Tanrı Bizi Neden Bir İnsana İnanıp İnanmamakla Sınasın ki?

Mesajlar
30
Tepki puanı
55
Düşünce
Deist
Tanrı bizi hiçbir şeyi bilemeyeceğimiz, bilsek bile emin olamayacağımız bir dünyaya çıplak bir şekilde gönderdi. Bu dünyada edindiğimiz bilgilerin hepsini duyu organlarımız sayesinde ediniyoruz.
  • Duyu organlarımız bizi yanıltıyor olabilir. Duyu organlarımızın doğru bir referans olduğundan emin olamayız.
  • Hem duyu organlarımızdan emin olsak bile duyu organlarımızla edinebileceğimiz bilgiler gerçekten çok kısıtlı. Bir defa bu bilgiler evrenimizi aşamaz ve aynı zamanda evrenimiz hakkındaki bilgilerin bile tümüne ulaşmamız çok zor. Dostoyevski'nin de dediği gibi sadece üç boyutlu düşünme yetisine sahip bir akıl ile Tanrı hakkında herhangi bir bilgiye ulaşmak pek mümkün görünmüyor.
Yani demem o ki hem bilgilerimiz çok kısıtlı hem de bilgilerimizden emin olamıyoruz. Yani Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkındaki ve bu dünyaya din adı altında çesitli öğretiler gönderip göndermediği hakkındaki düşüncelerimizden kesinlikle emin olamayız. Yani Tanrı var da olabilir, yok da olabilir; dinleri göndermiş de olabilir, göndermemiş de olabilir.

İnsanlık bu sorularla yüzleşirken tarihte biri çıkıyor ortaya ve: "ben peygamberim, peygamber olduğuma inanan cennete inanmayan cehenneme gidecek" diyor. İnsanın aklına şu soru geliyor: peygamber olduğunu iddia eden bir adama inanan insan, bu adama inanmayan insandan neden üstün olsun? Şöyle düşünün: Bir insan çıkıyor ve diyor ki bu dünyanın etrafında kimsenin göremeyeceği bir çaydanlık dönüyor. Bu doğruluğu da yanlışlığı da ispat edilemeyen görüşe inananlar inanmayanlardan neden üstün olsun? İnananlar sonsuz cennet gibi büyük bir ödülü hakedecek ne yapıyorlar? İnanmayanlar sonsuz cehennemi hakedecek kadar hangi büyük suçu işliyorlar? Peygamberlerin iddiası da aynen böyle. Doğruluğundan veya yanlışlığından emin olamayacağımız bir iddia. İnsanlar doğruluğuna kanıt olarak mucizeleri gösterirler fakat mucizeler geçici kanıtlardır. Geçmişte olan mucizeler hikaye, gelecekte olacaklar hayaldir. Mucize sadece şimdiki zaman için vardır. Geçmiste olan bir mucizenin varlığından nasıl emin olabiliriz? O zamana mucize gönderen Tanrı günümüz dünyasına neden göndermiyor? Mucizeler kanıt olamaz o halde. Konumuza dönecek olursak peygamberlerin iddiaları doğruluğu da yanlışlığı da kanıtlanamayacak iddialardır. Tanrı bizden neden bu iddiaların yalan olabileceğini göz ardı edip bu iddialara inanmamızı istiyor? İnanmak bize ne kazandıracak, Tanrı'ya ne kazandıracak? Tanrı neden bizi bir insana inanıp inanmamakla sınıyor ki? Ben daha kendi görüşlerimin bile doğruluğundan emin olamayacakken başka bir insanın görüşlerine nasıl inanayım?
 

İskender

Yazar
Mesajlar
59
Tepki puanı
37
Düşünce
Agnostik
Çok doğru. Dinlerdeki temel mantıksızlıklardan biri de budur.
 

Mete Turan

lV ☆
Senato Başkanı
Mesajlar
2,141
Tepki puanı
1,636
Düşünce
Agnostik
Peygamber diye ortaya çıkan adamların hepsinde aynı mantık var. İnsanları korkutup arkasına alabilmek için, sınav ve imtihan diye bişey uydurmuşlar. Bu bir zorunluluktu onlar için.
 

sim_sim99

Yazar Adayı
Mesajlar
1
Tepki puanı
0
Düşünce
Sünni
Kur’an’da Allah: Cin ve insanları ancak, beni bilip itaat, ibadet etmeleri için yarattım. [Zariyat 56] buyuruyor. Buradaki ibadet, namaz, oruç gibi ibadetler değil. Allah’ı bulmak, bilmek, tanımak anlamında. Yani Allah bilinmek, keşfedilmek istediğini burada belirtiyor.

Buradaki kulluk etme, Allah için değil insan için gereklidir. Nasıl ki, hastanın ilaçlarının içmemesi doktora değil hastaya zarar verir. Aynen o şekilde, insanın var olmamasının ya da var olup kulluk etmemesinin Allah’a bir zararı ya da faydası yoktur.

Peki neden kulluk etmesi için insanları yaratsın? Oraya geliyorum..
İbadet için melekler ve diğer varlıklar yok muydu? İnsana neden gerek var?
Evet melekler var. Ancak melekler seçim hakkı olmayan varlıklar. Allah, ayırt etme becerisi olan, özgür iradeye sahip varlıklar yaratmayı murat etti. Böylelikle, onların akıllarıyla kendisini bulmalarını, bilmelerini istedi.

Aslında bu açıdan bakıldığında, Allah beni neden yarattı sorusunu sorabilmek bile başlı başına bir yüceliktir. Bu soruyu melek soramıyor, güneş soramıyor, koyun soramıyor.

İnsan ise kendisine verilen akıl ile bunu sorabiliyor. İnsanın aklını kullanması ve seçme hakkına sahip olması, iyice düşünüldüğünde, inanılmaz derecede büyük bir payedir. O halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?, Nahl, 17
 

yeniçeri

ll ☆
Yazar
Mesajlar
896
Tepki puanı
614
Düşünce
Ateist
İbadet etmekle Allahı bulabiliyor musunuz? Buluyorsanız nedir Allah? Buldum demekle olmaz gücünü göster o zaman! Yok bulamıyorsan şayet. O zaman bu ibadet konusunda yanılıyoruz. İbadet nedir? Bu kendimde dahil her insan için geçerlidir.
 

Orhan Yolcu

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
538
Tepki puanı
422
Düşünce
Agnostik
Kur’an’da Allah: Cin ve insanları ancak, beni bilip itaat, ibadet etmeleri için yarattım. [Zariyat 56] buyuruyor. Buradaki ibadet, namaz, oruç gibi ibadetler değil. Allah’ı bulmak, bilmek, tanımak anlamında. Yani Allah bilinmek, keşfedilmek istediğini burada belirtiyor.

Buradaki kulluk etme, Allah için değil insan için gereklidir. Nasıl ki, hastanın ilaçlarının içmemesi doktora değil hastaya zarar verir. Aynen o şekilde, insanın var olmamasının ya da var olup kulluk etmemesinin Allah’a bir zararı ya da faydası yoktur.

Peki neden kulluk etmesi için insanları yaratsın? Oraya geliyorum..
İbadet için melekler ve diğer varlıklar yok muydu? İnsana neden gerek var?
Evet melekler var. Ancak melekler seçim hakkı olmayan varlıklar. Allah, ayırt etme becerisi olan, özgür iradeye sahip varlıklar yaratmayı murat etti. Böylelikle, onların akıllarıyla kendisini bulmalarını, bilmelerini istedi.

Aslında bu açıdan bakıldığında, Allah beni neden yarattı sorusunu sorabilmek bile başlı başına bir yüceliktir. Bu soruyu melek soramıyor, güneş soramıyor, koyun soramıyor.

İnsan ise kendisine verilen akıl ile bunu sorabiliyor. İnsanın aklını kullanması ve seçme hakkına sahip olması, iyice düşünüldüğünde, inanılmaz derecede büyük bir payedir. O halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?, Nahl, 17
Öncelikle bu verdiğin cevap tamamen İslam uydurmaları içinde bir cevaptır ve bilimsel değildir. Ayrıca cevabın, "Tanrı bizi neden bir insana inanıp inanmamakla sınasın ki?" sorusuna makul ve mantıklı bir cevap üretemiyor.

Bununla birlikte İslam'ın kendi mantıksızlığı içinde cevap vereyim. Soruyorum:
Allah neden bilinmek istesin?
Allah ya çok egoist, herkes beni bilsin tanısın havalarında.
Ya insanların onu bilmesine ihtiyacı var.
Ya da insanları sınava tabi tutayım. Kazanamayanları cehenneme atayım modunda. Yani sadist.
Hangisi?
 

yeniçeri

ll ☆
Yazar
Mesajlar
896
Tepki puanı
614
Düşünce
Ateist
Öncelikle bu verdiğin cevap tamamen İslam uydurmaları içinde bir cevaptır ve bilimsel değildir. Ayrıca cevabın, "Tanrı bizi neden bir insana inanıp inanmamakla sınasın ki?" sorusuna makul ve mantıklı bir cevap üretemiyor.

Bununla birlikte İslam'ın kendi mantıksızlığı içinde cevap vereyim. Soruyorum:
Allah neden bilinmek istesin?
Allah ya çok egoist, herkes beni bilsin tanısın havalarında.
Ya insanların onu bilmesine ihtiyacı var.
Ya da insanları sınava tabi tutayım. Kazanamayanları cehenneme atayım modunda. Yani sadist.
Hangisi?
Bu hayal edilen yada sanılan çok güçlü Allah insanlara kendini bildiremeyecek kadar güçsüz mü?
Ha şayet Bilim yoluyla insanlar Allahı ve kainatı tam olarak bileceklerse o zaman daha kainatı çözemediğimiz için bütün bir insanlık Allahı gerçek anlamda bilemiyor.
 

Son konular

Son mesajlar

Üst