unutMADIMAKlımda

Science

☆☆☆
Yazar
Mesajlar
663
Tepki puanı
374
Düşünce
Ateist
1993 yılında sivas madımak ta 37 kişi sırf ateist_deist_agnostik veya alevi olduğu için yakılarak katledildi ateş bile kimyasal tepkime olmaktan utanırken siyasal islamcı şerefsizler insan olmaktan utanmadı ...
images (13).jpeg
yorum sizin ...
 

minerva

☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
811
Tepki puanı
486
Düşünce
Agnostik
Abi 1993'de mi yoksa orta çağda falan mı oldu bu olay? Yani hala cadı diye yakma olayı devam mı ediyor?
 

Ahlaksız

lll ☆
Yazar
Mesajlar
1,547
Tepki puanı
1,187
Düşünce
Ateist
90'lı yıllar mücahitlerin zamanıydı..O süreçte bu katliamın olması gayet doğal..Bir topluma dini fazlasıyla pompalarsan,o toplum bir yerde patlak verir,Sivas'ta da dindar mücahitler patladı işte..
 

Kanatsız Kuş

☆☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
793
Tepki puanı
598
Düşünce
Agnostik
Cuma namazından çıkıyorlar ve insan yakmaya gidiyorlar. GERÇEK İSLAM BU DEİL!
 

bilgelikyolunda

ll ☆☆☆☆
Yazar
Mesajlar
13,067
Tepki puanı
967
Düşünce
Sünni
1993 yılında sivas madımak ta 37 kişi sırf ateist_deist_agnostik veya alevi olduğu için yakılarak katledildi ateş bile kimyasal tepkime olmaktan utanırken siyasal islamcı şerefsizler insan olmaktan utanmadı ... 4994 ekini görüntüleyorum sizin ...
Konu ciddi ama cümle güldürdü.
Abi 1993'de mi yoksa orta çağda falan mı oldu bu olay? Yani hala cadı diye yakma olayı devam mı ediyor?
Cuma namazından çıkıyorlar ve insan yakmaya gidiyorlar. GERÇEK İSLAM BU DEİL!
Bakın Aziz Nesinin oğlu Ahmet Nesin ne diyor:

"Aklıma Sivas’taki Madımak katliamı geliyor. Olayın başını anımsayalım. Aziz Nesin ve arkadaşları Onbinler A.Ş adına Aydınlık Gazetesi’ni almışlar. Sol gazete olduğu için solcu sanıldıklarından Perinçek ve arkadaşları da gazetede yazıp görev almışlar. Aziz Nesin hem patron hem de başyazar. Bir sabah uyandığımızda gazete “Şeytan Ayetleri”ni dizi olarak sunmaya başlıyor. Babamı arıyorum hemen hem gazete çalışanı hem de oğlu olarak, bu çeviriyi kendisinin vermediğini ve yayınlanacağından haberi olmadığını söylüyor. Bikaç gün sonra Madımak olayı oluyor, dinciler “Şeytan Ayetleri”ni yayımladı diye Sivas’ta Aziz Nesin ve arkadaşlarına saldırıyor.

Başlangıç Doğu Perinçek, planlayan derin devlet, saldıran dinci ve faşistler, avukatlığını yapanlar AKP’nin bugünkü milletvekili, belediye başkanı olan avukatları…

Daha fazla detay vermeme gerek var mı, Ergenekon davasının günümüze yansımasını ve aralarındaki kardeşliği anladınız mı?"

Yardım istenmesine rağmen Sivas’a civar illerden gelen takviye kuvvetler (polis ve asker) şehre girmediğini, zamanı çevredeki boş arazilerde geçirdiğini, otelin içinde kalan 13 kişinin silahla vurulduğunu biliyor muydunuz? Otopsi raporları ortada yok. Asıl kilit nokta burası. Çünkü savcılık kayıtlarına intikal eden ve otelde bulunan bir tanığın anlattığına göre, yangından önce içeride 25-30 kez silah sesi duyuldu. İçeri giren bir grup rastgele insanlara ateş etti. Silahla vurularak ölenlerin sayısı 13’tü. Dönemin emniyet yetkililerinin ise olay yerinden topladığı kovanları balistik incelemeye göndermeden imha ettiği ileri sürülüyor. Böylece kurşunların hangi tabancalardan çıktığı bilgisi gizlenmiş oluyor.

Daha önce Banaz’da kutlanan Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin Sivas’a alınması da başlı başına bir zafiyet. Çünkü Banaz’da çıkacak muhtemel kargaşa ve olayların önlenmesi daha kolay olabilirdi. Bunu kim istemişti?

Olaydan bir gün önce şehre gelen 10 kadar otobüs ve içindekilerle ilgili soruşturma yapılmadı. DHKP-C’nin (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi) Madımak’ta izine rastlanıyor. Polis kayıtlarına göre, olayları provoke edenler arasında, daha sonra örgütün değişik zamanlarda düzenlediği gösteri ve eylemlerde yer alanlar bulunuyor. Mesela 1 Temmuz’daki basın açıklamasında yer alan Songül Koçyiğit’ o dönemde DHKP-C’nin kır milisi olarak tabir edilen dağ kadrosunun önemli isimlerinden biriydi. Lütfiye kod adlı Koçyiğit 2004’te Tokat kırsalında yapılan bir operasyonda öldürüldü. Koçyiğit ile birlikte 5 kişi daha 2 Temmuz’da Madımak’ın önündeydi. 19 Şubat 1993’te Murat Gül ve Semih Genç (Dev-Sol) ile birlikte TİKKO üyesi Halil Çakıroğlu, Ali Gülmez ve Süleyman Şahin, Sağmalcılar Cezaevi’nden kaçar. Bu grup, direkt Sivas kırsalına gider. DHKP-C’nin bu dönemde bölgede faaliyet yürüten üyeleri Mustafa Aktaş ve Mete Nezih Altınay’dır. 2 Temmuz’da Sivas’a inen bu şahısların eylemlerde yer aldıkları istihbarat birimlerince tespit ediliyor. Yapılan tuhaf bir operasyonla 30 Ocak 1996’da Mustafa Aktaş ve Mete Nezih Altınay ile birlikte 7 kişi öldürülür. Acaba bu şekilde susturuldular mı?

Olay öncesinde halk arasında bir söylenti de alttan alta yayılır. Kırsalda Alevi kökenli bazı örgüt militanlarının öldürüldüğü söylenir. Hatta dört kişi için sembolik cenaze merasimi dahi düzenlenir. Ancak öldü denilenlerin Madımak yakılırken olay yerinde oldukları da gözden kaçmaz. Şimdi bu şahısların 4 PKK’lı militan olduğu ortaya çıktı. Çünkü otelin yakılması sırasında bunların varlığı artık tespit edilmiş durumda. Bulunanlardan biri de Ziya Halis’in akrabası Alişer kod adlı Yücel Halis’tir. Halis, o dönemde Sivas-Tokat kırsal sorumlusu olarak görev yapıyor. 2 Temmuz günü Yücel Halis’in olayları provoke edenler arasında olduğu tespit ediliyor. Halis, en son Dağlıca operasyonu sonrasında PKK’lılarca alıkonulan askerlerin teslim edilmesinde ortaya çıkan biri.

Bu arada "30 Haziran günü güvenlik birimlerinin bir kısmı şehir dışındaydı” iddiası da doğru değil. Çünkü o tarihte o bölgenin kırsalında ne jandarma ne de polis kayıtlarında bir operasyon görünüyor.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Son konular

Son mesajlar

Üst