Tanrı Var mı, Yok mu?

yeniçeri

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
910
Beğeniler
551
Düşünce
Ateist
#2
İnançsa şayet ezeli ve ebedi olan bir kainat ve onun beyni olan insaniyetin var olduğuna inanıyorum. Bu evren var olmadan öncede evrenler vardı. Onların yok olmasından kara delikler oluştu. Bu kara deliklerin çarpışması sonucundan Big bang patlamaları ve yeni evrenler ortaya çıktı. Yok olan kara deliklerden şayet birinde tabiat ve insan varsa ki bana göre vardı. Tabiatın evrimi o kara deliğe tabi olarak oluştu.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,712
Beğeniler
955
Düşünce
Agnostik
#4
Tanrının varlığı veya yokluğu ispatlanamaz diye düşünüyorum.
 
Mesajlar
43
Beğeniler
65
Düşünce
Agnostik
#5
Tanrı var da olabilir yok da olabilir. Bunu bilmemiz şuan mümkün değil. Zaten bu yüzden Agnostiğim. Yalnız emin olduğum bir şey varsa o da Tanrı gerçekten varsa dinlerin anlattığı egoist ve aptal bir Tanrı olmayacağıdır.
 

Heretik

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
847
Beğeniler
373
Düşünce
Ateist
#6
Tanrıyı düşünmeye başlayın, üzerinde durun, kurcalayın ve sonunda bozulacağını görürsünüz.
 
Mesajlar
11
Beğeniler
13
Düşünce
Muvahhid
#7
Var.
Nereden biliyorsun?

Ailem Müslümandı, bende öyle oldum demeyeceğim. Ailem dindardı ama Müslüman değillerdi. Bende öyle oldum. Ve kendi seçimimi yeni yeni yapıyorum diyebilirim. Ailem Allah'a inanıyordu. Bende çocukluğumdan beri Kuran, İncil, Tevrat ve Zebur'la büyütüldüm. Bunun büyük bir artısı var evet. Ancak bu benim seçiminin ve hala bu yolda kalışımın benim kararım olmadığı anlamına gelmez.

Mesela sorulan sorular üzerine düşünmekten bahsedelim. Bir ateistin bana Allah ile ilgili sorduğu her soruda, düşünce mekanizmam çalışıyor ve neden nasıl niye diyorum. Açıkçası kendimde tüm bu sorulara cevap buluyorum. Fakat benim için yeterli ve tatmin edici olan bu cevaplar diğerleri için pekte öyle olmuyor.

Bunu asla çözemeyiz. Nasıl oluyor da aynı şeye bakıp farklı şeyler söylenebiliyor. Mesela ben kitaplara ve elçilere, ardından gökyüzüne, yada kısaca her nereye baksam Allah'ı görüyorum ve görmem inanmam için yeterli bir sebep.

Bir abimin dediği gibi:
Bildiklerim yanında, bilmediklerim de vardır benim.
Gördüklerim yanında, göremediklerim.
Duyduklarımın yanında, duyamadıklarım.
Bu yazılanlar ne fazla bildiğimden, ne de ilk benim görmüşlüğümden değil,
Bu yazılanlar aynı şeyi biliyor olduğumuzdan dökülmekte dilimden...
Bilmiyorum, belki sende bilmiyorsun. Sadece soruyorum;
Bunca bilinmeyenin yanında bildiklerimiz yok mu? (Sinan Yazıcı)

İşte bunca bilinmeyenin arasındaki o azıcık bilgim, beni işlemde bu sonuca ulaştırıyor. Ve doğruluğuna dair kalbimde hiç şüphe yok.
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Üyesi
ÖDG Üyesi
Mesajlar
1,712
Beğeniler
955
Düşünce
Agnostik
#8
Var.
Nereden biliyorsun?

Ailem Müslümandı, bende öyle oldum demeyeceğim. Ailem dindardı ama Müslüman değillerdi. Bende öyle oldum. Ve kendi seçimimi yeni yeni yapıyorum diyebilirim. Ailem Allah'a inanıyordu. Bende çocukluğumdan beri Kuran, İncil, Tevrat ve Zebur'la büyütüldüm. Bunun büyük bir artısı var evet. Ancak bu benim seçiminin ve hala bu yolda kalışımın benim kararım olmadığı anlamına gelmez.

Mesela sorulan sorular üzerine düşünmekten bahsedelim. Bir ateistin bana Allah ile ilgili sorduğu her soruda, düşünce mekanizmam çalışıyor ve neden nasıl niye diyorum. Açıkçası kendimde tüm bu sorulara cevap buluyorum. Fakat benim için yeterli ve tatmin edici olan bu cevaplar diğerleri için pekte öyle olmuyor.

Bunu asla çözemeyiz. Nasıl oluyor da aynı şeye bakıp farklı şeyler söylenebiliyor. Mesela ben kitaplara ve elçilere, ardından gökyüzüne, yada kısaca her nereye baksam Allah'ı görüyorum ve görmem inanmam için yeterli bir sebep.

Bir abimin dediği gibi:
Bildiklerim yanında, bilmediklerim de vardır benim.
Gördüklerim yanında, göremediklerim.
Duyduklarımın yanında, duyamadıklarım.
Bu yazılanlar ne fazla bildiğimden, ne de ilk benim görmüşlüğümden değil,
Bu yazılanlar aynı şeyi biliyor olduğumuzdan dökülmekte dilimden...
Bilmiyorum, belki sende bilmiyorsun. Sadece soruyorum;
Bunca bilinmeyenin yanında bildiklerimiz yok mu? (Sinan Yazıcı)

İşte bunca bilinmeyenin arasındaki o azıcık bilgim, beni işlemde bu sonuca ulaştırıyor. Ve doğruluğuna dair kalbimde hiç şüphe yok.
Dostum sana iki soru sormak istiyorum.

Birincisi, nereye baksam Allah'ı görüyorum diyorsun. Peki o gördüğün Tanrı'nın Allah olduğunu nereden biliyorsun? Başka bir Tanrı olamaz mı o?

İkincisi, Neden Kuran, Tevrat, İncil ve Zebur'u takip ediyorsun?
 

Heretik

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
847
Beğeniler
373
Düşünce
Ateist
#9
Bilim ve teknoloji çağında olduğumuzu baz alarak, "kalp gözü"nü bir kanıt olarak kabul etmenin pek de mantıklı olduğunu düşünmüyorum.
 
Mesajlar
11
Beğeniler
13
Düşünce
Muvahhid
#10
Dostum sana iki soru sormak istiyorum.

Birincisi, nereye baksam Allah'ı görüyorum diyorsun. Peki o gördüğün Tanrı'nın Allah olduğunu nereden biliyorsun? Başka bir Tanrı olamaz mı o?

İkincisi, Neden Kuran, Tevrat, İncil ve Zebur'u takip ediyorsun?
İsmine Allah yerine başka birşey de diyebiliriz. Bir tanriyi ancak en yüce isimler ve sifatlar tanımlar. Çünkü o tanridir. En üstte olandir. En büyüktür. Başka olamaz, çünkü tanri tektir. Olsa olsa ayni şeyden bahsedip, farklı yorumlarda bulunan körlerin durumuna duseriz bu tartismanin sonucunda. Fakat sadece birinin yorumu doğrudur. Bu bağlamda ikiside bilinmeyene inanir. Yani bilmedigi hakkında emin bir fikir ve duruş sahibi olur. Olaylara bakisini da bu belirler.
Ben ona ve benden istediği yasam tarzinin ancak bu olabileceğine inanıyorum. Zaten bahsedilen kitapları takip etmemin sebebi de, onlarda bana emrettiği yasam biçimini doğru buluyorum. Bir rab, bir ogretmen, bir tanri ancak adaleti ve iyiliği emredebilir. Diyeceksiniz ki, Kuran ve diğer kitaplar adaleti emretmez, öldürmeyi kan dökmeyi emreder. Evet, onları buldugunuz yerde öldürün der. Her zaman soruyorum, dağda bir PKK li gören türk askeri merhaba kardeş deyip geçiyormu? Donemlere sadece tek tarafından bakmak ve tarihi şartlar ve koşullar baz alınmadan incelemek yanlistir bana gore.
Mesela bir antropoloji calismasindaki incelik ve objektif bakis acisi bahsedilen donem için ele alinmalidir.

Yeseya peygamberin bir sözü vardır: "Ey insanlar, Rab iyi olani size bildirdi. Adaleti, merhameti ve sadakati sevmenizden ve alcakgonullulukle yolunda yurumenizden başka tanriniz Rab sizden ne istedi?" der. İste bu yüzden takip ediyorum ve bu yasam tarzini benimsiyorum.

Kitaplar zaten sadece bizim algilarimiz içindir. Doğru olan herşey en başından doğruydu. Başlangıçta neyse en sonundada o olacak ve doğru olan hic bir şey değişmeyecek. Tipki bir bilimsel buluşun sadece bir buluş olması gibi. Onu bulan mucit değil kaşiftir. Ayni şekilde bu dört kitapta yazan ne varsa hep vardi. Onun elciligini yapan da onu yazan değil, hep varolani hatirlatandir.
Birbirinin kopyasi olması evet mantikli bir iddia. Ancak ayni manzaraya gore çizilmiş dört resim farklı şeyler içermez.
 
Mesajlar
11
Beğeniler
13
Düşünce
Muvahhid
#11
Bilim ve teknoloji çağında olduğumuzu baz alarak, "kalp gözü"nü bir kanıt olarak kabul etmenin pek de mantıklı olduğunu düşünmüyorum.
Kalp gözü derken neyi kasttettiginizi anlamadim. :)
1800 lerden önce görünmeyen isinlardan bahseden bir insan bilimselmi konuşmuş olur, kalp gozuylemi.. Çok tutarli bir ornek olmadiginin farkindayim. Bu söyleyen kişinin bu sonuca nasil ve neden ulastigiyla alakalidir. Atip tutmusta olabilir, cikarim ve gözlem yapmista olabilir. İlki olduysa söylediği dogru bile olsa kendisi bir bilgiye dayanmadigi için bunda bir payi yoktur. Ama ikincisi doğruysa bu adam doğru bir gözlemci ve hayal gücü ile gerçeğe dair tutarli fikirler yürütmek konusunda iyi bir insandır.
Biliyorsunuz, atomun yapisini bile yeni öğrendik. Oysa caglardan beri atom vardi.
Dünya dönüyor dediği için engizisyon mahkemesinde yargılanan Galileo yu hatirlayalim. Neyin bilim neyin his olduğuna biz karar veremeyiz. Fikir yürütmek, dünya su üzerinde yüzen bir adadir demek yada daha ilginç önerilerde bulunmak yanlistir demiyorum. Elimizdeki imkanlar bunlar ve insan meraklidir. Ama iste sorun, her zaman herşeyi kendi sinirlarimiza gore yorumlamakta olusumuz.
 

Heretik

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
847
Beğeniler
373
Düşünce
Ateist
#12
"Mesela ben kitaplara ve elçilere,ardından gökyüzüne,yada kısaca her nereye baksam Allah'ı görüyorum ve görmem inanmam için yeterli bir sebep."

Kalp gözüyle kastettiğim şey tam da bu. İnanıyorum desen kimse sana birşey demez,ama görüyorum kesin var diyemezsin.
Ben kitaplara baktığımda; çelişki dolu,kişisel konulara yer verilmiş,cinsiyetçi,savaş emri veren, insan eliyle yazıldığı belli olan yazılar görüyorum.
Elçilere baktığımda epilepsi ve pedofili hastalıkları olan insanlar aklıma geliyor.
 

Heretik

☆☆☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
847
Beğeniler
373
Düşünce
Ateist
#13
En son bir şeyler görüyorum dendiğinden beri aktif olmamış bu konu, hadi canlandıralım :)
 

Şarlo

☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
227
Beğeniler
147
Düşünce
Agnostik
#14
Yoktır 8-) Görüldüğü sanılan şey duygusal hezeyandan başka bir şey değil.
 

Charles Dawkins

☆☆☆
Üye
Mesajlar
287
Beğeniler
108
Düşünce
Ateist
#15
Var.
Nereden biliyorsun?

Ailem Müslümandı, bende öyle oldum demeyeceğim. Ailem dindardı ama Müslüman değillerdi. Bende öyle oldum. Ve kendi seçimimi yeni yeni yapıyorum diyebilirim. Ailem Allah'a inanıyordu. Bende çocukluğumdan beri Kuran, İncil, Tevrat ve Zebur'la büyütüldüm. Bunun büyük bir artısı var evet. Ancak bu benim seçiminin ve hala bu yolda kalışımın benim kararım olmadığı anlamına gelmez.

Mesela sorulan sorular üzerine düşünmekten bahsedelim. Bir ateistin bana Allah ile ilgili sorduğu her soruda, düşünce mekanizmam çalışıyor ve neden nasıl niye diyorum. Açıkçası kendimde tüm bu sorulara cevap buluyorum. Fakat benim için yeterli ve tatmin edici olan bu cevaplar diğerleri için pekte öyle olmuyor.

Bunu asla çözemeyiz. Nasıl oluyor da aynı şeye bakıp farklı şeyler söylenebiliyor. Mesela ben kitaplara ve elçilere, ardından gökyüzüne, yada kısaca her nereye baksam Allah'ı görüyorum ve görmem inanmam için yeterli bir sebep.

Bir abimin dediği gibi:
Bildiklerim yanında, bilmediklerim de vardır benim.
Gördüklerim yanında, göremediklerim.
Duyduklarımın yanında, duyamadıklarım.
Bu yazılanlar ne fazla bildiğimden, ne de ilk benim görmüşlüğümden değil,
Bu yazılanlar aynı şeyi biliyor olduğumuzdan dökülmekte dilimden...
Bilmiyorum, belki sende bilmiyorsun. Sadece soruyorum;
Bunca bilinmeyenin yanında bildiklerimiz yok mu? (Sinan Yazıcı)

İşte bunca bilinmeyenin arasındaki o azıcık bilgim, beni işlemde bu sonuca ulaştırıyor. Ve doğruluğuna dair kalbimde hiç şüphe yok.
Bizlerinde öyle... Ancak azıcık bilgiyle değil fazlasıyla araştırma ve objektif mantık ile.
 
Moderatör tarafından düzenlendi:
Üst Alt