Soru 3: Sineğin Kanadının Birisinde Hastalık Diğerinde Şifa Var Diyene Ne Dersin?

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
971
Düşünce
Agnostik
#1
Soru 3 - Size deseler: "Yemek yediğin çanağın ya da şu içtiğin bardağın içine sinek düştüğü zaman sineğin her tarafını batır, sonra çıkar at, ve yemeğine ya da içmene devam et. Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, diğerinde de şifa vardır. Sinek idrak ve ilâhî ilham sahibi olduğu için, önce zehirli olan kanadını sokar, devâ olan kanadını dışarıda bırakır. Eğer sineğin dışarıda kalan "şifa" kanadını yemeğin (ya da içeceğin) içine batıracak olursan, şifa, hastalığı gidermiş olur.". Bunu söyleyene karşı ne yanıt verirdiniz?

Görüldüğü gibi, yukarıdaki anlatıma göre sinek, idrak ve ilâhî ilham sahibi olduğu için insanların sağlığını düşünerek önce zehirli ve hastalıklı kanadını yemeğin (ya da içecek şeyin) içine daldırıyor. Şifa kanadını dışarıda bırakıyor, ki kişi onu da yemeğin içine batırsın da hasta olmasın!

Eğer bu şekilde konuşanlara karşı siz, kalkıp da: "Aklınızı mı kaçırdınız? Deli misiniz? Bir sineğin iki kanadında nasıl olur da hem hastalık ve hem de şifa olan iki zıt hassasiyet bir arada toplanabilir! Ve sonra hakir bir sinek, nasıl olur da yiyecek ya da içecek içine önce zehirli kanadını sokmayı, ve devâ olan kanadını geri bırakmayı bilebilir!" diye konuşacak olursanız, Müslümanlık sınavından sıfır alır ve "kara cahil" olmakla damgalanırsınız. Şu nedenle ki, bu şekilde konuşan kişi Muhammed'i inkâr etmiş sayılır, çünkü Diyânet'in açıklamalarına göre Muhammed aynen şöyle demiştir:

"Sizden birinizin içeceği (ve yiyeceği) içine sinek düştüğü zaman, o kişi onun her tarafını batırsın, sonra çıkarsın (atsın). Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, diğerinde de şifa vardır..."

Hemen ekleyelim ki Muhammed'in bu sözleri, Buharî'nin Ebû Hüreyre'den rivâyeti olarak, ve ayrıca da Hattâbî gibi ünlü yorumcuların açıklamalarıyla birlikte insanlarımıza Diyânet İşleri Başkanlığı tarafından belletilmektedir. Buna inanmayanları, Diyânet, "Cahil" olarak damgalamaktadır! [Bunun böyle olduğunu anlamak için bkz. Sahih-i Buharî Muhtasarı... (Diyânet Yayınları, Cilt 9, sh. 70 ve d. Hadîs no. 1365)]


Müslümanlık Sınavı - İlhan Arsel
Bölüm: “Hurafe'ler, Bâtıl İnançlar, Masal'lar ve Aklı Dışlayan Sorunlar Konusunda Bir Kaç Soru”
Düzenleyen: Arap Şükrü
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Beğeniler
247
Düşünce
Agnostik
#4
Sineğin ilim irfan sahibi olduğunu kim söyledi ki hocam? Diyanet böyle bir şey yazmışsa aklını peynir ekmekle yemiştir zaten. :) Şöyle bir örnek vereceğim; birçok canlı da kıtalar arası göçler yaparlar ve bu sırada su bulacakları doğru yerlere gider ve konaklarlar. Şimdi sorarım bu hayvanlar coğrafi bilgi sahibi midirler? Ellerinde Dünya haritası mı vardır? :) Hayır tabi ki içgüdüsel olarak bunu yaparlar. Eğer sinekler de böyle bir şey yapıyorlar ise, bu tamamen içgüdüseldir. Bu içgüdüye neyin sebep olduğunu bilemem ama. :)
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
971
Düşünce
Agnostik
#5
Sineğin ilim irfan sahibi olduğunu kim söyledi ki hocam? Diyanet böyle bir şey yazmışsa aklını peynir ekmekle yemiştir zaten. :) Şöyle bir örnek vereceğim; birçok canlı da kıtalar arası göçler yaparlar ve bu sırada su bulacakları doğru yerlere gider ve konaklarlar. Şimdi sorarım bu hayvanlar coğrafi bilgi sahibi midirler? Ellerinde Dünya haritası mı vardır? :) Hayır tabi ki içgüdüsel olarak bunu yaparlar. Eğer sinekler de böyle bir şey yapıyorlar ise, bu tamamen içgüdüseldir. Bu içgüdüye neyin sebep olduğunu bilemem ama. :)
Diyanet çevirisi olan hadis kitabında anlatılıyor bu olay.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
971
Düşünce
Agnostik
#7
Olaydan bahsetmiyorum. ''Sineğin ilim ve irfan sahibi'' olduğu mu yazıyor doğrudan benim takıldığım nokta bu.
Hayır o İlhan Arsel'in yorumu. İlgili hadis aşağıda:

"Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49; Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31; Nesâî, Fera' 11)
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Beğeniler
247
Düşünce
Agnostik
#8
Hayır o İlhan Arsel'in yorumu. İlgili hadis aşağıda:

"Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49; Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31; Nesâî, Fera' 11)
Eğer sinekler böyle bir şey yapıyorlar ise bunu kesinlikle içgüdü ile yapıyorlardır. Bunu düşünerek yapacak zekaya sahip olmadıklarını bilimsel olarak biliyor veya tahmin ediyoruz.

Bu bilginin doğruluğunun araştırılması önemli bir detay olabilir diye düşünüyorum. Zira o dönemde böyle bir bilginin elde edilebileceği bir tıp bilgisi yoktu diye tahmin ediyorum.
 

Kemal

☆☆☆
Disiplin Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
349
Beğeniler
227
Düşünce
Agnostik
#9
Yemeğe sinek düşünce, sineği yemeğe iyice batıracağımıza sineğin düştüğü yeri kaşıkla atsak daha iyi değil mi?
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Beğeniler
247
Düşünce
Agnostik
#10
Yemeğe sinek düşünce, sineği yemeğe iyice batıracağımıza sineğin düştüğü yeri kaşıkla atsak daha iyi değil mi?
Sineğin kanadındaki maddeler difüzyon ile hızlı bi şekilde yemeğin büyük bi kısmına yayılabilir,suda tuz çözmek gibi düşün
 

Kemal

☆☆☆
Disiplin Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
349
Beğeniler
227
Düşünce
Agnostik
#11
O zaman tabağındaki yemeği dök ve başka bir tabağa temiz yemek koyup ye. Ama illa sinekli yemek yiyecem diyen varsa bişey diyemem.
 

Kemal

☆☆☆
Disiplin Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
349
Beğeniler
227
Düşünce
Agnostik
#12
Bir de sinek bokun, pisliğin üstünde gezip duran bir hayvan. Bunu yemeğe batırmak ne kadar mantıklı?
 

KejooN

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
446
Beğeniler
247
Düşünce
Agnostik
#13
Bir de sinek bokun, pisliğin üstünde gezip duran bir hayvan. Bunu yemeğe batırmak ne kadar mantıklı?
Ben de bu sorunun peşindeyim ya kardeşim. Bu konuda bir araştırma yapılıp yapılmadığını bu yüzden soruyorum. Yoksa sinek düştükten sonra onu yemeğin içinde gezdirip gezdirip yemeye devam etmişliğim yok.
 
Mesajlar
148
Beğeniler
33
Düşünce
Muvahhid
#14
İyi saçmalıyorsun derim. Bu uydurmayı kim uydurup Peygamber'e isnat ettiyse artık..

Ebu Hureyre'den gelen rivayetlerin çoğu uydurmadır. Bu şahıs hakkında Hz. Ayişe, Hz. Ömer, Hz Ali'nin tenkitleri var.
 
Mesajlar
148
Beğeniler
33
Düşünce
Muvahhid
#15
Ebu Hureyre’nin kendi dilinden yalanının ifşası: “Sahihi Müslim”de yer alan bir hadis Ebu Hureyre’nin Rasulullah s.a.a’e asıl yalan nispet ettiğini açıkca gözler önüne sermektedir.

…Abdülmelik b. Ebi Bekir b. Abdirrahman, Ebu Bekir’den şöylerivayet etti: Ebu Hüreyre’yi kıssa ederken dinledim, kıssasında şunları söylüyordu: «Bir kimse cünüb olarak sabahlarsa oruç tutmasın.» Ben, bunu (babam) Abdurrahman b. Haris’e anlattım babam bunu kabul etmedi. Bunun üzerine (babam) Abdurrahman kalktı gitti, bende Onunla beraber gittim. Nihayet Aişe ile Ümmü Seleme’nin yanlarına girdik. (babam) Abdurrahman bu meseleyi onlara sordu. ikisi birden “Nebi s.a.a bazen ihtilamdan başka bir sebeple cünüb olarak sabahlar, sonra oruç tutardı.” dediler. Oradan giderek Mervan’ın yanına girdik. Babam bu mes’eleyi ona da andı. Mervan “Ben, sana, Ebu Hüreyre’ye giderek söylediklerini kendisine iade etmeni kat’iyyetle emrediyorum” dedi. Bunun üzerine Ebu Hüreyre’ye geldik, ben bütün bunlara şahid oldum. (babam) Abdurrahman, konuşulanları kendisine anlattı. Ebu Hüreyre “Bunları sana onlar (Aişe ve Ümmü Seleme)‘mi söyledi?” diye sordu. Babam “evet” dedi. bunun üzerine Ebu Hüreyre “Onlar, bunu daha iyi bilirler” dedi ve bundan sonra bu hususta söylediklerini Fadl b. Abbas’a nipet etti, “ben, bunu Fadl’dan işittim, Nebi s.a.a’den duymadım” demeye başladı.

Müslim, “es-Sahih”, 2/779-780, Oruç kitabı, bab 13, hadis 1109

rivayet ilk başta müphem gibidir, zira rivayetin baş tarafında “Ebu Hureyre Rasulullah s.a.a’den anlattı” veya benzer bir ifade yoktur. ama rivayetin akışından “Ebu Hureyre söylüyordu.” sözü ile Ebu Hureyre’nin bu sözleri Rasulullah s.a.a’e nispet ettiği anlaşılmaktadır. Çünkü aksi halde ravinin Aişe ve Ümmü Seleme’den getirdiği haber sonrasında Ebu Hureyre “ben, bunu Fadl’dan işittim, Nebi s.a.a’den duymadım.” demezdi. Duyduğunu iddia eddiği Fadl ise rahmetli olmuş birisi.

Bu hadisten görüyoruz ki, Ebu Hureyre ilk önce Rasulullah s.a.a’e bir hükmü nispet etmekte ama Aişe ve Ümmü Seleme bunu yalalayınca bu defa hükmü Fazl b. Abbas’a nispet etmektedir. ama bu defa da işi kılıfına uyduramamış. çünkü sahabeler Kur’an ve Rasulullah s.a.a’in sünneti ile amel ediyorlardı. Öyle ise Fazl b. Abbas sünnete muhalif olan bir şeyi nasıl söyler?
 
Mesajlar
148
Beğeniler
33
Düşünce
Muvahhid
#16
3. Irak ehli Ebu Hureyre’yi yalanlıyordu: Ebu Hureyre kendisi rivayet ettiği bir hadisde kendi döneminin insanlarının bile onu yalanladıklarını ortaya koymaktadır.

resimde gördüğünüz sünni hadis alimi Müslim’in “es-Sahih” adlı kitabıdır, işaretlediğim yerde şu ifadeler var:

حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة وأبو كريب واللفظ لأبي كريب قالا حدثنا ابن إدريس عن الأعمش عن أبي رزين قال خرج إلينا أبو هريرة فضرب بيده على جبهته فقال ألا إنكم تحدثون أني أكذب على رسول الله صلى الله عليه وسلم لتهتدوا وأضلألا وإني أشهد لسمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول إذا انقطع شسع أحدكم فلا يمش في الأخرى حتى يصلحها
bana Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Kureyb anlattılar, dediler ki: ibni İdris bize Ameş’ten, o da Ebu Rezin’den anlattı, dedi ki: Ebu Hüreyre’nin eliyle alnına vurarak şöyle söylerken gördüm: «Ey Irak halkı! Siz zan ediyorsunuz ki, sizler için sevap ve ecir, benim için de günah hasıl olsun diye ben Rasulullah s.a.a üzerine yalan söylüyorum. Ben Rasulullah s.a.a’den şöyle buyururken şüphesiz işittiğime şahadet ederim: “Köpek, birinizin kabını yaladığı zaman o (kabı) yedi defa yıkasın.”»

Müslim, “es-Sahih”, 3/1660, Elbise ve zinet kitabı, bab 19, hadis 2098

hadisi Buhari, “Edebul Mufred”, sayfa 341, hadis 956‘da ve ibni Mace, “Sünen”, Taharet kitabı, hadis 363‘de rivayet etmiştirler.

bu Hureyre bu sözleri kendisi ile aynı dönemde yaşayanlara yani sahabe ve tabiinlere hitaben söylemektedir. Bu ise daha ilk dönemlerde sahabe ve tabiin nezdinde Ebu Hureyre’nin yalancılığının sabit olduğunu göstermektedir.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,715
Beğeniler
971
Düşünce
Agnostik
#17
İyi saçmalıyorsun derim. Bu uydurmayı kim uydurup Peygamber'e isnat ettiyse artık..

Ebu Hureyre'den gelen rivayetlerin çoğu uydurmadır. Bu şahıs hakkında Hz. Ayişe, Hz. Ömer, Hz Ali'nin tenkitleri var.
Dostum hadisleri uydurma kabul ediyor isen neden bu eleştirileri üstüne alınıyorsun? Bırakta hadisleri kabul edenler bu eleştirilere cevap versin.
 
Üst Alt