Tanrı sistemi kurup bırakmış olmaz mı?

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
264
Düşünce
Sünni
Deizm (deistlerin hepsi böyle düşünmüyorsa düşünmesin) ile ilgili bir pdf atabilirim istersen @apokalips
 

Asker

Ayrıldı
Mesajlar
2,526
Tepki puanı
264
Düşünce
Sünni
Attığın yerde tekrarlayacak kelimesini görmedim. Ki öyle olsa bile Onlar, Allah'ın yaratmayı nasıl başlattığını hiç düşünmüyorlar mı? Sonra onu tekrarlayacak. Ahirette bizi tekrar yaratacak olarak da anlayabiliriz.
Ctrl+f "tekrar" inşAllah hayırlara vesile olur.
 

vostok

Deneyimli
Mesajlar
310
Tepki puanı
344
Düşünce
Ateist
Hani Müslümanlar anbean yaratır falan diyorlar ya, ya sistemi bir şeyleri var edecek şekilde kurduysa? Yani atomlara falan bu gücü verdiyse? Sürek etki etmesindense bu daha mantıklı. Bana sürekli bir şeyleri yaratmak için hazırda bekleyen bir Tanrı profili saçma geliyor.

Öncelikle tanrı kelimesini öncelikle onu tanımlamadan, o kavramın içerisini bir şekilde doldurmadan öyle keyfe keder, en azından dört başı mamur bir şekilde kullanamayız. Tanrı dediğin, sen onu tanımlamadan önce, sadece t-a-n-r-ı harflerinden meydana gelen bir kelimdedir. Ötesi değil.

Yaratıcı kelimesi olabilir. Ancak:

1- O yaratıcı da bu sistemi tamamen öngörerek kurduysa eğer, kaotik olan bu sistemin tüm sonlu durumlarını hesaplayabiliyor olması lazım ki, bu mantıksal bir mümkünsüzlük. Bu durumda onun yine mantık üzeri, yani yine mantık(sız) olması gerekiyor.

2- İkinci durumda ise sadece baştan 4 temel kuvveti vererek, daha doğrusu en başta tek bir kuvveti dörde bölerek kalan kalan dizgenin birbirini determine etmesi sureti ile öyle pek de ahım şahım hesaba girmeyerek, aynı zamanda bu derece büyük bir evren yaratmak suretiyle olasılığa da oynayarak; "ben ipi salayım en baştan, nasıl olsa bu koca evrenden bir şeyler çıkar.." demiş de olabilir. Ki bu sınırlı bir yaratıcıdır.

3- (Yapay) Sistem ve kural dahi bir amaca, amaç da eksikliğe gönderme yapar. Bir sistem kurar kural koyarsın, geri beslemesi olur vb.. Çünkü bunlar olmadan amacını gerçekleştiremez, düzen ya da her ne haltsa, işte onu düzemezsin.. Aksi türlüsü sadece kısıtsız bir tanrıya dair olabilir. Tanrı kurallı da kuralsız da "yapar". Ama biz her ne hikmet ve tesadüfse, sadece tanrının yapabileceği diğer türden olanında değil, olumsal olarak diğer türlü bir evrendeyiz.

Bunlar meselenin bir çeşit özet çerçevesi.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Hani Müslümanlar anbean yaratır falan diyorlar ya, ya sistemi bir şeyleri var edecek şekilde kurduysa? Yani atomlara falan bu gücü verdiyse? Sürek etki etmesindense bu daha mantıklı. Bana sürekli bir şeyleri yaratmak için hazırda bekleyen bir Tanrı profili saçma geliyor.
Varlığı Allah'ın isim ve sıfatlarının yansıması olarak düşünürseniz, isim ve sıfatların tecellisi kesildiği an varlık yok olur ve varlığını devam ettiremez.

Güneşin ışınlarının kesilmesi ile aydınlığın yok olması gibi düşünebilirsiniz.

Aydınlık denilen şey Güneşin ışınlarının varlığına bağlı olduğu gibi varlık dediğimiz şey de Allah'ın iradesinin taallukuna bağlıysa Allah yaratmadığı an varlık yok olur demektir.

Her şeyin doğrusunu Allah bilir.
Ölmeyiz, Allah isterse kendisinin sürekli müdahalesi olmayacak şekilde de insanın yaşamasını sağlayabili
Şimdi bazıları anbean yaratılış var diyebilir, onu diyeceklere ve onu diyenlere soruyorum, Tanrı maddeleri belli kurallara uyacak şekilde yaratmış olamaz mı?
Evet isterse bunu yapabilir ama bunu yapabiliyor olması bunu tercih buyurmama ihtimalini yok etmez ve bu ihtimali saçma haline getirmez.
Bu iddia ile özgür irade iddiası çelişiyor.
Hayır çelişmiyor. Allah insanın özgür iradesiyle yaptığı tercihleri yaratırsa ortada çelişki olmaz. Zaten İslam'a göre de olan budur.
"O her an yaratma halindedir." (Rahman 29)
bu sistemin tüm sonlu durumlarını hesaplayabiliyor olması lazım ki, bu mantıksal bir mümkünsüzlük.
Sizin için mümkün olmaması Tanrı için de mümkün olmadığını mantıksal olarak göstermez.

Bu iddia mantık katliamı olur.
amaç da eksikliğe gönderme yapar.
Amacın Tanrı için eksikliğe gönderme yaptığı sizin temelsiz uydurmanız.
Ama biz her ne hikmet ve tesadüfse, sadece tanrının yapabileceği diğer türden olanında değil, olumsal olarak diğer türlü bir evrendeyiz.
Diğer türlü bir evrende olduğumuz sizin temelsiz uydurmanız.
Bunlar meselenin bir çeşit özet çerçevesi.
Yazdıklarınızın özet çerçevesi ortaya mutlak doğrularmış gibi kesin cümlelerle iddialar atmanız ama bu iddialarınıza dair tek bir kanıt sunmamanız.

Kısaca temelsiz uydurmuşsunuz, kendini sorguluyor ve aydın zanneden ama ne sorgulamakla ne de aydınlıkla alakası olmayan birileri de sizi sorgulamadan ve sizden iddialarınıza kanıt istemeden yazdıklarınızı dogma haline getirip doğru kabul ediyor.

Olay maalesef bu.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

vostok

Deneyimli
Mesajlar
310
Tepki puanı
344
Düşünce
Ateist
Sizin için mümkün olmaması Tanrı için de mümkün olmadığını mantıksal olarak göstermez.

Bu iddia mantık katliamı olur.

Yazdığın şeylerin oksimoronluğunun bir farkına varabilsen, mantık katliamının dibinin “sen” olduğunu da idrak edeceksin. Ondan öte boş lafa karnımız tok.

Önce ne dediğimi anla. Tanrı bunu aşar/aşamaz demiyoruz. Ne diyoruz? "Aşarsa" diyoruz. Mantıksal mümkünsüzlük. O vakit bunu aşacak olan şey mantığı da aşmış, yani mantık ötesi, yani “mantıksız” olur. E biz de onu diyoruz ya zaten: Tanrı mantıksız. ;) Sen de bunu teyit ediyorsun.

Bu bağlamda tanrını mantık çerçevesinde savunamıyorsun, ona ancak mantık dışı sahada, yani mantıksızlıkta yer bulabiliyorsun demektir. Kendi ağzınla da bunu teyit ettin.

Sense kalkmış döngüsel mantık faciası ile birlikte önce bir tanrıyı kabul edip, onu kanıtlamak için dayanak gösterdiğin şeye dayanak olarak yine tanrının kendisini dayanak gösteriyorsun.

Önce mantığın “M”sini anla da, sonra mantık katliamı tabirini hak edebilesin.

Amacın Tanrı için eksikliğe gönderme yaptığı sizin temelsiz uydurmanız.

Başka laf yok zaten. Temelsiz uydurmayı kullandığın her mesajda anlıyoruz ki, o yazılana bir cevabın yok. Hoşafın yağı kesilmiş. Aklında bulunsun bundan sonra.

Amaç eksikliğe gönderme yapar. Kim ya da ne için kullanırsan, ona. Tanrı için eksiklik, kısıtlılık yoksa eğer(ki olmamalı), o vakit onun için amaç kelimesini kullanmayacaksın. Ne anlatmak istiyorsan onu kullanmadan anlatacaksın. Bak bakalım yapabiliyor musun?

Amaç insansal bir kavramsa eğer, onu tanrı için kullanmayacaksın. Eğer kullanıyorsan, senin tanrın da eksik, antropomorfik bir kavramdır. 2+2=4

Kaldı ki hemen her zaman olduğu gibi, burada da yine döngüsel mantık safsatasına girmişsin. Biz “tanrıdan bu tarafa gelen yol var mı” ya değil, “bu taraftan tanrıya giden yol var mı” ona bakıyoruz. Sense tanrıyı kanıtlamak için yine tanrıyı kullanıyorsun.

Diğer türlü bir evrende olduğumuz sizin temelsiz uydurmanız.

Yine ne yazdığımı bile anlamamış, sırf laf olsun diye temelsiz uydurma attırmışsın.

Yazdığım şey çok açık. Kural ve sistemi hep insanda, yani eksik ve kısıtlı varlıklarda gördün değil mi? Sistemi neden kurar, kuralı neden koyarsın? Bir amacı gerçekleştirmek için. Çünkü öbür türlü o amaç gerçekleşmiyordur. Burada iki zayıf nokta var. Hem amacının olması, ki o zaman eksiksin. Hem de o amacı kuralsız ve sistemsiz gerçekleştiremiyor olman. İki kere eksiksin. Kısıtlısın. Hani dötün yiyorsa yap bakalım.

Başka türlüsü yapılabilir mi? Yapılabilir. Aşkın bir varlık tarafından. O bile amaca dair eksiklikten sıyrılamaz ama onu kenara koyduk şimdilik torpil geçerek.

Peki elindeki evren nedir? Sana göre kurallı ve sistemli. Bize göre süreklilik ve istikrar arz eden aslen karşılıklı ilişki ve bağıntılar, onlara tersinden bakarak bir çeşit kural-ilke şeklinde nitelediğimiz bir durum var. Bu evrenden iki sonuç çıkar:
  • Yaratıcı kuralsız ve sistemsiz iş kotaramayan, amacını gerçekleştiremeyen, üzerine üstlük amacı olduğu için eksik bir varlık.
  • Yaratıcı kuralsız ve sistemsiz de bunu yapabilirdi ama böylesini tercih etmiş. Amacı yine var gözüküyor.
  • Yaratıcı falan yok.
Sistemsiz ve kuralsız ancak yine de devamlılığı olabilen ve insana kadar bütün öğeleri gerçekleştirebilen bir evren neredeyse zorunlu olarak tanrıyı dayatıyor. Amaçtan dolayı yine gol yese de. Bizim evrenimiz ise default olarak üstteki 3 seçeneğe gebe olup, tanrıyı olgusal bir zorunluluk ve nesnel olarak değil, “olumsal” bir tercih olarak öne sürebilmene imkan veriyor sadece.

Bunu anlamak o kadar da zor olmamalı. Evren ortada. Kurallı olduğunu da söyleyen sen iken, nasıl olur da bunun temelsiz bir uydurma olduğunu söylersin? Temel tam da sensin işte.

Bu evrenden hareketle zorunlu ve nesnel olarak, olgusal bir zorunlukuk olarak tanrı çıkarımı yapılamaz. Sadece olumsal bir alternatif ve de tercih olabilir. Nokta.

Yazdıklarınızın özet çerçevesi ortaya mutlak doğrularmış gibi kesin cümlelerle iddialar atmanız ama bu iddialarınıza dair tek bir kanıt sunmamanız.

Kısaca temelsiz uydurmuşsunuz, kendini sorguluyor ve aydın zanneden ama ne sorgulamakla ne de aydınlıkla alakası olmayan birileri de sizi sorgulamadan ve sizden iddialarınıza kanıt istemeden yazdıklarınızı dogma haline getirip doğru kabul ediyor.

Olay maalesef bu.

Özet çerçeve ve olay senin art niyetli, dogmatik, at gözlüklü ve hepsinden öte, yetersiz olman. Objektif ve ortalama bir insan için sıradan, ancak kusura bakma ama “senden” 5 adım ilerde yazıyorum. Şu keçi inadını bırakırsan bir yerlere varabiliriz.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

mad hatter

☆☆☆
Deneyimli
Mesajlar
1,043
Tepki puanı
749
Düşünce
Bağımsız
vostok'a bir daha cevap olarak temelsiz uydurmanız yazdığını görürsem kafana tokmağı yersin @dangalaklıkyolunda
 

DemoKratos

Vl ☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
9,098
Çözümler
1
Tepki puanı
6,092
Düşünce
Ateist
Evreni tanrı yarattıysa tanrıyı ne yarattı sorusunu yanıtlayamayan tüm inançlar geçersizdir.

En başa gelişkin, zeki bir şey koyamayız. Bunlar ancak evrim ile gelişir ve gelişkin, basitten gelir. Basit gelişkinden gelemez. En başa ancak en basit, bilemeyeceğimiz kadar basiti koyabiliriz.

Ama tabii dinden çıkınca ilk durağın deizm olması kadar normal bir şey yok. Son derece doğal, yadırganacak bir durum yok. Ben de ateist olmadan önce deist olsaydım daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Direk ateist olanlar köktencidir. Ilımlı olmazlar.
 
Yazan tarafından düzenlendi:

bilgelikyolunda

ll ☆☆
Yazar
Mesajlar
16,882
Tepki puanı
1,422
Düşünce
Sünni
Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir. Elmalılı Hamdi Yazır mealinde böyle diyor. Yine ayetin ne dediğini anlayamıyoruz. Kimi öyle diyor kimi böyle.
Peki hemen Elmalılı Hamdi Yazar ne demiş bakalım:

"29-30. O celâl ve ikramı izah konusunda cümle-i istinâfiyye (başlangıç cümlesi) veya hâliyye (hâl cümlesi) ile buyuruluyor ki: Göklerde ve yerde olan herkes O'ndan ister, gerek sonradan meydana gelmeleri ve gerekse aynı hal üzere kalmaları ve diğer halleri itibariyle muhtaç oldukları her dileği ondan isterler. Gerek davranışla ve gerek sözle olsun daima ondan ister dururlar. Çünkü kendi kendilerine ve mümkün olan hakikatlerine nazaran var olmaya asla hakları yoktur. Bu yüzden her an O'ndan isterler.

O her gün bir iştedir. Ya celâle veya ikrama bağlı bir iştedir ki, onlara istediklerini vermek de bu cümledendir. Zira Hak Teâlâ üstün hikmetlerine dayalı dileği gereğince her an nicelerini yok eder ve nicelerini var eder, nicelerini de zengin kılar, bazı halleri giderir, bazılarını getirir. İbnü Mâce, İbnü Hibbân ve daha bazı hadis âlimleri, Ebu'd-Derdâ (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir ki, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Günahları affetmek, sıkıntıları gidermek ve birtakım insanları yükseltip, bir takımlarını alçaltmak da O'nun şânındandır". Bezzâr'ın rivayetinde dualara icabet (kabul) etmek ziyadesi de vardır. Cümlesi, iki mânâ ile tefsir edilmiştir. Birisi gün, mutlak vakit mânâsına olarak her saat, her an diye açıklanmıştır. Bir de İbnü Uyeyne ve Hasan-ı Basri'den nakledildiği üzere Allah Teâlâ'ya göre zaman iki günden ibarettir. Birisi dünya birisi ahirettir. Her birine göre de Allah'ın bir şe'ni (işi) vardır. Dünyadaki işi, emir ve nehiy, ahiretteki işi de, hesâb ve cezadır."

Sonuç olarak İslam'a göre Allah sistemi kurup bırakmamıştır.
E biz de onu diyoruz ya zaten: Tanrı mantıksız. ;) Sen de bunu teyit ediyorsun.
Yazdıklarımıza cevap veremeyince yazdıklarımızın neresi neden yanlış gösteremeyip sadece ağız dolusu hakaret ederek üste çıkmaya çalışıyorsunuz.

Bu da cevap vermekten aciz kaldığınızı kendi ağzınızdan tescil oluyor. :)

Sonra da utanmadan yazmadığımız şeyleri yazmışız gibi göstererek sizin mantık katliamlarınızı teyit ettiğimiz yalanını uyduruyorsunuz.

Kendi güç yetiremediğiniz şeyi mantık dışı ilan etmeniz zaten mantık dışı.

Bir şeye siz güç yetiremediniz diye o şey mantık dışı olmaz ki.

Siz kokuları köpek hassasiyetiyle alamıyorsunuz diye yapabildiğinizin ötesindeki hassasiyette koku almayı mantıksal mümkünsüzlük ilan ediyorsunuz.

Biri köpeğin bunu yapabileceğini söyleyince köpeğin mantık dışı, mantıksız olduğunu, karşıdakinin de bunu teyit ettiği yalanını söylüyorsunuz.

İyi de güç yetiremediğiniz şeyin mantıksal mümkünsüzlük olduğunu siz uydurdunuz. Yok öyle bir şey. :)

Bu yaptığınız mantık katliamı bana bir skeci hatırlattı.

Yazmıştık:
Velhasıl videodaki adamdan bir farkınız yok:

Kendi uydurduğunuz şeyleri mutlak doğru kabul edip üzerine yorum yapıyorsunuz :)

Yaptığınız videodaki adam gibi önce bir eşek uydurup sonra da o eşek üzerine yorum yapmak :)

Adam "Oğlum eşşek falan yok onu sen icat ettin" diye kızıyor. Şive anlamanıza engel olmaz umarım :)
Sense kalkmış döngüsel mantık faciası ile birlikte önce bir tanrıyı kabul edip, onu kanıtlamak için dayanak gösterdiğin şeye dayanak olarak yine tanrının kendisini dayanak gösteriyorsun.
Bu sizin temelsiz uydurmanız.
Önce mantığın “M”sini anla da, sonra mantık katliamı tabirini hak edebilesin.
Yazdıklarımızın neresi neden yanlış gösteremeyince ad hominem (insan karalama) safsatası yapıyorsunuz.

Zaten elinizde safsatadan başka hiçbir şey yok. :)
Temelsiz uydurmayı kullandığın her mesajda anlıyoruz ki, o yazılana bir cevabın yok.
Temelsiz uyduran birine temelsiz uydurduğunu söylemekten başka verilecek cevap yoktur.

Hakaretlerle, ad hominem (insan karalama) safsatalarıyla üste çıkmaya çalışıp anlayanlara cevap vermekten aciz kadığınızı ilan etmiş olacağınıza yazdıklarınızın temelinin ne olduğunu gösterip kanıt sunmanız gerekir.

Aksi halde yazdığınız her şey yazdıklarınızın temelsiz uydurma olduğunu teyit eder.
Amaç eksikliğe gönderme yapar.
Bu iddianın sizin temelsiz uydurmanız olduğunu yazdık zaten.

İddianızın temelini gösterip buna kanıt sunmak yerine aynı iddiayı tekrarlayınca iddianızı kanıtladığınızı mı zannediyorsunuz? :)

Yazmıştık:
Saçmalıklar tekrar edildikçe mantıklı hale gelmez.

Yanlışlar tekrarlanırken doğruya ulaşılmaz.

Gerçekler edebiyat yaparak gizlenemez.

Etik daima moral üstünlüğe sahiptir.

Moral üstünlüğü etik eksiklikleri sebebiyle yitirenler, güçlü olabilseler de haklı olamazlar.

İlkeler çerçevesinde hayatınızı şekillendirirseniz, size katılmasalar da düşüncelerinize saygı duyarlar.

Fikirlerinize ilkeli hareket etmenize rağmen saygı duymayan ve sizi düşüncelerinizden dolayı itibarsızlaştırmaya ve ezmeye çalışanlar varsa, bilin ki bunların ilkesi yoktur.
tanrıyı kanıtlamak için yine tanrıyı kullanıyorsun.
Bu da sizin temelsiz uydurmanız.
Burada iki zayıf nokta var. Hem amacının olması, ki o zaman eksiksin.
Amacın varlığının eksiklik olduğu sizin temelsiz uydurmanız.
Hem de o amacı kuralsız ve sistemsiz gerçekleştiremiyor olman.
Tanrının amacını kuralsız ve sistemsiz gerçekleştiremeyeceği de sizin temelsiz uydurmanız.
Bu evrenden hareketle zorunlu ve nesnel olarak, olgusal bir zorunlukuk olarak tanrı çıkarımı yapılamaz. Sadece olumsal bir alternatif ve de tercih olabilir. Nokta.
Demek ki Yaratıcının olmadığı iddiası hiçbir bilimsel ve mantıksal temeli olmayan bir iddia.

Bunu iddia eden ateistler de hiçbir bilimsel ve mantıksal temeli olmayan bu iddiayı dogma haline getirip savunan dogmatik tiplerdir.
 

Son konular

Üst