Sizce ahlak evrensel midir?

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
İslam'ın sadece ayet olduğunu hiç söyledim mi ki?

Size çocukluğunuzdan beri anlatılan şeyin İslam olmadığını kaynaklarıyla ispat edeceğimi bildiğiniz için beni "ayetlerle" diye sınırlandırmaya çalışmanız tarjikomik.
Kusura bakmayın bir adamın Allah'a inandığı için yalan söylemeyeceğini düşünmediğim için hadisleri kabul etmiyorum. Bana ayetlerle ya da karbon testi 7. yüzyıl çıkmış yazılı kayıtlarla gelin yoksa yolunuza devam edbeilirsiniz.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Kusura bakmayın bir adamın Allah'a inandığı için yalan söylemeyeceğini düşünmediğim için hadisleri kabul etmiyorum. Bana ayetlerle ya da karbon testi 7. yüzyıl çıkmış yazılı kayıtlarla gelin yoksa yolunuza devam edbeilirsiniz.
1-Hadisleri “Allah’a inanan yalan söylemez.” argümanı ile savunmuyoruz ki, saman adam safsatası yapıyorsunuz.

Hadislerin doğruluğuna bir sürü kanıt var. Arzu edenler linke bakabilir. Konu içerisinde Sahabe dönemine ait el yazması hadis sayfalarından da bahsediliyor.


2-Hadislerin farz-ı muhal elimizde kanıtı olmasa bile sonuçta İslam dediğimiz şey hadislerle birlikte bir bütün. Demek ki İslam sizin iddia ettiğiniz gibi bir din değil. Yani siz İslamı değil kendi uydurduğunuz ve adına İslam dediğiniz İslamla alakasız bir dini eleştiriyorsunuz.

Bu şuna benzer:

Ben Hinduizmin uydurma bir din olduğunu düşünüyorum. Sonra Hinduizm’de yasak olan şeylerin Hinduizm’de var olduğunu iddia edip Hinduizm’i eleştiriyorum. Biri Hinduizm’i oluşturan ana kaynaklardan birinde eleştirdiğim şeylerin yasaklandığını ispat edince bana sadece A kaynağından örnek vermesini söylüyorum. B kaynağının uydurma olduğunu iddia ediyorum. İyi de konu Hinduizm ve kaynaklarının uydurma olup olmadığı değil ki, Hinduizm dininde eleştirdiğim şeyin olup olmadığı. Yapılan mantık katliamını görüyor musunuz? Bunu ancak Hinduizm’i reddetmeyi dogma haline getirmiş tipler yapar. Bu, kafasından Hinduizmle alakasız bir din uydurup adına Hinduizm deyip Hinduizm’e sallayıp durmak demektir.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Hayatta hicbir şey olmadığı gibi evet bu da adil değil.
Çocuk tecavüzcüleri gibi tüm aşağılık suçları işletenlere ceza verilmesinin adil olmadığını savunuyorsunuz.

Ben Yaratıcının varlığını kabul ediyorum, objektif ahlakı da özgür iradeyi de bu şekilde temellendiriyorum. Siz çocuk tecavüzcülerine ceza vermenin adil olmadığını savunmaya devam edin, herkesin kendi tercihidir.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
1-Hadisleri “Allah’a inanan yalan söylemez.” argümanı ile savunmuyoruz ki, saman adam safsatası yapıyorsunuz.

Hadislerin doğruluğuna bir sürü kanıt var. Arzu edenler linke bakabilir. Konu içerisinde Sahabe dönemine ait el yazması hadis sayfalarından da bahsediliyor.


2-Hadislerin farz-ı muhal elimizde kanıtı olmasa bile sonuçta İslam dediğimiz şey hadislerle birlikte bir bütün. Demek ki İslam sizin iddia ettiğiniz gibi bir din değil. Yani siz İslamı değil kendi uydurduğunuz ve adına İslam dediğiniz İslamla alakasız bir dini eleştiriyorsunuz.

Bu şuna benzer:

Ben Hinduizmin uydurma bir din olduğunu düşünüyorum. Sonra Hinduizm’de yasak olan şeylerin Hinduizm’de var olduğunu iddia edip Hinduizm’i eleştiriyorum. Biri Hinduizm’i oluşturan ana kaynaklardan birinde eleştirdiğim şeylerin yasaklandığını ispat edince bana sadece A kaynağından örnek vermesini söylüyorum. B kaynağının uydurma olduğunu iddia ediyorum. İyi de konu Hinduizm ve kaynaklarının uydurma olup olmadığı değil ki, Hinduizm dininde eleştirdiğim şeyin olup olmadığı. Yapılan mantık katliamını görüyor musunuz? Bunu ancak Hinduizm’i reddetmeyi dogma haline getirmiş tipler yapar. Bu, kafasından Hinduizmle alakasız bir din uydurup adına Hinduizm deyip Hinduizm’e sallayıp durmak demektir.
Karbon testi 7. yüzyıl olan kaynakları getirin, koyun önüme seve seve kabul ederim.
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,379
Çözümler
1
Tepki puanı
5,524
Düşünce
Ateist
Karbon testi 7. yüzyıl olan kaynakları getirin, koyun önüme seve seve kabul ederim.

Muslimler ne dediklerini de artık bilemiyor, saçmalıyorlar. Yaygın olan rivayet ve inanışa göre Muhammed Kuran ile karışmasın gerekçesi ile hadis yazımını yasaklamışmışmış. Mış yani, rivayet bu ve bu söylenti son derece de yaygın.

Kafası birazcık çalışabilen muslimler bu hadislerle İslam'ın yol alamayacağını düşünüp hadisleri komple reddetmeyi seçiyorlar.

Bu Muhammed sözlerinin yazılmasını yasaklayacağına Mısır'dan cariye yerine papirüs getirtip önce bir Kuran'ını kitap haline getirtseymiş. İnsanın azıcık beyni olsa düşünür; hiç bir çöl tanrısından vahiy aldım diyen bir adam bunları toplayıp ölmeden önce kitap haline getirteceği yerde yok arkadaşımın altı yaşındaki kızını, yok evlatlığımın karısını, yok önüme çıkan her kadını yatağa atacağım diye uğraşır mı yahu? Ülen şu çöl tanrısından geldi dediğin şeyleri bir topla derle önce be! Onu bunu yatağa atmaktan başka bir işe bakmayıp nasıl vahiy alınıyormuş anlamadık ki?

Gerçi anlamayacak bir şey yok, vahiy aldım dediği şeylerde yatak karı seks işleri hale yola koyuluyor. Çöl tanrısı bunun yatağı ile uğraşmaktan başka işe zaman bulamıyor.
 

DemoKratos

Vl ☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
8,379
Çözümler
1
Tepki puanı
5,524
Düşünce
Ateist
Karbon testi 7. yüzyıl olan kaynakları getirin, koyun önüme seve seve kabul ederim.

Muhammed yaşamadı demek ateizme bir temel oluşturmuyor. Yaşadığı ortaya çıksa ateizme en küçük halel gelmez. Ha demek yaşamışmış deriz. Bu yani Allah'ın olamayacağı gibi bir argüman değil. Muhammed olanaksız değil ama yok yani, kanıt yok.

Ancak Muhammed'in yaşamadığı tezi bir tarih bilinci. Yani bilgi ve bilinç düzeyinin yüksekliğinin bir kanıtı. Aksine kanıt olursa fikrini değiştirmek de aydın olmanın ayrılmaz vasfı.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Bu Muhammed sözlerinin yazılmasını yasaklayacağına Mısır'dan cariye yerine papirüs getirtip önce bir Kuran'ını kitap haline getirtseymiş.
Mısırdan cariye getirtilmediğini gelen cariyenin istenilmediği halde hediye olarak geldiğini bilmeyen bir cehaletle mi karşı karşıyayız yoksa bile bile yalan söylenerek insanlar yanlış yönlendirilmeye mi çalışılıyor?

Kuran ayetleri gelme sırasına göre yazılmamıştır. Gelen ayetlerin yeri Cebrail tarafından bildirildikçe gelen ayetin hangi surenin hangi ayeti olduğu kaydedilmiştir. Vahiy bitmeden Kuranı kitap haline getirmek kağıdın bile doğru düzgün bulunamadığı bir coğrafyada Kuranın tekrar tekrar yazılmasını gerektirir. O dönem için bu kadar lüks bir beklenti mantık katliamı olur ve anakronizmin dibine vurmak demektir.

Bu şartlarda yapılması en mantıklı şey yapılmış, gelen vahiyler anında vahiy katipleri tarafından kayıt altına alınmış, ezberlenmiş ve Hz Peygamberin ölümünden sonra çok titiz çalışmalarla kitap haline getirilerek korunmuştur.

Bu konuyu şöyle anlatmıştık:
Kuran ayetleri daha Hz Peygamber hayattayken vahiy gelir gelmez yazıya geçiriliyordu. İnsanlar ayetleri ezberliyordu. Hz Peygamberin vefatıyla vahiy sona erdi ve Kuran tamamlandı.

Hz Ebubekir Hz Zeydi görevlendirdi. Bu görevlendirmeden sonra bütün Sahabeye, yanlarında bulunan -gerek ezberlerinde olan gerekse herhangi bir yazı malzemesinde yazılı haldeki âyetleri Zeyd ibn Sâbit'e getirmeleri duyuruldu ve bunların Kur'ân âyetleri olduğuna bizzat Hz. Peygamber'den Kur'ân âyeti olarak duyup ezberlediğine veya Hz. Peygamber'in huzurunda Kur'ân âyeti olarak yazıldığına dair en az iki şahit getirmeleri şart koşuldu. Böylece bütün Kur'ân âyetleri büyük bir titizlik ve itina ile bir araya toplanıp yazıldı. Açıktır ki kimsenin elindeki mushaf bu titizlikle hazırlanmış değildi. İlerde bu mushaflarla ilgili fitne çıkabilirdi ama devlet eliyle bu titizlikle hazırlanmış mushaf bu fitneleri önlemiştir
Diğer yazılanlar gerçeklerle alakasız iftiralar olduğu defalarca kanıtlanmış olduğu halde İftiracının EL Kitabı Madde 4 uygulanıyor:

"4-Unutmayın hedef toplumda zaten çok az sayıda olan fikir namusuna sahip ve kaynak sorgulayan bilinçli kesim değil. Bir şekilde işinize taş koyanlara denk gelirseniz önce kıvırdığını iddia edin. Sonra bol bol hakaret edip yıldırmaya çalışın. Alaya alıp insanlar nazarında kıymetten düşürmeye çalışın. Hele tuzağınıza düşüp onlar da hakaret etmeye başlarsa işiniz çok kolaylaşır. Müslümanların ne kadar kaba, yobaz, bilimsel tartışma kültüründen uzak, dogmatik düşünen, örümcek kafalı vs artık ağzınıza geleni saydırın. Ve bingo! Oluşturduğunuz tantana içinde İslamı reddetmeyi dogma haline getirmiş bol miktardaki tipler, sizi asla sorgulamadığı gibi her yazdığınıza destek olup delicesine alkışlar; çünkü onlar size inanmak için dünden razıdır. Buna ek olarak kaynak sorgulama ve gerçek kaynaklardan yazdıklarınızı teyit etme kültürü olmayan Müslümanların çoğunun da kafası karışacaktır. Artık zaferinizin tadını çıkarabilirsiniz..."
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Ancak Muhammed'in yaşamadığı tezi bir tarih bilinci. Yani bilgi ve bilinç düzeyinin yüksekliğinin bir kanıtı. Aksine kanıt olursa fikrini değiştirmek de aydın olmanın ayrılmaz vasfı.
Bakalım kimlerde aydın vasfı var, kimler fikrini değiştirecek, kimler kuru inatla dogmatik olarak inkar edip kafasını kuma gömecek?

İşte daha önce paylaştığımız İslam dışı kaynakların bazıları:
VI. yüzyıl Bizans felsefecisi İskenderiyeli Stephen tarafından yazılan, Horoscope adlı eserinde, 620'li yıllarda Arap tüccardan işittiği alıntıyı nakleder: ”İsmailoğullarından Kureyş kabilesine bağlı, 620’li yıllarda, adı Muhammed olan ve peygamber olduğunu iddia eden bir adam ortaya çıkmıştır.” ( Robert Hoyland, Seeing Islam as others saw it, s. 304)

Presbyter Thomas'ın el yazmasından:

"7 Şubat Cuma günü (634) dokuzuncu saatte, Gazze'nin on iki mil doğusunda Filistin'de Romalılar ve Muhammed Arapları (tayyaye d-Mhmt) arasında bir savaş vardı"

Suriye-Mezopotamya coğrafyasının batı bölgelerinde yaşayan Süryanilerin eserleri

1-Arap Kralları Listesi


Hz. Muhammed’den başlayıp Emevî Halifesi Velid b. Abdülmelik’e (hilâfeti: 86- 95/705-715) kadarki halifelerin, hilâfet sürelerini içeren bir listedir. (Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 19.)

British Museum’da (Add. 17193, vr. 17) bulunan metin, Land tarafından yayımlanmıştır. (J. P. N. Land, Anecdota Syriaca (Leiden 1868), 2: 11)

Ayrıca Nau, “712-716 Yıllarına Ait Tarihi Kayıtlar” üzerine yaptığı çalışmasında bu yazmaya atıf yapmış ve metni Fransızcaya çevirmiştir(Nau, “Un Colloque du Patriarche Jean Avec l’Émir des Agaréens”, Journal Asiatique 11, sy. 5 (1915): 226 (1. dipnot).)

2-Anonim Kronik (724’e Kadar)

Yazarı belli olmayan eser, kısa bir dünya tarihidir. Eserin sonunda Hz. Muhammed’in hayatından kısaca bahsedilmekte ve Yezid b. Abdülmelik’e (hilâfeti: 101-105/720-724) kadar halifelerin isimleriyle görev süreleri liste halinde verilmektedir. Bu sebeple batıda, Liber Calipharum (Halifeler Kitabı) olarak şöhret bulmuştur. (Kronik hakkında bkz. Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 87; Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 19-20; a.mlf., “Syriac Historical Writing”, 9; Witakowsky, “Historiography, Syriac”, 201.)

British Museum’da (Add. 14643, vr. 1-57) mevcut olan eser; önce Land tarafından 36- 57. varaklar arasını kapsayacak şekilde neşredilmiş. (Land, Anecdota Syriaca, 1: 2-24.)

Bu liste Tannous tarafından ayrıca İngilizceye çevrilmiş ve internet üzerinden yayınlanmıştır.(Bkz. Tannous, “List of Caliphs Translation: A List of Caliphs from the Liber Calipharum”, erişim 13 Eylül 2017, http://syri.ac/ListCaliphsTranslation)

3-Mârûnî Kroniği

Günümüze ulaşmış son beş sayfası sayesinde kroniğin Müslümanları konu edindiği ve yedinci yüzyılın ortalarına kadar geldiği anlaşılmaktadır. Eserin son sayfalarında Hz. Ali ile Muaviye arasında vuku bulan Sıffîn Savaşı’ndan (37/657) söz edilmektedir. Bu anlamda eser, Müslümanlardan bahseden en eski kroniklerden biridir(Kronik hakkında bkz. Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 82; Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 18-19; Brock, “Syriac Historical Writing”, 7; Witakowsky, “Historiography, Syriac”, 200.)

British Museum’da (Add. 17216, v. 2-14) korunan eserin Muaviye dönemini anlatan son kısmı Nöldeke tarafından Almanca’ya çevrilip metin ve yorumla birlikte yayımlanmıştır. (T. Nöldeke, “Bruchstücke Einer Syrischen Chronik über die Zeit des Mo‘âwija”, Zeitschrift der Deutschen Morgenländischen Gesellschaft (ZDMG) 29 (1875): 82-98.)

4-Arapların İlerleyişine Dair Bir Kayıt

VI. yüzyıla ait bir İncil’in boş sayfasında Müslüman Arapların bölgedeki ilerleyişinden bahsedilmektedir. Metinde verilen tarihlerden olayların 630’lu yıllarda geçtiği anlaşılmaktadır. Bu da Suriye bölgesinde Hz. Ömer (634-644) zamanında gerçekleşen ilk İslâm fetihleriyle örtüşmektedir. British Museum’da (Add. 14461, v. 1) yer alan metin yakın zamanda Tannous, metnin İngilizcesini internet ortamında yayınlamıştır. (J. Tannous, “An Account of the Subjugation of Syria by the Arabs”, erişim 12 Eylül 2017, http://syri.ac/TannousSubjugationSyriaTranslation)

5-Anonim Kronik (775’e Kadar)

İslâmî dönemle ilgili olarak eserde; Abbâsî halifesi Mehdî (hilâfeti: 158-169/775-785) dönemine kadar halifelerin listesi ve birkaç kısa bilgi yer almaktadır. Yazması British Museum’da (Add. 14683, vr. 93-102) bulunan eser, Brooks tarafından yayımlanmış ve Latinceye çevrilmiştir.(“Şudo‘o d-Aykano İtayhun Dore w-Şarboto wa-Şnayo d-men Odom ‘damo l-Yawmono”, ed. E. W. Brooks, Chronica Minora III içinde (Leipzig 349-337 ,)1905. Latinceye çev. CSCO 6 (Scriptores Syri 6) içinde (1907), 265-275. Eser hakkında ayrıca bkz. Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 20; a.mlf., “Syriac Historical Writing”, 9.)

6-Anonim Kronik (819’a Kadar)

Eserin yaklaşık yarısı, İslâm tarihinin erken dönemine denk gelen VII ve VIII. yüzyıllarla ilgilidir ve yazarın ilgisi özellikle bu kısımda yoğunlaşmıştır. (Kronik hakkında bkz. Barsavm, Saçılmış İnciler, 344; Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 97; Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 21; a.mlf., “Syriac Historical Writing”, 13; Witakowski, “Historiography, Syriac”, 200-201.)

Sâsânî coğrafyasında yaşayan Süryanilerin Eserleri

1-Huzistan Kroniği


670-80 yıllarında yazıldığı düşünülmektedir. Müslüman fetihlerinden söz edilmektedir. (Kronik hakkında bkz. Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 23-24; a.mlf., “Syriac Historical Writing”, 25; Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 81-82; Witakowski, “Historiography, Syriac”, 202.)

2-Yuhanna (John) Bar Penkaye, Ktābā d-Riş Melle

VII. yüzyılda yaşamış olan Yuhanna 686’dan sonra, bir dünya tarihi olan Ktābā d-Riş Melle (ܠܐ̈ ܡ ܕܪܫ ܟܬܒܐ :ana olaylar kitabı) adlı eserini kaleme almıştır.(Eser hakkında bkz. Abûnâ, Âdâbü’l-Lüğati’l-Ârâmiyye, 281; Brock, “Syriac Sources for Seventh Century History”, 24; a.mlf., “Syriac Historical Writing”, 26; Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 82-84; Witakowski, “Historiography, Syriac”, 202.)

Eserde; Emevî halifeleri Muaviye (hilâfeti: 661-680) ve Yezid (hilâfeti: 680-683) döneminin olayları, Abdullah b. Zübeyr (ö. 692) ve Muhtar es-Sekafî’nin (ö. 687) faaliyetleri, savaşlar, esaretler, salgın hastalıklar, insanların günahkârlığı gibi dönem hakkında ilgi çekici detaylar görmek mümkündür.

VII. yüzyıl İslâm tarihi ile kesişen 14. kitabın sonu ve 15. kitabın tamamı daha sonra Brock tarafından İngilizceye çevrilmiştir. (S. B. Brock, “North Mesopotamia in the Late Seventh-Century: Book XV of John Bar Penkaye’s Ris Melle”, Jerusalem Studies in Arabic and Islam 9 (1987), 51-75)

Duygu bu bölümleri Türkçeye aktarıp yayımlamıştır. (Duygu, Süryani Tarih Yazıcılığı, 125-143.)
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
Linke bakınız.

Konuyla ilgili yazdıklarımıza cevap veremeyince konuyu saptırmayınız.
Linke baktım, tamamen zırvalardan ibaret olduğunu zaten söylemiştim. Hala sözümün arkasındayım bana 7.yy'a ait yazılı hadis kaynağı getirin seve seve kabul edeceğim.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Linke baktım, tamamen zırvalardan ibaret olduğunu zaten söylemiştim. Hala sözümün arkasındayım bana 7.yy'a ait yazılı hadis kaynağı getirin seve seve kabul edeceğim.
Zırva iddianız doğruysa ilgili linkte alıntılayarak neresi neden zırva gösteriniz.

Bunu yapamadığınız sürece zırva olduğu iddialarınız anlamsız.

Seve seve kabul edeceğinizi söylediğiniz şeylerle ilgili bilgiler de linkte mevcut.

Burayı gereksiz işgal etmeyiniz.

İtirazlarınızı ilgili linkte yazınız.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
Zırva iddianız doğruysa ilgili linkte alıntılayarak neresi neden zırva gösteriniz.

Bunu yapamadığınız sürece zırva olduğu iddialarınız anlamsız.

Seve seve kabul edeceğinizi söylediğiniz şeylerle ilgili bilgiler de linkte mevcut.

Burayı gereksiz işgal etmeyiniz.

İtirazlarınızı ilgili linkte yazınız.
Linkte herhangi bir hadis kitabının karbon testi raporlarını göremiyorum. O raporları getir sonra zrıvala. :)
 

FİLEozof

ll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,695
Tepki puanı
2,001
Düşünce
Panteist
şte daha önce paylaştığımız İslam dışı kaynakların bazıları:
Bakalım:

Hatta bakın @DemoKratos bu konuda ne yazmış?
Hadis işiyle ilgilenmek lüzumsuz bir iş. O kadar saçma sapan o kadar yığınla rivayet var ki, muslimler için de yararsız gereksiz bir boş iş.

Muhammed'in yaşadığı bile uydurma, yok öyle biri. Değil ki hadisleri olsun.

Yalnız tam da yeri gelmişken bu Muhammed yaşamadı tezi üzerine bir şeyler söylemek isterim. Dün İngiltere'de Kral Arthur efsanesi ile ilgili bir yazı okudum tarih dergisinde. Orada benzerlik kurulmuyor ama benzerlik hemen dikkatimi çekti Muhammed ile. Şöyle ki:

Kral Arthur efsanevi bir mit kahramanı, gerçek bir kişi değil. İşte tek eliyle bir vuruşta yüzlerce kişiyi haklıyor filan. Yani İngiliz tarihinde böyle bir kral hakkında hiç bir tarihsel kanıt yok.

Fakat bazı tarihçiler, kral olmasa da Arthur diye bir ordu komutanının rütbesi bilinmemekle birlikte yaşamış olduğuna dair bilgiler bulduklarını söylüyorlar. Şimdi benzer şekilde İslam dinini kitabı ve peygamberiyle yaratmış olan Emeviler acaba geçmişteki bir kabile reisi olan bir Muhammed'i peygambere dönüştürmüş olabilirler mi?

Bu yani evet olabilecek bir şey. Bu yani Nasrettin hoca gibi bir şey. Anadolu'da esprili vaaz veren hocalar tabii ki vardı ve halen de var. Bunlardan birinin adı Nasrettin de pekala olabilir tabii, niye olmasın da, bunun önemi yok. Yani anası filan babası filandır filan oymaktan gelir soyu, mezarı da gerçekten Akşehir'dedir diye bir tarihsel kanıt elde yok! Bunlar hep söylenti. Anadolu'da bugün de olduğu gibi esprili vaazlar veren hocalardan birinin adı Nasrettin olsa ne olmasa ne. Bu bir şey sağlamaz.

Muhammed de böyle. Bu kişi uyduruktur ve söyledi dedikleri sözler de uyduruktur. Tabii ona indi denen Kuran da uyduruktur da, Kuran göksel bir şey say/nıldığı için son şekline karar verildikten sonra değişmelere karşı korunmuştur, hadislerden böyle bir farkı var.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Linkte herhangi bir hadis kitabının karbon testi raporlarını göremiyorum. O raporları getir sonra zrıvala. :)
Biraz da siz araştırın keyfinizin kahyası yok.

Araştırma nasıl yapılır bilmiyorsanız kısaca özetleyeyim:

Linkteki son mesajıma bakınız.

İlgili linke girince orada kaynaklar.

O kaynaklara bakıp ilgili sayfaların sahabeye ait olduğuna dair delilleri okuyabilirsiniz.

Her şeye rağmen kuru inatla dogmatik olarak inkar edip kafanızı kuma gömmeyi tercih ederseniz sizin tercihinizdir.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Bakalım:

Hatta bakın @DemoKratos bu konuda ne yazmış?
@DemoKratos 'un yazdıklarının neresi neden yanlış genelde gösteriyorum. Bunu da yazdıklarını önemsediğim için değil, insaflı forum okuyucuları cevap verilemeyen doğrular olduğunu zannetmesin diye yapıyorum.

Kendisi doktorun verdiği ilaçları kullanmayıp, doktorun "acil tedavi görmen lazım" dediğini, geçmişte halüsinasyonlar gördüğünü forumda yazmıştı.

Şu anda akıl sağlığı ne durumda bilmiyorum ama mesajlarındaki depresif tepkilerinden kafamda bir kanaat oluşuyor.

Yazdıklarının hiçbir bilimsel temeli olmadığı için uydurduğu hikayelerin halüsinasyon ürünü olup olmadığını bilmiyorum.

Akıl sağlığı mükemmel bir deha bile olsa yazdığı hiçbir bilimsel temeli olmayan hayali iddialarını siz doğru kabul edebilirsiniz ama ben temelsiz uydurmalar olduğunu belirtip geçiyorum.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Bakalım:

Hatta bakın @DemoKratos bu konuda ne yazmış?
Sonuç olarak @DemoKratos ne zaman kaynak gösterse aslında yalan söylediği ortaya çıkıyor.

Genelde kaynak göstermeden yazıyor.

Kendi uydurduğu hiçbir bilimsel kanıtı olmayan iddialarını siz ciddiye alabilirsiniz ama ben ciddiye almıyorum.
 

Hannibal

☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,032
Tepki puanı
687
Düşünce
Agnostik
Biraz da siz araştırın keyfinizin kahyası yok.

Araştırma nasıl yapılır bilmiyorsanız kısaca özetleyeyim:

Linkteki son mesajıma bakınız.

İlgili linke girince orada kaynaklar.

O kaynaklara bakıp ilgili sayfaların sahabeye ait olduğuna dair delilleri okuyabilirsiniz.

Her şeye rağmen kuru inatla dogmatik olarak inkar edip kafanızı kuma gömmeyi tercih ederseniz sizin tercihinizdir.
Gidip sizin saçma sapan sitelerinizden bilimsel makale arayacak değilim. Bilimsel makaleniz varsa o konunun altına atın herkes yararlansın yoksa da elinizde orijinalleri olmayan zırvalarla size mutluluklar. :)
 

FİLEozof

ll ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,695
Tepki puanı
2,001
Düşünce
Panteist
Sonuç olarak @DemoKratos ne zaman kaynak gösterse aslında yalan söylediği ortaya çıkıyor.

Genelde kaynak göstermeden yazıyor.

Kendi uydurduğu hiçbir bilimsel kanıtı olmayan iddialarını siz ciddiye alabilirsiniz ama ben ciddiye almıyorum.
Demokratos’un Muhammed yaşamadı derken neyi kastettiğini yazdık.
Hadis işiyle ilgilenmek lüzumsuz bir iş. O kadar saçma sapan o kadar yığınla rivayet var ki, muslimler için de yararsız gereksiz bir boş iş.

Muhammed'in yaşadığı bile uydurma, yok öyle biri. Değil ki hadisleri olsun.

Yalnız tam da yeri gelmişken bu Muhammed yaşamadı tezi üzerine bir şeyler söylemek isterim. Dün İngiltere'de Kral Arthur efsanesi ile ilgili bir yazı okudum tarih dergisinde. Orada benzerlik kurulmuyor ama benzerlik hemen dikkatimi çekti Muhammed ile. Şöyle ki:

Kral Arthur efsanevi bir mit kahramanı, gerçek bir kişi değil. İşte tek eliyle bir vuruşta yüzlerce kişiyi haklıyor filan. Yani İngiliz tarihinde böyle bir kral hakkında hiç bir tarihsel kanıt yok.

Fakat bazı tarihçiler, kral olmasa da Arthur diye bir ordu komutanının rütbesi bilinmemekle birlikte yaşamış olduğuna dair bilgiler bulduklarını söylüyorlar. Şimdi benzer şekilde İslam dinini kitabı ve peygamberiyle yaratmış olan Emeviler acaba geçmişteki bir kabile reisi olan bir Muhammed'i peygambere dönüştürmüş olabilirler mi?

Bu yani evet olabilecek bir şey. Bu yani Nasrettin hoca gibi bir şey. Anadolu'da esprili vaaz veren hocalar tabii ki vardı ve halen de var. Bunlardan birinin adı Nasrettin de pekala olabilir tabii, niye olmasın da, bunun önemi yok. Yani anası filan babası filandır filan oymaktan gelir soyu, mezarı da gerçekten Akşehir'dedir diye bir tarihsel kanıt elde yok! Bunlar hep söylenti. Anadolu'da bugün de olduğu gibi esprili vaazlar veren hocalardan birinin adı Nasrettin olsa ne olmasa ne. Bu bir şey sağlamaz.

Muhammed de böyle. Bu kişi uyduruktur ve söyledi dedikleri sözler de uyduruktur. Tabii ona indi denen Kuran da uyduruktur da, Kuran göksel bir şey say/nıldığı için son şekline karar verildikten sonra değişmelere karşı korunmuştur, hadislerden böyle bir farkı var.

Yine anlayamazsanız boşverin. :)
Sonra da istediğiniz kadar “yalancı” deyin.
Akıl sağlığı mükemmel bir deha bile olsa yazdığı hiçbir bilimsel temeli olmayan hayali iddialarını siz doğru kabul edebilirsiniz ama ben temelsiz uydurmalar olduğunu belirtip geçiyorum.
Attığım kaynaklar içinde sizin de kaynak olarak sunduğunuz bilimsel yazılar var.
 

bilgelikyolunda

ll ☆
Yazar
Mesajlar
16,258
Tepki puanı
1,325
Düşünce
Sünni
Gidip sizin saçma sapan sitelerinizden bilimsel makale arayacak değilim. Bilimsel makaleniz varsa o konunun altına atın herkes yararlansın yoksa da elinizde orijinalleri olmayan zırvalarla size mutluluklar. :)
Kaynaklarımızın saçma olduğu iddiasını kendinize dogma haline getirdiğiniz sürece gerçeğe zaten ulaşamazsınız.

Gözünü kapatan yalnız kendine gece yapar.

Size iyi uykular. :)
Demokratos’un Muhammed yaşamadı derken neyi kastettiğini yazdık.
Bunlar kendisinin uydurduğu hiçbir bilimsel ve mantıksal temeli olmayan hayali iddialar.

Yazmıştık:
Kendi uydurduğu hiçbir bilimsel kanıtı olmayan iddialarını siz ciddiye alabilirsiniz ama ben ciddiye almıyorum.
Attığım kaynaklar içinde sizin de kaynak olarak sunduğunuz bilimsel yazılar var.
1-Sizden değil @DemoKratos 'tan bahsediyorum.

2-Verdiğiniz linkte bilimsel yazılar değil taraflı yazılmış tarihi kayıtlar var.

@KindarSürpriz de iddia sahiplerini gömmüş zaten ve iddiaları da ait olduğu yere yani çöpe atmış. :)

3-Bu taraflı tarihi kayıtlar Hz Muhammed'in yaşadığını gösterir ama diğer iddialar taraflı olduğu için üzerine hüküm bina etmenin yanlış olduğunu tarihten zerre anlayan herkes bilir.
 

Son konular

Üst