Şirk neden en büyük zulümdür?

vostok

Deneyimli
Mesajlar
261
Tepki puanı
283
Düşünce
Ateist
İnanmayan inkar edeni kapsar. Çünkü kendisine delil ulaşmamış inanmayan da olur, kendisine delil ulaştığı halde inanmayan da olur.

Kendisine delil ulaştığı halde gerçekleri bile bile reddeden inkar edendir.

Yani her inkarcı aynı zamanda inanmayandır ama her inanmayan inkarcı değildir.

Aynı şey kafir ifadesi için de geçerli.

Kafir kefere kökünden gelir ve örten demektir. Tarlada tohumun üstünü örttüğü için çiftçiye de kafir denir. Gerçeklerin üstünü bile bile örtmeye çalışanlara da bu yüzden dini literatürde kafir denilmiştir.

Yani her kafir aynı zamanda inanmayandır ama her inanmayan kafir değildir.

Hayat sana güzel vallahi. Ohh, suyundan da koy miss! ..Dedikodu gibisi var mı be! Şaziye’nin kocası eve hep geç geliyormuş kız ona ne diyorsun hele?!! Çünkü bunlar hep dedikodu. Temelsiz dedikodu ;)

……………………………………..

Bilmek; bilen özne ve bilinen obje arasındaki epistemolojik sürecin tam olarak gerçekleşmesi.
İnanmak ise söz konusu dizgenin bir ya da birkaç yerinde, belki tamamında eksikler olması demektir.

Bu bağlamda mevzuyu ne kadar dejenere ederseniz edin, bilmek ve inanmak arasında bir fark kalacak. Kalmak zorunda. Aksi durumda İnanç=Bilmek olur ki, böyle bir oksimoronu açıklamaya gerek var mı bilmiyorum.. Bir şeyi ya bilirsin ya da bilmezsin. Bilmediğin şeyi de inkar edemezsin. Ettin diyen pok yer.

Bir katil zanlısı düşün:

1. dereceden kanıtlar karşısında yapacağı bir şey yoktur. İstediği kadar inkar etsin, hüküm giyer.

2. dereceden kanıtlar ve ötesi karşısında ise aksi ispatlanana kadar suçsuzdur. Kimse onu inkar suçundan falan da içeri atamaz.

Bir yerde inanç varsa, orada bilgi eksikliği vardır. İnanmak, bilgi eksiğinin olduğu yerde güvene dayalı bir yargı oluşturmaktır bir nevi. Bir kişiye güvenmediğin için ona inanmayabilirsin. Bu onun kalbini kırabilir belki. Hepsi bu.

İnanmak opsiyoneldir. O yargıyı olumlu ya da olumsuz yönde kullanmayı tercih edebilirsiniz. Tercihte bulunmaya, tercihte bulunan özne açısından iyi ya da kötü şeklinde bir “değer” biçemezsiniz.

İnanmak edimine iyi ya da kötülük değeri sadece o bilgiyi (ya da öneriyi diyelim)sunan 3. Kişinin nezdinde biçilebilir belki. 3. Kişi kendisine inanılmasını iyi, inanılmamasını kötü olarak niteleyebilir. Örneğin bir durumda gerektiğinde yanında olacaksınızdır. Diğerinde ise karşısında. Ancak bu aynı zamanda çıkara dayalı sübjektif bir biçilmiş “değer” olup, nesnelliği yoktur. 3. kişi öyle değerlendirir çünkü eksik ve kısıtlıdır, ihtiyacı vardır vs..Kaldı ki aklı başında medeni 3. kişi bunu dahi yapmaz. Bir çıkarınız veyahut şişkin bir egonuz yoksa eğer, size inanılması ya da inanılmaması “nötr” değerdedir.

Tanrı ise ne eksiktir, ne de bize gebe. Tanrının nezdinde, onun açısından iyi ve kötünün belirleyicisi nasıl biz olabiliriz ki? Yaptığınız çıkarımlarla tanrıyı aşağılıyor, onu aciz bir insan seviyesine indirgiyorsunuz resmen.

Ha bütün bir bu dizge kimi bağlar? Kimseyi. Ama imtihana dayalı tüm dinleri bağlar. Beraberinde de kuranı. Ve onu çöpe götürür bir nevi. Semavi dinler, inanmamayı kötü ve bir suç olarak addeder haddizatında.

Bir kişi, samimi olarak inanmıyorsa eğer bu nasıl bir suç olabilir ki? İnanmak ya da inanmamak bir yargıla(n)ma konusu değildir, olamaz.

Hatta ve hatta gerçeği "bile bile" inkar dahi bir suç değildir. Ya da tartışılır en iyi ihtimalle örneğine göre. Aksi durumu izah etmeni rica ederim. Hepsinden öte senin delil dediklerinin “delilliği” zaten tartışılır. Ki üzerine tartışılan, şüphe edilen de onlar zaten.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

Tiglath

ll ☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,807
Çözümler
3
Tepki puanı
1,658
Düşünce
Ateist
Allah’a şirk koşmanın zulüm olduğunu iddia eden bir müslüman antik Roma’da doğsaydı Zeus’a şirk koşmanın zulüm olduğunu iddia edecekti. Bunlar bilgi ile söylenmiş şeyler değil. Kör inanç.
Sadece gülüp geçiyorum.
 

FİLEozof

ll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,695
Tepki puanı
2,001
Düşünce
Panteist
Bilimsel çalışmalar orada açıp bakınız.
Bunları siz yazmadınız mı? Yazarın sahibine içerik hakkında bir şeyin var olup olmadığını sormak en doğal hakkım.

İhtimaller verilmiş mi?
Biz de onu diyoruz.

Bilinçsiz bu hareketler irade ve ilim gerektiren işlere vesile oluyor.
Her zaman mı? Evrenin ne kadarı ilim ve irade gerektiriyor?
Evet tam olarak cımbızlama yaparak diğer şeyler de yazılmasına rağmen yazılan bazı şeyleri kırpmışsınız.
Bağlamından kopmamış. Zaten sınırlı seçenek safsatası o mesajın tamamı için geçerli. Sadece kainat kısmını atladım, mantıksızdı çünkü.
Kainatın değil insanın mevcut halindeki yaşamına vesile olan etmenler sayılmış.
Bu etmenler değiştiğinde yaşam olamaz derseniz ispat etmeniz beklenir.
Göz ardı edildiğini siz uydurdunuz.
O zaman diğer evren modellerinin ortaya koyulması gerekir.
Allah hiçbir şey yapmak zorunda değil. Ama doğru söylemeyi tercih buyurmuş.
Nereden biliyorsunuz?
Benzetilen benzeyene her yönden benzemek zorunda değil. Biraz mantık okuyunuz.
Zaten benzetme yönü uyuşmuyor. El işareti yapan bir memurla atom benzetmesi mantıklı mı?
Tamamına hakim. Çünkü kainat itme-çekme vs gibi kuvvetlerle tamamen birbirine bağlı. Evrenin başlangıcında bazı şeyler farklı olsaydı dünya da şimdiki halinden farklı olurdu. Dünyanın şimdiki halinde olması o kadar seçenek içinden tercih buyurulan bir seçenektir.
Farklı olduğu durumlarda yaşamın olmadığının ispat etmesi gerekir.

Büyük bir sanatkar olan yönetmenin hata yaptığında ısrar eden ergen tiplere gülünüp geçilir.
Büyük bir sanatkar olan yönetmen olduğunu nereden biliyorsun? Koca evrene kıyasla küçük ve kusur içerikli bir sanat algısından yola çıkarak mı?
Mesela vücudun işleyişi için beyin mideye hakimdir ama aynı zamanda mideye mahkumdur. Mahkumdur çünkü mide görevini yapmazsa beyin ölür.
İşte bir varlığa mahkum olup başka bir varlığa hakim olabilir.
Biz aynı varlığa karşın hem hakim hem mahkum olamayacağını söylemişiz, farklı varlıklara karşı olamayacağını söylemedik.
Ne dediğiniz anlaşılmıyor.
Sürekli bilinemez diye tutturdukları için “tersleyen” dedim. Tutumlarını eleştirdim.
Cansız atomlar laboratuvarda bir araya getirilince canlı hücre gibi davranmıyorlar. Bu yüzden canlılık harikuladedir ama siz hiçbir deney ve gözlem olmadan dogmatik olarak ilk oluşan laboratuvarda günümüz teknolojisiyle bile oluşturulamayan canlının tesadüfen kendiliğinden oluştuğunu iddia edip kafayı kuma gömer bunun harikulade olmadığını iddia edebilirsiniz. Yapaca
Abiyogenez deneyleri.
Konu İslamın ispatı değil, İslamdaki söylem ile cehennem cezasının adil olduğu. Bunu itiraf ederseniz İslamın ispatına işte o zaman geçilir ama bunu bile hiçbir gerekçe göstermeden kuru inatla dogmatik olarak inkar eden birine İslamı ispat etmek için zaman harcamak da anlamsızdır.
Bilimsel verilerin ortaya koyduğu verilere şüpheyle yaklaşan bilinmezciye kendi mantığıyla yaklaşacağım ki içinde bulunduğu çelişkili durumun farkına varsın.
Bilinçsiz sebep demenin hakaret olduğunu iddia eden yok, cevap veremeyince sürekli saman adam safsatası yapıyorsunuz.
Bakalım öyle miymiş?
@birbeşerim şunu demiş:
siz sebep-sonuçsunuz gibi şeyler diyerek tüm memurlara hakaret etti
Hiçbir delil göstermeden bilinmezciliğin arkasına sığındığını iddia ediyorsunuz. Bu, düpedüz karalamadır.
Bunun için Kafile’nin projeksiyon argümanına bakabilirsiniz. @birbeşerim aynı argümanları savunuyor.
"Misal nedir, neden verilir, misalin özellikleri ne olmalıdır?" gibi temel konular için en yakın mantık kitaplarına müracaat ediniz.
Verilen misaller genellikle dünyadan verilir ne hikmetse. Ayrıca niçin müracaat etmeliyim?
Delil?
Ad hominem (insan karalama) safsatası.

Ayrıca sizden müsaade isteyen kim? :)
Karşı tarafıb çelişkili durumunu izah etmek için aynı mantıkla karşılık veririm sadece. Yoksa özgür olduğunu yazmışım.
Zalime hak ettiğinden fazla ceza verebilecekken hak ettiği kadar ceza vermek de zalime merhamettir.
Kısıtlı bir merhamettir.
Kısıtlı ve sonsuz açıkça uyuşmuyor.

Demek ki hayat-ı içtimaiyede yani toplumsal hayatta zehir hükmünde olmayanlara mürted denilmez.
Sebeple sonucun yerlerini değiştirmişsiniz.
Linke tıklarsanız dinden çıkan kişiye direkt türlü sıfat takıldığını görürsünüz, devamında inanç ayrımcılığının hristiyan ve hristiyan olmayan kısmına dahi sızdığını görürsünüz.
Metni bağlamıyla değerlendirmiş olursunuz, böylece hatalı çıkarsama yapma ihtimaliniz daha da azalır.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Bütün yazdıklarınızı inanç üzerine kurmuşsunuz ama İslam'da kuru inanç yoktur, iman vardır.

İmanın kuru inanç olmadığını bilmeyen bir cahil olduğunuz halde cahil olduğunuz konularda yorum mu yapıyorsunuz yoksa konumuz kuru inanç olmadığı halde bundan bahsederek bile bile yalan söyleyerek saman adam safsatası mı yapıyorsunuz?
İnanmak ya da inanmamak bir yargıla(n)ma konusu değildir, olamaz.
Başka bir yerde de yazmıştık:
Bir kişi parmağını oynatıp tetiği çekiyor ve karşıdakini öldürüyor.

Biz bu kişinin karşıdakini öldürme suçu işlediği için cezalandırılması gerektiğini söylerken siz bizim parmak oynatmayı suçmuş gibi gösterip bu yüzden ceza verilmesini istediğimizi iddia ediyorsunuz.

Bu apaçık olayın özünü saptırmaktır.

İşte İslam'daki ceza konularında da, İslam'ı inkarı dogma haline getirmiş tiplerin bu saptırmalarına oldukça fazla miktarda şahit oluyoruz maalesef.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Allah’a şirk koşmanın zulüm olduğunu iddia eden bir müslüman antik Roma’da doğsaydı Zeus’a şirk koşmanın zulüm olduğunu iddia edecekti. Bunlar bilgi ile söylenmiş şeyler değil. Kör inanç.
Sadece gülüp geçiyorum.
Yazdıklarınızda zerre fikir kırıntısı yok.

Baştan sona ad hominem (insan karalama) safsatası.

Zaten elinizde safsatadan başka hiçbir şey yok.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Her zaman mı? Evrenin ne kadarı ilim ve irade gerektiriyor?
Evrendeki her zerre şu an olduğundan farklı davransaydı şu an olduğumuz halde olmazdık.

Kütle her daim aradaki uzaklığın karesi ile ters orantılı çekiyor. Neden kendisi ile değil karesi ile?
Bağlamından kopmamış. Zaten sınırlı seçenek safsatası o mesajın tamamı için geçerli. Sadece kainat kısmını atladım, mantıksızdı çünkü.
Kainat dediği an sınırlı seçenek safsatası yapmadığı tüm kainattan bahsettiği ortaya çıkıyor. Siz de tam olarak orayı cımbızlamışsınız.
Bu etmenler değiştiğinde yaşam olamaz derseniz ispat etmeniz beklenir.
Bilim "x yerinde bizim formatımızda yaşam olamaz." diyor. Demek ki size göre ispatsız sallıyorlar öyle mi?

Neden her gök cisminden değil de yaşam olabilecek aralıktaki yerlerden bahsediyorlar hiç düşündünüz mü?
O zaman diğer evren modellerinin ortaya koyulması gerekir.
Diğer evren modelleri ne olursa olsun yaşamın mevcut halinin ortaya çıkabilmesi için her şeyin tam da şimdiki gibi olması gerekiyor.
Nereden biliyorsunuz?
İslam'ın ve Kuranın kanıtlarından biliyoruz.

Ve bunun sonsuz kez işlenen o kadar insana yalancılık iftirası atma suçunun cezasının adil olmasıyla alakası yok.
Zaten benzetme yönü uyuşmuyor. El işareti yapan bir memurla atom benzetmesi mantıklı mı?
Yazmıştık:
Farklı olduğu durumlarda yaşamın olmadığının ispat etmesi gerekir.
Yukarıda hayat olma olasılığı aralığından bahsettik.
Büyük bir sanatkar olan yönetmen olduğunu nereden biliyorsun? Koca evrene kıyasla küçük ve kusur içerikli bir sanat algısından yola çıkarak mı?
Hayır tüm kainatta bilgimiz olan her yere bakarak.
İşte bir varlığa mahkum olup başka bir varlığa hakim olabilir.
Biz aynı varlığa karşın hem hakim hem mahkum olamayacağını söylemişiz, farklı varlıklara karşı olamayacağını söylemedik.
Dönüp tekrar okuyunuz yazdıklarımızı. Anlayabilecek kapasiteniz olduğunu düşünüyorum.
Sürekli bilinemez diye tutturdukları için
Mesela?
Abiyogenez deneyleri.
Bu deneylerde cansız atomlar laboratuvarda bir araya getirilince canlı hücre gibi davranmıyorlar. Bu yüzden canlılık harikuladedir ama siz hiçbir deney ve gözlem olmadan dogmatik olarak ilk oluşan laboratuvarda günümüz teknolojisiyle bile oluşturulamayan canlının tesadüfen kendiliğinden oluştuğunu iddia edip kafayı kuma gömer bunun harikulade olmadığını iddia edebilirsiniz. Yapacak bir şey yok.
Bilimsel verilerin ortaya koyduğu verilere
Bilimsel verilerin ortaya koyduğu verilere değil bu verileri kendi sübjektif bakışlarına göre yorumlamalarına şüpheyle yaklaşıyoruz.

Kendi sübjektif inançlarını bilim diye pazarlayan sahtekarlara karşı çıkıyoruz.
Bakalım öyle miymiş?
Bu kısmı neden kırptınız?
"Siz tesadüf oyuncağınız
@birbeşerim aynı argümanları savunuyor.
Yazdıklarından delil getirmeniz gerekir.
Verilen misaller genellikle dünyadan verilir ne hikmetse.
En yakın mantık kitabına müracaat ederseniz hikmetini anlarsınız.
Ayrıca niçin müracaat etmeliyim?
Yazmıştık:
"Misal nedir, neden verilir, misalin özellikleri ne olmalıdır?" gibi temel konular için
Yazmıştık:
Konu İslamın ispatı değil, İslamdaki söylem ile cehennem cezasının adil olduğu. Bunu itiraf ederseniz İslamın ispatına işte o zaman geçilir ama bunu bile hiçbir gerekçe göstermeden kuru inatla dogmatik olarak inkar eden birine İslamı ispat etmek için zaman harcamak da anlamsızdır.
Kısıtlı bir merhamettir.
Kısıtlı olduğunu siz uydurdunuz.

Merhamet de kısıt da sonsuzluk da siz kendi kafanızdan tanımlar uydurdunuz diye şıp diye değişmez.

Zalime merhamet var mı? Evet.

Mazluma merhamet var mı? Evet.

Olay bitmiştir.
dinden çıkan kişiye direkt türlü sıfat takıldığını
Direk takılmıyor, kimlerin mürted olduğu sıfatlarıyla birlikte anlatılıyor ve bu sıfatlar, öldürülmesi gerektiğine gerekçe olarak anlatılıyor.
Metni bağlamıyla değerlendirmiş olursunuz
Metni bağlamında değil kendi bilinçaltınıza göre değerlendiriyorsunuz.

Nasıl görmek istiyorsanız öyle yorumluyorsunuz.

Dünya savaşında ölen masumların fetret ehli olup cennete gidebileceğini yazan bir insanı inanç ayrımcılığı ve nefret dili kullanmakla suçlayıp sonra da metnin bağlamından bahsetmeniz trajikomik.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Bunlar elbette hüsnükuruntu.

Çünkü Zeus’a inanılan bir dönemde doğan birinin Zeus’a inanması kadar doğal bir şey yok.
Zeus'a inanmasına itiraz eden yok.

Yazılanlara cevap veremeyince saman adam safsatası yapıp duruyorsunuz.

Zaten elinizde safsatadan başka hiçbir şey yok.

Her Müslümanın tahkiki değil taklidi imana sahip olduğunu iddia etmiş oluyor yazdıklarıyla.

Bu, düpedüz baştan sona ad hominem (insan karalama) safsatasıdır.
 

Evren

Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
1,520
Tepki puanı
345
Düşünce
Bağımsız
Yani, inkar eden ve inanmayan farkı. Afrikadaki fetişist bir kabileye mensup adamın İslam'ı bilmemesi, bu yüzden Müslüman olmaması ile Türkiyedeki ateistin, müslümanken ateist olması, aynı günah değil mi?
Değil.
 

Evren

Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
1,520
Tepki puanı
345
Düşünce
Bağımsız
Her Müslümanın tahkiki değil taklidi imana sahip olduğunu iddia etmiş oluyor yazdıklarıyla.
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.
İsra 36
Nasıl doğruladın inancını?
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,379
Çözümler
1
Tepki puanı
5,524
Düşünce
Ateist
Muslimlerin bu; çöl tanrılarını duyurdukları herkesin ona inanmak zorunda olduğu, inanmazsa zarara uğrayacağı iddiasını ilkel yağmacılık döneminde ortaya atmaya atmışlar. Geçmişe hadi tamam mazi derler diyelim. Ama şu bilgi çağında bunların hâla gazi olmaya kalkışmasına ne diyeceğiz?

Hiç şöyle ahmakça, saçmanın daniskası artık akıl hastalığının dibi bir iddia olur mu yahu? "Ben bir tanrı uydurdum. Adını da ilahtan bozma bir şey koydum. Bu gönderdi diye de bir şeyler karaladım. Şimdi: Sen bu uydurduğum saçmalığa inanmazsan sonsuza kadar yanacaksın!"

Hayır yani bu tımarhanelik bir iddia yahu! Derhal psikiyatri kliniğine havale de işte hangi birini?! Her yerdeler, psikiyatri kliniklerinin alması gibi bir şans söz konusu olmayınca ortalıkta sürü gibi dolaşıyorlar.
 

KindarSürpriz

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
1,969
Tepki puanı
865
Düşünce
Kur'ancı
Allah -haşa- sonsuz merhamet sahibi değil mi ?
Allah sonsuz merhamet sahibi felan değildir. Daha önce "Allah'a kafanızdan sıfatlar ekliyorsunuz" dediğimde, sunni tagını hefed alarak bunu demeştim ve örnek ver dediğinde önyargılı oldugumu dusunmustum ancak suan bir kere daha onyargımın haklı oldugunun farkına vardm. Kitabın hıc bır yerınde bu ıfade yoktur.

Allah çok merhametli ve adaletlidir. Sonsuz merhamet gibi bir saçmalık adaletle çelişir.
 

Evren

Düşüncesini Saklıyor
Mesajlar
1,520
Tepki puanı
345
Düşünce
Bağımsız
Öyle diyemem. Suça göre değişir. Son karar Allah'ındır zira kişilerin tüm hayatını ancak o bilir, ama sonsuz merhamet diye bir saçmalık yok.
Cehennemde yanan suçluya olur da merhamet beslerse kötü hisseder. :D
İlahi ve üstün amaç müminleri tatmin etmek suçluları cezalandırmak.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
Allah'ın sonsuz olan hiçbir yanı yoktur ki zaten.
 

KindarSürpriz

☆☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
1,969
Tepki puanı
865
Düşünce
Kur'ancı
Allah'ın sonsuz olan hiçbir yanı yoktur ki zaten.
Bana göre doğru bir deyimdir, zira sonsuzluk atfetmek = Allah eksik demektir. Sonsuzluk tanım gereği ilerleme içerir, gavurca "progress" diyelim. Mükemmel varlık için ilerleme olmaz, bence olmamalı.

Bunların hepsi zan tabiki.
 

Tiglath

ll ☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,807
Çözümler
3
Tepki puanı
1,658
Düşünce
Ateist
Bu, düpedüz baştan sona ad hominem (insan karalama) safsatasıdır.
Sen Zeus’a inanılan döneminde yaşasaydın yine Allah’ı bulur muydun? Heeeç sanmıyorum. Eğer o dönemde internet olsaydı yine kafir sitelere üye olup, Zeus hak tanrıdır, mucizeleri vardır, ona inanmayan şöyle böyledir diye ahkam keserdin. Bu işler böyledir.
 

Son konular

Üst