Tanrı yerinde olsanız ne yapardınız ?(Ve ya en baştan herhangi bir dinin Tanrısı olsanız neyi değiştirirsiniz)

Yuşa

Üye
Mesajlar
799
Tepki puanı
195
Düşünce
Agnostik
Kullarının ölmesi tanrı için bir şey ifade etmiyor. Çünkü o sana ebedi cennet hayatı sunuyor? :D
Bende bu yüzden zaten konuyu başka biryere çektin diyorum.Ölüm konusuna kimse vicdansızlık demediği için.Neden buraya çektin konuyu bunu kastettim.
Allah şeytana sen mi döversin ben mi demiyor ki? Şeytan kendi kendine iddia koyuyor, ben senin kullarını yoldan çıkartıcam diye. Bir yok ol demesine bakar Allah'ın :D.
Bende diyorum benle iddaa ya giren birine ben yok ol dersem ortada iddaa olmaz ama tamam dersem iddaalaşmış olurum.Bunu neden kabul etmiyorsunuz apaçık işte Allah tamam demiş halbuki karşılık verdi söz dinlemedi isyan etti direk cehennemdi gideceği yer ama iddaalaşmış.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
858
Tepki puanı
442
Düşünce
Agnostik
Allah imtihan sonuçlarını önceden biliyor. Ama neden bildiği halde sınav yapıyor. Ve şeytanı niçin yok etmiyor. Kuran'a göre eğer yanlış bilmiyorsam islam masalına göre şeytan Adem'e secde etmemiş. Allah'ta şeytanı cehennemden kovuyor.
 

Yuşa

Üye
Mesajlar
799
Tepki puanı
195
Düşünce
Agnostik
Allah imtihan sonuçlarını önceden biliyor. Ama neden bildiği halde sınav yapıyor. Ve şeytanı niçin yok etmiyor. Kuran'a göre eğer yanlış bilmiyorsam islam masalına göre şeytan Adem'e secde etmemiş. Allah'ta şeytanı cehennemden kovuyor.
Nerden kovduğu yazmıyor diye biliyorum anlatılanlara göre huzurundan kovuyor diye geçiyor.İddaa yı kabul edersende iddaalaşmız olursun bu kadar basit ama kabul ettiremiyoruz şeytan olmasa Tanrı kötülüğü var edemicek mi ? Edicek o zaman neden akıllara Tanrı kendinden kat kat küçük bir varlıkla iddaalaşıyor sorusunu getiriyor.
 

GökTanrıcılık18

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
858
Tepki puanı
442
Düşünce
Agnostik
Nerden kovduğu yazmıyor diye biliyorum anlatılanlara göre huzurundan kovuyor diye geçiyor.İddaa yı kabul edersende iddaalaşmız olursun bu kadar basit ama kabul ettiremiyoruz şeytan olmasa Tanrı kötülüğü var edemicek mi ? Edicek o zaman neden akıllara Tanrı kendinden kat kat küçük bir varlıkla iddaalaşıyor sorusunu getiriyor.
https://www.google.com/amp/s/sorularlaislamiyet.com/kurana-gore-iblisin-isyani-nasil-olmustur?amp Ben yanlış biliyormuşum.Allah meleklere secde edin demiş. İblis de secde etmemiş. Ve allah da şeytanı kovmuş. Neyse sonuçta bu iblis masalı nerenden tutarsa tutsun hikaye elinde kalıyor. Hatta Kuran'daki bu masal bazı çizgi filmlerin konuları dahi Kuran'daki bu masala bin basar. Yani o derece berbat bir hikayedir.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

Vl ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,729
Tepki puanı
2,987
Düşünce
Ateist
Canlılar hayatta kalmak için birbirlerini yemek zorunda olmasalardı yeryüzünde bir sorun olmazdı. Bunu tanrının planladığını düşünmek kadar kötü bir fikir bilmiyorum. Bu fikirlerin en kötüsü. Bunu tanrı böyle ayarladı, canlılar birbirini yemeden hayatta kalamasın dedi diye inanmak olabilecek en berbat fikirdir.

Olmayana ergi yaparak, eğer bu işi planlayan tanrı olsaydı, insanlığın bütün gücünü bu tanrıyı öldürmek için harcaması şart olurdu. Topyekün savaş. Amaç: İmha.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
2,323
Tepki puanı
527
Düşünce
Muvahhid
Allah imtihan sonuçlarını önceden biliyor. Ama neden bildiği halde sınav yapıyor. Ve şeytanı niçin yok etmiyor. Kuran'a göre eğer yanlış bilmiyorsam islam masalına göre şeytan Adem'e secde etmemiş. Allah'ta şeytanı cehennemden kovuyor.
Allah her şeyi önceden biliyor ama, insanların yapıcaklarını biliyor. Zorla yaptırmıyor ki. Sen çarpışıcak iki treni önceden görsen desen ki bunlar 10 sn sonra çarpışıcak. Çarpıştıktan sonra suçlusu sen mi olursun? Eğer seni dünyaya yollamadan cehenneme koysa dese; "dünyaya gitsen böyle böyle yapıcaktın." O zaman bu dediğin şeyi söyleyebilirsin.
 

Burcuva

Vl ☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
5,729
Tepki puanı
2,987
Düşünce
Ateist
Merhametli bir tanrı iddia etmenin en küçük yolu yoktur. Çünkü marmametli bir tanrı, canlılar hayatta kalmak için birbirlerini yemeye mecbur olsunlar demezdi. Buna kötülük paradoksu denir ve çözümü yoktur. Tek çözüm, tanrının olmayışıdır. O zaman paradoks ortadan kalkar.

Ünlü İskenderiye paradoksunda; bir kadın Nil kenarında odun toplarken birden yere bıraktığı çocuğunu bir timsah ağzına alıverir. Kadın çocuğumu yeme diye yalvarır. Timsah pekala der, çocuğunu yiyecek miyim, yemeyecek miyim, bunu bilirsen çocuğunu sana bağışlarım der. Kadın düşünür, yemeyeceksin derse bilemedin yiyeceğim deyip çocuğu yiyecek. "Yiyeceksin!" der. Bu söz ile timsahı bir ikileme itmeye çalışır. Timsah yiyecektiyse kadın bildi, çocuğu bırakması lazım. Yemeyecektiyse zaten yemeyecekti, yine bırakması lazım! Şimdi timsahın ne yapacağı bir paradokstur. Bilinemez. Çünkü bildin deyip bıraka da bilir, "yemeyecektim ama bilemediğin için yiyeceğim" de diyebilir. Yani paradoks çözümsüzdür, timsah çocuğu yemeli mi bırakmalı mı bilinemez.

Paradoksun tek çözümü vardır, o da timsahın konuşmaması. Zaten timsahlar konuşmaz. Aynen bunun gibi. Kötülük paradoksunun tek çözümü tanrının olmamasıdır.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,470
Tepki puanı
930
Düşünce
Sünni
peki bu savaşı kim kazanıyor bilin bakalım ben söyliyim hiç savaşmayanlar yani çocukken bilinç altına hiç kötülük girmeyen insanlar
Sizin günahlarınız ile bilinç altına hiç kötülük girmeyen insanların günahları bir tutulmaz; çünkü sizin günahlarınızda hafifletici unsurlar var.

Problem şu:

Zihninizde adaletsiz bir yargılama kurgulamışsınız, sonra da bunun üzerinden Yaratıcıya adaletsizlik eleştirisi getiriyorsunuz. Halbuki kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek, sizin aklınıza bile gelmeyen detaylar hesap esnasında dikkate alınacak. Üstelik sizin işlediğiniz günahlarınızdan tevbe etmişseniz bunlar hesaba katılmayacak. Bu dünyada ayağınıza diken batması bile olsa yaşadığınız her sıkıntı günahlarınızın eksilmesini sağlayacak. Her şeye rağmen bir şekilde ahirete günahla gitmişseniz günahlarınız kendi kadar kalırken sevaplarınız en az onla çarpılacak. Bunun sonucunda halen günahlarınız daha fazla geliyorsa zaten sizin iyi bir insan olduğunuzdan bahsedilemez ama zerre miktar sevaplarınız ağır basarsa cennete gidiyorsunuz. Hal böyleyken halen Yaratıcıyı eleştirenler, dönüp kendini sorgulasın, "gerçekten ben iyi bir insan mıyım?" diye...
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,470
Tepki puanı
930
Düşünce
Sünni
Bize olayı anlatır mısın ?
Şeytan secde emrine itaat etmeyince huzurdan kovuldu. Şeytan da insanları kötülüğe davet edeceğini söyledi ve bunun için mühlet istedi; çünkü yaşadıklarının sorumlusu olarak insanları görüyordu. Kendisi mühlet verilenlerden oldu. Yani ortada bir iddialaşma yok.

Şeytanın insanı kötülüğe davet etmesi insan için ilerleme ve manen güçlenme vesilesidir. Tıpkı kozadan çıkan kelebeğin hikayesi gibi:

"Bir gün, kozada küçük bir delik belirdi; bir adam oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi. Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmis gibi geldi ona. Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi.
Böylece adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başladı. Bunun üzerine kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu. Adam izlemeye devam etti. Çünkü her an kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiç biri olmadı! Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de asla uçamadı.
Adamın iyi niyeti ve yardım severliği ile anlayamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çabanın, Allah'ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve Bu sayede de kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda uçmasını sağlamak için seçtiği yol olduğuydu"

Şeytanın elinde hiçbir güç yok. O sadece davet eder, siz ister ona uyarsınız isterseniz uymazsınız. Tercih sizin olduğu için sonuçları da sizi bağlar.
Ama o kötülüğü yapıcağını biliyor yaratması önemli değil.
Evet biliyor. İşte bu yüzden kitap ve peygamberler göndererek hem kötü insanların hiçbir mazereti kalmamasını sağlıyor hem de iyi insanlara bu kötülerle karşılaşınca nasıl davranmaları gerektiğini öğretiyor.

Allahın birçok isim ve sıfatı vardır. Mesela Allah kendini şedidül azab yani azabı şiddetli olarak da tanıtıyor. Bu sıfatı kötü insanlar için tecelli edecek. Kötü insanlar olmasa Allahın her isim ve sıfatı tecelli etmemiş olacaktı.

Başta da ifade ettik, insanların kötü olması kendi tercihleridir, bu konuda Allahı suçlayamazlar.
"Biz bir peygamber göndermedikçe hiçbir kimseye azap etmiş değiliz" (İsrâ Sûresi, 15.)

Kendilerine hak ve hakikati tebliğ edecek bir peygamber gelmediği, küfrü gerektirecek bir halleri de olmadığından kurtuluş ehlidirler. Bu hususta bütün Ehl-i Sünnnet ittifak etmişlerdir. (Tecrid-i Şarih Tercemesi, 4:544.)

"Fetreti yaşayanlar kurtuluşa ermiş kimselerdir. İttifakla, teferruattaki hatalarından hesaba çekilmezler. İmam Şâfiî ve İmam Eş’arî’ce, küfre de girseler, onlarda iman esasları bulunmasa da yine kurtuluşa ermişlerdir. Çünkü ilahî teklif, resûl göndermekle olur; resûl gönderilmesi de ancak ondan haberdar olma ve onu bilmeyle tamamlanır, sorumluluk bu suretle sabitleşir. Madem gaflet ve geçen zaman, önceki peygamberlerin dinlerinin üzerini örtmüş; o fetret devri için delil olamaz. Fetrette yaşayanlar itaat etse sevap görür, etmezse azap görmez. Din gizli kaldığından onlara delil olamaz." (Bediüzzaman Said Nusi, Mektubat, 18. Merktup 8. Mesele)


Âhir zamanda bir çeşit fetret devrinin yaşandığını belirten Bediüzzaman, umumî harplerde ölen böyle birtakım masumların da ehl-i necat olacaklarına dikkati çekmektedir. Bediüzzaman'ın ifadesi aynen şöyledir:

"Âhir zamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammediyeye (a.s.m.) bir lâkaydlık perdesi gelmiş ve madem âhirzamanda Hz. İsa'nın din-i hakikisi hükmedecek ve İslâmiyet ile omuz omuza gelecek. Elbette şimdi fetret gibi karanlıkta kalan Hz. İsa'ya mensub Hıristiyanların çektikleri felâketler, onlar hakkında bir nevi şehadettir."(Kastamonu Lahikası, s. 77. )

Peygamberimizin (a.s.m.) gönderilmesinden sonra, davetini duymayanlarla ilgili olarak İmam Gazalî'nin insanları üç sınıfta incelediğini görmekteyiz:

1.
Peygamberin (a.s.m.) davetini duymamış, kendisinden haberdar da olmamıştır. Bu sınıfa giren insanlar kesin olarak ehl-i necat olup cennetliktir.

2. Peygamberin (a.s.m.) davetini, gösterdiği mucizeleri ve güzel ahlâkını duymuş olmakla beraber îman etmemiştir. Bu sınıf kesin olarak azaba uğratılacaktır.

3. Peygamberin (a.s.m.) ismini duydukları halde, aleyhinde yapılan menfî propagandalardan başka bir şey duymadıklarından, kimse onlara doğruyu söyleyip onları teşvik etmediğinden alâka duymamaktadırlar. Bunların da ehl-i necat olacaklarını, yani cennete gireceklerini umarım.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,470
Tepki puanı
930
Düşünce
Sünni
neden bildiği halde sınav yapıyor.
Bizi bize gösteriyor
Ve şeytanı niçin yok etmiyor.
Şeytanın insanı kötülüğe davet etmesi insan için ilerleme ve manen güçlenme vesilesidir. Tıpkı kozadan çıkan kelebeğin hikayesi gibi:

"Bir gün, kozada küçük bir delik belirdi; bir adam oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi. Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmis gibi geldi ona. Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi.
Böylece adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başladı. Bunun üzerine kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük, kanatları buruş buruştu. Adam izlemeye devam etti. Çünkü her an kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu. Ama bunlardan hiç biri olmadı! Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de asla uçamadı.
Adamın iyi niyeti ve yardım severliği ile anlayamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çabanın, Allah'ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve Bu sayede de kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda uçmasını sağlamak için seçtiği yol olduğuydu"

Şeytanın elinde hiçbir güç yok. O sadece davet eder, siz ister ona uyarsınız isterseniz uymazsınız. Tercih sizin olduğu için sonuçları da sizi bağlar.
 

Yuşa

Üye
Mesajlar
799
Tepki puanı
195
Düşünce
Agnostik
Şeytan secde emrine itaat etmeyince huzurdan kovuldu. Şeytan da insanları kötülüğe davet edeceğini söyledi ve bunun için mühlet istedi; çünkü yaşadıklarının sorumlusu olarak insanları görüyordu. Kendisi mühlet verilenlerden oldu. Yani ortada bir iddialaşma yok.
Baya iddaa yok ortada konu açık.Bana müddet ver o yarattığın insanların yüce o kadar yüce olmadığını kanıtlıyım sana Allah'da kabul ediyor.Bu apaçık iddaa benim futbol takımım var seninde futbol takımın var senin takımın yüzünden bizim ki ön plana çıkmıyor diyelim ki ben sana gelsem izin ver takımla maç yapım sana sizin ne kadar kötü bir takım olduğunu kanıtlıyım desem bu iddaa olmuyor mu ? Halbuki karşıdaki adam gerek yok ortada zaten lig var lige göre biz sizden zaten iyiyiz diyemez mi ?
 

Yuşa

Üye
Mesajlar
799
Tepki puanı
195
Düşünce
Agnostik
Bu sıfatı kötü insanlar için tecelli edecek. Kötü insanlar olmasa Allahın her isim ve sıfatı tecelli etmemiş olacaktı.
Şeytan vardı kötü insanlara gerek yok yani.İyi olan adem ve isyan eden bir şeytan vardı.
Başta da ifade ettik, insanların kötü olması kendi tercihleridir, bu konuda Allahı suçlayamazlar.
Bu konuda Allah'ı suçlamadım engel olmaması konusunda Allah'ı suçladım ki biz kim Allah'ı suçlamak kim sen ona sadece engel olabilirdi diyorsun de yeter sonuçta ben bir agnostiğim kendimden kat kat büyük olabilecek bir varlıkla ileri geri konuşmam.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,470
Tepki puanı
930
Düşünce
Sünni
Bana müddet ver o yarattığın insanların yüce o kadar yüce olmadığını kanıtlıyım sana Allah'da kabul ediyor.
Yüce olmadığını kanıtlayayım gibi ifadeler geçmiyor. Şeytan kötülüğe davet edeceğini söylüyor ve mühlet istiyor, olay bundan ibaret, gerisi sizin zihinsel eklemeleriniz.
Şeytan vardı kötü insanlara gerek yok yani.İyi olan adem ve isyan eden bir şeytan vardı.
Şeytan İslama göre cinlerdendir. Cinler de insanlar gibi imtihandadır. Hz Ademin nesli devam ettiği gibi cinlerin nesli de devam eder. İyi insanlar mükafatını, kötü olmayı tercih edenler cezasını görür. İnsanların iradelerinin özgür bırakılmasının neresi yanlış? Başkasıyla ilgili yaratılmasalardı deme hakkınız yok. Kendinizle ilgili de yok; çünkü siz kendinizin sahibi değilsiniz. İradeniz haricinde yaratıldınız ve dünyada imtihandasınız. İster imtihan sahibinin dediklerine göre hareket edersiniz, ister isyan edersiniz, tercih sizin
engel olmaması konusunda Allah'ı suçladım
Siz iyiyseniz kötüler ve kötülüklerle ilgili nasıl davranmanız gerektiği size bildirilmiş. Engel olunmalı diyemezsiniz. Çünkü engel olunması kötülerin kötü olduğunun ortaya çıkmasını engeller. Bunun sonucunda iyilerle aynı muameleyi görürler. Bu da iyilere haksızlık olur.

Siz kötüyseniz bana engel olmalı diyemezsiniz. Kendi iradenizle kötülüğü tercih ediyorsunuz, sonuçlarından da siz sorumlusunuz
 

Yuşa

Üye
Mesajlar
799
Tepki puanı
195
Düşünce
Agnostik
Yüce olmadığını kanıtlayayım gibi ifadeler geçmiyor. Şeytan kötülüğe davet edeceğini söylüyor ve mühlet istiyor, olay bundan ibaret, gerisi sizin zihinsel eklemeleriniz.
"Yemin ederim ki, senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım, sonra önlerinden, artlarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım. Çoğunu sana şükredenlerden bulmayacaksın.”(Â'raf, 7/16-17)
“Allah buyurdu: Git! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki hepinizin cezası cehennemdir. Hem de tam bir ceza! Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaatlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vaat etmez. Şurası muhakkak ki, benim (hâlis) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.”(İsra,
"İblis: ‘Ey Rabbim! Bana hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver.’ dedi. Allah (c.c); ‘Sen bilinen gün gelinceye kadar mühlet verilenlerdensin.’ buyurdu. ‘Ey Rabbim! Beni saptırdığın için, yemin olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim, halis kıldığın kulların hariç, onların hepsini saptıracağım.' (dedi)”(3)

Bak apaçık işte şeytan yoldan çıkartıcağım,fenalıkları onlara güzel göstereğim,kullarını saptıracağım diyor.Allah da ''sen müddet verilenlerdensin git mallarına evlatlarına ortak ol,kendilerine vaatlerde bulun,birde ne yapıcağını söylüyor (:D (:D sen iddaalaşmadı diyorsun.Şeytan açık açık kullarını saptıracağım,önlerinde,artlarından,sağlarından vs sollarındanonlara sokulucağım diyor Allah'da müddet veriyor.Ortada iddaa olmasa yok der.Allah şeytansız kötülü var edemiyor mu ?

Ayrıca bir sorum var Adem Allah'ı görmesine rağmen yasaklı elmayı yiyor.Şeytan Allah'ın sevdiği ve cinlerin atası olarak Allah'a isyan edebiliyor.Bunlar olabiliyorken Allah nasıl da tüm insanlardan inanmasını bekliyor ? ve İnanmayanlara ceza verebiliyor açıklar mısın ? Tam bir saçmalık ya.
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
12,470
Tepki puanı
930
Düşünce
Sünni
sen iddaalaşmadı diyorsun
Allah şeytanın yapacaklarını söylediklerine yapamazsın demiyor ki, sadece ihlaslı kullarını saptıramayacağını söylüyor. Şeytanda Allahın dediğini tasdikliyor. Gördüğünüz gibi ortada iddialaşma yok.
Ortada iddaa olmasa yok der.
Niye yok desin ki. Ortada sadece mühlet isteme verme olayı var, iddialaşma yok.
.Allah şeytansız kötülü var edemiyor mu ?
Allahın var ettiği hiçbir şey kötü değildir. Kulların tercihleri kötüdür.

İnsanlar olduğu gibi cinler de imtihandadır. Kötü olmayı tercih edip kötülüğü yaymaya çalışanlar insan da olsa cin de olsa şeytandırlar. Yani kötülük ve kötü olduğu müddetçe şeytan kavramı daima olur.
Adem Allah'ı görmesine rağmen yasaklı elmayı yiyor.Şeytan Allah'ın sevdiği ve cinlerin atası olarak Allah'a isyan edebiliyor.Bunlar olabiliyorken Allah nasıl da tüm insanlardan inanmasını bekliyor ? ve İnanmayanlara ceza verebiliyor açıklar mısın ?
Allah kullarının illa ki hata yapacağını biliyor. Mesele hatasız kullar olsa zaten melekler var, insanlara gerek yok. Allah kullarının hiç hata yapmamasını değil, bir şekilde hata yapan kullarının dönüp tevbe etmesini istiyor. Tevbe edenleri affedeceğini, tevbe etmeyip kibirlenenleri cezalandıracağını söylüyor. Buna rağmen tevbe etmeyenler cezalarından dolayı kimseyi suçlayamaz, sorumlu olan kendileri.

Tekrarda fayda var:

Problem şu:

Zihninizde adaletsiz bir yargılama kurgulamışsınız, sonra da bunun üzerinden Yaratıcıya adaletsizlik eleştirisi getiriyorsunuz. Halbuki kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek, sizin aklınıza bile gelmeyen detaylar hesap esnasında dikkate alınacak. Üstelik sizin işlediğiniz günahlarınızdan tevbe etmişseniz bunlar hesaba katılmayacak. Bu dünyada ayağınıza diken batması bile olsa yaşadığınız her sıkıntı günahlarınızın eksilmesini sağlayacak. Her şeye rağmen bir şekilde ahirete günahla gitmişseniz günahlarınız kendi kadar kalırken sevaplarınız en az onla çarpılacak. Bunun sonucunda halen günahlarınız daha fazla geliyorsa zaten sizin iyi bir insan olduğunuzdan bahsedilemez ama zerre miktar sevaplarınız ağır basarsa cennete gidiyorsunuz. Hal böyleyken halen Yaratıcıyı eleştirenler, dönüp kendini sorgulasın, "gerçekten ben iyi bir insan mıyım?" diye...
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
2,323
Tepki puanı
527
Düşünce
Muvahhid
Allah şeytanın yapacaklarını söylediklerine yapamazsın demiyor ki, sadece ihlaslı kullarını saptıramayacağını söylüyor. Şeytanda Allahın dediğini tasdikliyor. Gördüğünüz gibi ortada iddialaşma yok.

Niye yok desin ki. Ortada sadece mühlet isteme verme olayı var, iddialaşma yok.

Allahın var ettiği hiçbir şey kötü değildir. Kulların tercihleri kötüdür.

İnsanlar olduğu gibi cinler de imtihandadır. Kötü olmayı tercih edip kötülüğü yaymaya çalışanlar insan da olsa cin de olsa şeytandırlar. Yani kötülük ve kötü olduğu müddetçe şeytan kavramı daima olur.

Allah kullarının illa ki hata yapacağını biliyor. Mesele hatasız kullar olsa zaten melekler var, insanlara gerek yok. Allah kullarının hiç hata yapmamasını değil, bir şekilde hata yapan kullarının dönüp tevbe etmesini istiyor. Tevbe edenleri affedeceğini, tevbe etmeyip kibirlenenleri cezalandıracağını söylüyor. Buna rağmen tevbe etmeyenler cezalarından dolayı kimseyi suçlayamaz, sorumlu olan kendileri.

Tekrarda fayda var:

Problem şu:

Zihninizde adaletsiz bir yargılama kurgulamışsınız, sonra da bunun üzerinden Yaratıcıya adaletsizlik eleştirisi getiriyorsunuz. Halbuki kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek, sizin aklınıza bile gelmeyen detaylar hesap esnasında dikkate alınacak. Üstelik sizin işlediğiniz günahlarınızdan tevbe etmişseniz bunlar hesaba katılmayacak. Bu dünyada ayağınıza diken batması bile olsa yaşadığınız her sıkıntı günahlarınızın eksilmesini sağlayacak. Her şeye rağmen bir şekilde ahirete günahla gitmişseniz günahlarınız kendi kadar kalırken sevaplarınız en az onla çarpılacak. Bunun sonucunda halen günahlarınız daha fazla geliyorsa zaten sizin iyi bir insan olduğunuzdan bahsedilemez ama zerre miktar sevaplarınız ağır basarsa cennete gidiyorsunuz. Hal böyleyken halen Yaratıcıyı eleştirenler, dönüp kendini sorgulasın, "gerçekten ben iyi bir insan mıyım?" diye...
Ağzına sağlık güzel insan.
 

Son konular

Son mesajlar

Üst