Ulu Hakan mı? Kızıl Sultan mı?

Mesajlar
46
Beğeniler
56
Düşünce
Ateist
#1
Meşrutiyeti ilân edeceğine söz verdiğinden V. Murad’dan sonra tahta gecirilen II. Abdülhamit önceleri hürriyet ve meşrutiyeti sever göründü. Mithat Paşanın gayretleriyle hazirlanan Kanuni Esasiyeyi (anayasayı)
23 Aralık 1876 da ilân etti.

Abdülhamit, Kanuni Esasiyeye hükümdarların meclisi feshetme yetkisini tanıyan bir madde koydurduğundan, bilâhare 1877 – 1878 Rus harbini bahane ederek meclisi kapattı. Mithat Paşayı sürdürüp sonra da Taif’de boğdurdu. Böylece yalnız kendi eline kalan memleketi koyu bir istibdatla idare etti.

Abdülhamit devrinde pek karışık siyasi hâdiseler de cereyan etti. Sırbistan ve Karadağ isyanlarını bahane eden Ruslar 1877 de Osmanlı imparatorluğuna harb açtılar. Romanya da Ruslarla ittifak etti. Rus Ordusu Tunayı geçip Bulgaristan’a girdi. Bulgaristan’da Plevne şehrinde Gazi Osman Paşa Ruslara karşı kahramanca dayattı. Plevne düşünce Ruslar Yeşilköy’e kadar ilerlediler. Balkanlarda geniş topraklar elimizden çıktı. Bu acı hâdiseleri müteakip İngilizler Kıbrıs’ı daha sonra Mısır’ı, Fransızlar Tunus’u işgal etti. 1897 Yunan harbinde de galip geldiğimiz halde büyük devletlerin müdahalesiyle hiçbir menfaat temin edilemedi. Ayrıca Girit de elden gitti.Osmanlı en büyük toprak kaybını onun zamanında yaşadı. Abdülhamit müstebit ve vehimli bir padişahtı. Memleketi koyu bir istibdatla idare ederken jurnalcilerin söz ve raporlarıyla birçok kimselere sürgünleri boylatıyordu. Gazetelere yoğun bir sansür konmuştu. Buna rağmen hürriyet fikrini öldürmek asla mümkün olmadı. Hür fikirli münevverler Avrupa’ya kaçarak hürriyet mücadelesine memleket sınırları dışında da devam ediyorlardı. 1908 yılı temmuzunda hürriyetçilerden Enver ve Niyazi Beyler kendi emirlerindeki kıtalarla Makedonya’da dağa çıktılar. Onu takibeden hâdiseler üzerine Abdülhamit 23 Temmuz 1908 de meşrutiyeti ikinci defa ilân etmek zorunda kaldı.

İkinci meşrutiyet, gerici ve yobazların 31 Mart hâdisesi denilen ve II. Abdülhamid’in perde arkasından idare ettiği sanılan isyan hareketiyle boğulmak istendiyse de, Mahmut Şevket Paşa idaresindeki Hareket Ordusunun İstanbul’a gelerek vaziyete hâkim olmasıyla kurtarıldı. Abdülhamit tahttan indirildi.

ulu-hakan-kizil-sultan.jpg

Enver Paşa arşivinde bulunan bizzat Abdülhamit’in kendi ağzından itiraf mahiyetindeki sözleri “Abdülhamit’in Anıları” kitabında yer alıyor. Bunlardan bazıları:

1-Türkler, miskin miskin cami duvarlarinda oturuyorlar.
2-Osmanlı’nın 1,5 milyon memurunun içinde tek bir Türk yok.
3-Osmanlının hazinedarı bile Yahudidir.
4-Osmanlı topraklarının padişah tapusu olduğu düşüncesini bana bu yahudi söylemiştir.
5-İstanbul’u kurtarmak için Kıbrıs´ı Ingilizlere verdiğime kızıyorlar.
6-Hamidiye ordularını Kürtlerden kurdum.Vahim olaylar yaşandı.
7-Bergama tapınağını Almanlara ben verdim.
8-Ermeni olaylarında gözlerimiz kapalıydı, ne yapıldığını bilmiyorduk.
9-Osmanlı donanmasını kağıthaneye kilitledim, ve oradan asla çıkamadı.
10-İstanbul’un her yerine ingiliz karakolları, Alman postaneleri açıldı.
11- Türk ordusu bunlarla beni suçladı, 36 yıllık iktidardan sonra Selanikte bir köşke kapattı.
12- Halifelikten azil mektubunu bana bir ermeni ile yolladılar.
13-Japonya’ya 50 imam yolladım, islamı tebliğ için, Japonlar; ” bu şekilde tutmuş olduğunuz islam yoluyla dünyada bir tane kurtulmayı başarmış ülke gösterin, kafidir” dediler.
Bak şu Japon’un aklına!!

Kızıl Sultan lakabını Ermenilerin ve İngilizlerin taktığı söylense de bu lakap halk tarafından da benimsendi. Dindar oluşu sebebiyle Abdülhamit’i yere göğe sığdıramayanlar ise ona “Ulu Hakan” lakabı taktılar..
Varın doğrusunu siz söyleyin..

Serdar Kaangil
 
Üst Alt