsun sadece doğacak mı batacak mı onu biliyorsun.
Bende onu diyorum. Vermiş olduğun örnekler hiçbir şekilde olayı açıklayamıyor. Allah Şeytanın nasıl davranacağını bile bile ona aksini yapmasını emrediyor ve böylelikle cezalandırmaya hak kazanıyor.

Yani açıkçası kandırıyor.
 
Mesajlar
11
Tepki puanı
5
Düşünce
Sünni
Bende onu diyorum. Vermiş olduğun örnekler hiçbir şekilde olayı açıklayamıyor. Allah Şeytanın nasıl davranacağını bile bile ona aksini yapmasını emrediyor ve böylelikle cezalandırmaya hak kazanıyor.

Yani açıkçası kandırıyor.
Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.

Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, "madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var" denilebilir mi?

Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlayalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz?

Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, "Madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor?" denilemez.

Cenab-ı Hak Hakim'dir ve Adil'dir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir, kullarına da zulmetmez.
 

Kimse Kim

Üye
Mesajlar
34
Tepki puanı
38
Düşünce
Ateist
Cevaplayamadığın için mi kopyala yapıştır yaptın?

Bu örnekler de uymuyor ki zaten. Şeytanın bir şeyi yapmayacağını bile bile ona yapmasını emretmek şeytanı kandırmak değil midir?
 
Mesajlar
11
Tepki puanı
5
Düşünce
Sünni
Cevaplayamadığın için mi kopyala yapıştır yaptın?

Bu örnekler de uymuyor ki zaten. Şeytanın bir şeyi yapmayacağını bile bile ona yapmasını emretmek şeytanı kandırmak değil midir?
- Allah’ın ilmi ezeli olduğu için cehalet içine sızamaz.

Geçmiş ve geleceği kuşatan bu sonsuz ilmin sahibi olan Allah’ın kimin kendisine itaat edeceğini, kimin etmeyeceğini bilmesi, hem aklen hem dinen zorunludur.

Ancak imtihan işi, imtihan yaptıranın ilmine göre değil, imtihana girenlerin ilmine göre cereyan eder.

Diğer bir ifadeyle, imtihanların âdil olması için, imtihana tabi tutulanların bizzat fiilen imtihana girmeleri gerekir.

Farz-ı muhal bir öğretmen, keramet, feraset, tecrübe, önsezi gibi bir yolla, bir öğrencisinin sınıfta kalacağını bildiği takdirde, ona "okula gelmene, imtihana girmene gerek yok, çünkü ben senin imtihanı kazanmayacağını biliyorum" deyip de "senenin sonu yerine", senenin başında o öğrenciyi sınıfta bırakması doğru olur mu?

Olmaz, çünkü fiili olarak kişinin pratikte göstereceği durumunu görmeden not vermek büyük bir haksızlık olur.

Böyle bir bilgiye sahip olan öğretmenin söz konusu öğrencinin başarılı olacağına dair bir beklentisinin olmayacağı açıktır.

Bu misalin penceresinden dikkatle bakan, sorunun cevabını da almış olur.

Özetle, Allah ezeli ilmiyle, kendisine itaat etmeyenleri tek tek bilir.

Bununla beraber, adaletin tahakkuk etmesi için onları da imtihana alır. Fakat, kesin olarak itaat etmeyeceklerini bildiği bu kimselerin itaat edebileceklerine dair elbette bir beklentisi olmaz. Çünkü böyle bir beklenti, kesin ilimle açık bir çelişkidir.
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
615
Düşünce
Ateist
- Allah’ın ilmi ezeli olduğu için cehalet içine sızamaz.

Geçmiş ve geleceği kuşatan bu sonsuz ilmin sahibi olan Allah’ın kimin kendisine itaat edeceğini, kimin etmeyeceğini bilmesi, hem aklen hem dinen zorunludur.

Ancak imtihan işi, imtihan yaptıranın ilmine göre değil, imtihana girenlerin ilmine göre cereyan eder.

Diğer bir ifadeyle, imtihanların âdil olması için, imtihana tabi tutulanların bizzat fiilen imtihana girmeleri gerekir.

Farz-ı muhal bir öğretmen, keramet, feraset, tecrübe, önsezi gibi bir yolla, bir öğrencisinin sınıfta kalacağını bildiği takdirde, ona "okula gelmene, imtihana girmene gerek yok, çünkü ben senin imtihanı kazanmayacağını biliyorum"deyip de "senenin sonu yerine", senenin başında o öğrenciyi sınıfta bırakması doğru olur mu?

Olmaz, çünkü fiili olarak kişinin pratikte göstereceği durumunu görmeden not vermek büyük bir haksızlık olur.

Böyle bir bilgiye sahip olan öğretmenin söz konusu öğrencinin başarılı olacağına dair bir beklentisinin olmayacağı açıktır.

Bu misalin penceresinden dikkatle bakan, sorunun cevabını da almış olur.

Özetle, Allah ezeli ilmiyle, kendisine itaat etmeyenleri tek tek bilir.

Bununla beraber, adaletin tahakkuk etmesi için onları da imtihana alır. Fakat, kesin olarak itaat etmeyeceklerini bildiği bu kimselerin itaat edebileceklerine dair elbette bir beklentisi olmaz. Çünkü böyle bir beklenti, kesin ilimle açık bir çelişkidir.
Beklenti konusunu anlamamışsınız. Orda tanrının insanları sınava sokup sonuç çıkınca bu ne işe yarayacak tanrı için. Yani amaç ne diyor orda?
 
Üst