TELESKOP VE DİN

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Hawaii'de inşası devam eden Otuz Metre Teleskopu'nun inşası ciddi şekilde sekteye uğradı. Sebep: Din.

Teleskopun kurulacağı Mauna Kea dağı, yöre halkının inancında tanrıların dağı. Bu tanrıların en büyüğünün adı tanıdık: Pele. Pele, volkanda yaşayan ateş tanrısı olarak tanımlanıyor. Mauna Kea eski bir yanardağ. Halk, Pele ve diğer tanrıların teleskoplardan rahatsız olduğunu düşünüyor! Dağda aslında bir çok teleskop var. Fakat yeni teleskop çok büyük olacak, 18 katlı bina yüksekliğinde! Bu da aşağıdan görülebilecek! Bunu duyan halk toplandı ve yolu kapatarak inşaatı durdurdu!

Anket yapıldığında halkın çoğunluğunun teleskopa karşı olmadığı belirlendi. Fakat protestocular yolu açmamakta direniyorlar! Buna şaşıran astronomlar eylemcilerle konuşarak neden teleskopu istemediklerini sorduklarında, cevap, tanrıları rahatsız edeceği! Sorular artırıldıkça, teleskop tanrıları neden rahatsız etsin gibi, ortaya başka konular geliyor. Özellikle gençler, Hawaii'nin sömürüldüğünü düşünüyorlar. ABD Hawaii'nin bağımsızlığını tanısın diyenler de var. Dinimizi istediğimiz gibi yaşamak istiyoruz diyorlar.

Din ise tabular üzerine kurulu. Mauna Kea kutsal dağ ve yapılaşma tabu. Kadınlar yemeklere katılamıyor, ayrı yemek zorundalar. Adetli kadının toplum içine çıkması yasak. Din adamlarına dokunmak yasak. Ki bu tabuları ihlal etmenin cezası geçmişte ölüm imiş. Bu dinin adı ise Kapu. Anketlerde inananı fazla çıkmıyor, hatta yüzde içinde dikkate değer bir oran bile oluşturmuyor ama adada her yerde Kapu sembolleri yer alıyor. En azından halkın %64 ünün Pele ve diğer tanrıların rahatsız olmasını hiç önemsemedikleri kesin. Ama kalan %36 içinde açıkça Kapu dinine inanıyorum diyen çok az. Daha doğrusu ne kadar inandıkları belirsiz. Gelenek ve din ayrımsanamaz hale gelmiş.

Anlaşılan o ki Kapu dini yok olmaya yüz tutmuş olmasına rağmen, kullanmaya geldi mi tepe tepe kullanılıyor! Kapu dini siyasi bir biçime sokulmuş ve Hawaii milliyetçiliği, gelenekçiliği haline gelmiş durumda!

Bu durum hiç de yabancı gelen bir durum değil!
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Dinin siyasallaşması hakkında Dücane Cündioğlu'nun bir konuşmasını dinledim.

Cündioğlu geçmiş döneminde İslamın felsefesini oluşturmaya çalışmış bir insan ama bugün geldiği noktada Kuran her açıdan insanlığın hiç bir sorununa deva olma kapasitesi olmayan bir yazım olduğunu söylüyor. Siyasal İslamı Batı'nın çıkarları doğrultusunda kullandığını ifade ediyor. Çok güzel anlatımları oldu.

Halifelerin cahil olduklarından, asrı saadet diye bir şey olmadığından, bunun bir mit ve efsane olduğundan bahsetti. Muhammed'in de hiç bir şey bilmesinin mümkün olmadığını, zamanının bilgisi neyse o kadar bildiğini söyledi.

Dinin siyasallaştırılması ve çıkarlar için tepe tepe kullanılmasının örnekleri tüm dünyada çok yaygın.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,325
Tepki puanı
494
Düşünce
Sünni
Halifelerin cahil olduklarından, asrı saadet diye bir şey olmadığından, bunun bir mit ve efsane olduğundan bahsetti. Muhammed'in de hiç bir şey bilmesinin mümkün olmadığını, zamanının bilgisi neyse o kadar bildiğini söyledi.
Varsa delil yazın da herkes görsün. Delil yoksa kimin ne söylediği önemli değil. İşkembeden atmakla olmuyor bu işler :)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Cündioğlu Kuran'da savaş için atlar hazırlayın yazdığını fakat hiç gemilerin önemi ile ilgili bir öngörü yazmadığını örnek veriyor. Bunun da Kuran'ın çöl kültürüne hapsolmuş dar bir anlayışın ürünü olduğunun kanıtı olduğunu ortaya koyuyor.

Tekerlekli arabalarla ilgili bir öngörü de yoktur. Bunlar sırf çölde işe yaramadıklarından dolayı Kuran'da önemleri öngörülememiştir. Halbuki Kuran'ın tüm insanlığa hitap ettiği iddia edilmekte.

Gemiler ve tekerlekli arabalar milattan önceden beri tüm gelişmiş toplumlarda kullanılmışlardır oysa ki.
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Gül gibi develer(!) varken...:ggsy:
Ancak devenin de hakkını yememek lazım, çünkü bu hayvanlar çöl ortamı için biçilmiş kaftan.
Yaşadığı ortama gayet iyi uyum sağlamış.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Cündioğlu asrı saadet mükemmeldi, sonra yozlaştı efsanesinin tam bir cahil inanışı olduğunu söylüyor. Modernite kavrayışı ve farkındalığının bunun tam tersi olduğunu vurguluyor.

Yani geçmişe gidildikçe her şey daha berbattı, giderek bir şeyler düzeliyor, gelişiyor anlayışı modernitedir diyor. Tabii bir ricalen konuşmada fazla ayrıntıya girilemiyor, o yüzden bu görüşünü biraz detaylandırmak lazım:

Evet zamanla sorunlar çözülüyor ama yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Hatta bazen daha büyük, önceden olmayan sorunlar da çıkıyor. Hiç bir zaman sorunlar geçmişten günümüze doğru doğrusal azalma kaydetmedi. Bunu belirtmek gerekiyor.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,325
Tepki puanı
494
Düşünce
Sünni
Cündioğlu Kuran'da savaş için atlar hazırlayın yazdığını fakat hiç gemilerin önemi ile ilgili bir öngörü yazmadığını örnek veriyor. Bunun da Kuran'ın çöl kültürüne hapsolmuş dar bir anlayışın ürünü olduğunun kanıtı olduğunu ortaya koyuyor.

Tekerlekli arabalarla ilgili bir öngörü de yoktur. Bunlar sırf çölde işe yaramadıklarından dolayı Kuran'da önemleri öngörülememiştir. Halbuki Kuran'ın tüm insanlığa hitap ettiği iddia edilmekte.

Gemiler ve tekerlekli arabalar milattan önceden beri tüm gelişmiş toplumlarda kullanılmışlardır oysa ki.
Kuranda gemiden de bahsedilmiştir ama Kuran bir savaş sanatı kitabı veya fen bilimleri kitabı değil ki şunlar niye sayılmadı sorusu sorulsun.

Kuranda bu dünyada ve ahirette mutlu olunmasının yolu anlatılır. Bahsedilen her şeyden bu yüzden bahsedilir. Verilen örneklerde de ilk muhatap olanların da anlayacağı şeyler anlatılırsa tüm zamanlardaki insanlar da anlar ama sadece gelecekte ortaya çıkacak şeylerden bahsedilirse gelecekteki insanlar anlar ama bunlar ortaya çıkana kadarki insanlar anlamaz. Bu da tüm zaman ve mekanlara hitap edememesi sonucunu doğurur.

Sonuç olarak bir şeyi açıklarken karşıdakinin anlamayacağı şeylerden bahsetmek, açıkladığınız şeyi daha da anlaşılmaz kılar. Bunu istemek hiç mantıklı değil
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,325
Tepki puanı
494
Düşünce
Sünni
Cündioğlu asrı saadet mükemmeldi, sonra yozlaştı efsanesinin tam bir cahil inanışı olduğunu söylüyor. Modernite kavrayışı ve farkındalığının bunun tam tersi olduğunu vurguluyor.

Yani geçmişe gidildikçe her şey daha berbattı, giderek bir şeyler düzeliyor, gelişiyor anlayışı modernitedir diyor. Tabii bir ricalen konuşmada fazla ayrıntıya girilemiyor, o yüzden bu görüşünü biraz detaylandırmak lazım:

Evet zamanla sorunlar çözülüyor ama yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Hatta bazen daha büyük, önceden olmayan sorunlar da çıkıyor. Hiç bir zaman sorunlar geçmişten günümüze doğru doğrusal azalma kaydetmedi. Bunu belirtmek gerekiyor.
İslamda her şey mükemmeldi sonra yozlaştı iddiası yoktur.

Tarih boyunca İslama uygun yaşayan toplumların ülkeleri gelişip ilerlerken İslama aykırı yaşayanların ülkeleri geri kalıp zayıflamıştır. Bu kural Müslüman olan olmayan bütün toplumlar için geçerlidir.

İslamın en iyi yaşandığı zaman dilimi asr-ı saadet olarak adlandırılmıştır. Diğer zamanlar ise iyiye gidişler de olmuştur kötüye gidişler de. Yani dalgalı bir hareket söz konusu, düz bir çizgi değil. Her şey gittikçe düzelmiyor veya bozulmuyor, İslama uygun yaşandıkça düzeliyor, uygun yaşanmadıkça bozuluyor. Bu durum bir döngü şeklinde ilerliyor
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
İslamda allah kıyamete kadar her durum için yeterli bir şey indirdi ve elçisi de bunları harfiyen uyguladı iddiası var. Sonra uygulanmayan hükümler oldukça bozuldu iddiası var. Yanlış. Öyle bir şey inmedi. İnemez de zaten. Öyle bir şey olmaz.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Yani yobazlık ile modernite tam zıt şeyleri savunuyorlar. Yobazlık; geçmişte allah reçeteyi yazdı gönderdi biz reçeteyi uygulamayı bıraktık, tekrar reçeteye dönmemiz lazım diyor. Modernite; ne kazandıysak kendi çabamızla kazandık, hiç bir hazır reçete inmedi zaten indirecek biri de yok, iki el bir baş için diyor.

Burada yobazlığın çıkmaz bir bataklığa saplandığı, modernitenin bu bataklıktan çıkışın anahtarı olduğu apaçık. Yok öyle biz bırakalım allah ve vekilleri işi götürsün, kömürümüzü makarnamızı beleşe versinler, istedikleri en az üç çocuğu yapalım verelim, alın tepe tepe kullanın diyelim, savaşa sürsünler, oğlun sizlere ömür desinler, vatan sağolsun diyelim...

Modernite bu ilkel bataklıktan çok farklı bir şey. Çok çok farklı, bu çürümüş bataklığa saplanmakla arasında dağlar var.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Dücane Cündioğlu'nun çok dikkate değer söylemleri var. A. K. partisi iktidarından sonra bilimin siyasete kurban edildiğini, hocaların her şey siyaset için bataklığına saplandıklarını, sadece bilimin değil eğitimin, sanatın, her şeyin siyasete kurban edildiğini söylüyor.

Yıllarını İslami ilimlere verdiğini, tefsir okuttuğunu ama bu çabaların akli bir temelinin olmadığını anladığını, İslami ideolojinin tükendiğini, çünkü akli değil duygusal inanç temeline dayalı olduğunu ve bu temelin çürük olduğunu anlatıyor. Bununla kalmıyor:

Siyasal İslamın bir Batı projesi olduğunu ve Batılıların hizmetinde olduğunu anlatıyor. Bunu da en açık A. K. partisi ve Fetö ile gördüğümüzü ifade ediyor. Bin küsür yıldır bir hilafet sorununu çözememiş, iktidar Kureyş'in tekelindedir anlayışı ile devam etmiş diğer İslam devletlerine de bu kısır yoz anlayışı miras bırakabilmiş bir din anlayışından başka da bir şey beklenemeyeceğini, siyasetin derhal inanç temelinden çıkıp akıl ve bilim temeline dayandırılması gerektiğini, ama Batılıların siyasal İslamı çıkarlarına, politikalarına alet etmelerinin buna izin vermediğini vurguluyor.

Doğrusu böyle bir felsefi değere sahip olduğumuzu bilmiyordum. Söyleşinin videosunu izlediğimde öğrendim. Daha doğrusu önceden İslami felsefe geliştiren biri olarak tanınan bu insandaki bu fikirsel değişim ve dönüşümden haberim yoktu. Fikirleri neredeyse birebir benim fikirlerim.

On senedir bu dönüşümü yaşadığını söylüyor ve bu adam A. K. partisi iktidarından önce İslam felsefesini oluşturan bir hoca olarak tanınıyordu. Siyasal İslamın geldiği ve getirdiği nokta bu! Ortaya çıkan gerçek: İslam meğer içi boş, fos bir akıl dışı, bilim dışı duygusal, dogmatik inançtan başka hiç bir şeymiş!

Mazimiz, şanlı tarihimiz diye avunulan geçmişte, Fatih'in kardeş katlini yasallaştırması gibi ilkel çözümlerden başka bir keşif, bir devrim yapılamamış!

İzlemek isteyenler için: "Dücane Cündioğlu anlatıyor İslami ideoloji neydi ne oldu Büyük Sorular 2 Şubat 20202 HT"
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,161
Tepki puanı
411
Düşünce
Muvahhid
Kuranda gemiden de bahsedilmiştir ama Kuran bir savaş sanatı kitabı veya fen bilimleri kitabı değil ki şunlar niye sayılmadı sorusu sorulsun.

Kuranda bu dünyada ve ahirette mutlu olunmasının yolu anlatılır. Bahsedilen her şeyden bu yüzden bahsedilir. Verilen örneklerde de ilk muhatap olanların da anlayacağı şeyler anlatılırsa tüm zamanlardaki insanlar da anlar ama sadece gelecekte ortaya çıkacak şeylerden bahsedilirse gelecekteki insanlar anlar ama bunlar ortaya çıkana kadarki insanlar anlamaz. Bu da tüm zaman ve mekanlara hitap edememesi sonucunu doğurur.

Sonuç olarak bir şeyi açıklarken karşıdakinin anlamayacağı şeylerden bahsetmek, açıkladığınız şeyi daha da anlaşılmaz kılar. Bunu istemek hiç mantıklı değil
*Çöl bedevisi* uzaydan bahsediyor ama, *kitabında* gemi yokmuş. Vah vahh.. Adam denizci değil ama, uzay bilimcisi mübarek.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Kuran'da bugün bildiğimiz anlamda bir uzay kavramının geçtiğini kanıtlayana 10 milyon lira ödül. Kanıtlasın, İBAN'ını versin, hemen hesabına yatırmazsam bir daha burada yazamayayım, kepaze etsin sözünü tutmayan Burcuva diye!

10 milyonu kapmanın yolu çok kolay: Kuran'da bugün anladığımız anlamda uzay kavramının geçtiğini gösterecek.
 

NoTThingLosE

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
2,161
Tepki puanı
411
Düşünce
Muvahhid
Kuran'da bugün bildiğimiz anlamda bir uzay kavramının geçtiğini kanıtlayana 10 milyon lira ödül. Kanıtlasın, İBAN'ını versin, hemen hesabına yatırmazsam bir daha burada yazamayayım, kepaze etsin sözünü tutmayan Burcuva diye!

10 milyonu kapmanın yolu çok kolay: Kuran'da bugün anladığımız anlamda uzay kavramının geçtiğini gösterecek.
Uzay kavramı yok ki gösterelim vah cahilim Burcuva vah.. Arapça'da kim uzay kelimesini kullanıyor o zaman? Sirius yıldızlarından bahsederken uzay kelimesine gerek mi var?
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Bu muslimlerin illa saçma sapan konuşmak zorunda niye olduklarını ben anlamıyorum. Uzay kavramı deyince uzay kavramı anlaşılır, uzay kelimesi anlaşılmaz! Bu kadar basit, normal bir aklın bir saniyede kavrayacağı konuları niye uzun uzun açıklamam gerektiğini hiç anlamıyorum! Şunu yedi yaşında çocuğa söyle, bir saniyede anlamazsa iki saniyede anlar! Bu kadar anlayış kıtlığı olamaz yani, bu anormalin çok altında bir durum!

Neyse, şimdi bu konular neden önemli ona gelelim. Son derece önemli, siyasal İslama karşı son derece uyanık, bilinçli olunması gerekiyor. Bunların bu hamlesine karşı, tüm değerlerini, allahın varlığı iddialarını, hatta peygamberlerinin varlığı iddialarını, Kuranlarının mucize olduğu filan yalanlarını, tamamen, kesin, komple, kökten, acımasızca reddetmek gerekiyor. Bunlara foton taneciği kadar acıyanda hiç akıl yoktur.

Çünkü bunlar bu siyasal İslam projesini yürütürlerken foton taneciği kadar acıma göstermediler. Kıyasıya, acımasızca, ellerinden gelen pisliğin en azamisini yaptılar. Ne kadar insana kıyabilirler, harcayabilirlerse ellerinden geleni ardlarına koymadılar. Kendi sadık kölelerini getirebilecekleri, yerleştirebilecekleri yerlerde hiç bir sınır tanımadılar.

Abdurrahman Dilipak'ın yazısını okuyun. Fetö'nün yarı resmi derin devlet olduğunu, hiç bir isteklerinin asla geri çevrilmediğini, bir işlerini görmemeyi bırak, ağırdan alanın derhal ayağının kaydığını anlatıyor. Bunlara şöyle hafif yan bakan soluğu Silivri'de ya da başka bir savcının karşısında sorgulanırken almıyorsa görevinden oluyor, hapise atılmadığına şükrediyordu. Liyakate bakılmaksızın köle olduğunu beyan edenlerin getirilmeyeceği mevki yoktu.

Bunlar bu ülkeye hiç ama hiç acımadılar. Bunlara acıyan, bunların değerlerine yazıktır ya Kuran fena da değildir iyidir diyelim şeklinde düşünen, dünyanın en saftirik kişisidir. Bunlara, değer diye yutturup kakaladıkları saçmalıklarına sıfır taviz! Hiç! Çöpe gidinceye kadar!

Uyarıyorum: Bunların Namık Kemal'in dediği gibi "sayyadı biinsafa hizmet"leri daha sona ermemiştir! Bunlar darbe girişiminden daha büyük ihanetlere hazırlanıyor olmasalar CIA bunları harcamış olurdu. Bunlara zerre kadar acıyan, acımasızca kurban edilirken yaptığı hatayı anlayacak ama iş işten geçmiş olacaktır.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Muslimlerin saçmalamaktan başka bir laf edemeyişlerinin açıklaması net: Hiç bir gerçeğe sahip değiller ki bir şey açıklayabilseler! Sahip oldukları tek şey bir hurafeler, saçmalıklar, uydurmalar çöp yığını.
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,325
Tepki puanı
494
Düşünce
Sünni
iki el bir baş için
Bu ifade İslam şairi, milli marşımızın yazarı Mehmet Akif’e ait.
Kendi milli marşımızdan habersizlere diyecek bir şey yok
“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”
Yıllarını İslami ilimlere verdiğini, tefsir okuttuğunu ama bu çabaların akli bir temelinin olmadığını anladığını,
Yine delilsiz işkembeden atış örnekleri görüyoruz :)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Cündioğlu, muslimlerin Akdeniz dışında pek denizcilik yapamayışlarını, okyanus keşiflerini hep Batılıların yapmış olmasını da Kuran'da gemiciliğe önem verilmeyişine bağlıyor. Piri Reis haritası var ama bu haritanın Amerika'nın keşfinden önce çizildiği doğru değil. Piri Reis'in Amerika seyahati yaptığına dair sağlam bir tarihsel kayıt yok.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,110
Tepki puanı
1,384
Düşünce
Ateist
Tabii İslam'ın kendisinden çok, siyasal İslam hakkında söyledikleri önemli Cündioğlu'nun. Bunun bir Batı projesi olduğunu, Batılıların İslamı çok fazla kullandıklarını söylemesi çok önemli. BOP, Nixon doktrini konuları çok iyi bilinmesi gereken konular.

Bunlar güncel deyimle "beka" meselesi! Zaten konuşmasında Cündioğlu da bunu defalarca vurguladı.

Tabii beka derken İslamın bekası değil, Atatürk Cumhuriyeti'nin bekası. Atatürk'ün emaneti Misakı Milli'den bir çakıl taşı dahi verilmemesi gerekir. Süleyman Şah üssünden bayrak indirildi, uluslar arası anlaşmalarla kazanılmış bu toprak kaybedildi, Yunanlıların Eşek adası gibi adalara bayrak dikmesine göz yumuldu, zaten Kardak adasına Türk bayrağı diken SAT komandoları yargılanmıştı ama bu hataları tarih yargılayacaktır.

Bu arada BBC bir Kıbrıs belgeseli hazırladı. Belgeselde Rum tarafının zayıflığı göz önüne alındığında Türk tarafının zaferle övünmesine "şişinme" deniyor! Bu çok haksız bir yargı. Rum tarafı zayıf filan değildi. Beşparmak dağları çok iyi tahkim edilmişti. Beşparmak dağları geçildikten sonra evet Rumlar zayıftı. Ama Yunanistan da karşı çıkarma yapmaya teşebbüs etti, başaramadı. Vurgulanan bir diğer konu, Türk ordusunda zaferden her zaman emin olunduğu, Türk ordusunun kazanamayacağı bir savaş olmayacağı inancının çok yerleşik olduğu idi!

Türk halkının "Türk ordusu daima haklıdır ve yenemeyeceği düşman yoktur" algısının son derece kuvvetli olduğu vurgulanıyor!

Belgeselde dikkat çeken diğer bir konu, Bülent Ecevit'in son derece akıcı, son derece pürüzsüz, aksansız, tam telaffuzla İngilizce konuşması. Kıskandıracak kadar düzgün İngilizce konuşuyor.

Neyse, bunlar olalı çok zaman oldu. Ergenekon tuzağından sonra ise Türk ordusu Afrin'e ellibeş günde girebildi. Düşündürücü ve endişelendirici! Üstelik Beşparmak dağlarını andırır bile bir coğrafi engel ve karşıda bir yerel milis gücünden başka bir şey yokken!
 
Üst