Tanrı'nın Tanımı

Şarlo

☆☆☆
ÖDG Üyesi
Mesajlar
264
Tepki puanı
210
Düşünce
Agnostik
Hıristiyan teologun dediği gibi:
“Tanrı hakkında hiçbir şey söyleyemeyiz. Çünkü tanrı hakkında bir şey söylemek, tanrıyı ‘sınırlamak’ demektir. Tanrı için A özelliğine sahiptir demek, tanrının non-A (A olmayan) özelliğine sahip olmadığını söylemek olur. Dolayısıyla her turlu sınırlamayı aşan bir kavram olması gereken tanrı için hiçbir şey söyleyemeyiz.”
Bir elma hayal edin. Ve sırayla elmadan bütün niteliklerini çıkarmaya başlayın. Rengini çıkarın, büyüklüğünü çıkarın, kütlesini çıkarın, şeklini çıkarın. Geriye ne kalır? Konu elma olunca geriye bir şey kalmaz ama konu tanrı olunca belli ki geriye “var” olması ve de “bir” olması kalıyor.
Bu düşünce tarzı aşağıdaki diyaloga benzer:
Teist: Tanrıya inanıyorum.
Ateist: Tanrı nedir?
Teist: Bilmiyorum.
Ateist: Fakat inandığın şey ne o zaman?
Teist: Onu da bilmiyorum.
Ateist: Öyleyse inancını inançsızlıktan ayran faktör ne?
Dolayısıyla bu düşünce tarzının absürdlüğü açıktır. Bu yüzden de tanrıyı tüm niteliklerinden soyutlamak da istemezler. tanrıyı insan olarak ancak “kısmen” anlayabileceğimizi söylerler örneğin. Ve de mümkün olduğunca genel ve sorgulanamayacak nitelikler atfetmeye çalışırlar. Fakat eğer bu nitelikler herhangi bir felsefi analize tabi tutulmaya çalışılırsa, o zaman yukarıdaki agnostik anlayışa çekilirler. Bu agnostik anlayışın yukarıdaki diyalogdaki gibi saçmalığı dile getirildiğinde ise, yine bazı nitelikleri olduğunu söylemeye başlarlar.
Kısacası tesitlerin kullandığı sekliyle tanrı kavramı içinden çıkılamaz bir çelişkidir, bir paradokstur. Ne bir nitelik ithaf edebilirsiniz, ne de hiçbir niteliği olmamasına izin verebilirsiniz.
Bu yüzden tanrı kavramı aslında daha tanımı noktasında terk edilmesi gereken bir kavramdır.

***Fakat bu konu bir yana, yine de bu kadar çok sözü edilen ve hemen herkesin ne olduğu konusunda bir fikre sahip olduğu (ya da olduğunu zannettiği) bir kavramın tanımı konusunda çok net olmasa da bir şeyler söylenebilmesi gerekir ki Tanrı konusunda tartışabilmek mümkün olsun.

Bu yüzden, geçerli olduklarını düşünmesek de Tanrı deyince en çok anlaşılan tanımlardan birkaçını burada sıralamamızda fayda var.
Tanrı 1: Kuran’da ve kutsal kitaplarda sözü gecen tüm bilgiler, olaylar ve tanımlarla tutarlı, üç büyük dinin kitaplarının Tanrısı. (Nitelikleri kısmen bilinebilecek ve kutsal kitaplardaki hikayelerle tutarlı bir varlık).
Tanrı 2: Evreni yaratan, insanoğluna peygamberleri ve kitapları gönderen (yani dünyaya da bir miktar karısan), her şeye kadir ve her şeyi bilen varlık. (Fakat hakkında başka bir şey bilinemez bir varlık).
Tanrı 3: Evreni yaratan, fakat yarattıktan sonra bir daha karışmayan, nitelikleri ancak kısmen bilinebilecek bir varlık. (Deizm’in Tanrı’sı).
Tanrı 4: Varolan her şeyin tümü, bütünü. (Panteizmin Tanrı’sı)
Tanrı 5: Evrenin sebebi
Tanrı 6: doğaüstü, tanımlanamaz ve bilinemez bir varlık.
Her şeyden önce dikkat edilmeli ki, bir Müslüman 1 numaralı Tanrı tanımını savunmalıdır. diğer tanımların arkasına sığınarak inandığı Tanrı’yı biraz daha mantıklı hale getirmeye çalışmamalıdır. Bu Tanrı’nın ise kendi içindeki bindir çelişkisi, saçmalığı ve insani nitelikleri bu sitede ve forumumuzdaki sayısız yazıda zaten gösterilmiştir.
2 ve 3 numaralı tanımlara gelince, kutsal kitaplardaki saçmalıklarla boğuşmak zorunda kalmamak ve aynı zamanda dinin Tanrısından çok da fazla uzaklaşmak zorunda kalmamak için savunulabilecek türde tanımlardır bunlar. Fakat bunların da geçersizliği ve saçmalığı okura artık bu noktada açık gözüküyor olmalıdır.
Diğer tanrılar daha felsefi tanımlardır, fakat onların da hiçbiri ideal ve tutarlı değildir.
4 numaralı tanımı ele alalım örneğin. Felsefede panteizmin tanrı anlayışından bazen çekingen bir ateistin tanrı tanımı diye bahsedilir. Çünkü bu tanımda çoğu kişinin anladığı Tanrı’dan eser olmadığı gibi, dünyayı bu bakış açısıyla gören birinin Tanrı diye bir kavramın sözünü etmeye dahi ihtiyacı yoktur. Bu bilimle çelişmemeye çalışan fakat psikolojik sebeplerle “Tanrı” kelimesinden vazgeçemeyen birinin iddia edebileceği türden bir tanımdır sadece.
5 numaralı tanım da Tanrı kavramını fikirsel ve mantıksal ataklardan korumaya çalışan başka bir felsefi manevradır. Bir şeyi sadece “bilinmeyenin sebebi” olarak tanımlayıp, paradokslardan kurtulmaya çalışmak, hem kişiyi dinlerin iddia ettiği gerçek Tanrı kavramından çok uzaklaştırır, hem de bu da anlamı olmayan ve çekingen bir felsefi tavırdır.
6 numaralı Tanrı tanımı tamamen bilinemezci (“agnostik”) bir tanımdır, Bir şeyin varlığını iddia edip hakkında hiç bir şey söyleyememek, bu şeyin olmadığını söylemekten farksızdır. Hatta bunu yapan teist (yani Tanrı için “hiçbir vasfı bilinemez” diyen teist) aslında şunu demiş olur: “Ben hiçbir vasfı bilinemez bir şeye inanıyorum”. Bu cümleyi daha açık şekilde tekrar yazarsak: “Ben hiçbir vasfı bilinemez bir şeyi biliyorum”. Yani kendi içinde çelişkili bir ifade. “Bilinemez olanı biliyorum” demekten farkı yok bunun. Ya da “Olmayan bir şey vardır” demekten.
Tanrı’ya doğaüstü demekle de isin içinden çıkmak mümkün değildir. Bu tavır başka bazı felsefi sorunlara yol acar. Çünkü doğaüstü birselin varlığından bahsetmek bir paradokstur.
Doğaüstü bir şey varolabilir mi?
Yani bilinen fiziksel dünyanın dışında ve ötesinde, onun üstünde olan, fakat yine de varolan bir varlık mümkün mudur? Bizce değildir.
Çünkü bir şey varsa, belli niteliklere sahiptir. hiçbir niteliğe sahip olmayan birselin varlığından da söz edilemez.
Herhangi bir niteliğe sahip bir “şey” ise fiziksel dünyanın “içinde”dir, onun bir “parçası”dır. Dolayısıyla algi bilgisi bize teorik olarak ulaşabilecek birseldir. Algi dünyasının içinde olduğundan da, bilimin araştırma alanının da içindedir.
Fakat bu alanın içinde olan bir varlık, fiziksel dünyanın bir parçası olduğundan, onu yöneten kurallara da tabidir. Yani doğa kurallarının ötesine çıkamaz. Dolayısıyla, bu fiziksel dünyanın içindeki bir varlık, kendisine atfettiğimiz “sonsuz güç” ve “evreni yaratabilme” gibi niteliklere sahip olamaz.
Kısacası tanrı ne doğaüstü, ne de doğanın içinde olabilir.
Dolayısıyla hiçbir Tanrı tanımı, bırakın varlığını kanıtlamayı, mantıksal açıdan tutarlı biçimde ayakları üstünde durmayı bile başaramaz. Tanrı’nın bırakın varlığını kanıtlamayı, anlaşılır bir tanımı bile yapılamaz. Çünkü bu kavramın ne anlama geldiğini kimse bilmemektedir. Varolduğunu uyduranlar bile.

Yazının tamamını okumak için http://fikirselevrim.blogspot.com/2017/01/tanrnn-tanm.html
 

Nagarjuna

Üye
Mesajlar
40
Tepki puanı
18
Düşünce
Agnostik
Çok güzel bir yazı,aklın yolu bir tanımlanamayan bir tanrı paradox oluşturur,mesela bütün genellemeler yanlıştır bu da bir genellemedir bu da yanlıştır o halde bütün genellemeler doğrudur paradox u gibi,
Bu paradokslar hep bizim sınırlı varlıklar oldugumuzun kanıtıdır bizler tanrıyı tanımlayamayız bilemeyiz ama yinede inanırız bunun bir çok sebebi var ve bu sebeplerin çoğu bilindik (ölüm korkusu,boşluğa düşme korkusu,.vb)bir agnostik olarak bazı inançların bazı insanları olumlu motive ettiğini düşünüyorum ama hiç kimsenin inancından dolayı sorumlu tutulamayacagindan da eminim
 

agnoateist

Üye
Mesajlar
9
Tepki puanı
11
Düşünce
Agnostik
Çok güzel bir yazı,aklın yolu bir tanımlanamayan bir tanrı paradox oluşturur,mesela bütün genellemeler yanlıştır bu da bir genellemedir bu da yanlıştır o halde bütün genellemeler doğrudur paradox u gibi,
Bu paradokslar hep bizim sınırlı varlıklar oldugumuzun kanıtıdır bizler tanrıyı tanımlayamayız bilemeyiz ama yinede inanırız bunun bir çok sebebi var ve bu sebeplerin çoğu bilindik (ölüm korkusu,boşluğa düşme korkusu,.vb)bir agnostik olarak bazı inançların bazı insanları olumlu motive ettiğini düşünüyorum ama hiç kimsenin inancından dolayı sorumlu tutulamayacagindan da eminim
Gerçekten işin içinden çıkılmaz hal alıp, beynimizi karıştırabiliyor bu tanrı tanımlama mevzusu. Bu yüzden ateist ve agnostik olma konusunda gidip geliyorum. En mantıklısı ateizm geliyor. Çünkü tanrı kavramı aslında hiçliğe eşit oluyor. Onu insanoğlu kendi varlığını anlayamadığı için yarattı. Yani tanrı aslında biziz de diyebiliriz. Hatta en mantıklısı burda panteizm. Her şey tanrı bana göre. Çünkü tanrı var olmadan varız ve her şeye anlam yükleyebiliyoruz.
 
Üst