Uyku

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
613
Düşünce
Ateist
Uyku Nedir?

Uyku, hayvanlarda değişmiş bir bilinç seviyesinde, kısmen baskılanmış duyusal aktiviteyle ve neredeyse tüm istemli kasların kapatılmasıyla karakterize edilen bir davranıştır.

İnsan türü olarak genelde gece saatlerinde, bilincimizi tamamen yitirdiğimiz, bedenimizin kontrolünü tamamen kaybettiğimiz ve ara sıra hiç tanımadığımız âlemlere zihnen dalıp çıktığımız, adına da “uyku” dediğimiz bir sürece giriyoruz. Günün yaklaşık üçte birini bu görünüşte son derece verimsiz ve atıl durum için harcamak zorundayız gibi görünüyor.

Fakat uyku sadece bizim mecbur olduğumuz özel bir durum değildir. Bir çok insan en az 7-8 saat uyur. Bu durum bizler gibi hayatlarının çok önemli bir kısmını işgal eder.

Hal böyle olunca, insanlığın düşünce tarihinde de uyku ve uykuyla ilgili konular pek önemli bir yer tutmuş. Fakat uyku hakkında bilimsel olarak bildiklerimizin büyük çoğunluğu son 50-60 yıldır yapılan çalışmalardan geliyor.

Uyku hakkında ilk bilmemiz gereken, uykunun beden için değil, beyin için gerekli olduğudur. Genellikle uyku sürecini “dinlenmek”le eşdeğer olarak algılama eğilimimiz olsa da bedensel dinlenme, uykunun sadece bir yan etkisidir aslında.

Ne Kadar Uyku Lazım?

Uyku düzenimiz genetik bir saatle belirlense de çevresel ve yaşamsal faktörler de uykunun süresi ve kalitesi üzerinde belirgin bir etki yapar.

Fazla ve yüksek kalorili besinler tüketmek, gün içinde hareket azlığı, uyku saatlerindeki düzensizlik, depresyon gibi duygu durum bozuklukları uykumuzun kalitesini azaltan unsurlar.

Bu yüzden bu tarz bir hayat yaşayan insanlar günde sekiz saatten fazla uyuma eğilimi gösteriyorlar. Fakat hareketli, dengeli beslenen ve morali yüksek insanların çok daha az uykuyla yetine bildiklerini görüyoruz.

Bildiğim kadarıyla çok eskiden insanlar güneşin batmasından birkaç saat sonra uykuya çekiliyorlarmış. Gece yarısı aniden uyanarak yaklaşık 1-2 saat boyunca herhangi bir şey yapmadan uyanık duruyorlarmış. Ardından tekrar uykuya dalıp sabah güneşten önce uyanıyorlarmış. Araştırmacılar bu ritmin, sanayi ve teknoloji öncesi dönemde insanlarda yaygın görülen bir uyku ritmi olduğunu söylüyorlar. Günümüzde deneysel olarak bu ritmi deneyimleyen insanlar, ertesi gün uyanıkken yaşadıkları durumu “hiç tatmadıkları derecede yüksek bir uyanıklık” şeklinde tarif ediyorlarmış.

Az sayıda istisna dışında hepimiz aynı uyku kalıbına sahibiz: Gece 6-8 (kimileri için 9) saat uyuruz, sabah uyanırız, gün içinde uyanık kalarak gece tekrar uyuruz. Bu uyku saati kimileri için çok zaman kaybıdır.(Mesela benim için :D). Bazen keşke uyku diye bir şey olmasaydı derler. (Benim en çok istediğim şeylerden birisi benim için uyku denilen şeyin olmaması :D) Fakat söyleyeceğim şeye inanmayabilirsiniz fakat günde 2 saat uyku bile aslında yeterli gelebilir size.

Günde İki Saat Uyumanın Size Yetmesini İster misiniz? Bunun Yöntemleri Var

Geceleyin yatağa girip 8-9 saat uyuduktan sonra sabah uyanırız. Sonra geceleyin yine tekrar uyuruz. Bu döngüyü neredeyse bir doğa yasası olarak kabul etsek de aslında farklı uyku kalıplarından yalnızca birisi. Bir günde tek bir uyku evresi içerdiği için buna monofazik uyku kalıbı deniliyor. Mono kelimesini duymuşsunuzdur. Tek, bir demek. Faz ise evre demek. Bu iki kelimeyi birleştirmişler. Polifazik uyku kalıbı olarak adlandırılan diğer kalıplarda gün içinde birden çok uyku evresi var. Poli de çok, birden fazla anlamında.

Uykuya ayırdıkları süreyi azaltarak zamanlarını daha iyi kullanmak isteyen kimileri farklı polifazik kalıplar geliştirmişler. Bu yöntemlerin çıkış noktaları şu: Uyku kendi içinde farklı evrelere sahip. Bunlardan en önemlisi REM (rapid eye movement kelimelerinin baş harfleri) olarak adlandırılanı. Önemi bu evrede beyne en büyük faydanın sağlanmasından geliyormuş. Bu evre normal şartlarda uyumaya başladıktan 45 - 75 dakika sonra geçiliyor. Polifazik uyku kalıplarında beynin hemen REM evresine geçmesi sağlanarak zamandan tasarruf ediliyor.

uyku.jpeg

Polifazik Kalıplara Bakalım

1-) Uberman Döngüsü:
Her 4 saatte bir 20-30 dakikalık kestirmeler içeriyor. Yani bu döngüde günde 6 defa çok kısa süreli uyunuyor. Dolayısıyla günde toplam 2-3 saat uykuyla yetinmiş oluyorsunuz. Uygulayanlar kendilerini son derece dinç ve enerjik hissettiklerini belirtiyorlar. Ancak iki handikapı var: Birincisi uyum sağlaması hiç kolay değil, uzun bir süre ve sağlam bir irade istiyor. İkincisi esnek bir kalıp değil, bu 6 uykudan bir tanesini kaçırırsanız bile bir anda bitkinlik bastırıyor. Bu nedenlerle çok verimli olmakla beraber herkese uygun değil.

Not: Uberman, "aşmış adam" tadında bir sözcük olarak çevrilebilir.

2-) Everyman Döngüsü:
Bu döngü Uberman'e göre daha kolay uygulanır olduğu için everyman ("sıradan adam") olarak adlandırılmış. Bu kalıp uzunca bir uyku ve birkaç tane 20-30 dakikalık kestirmeden oluşuyor. 3 saatlik bir uyku ve gün içinde 3 tane 20 dakikalık kestirme içeren versiyonu da var, 1.5 saatlik bir uyku ve gün içinde 4-5 tane 20 dakikalık kestirme içeren versiyonu da var. Uberman'e göre uyum sağlaması kolay. Kestirmelerin saatlerini kaydırmanız mümkün ve bir tane kestirme kaçırsanız bile etkisini daha az hissediyorsunuz.

3-) Dimaksion Döngüsü:
Bu döngüde 6 saatte bir 30 dakika uyunuyor. Yani bir günde topu topu 2 saat uyku alıyorsunuz. (Merak etmeyin uykusuz kalmazsınız :D) Yöntemi geliştiren ve uygulayan kişi (Bucky Fuller) öve öve bitiremiyor.(Adam da egoluymuş :D) Kendisi bu yöntemi yıllarca uyguladıktan sonra doktorlar tarafından incelenmiş ve sağlığında hiçbir olumsuzluk tespit edilememiş. Diğer uyku kalıplarına göre en uçta olanı bu, ama aynı zamanda en etkilisi gibi görünüyor. (Bence en iyisi bu :D)

4-) Bifazik / Siesta Döngüsü:
Adapte olması en kolay yöntem. Gece 4-4,5 saatlik bir uyku üstüne öğlen gibi 90 dakikalık bir kestirmeyi içeriyor. Bu kalıbı sadece iki evreli olduğu için polifazik saymayanlar da var. (yani monofazik olduğunu iddia ediyorlar.)

Eleştiriler

Beyler bazı insanlar bu evreleri eleştiriyorlar. Bu evreleri uygulayınca uykunun faydalarından yeterince istifade edilmesini engelledikleri, vücudun günlük ritmini bozdukları, vücudun aslında varolan tek ve bütüncül bir uykuya eğilimine aykırı oldukları belirtiliyor. (Ama bilimsel olarak kanıtlanamamış bunlar söylenti sadece :D)

Aslında halihazırda polifazik döngülere ilişkin öne sürülen uzun vadeli sağlık avantajları için de, dezavantajları için de kesin bir yargıya varabileceğimiz yeterli araştırma / bulgu yok. Tek emin olduğumuz ciddi zaman kazandırdıkları.

Nasıl uyum sağlanabilir?

Burada en önemli faktör uyku zamanlarının işiniz, okulunuz gibi yükümlülüklerinizle çatışması. Yöntemi başarıyla uygulayan kimileri iş arkadaşlarına uyum sağlamak, ailesine daha fazla vakit ayırmak için bırakmak zorunda kalmışlar.

Buradaki kalıpları uygulama imkanınız varsa çok az uyuyacağınız için uykunuzun kalitesi çok önemli olacak. Uyuduğunuz ortamın sessiz ve karanlık olmasına özen gösterin.

Uyum için mutlaka bir süre gerekecek. Bu sürede proje teslimi, final haftası gibi kritik bir yükümlülüğünüzün olmaması iyi olur. Hatta uyum süresi boyunca çalışmaktan, araç sürmekten dahi kaçınmakta fayda var. Yaz ayları, tatiller başlamak için daha uygun olabilir. Tercih edeceğiniz döngüye uyum sağlayana kadar ciddi şekilde zorlanacaksınız; ama pes etmeyin, birkaç haftada her şey yoluna giriyor.

NOT 1:
Bilim adamlarından örnek uyku saatleri;

Leonardo Da Vinci: Her 4 saat için 15 dakika uyuyordu. Böylece gün içinde toplamda sadece 1.5 saat uyuyarak günü geçiriyordu.
Edison: Her 3 saatte bir 15 dk. uyurdu.
Newton: Her 6 saatte bir 15 dk. uyurdu.

NOT 2:
Geceleyin uyuyamıyor musunuz? Merak etmeyin bunu içinde bir yöntem var. Bilimsel olarak kanıtlanmamış ama denemenizi tavsiye ederim.

60 Saniyede Uyutan Yöntem: Hızlı bir şekilde uyumak istiyor ve başaramıyorsanız 4-7-8 tekniğini uygulayabilirsiniz, nasılsa denemesi bedava :)

Bu yöntem, 4-7-8 tekniği olarak adlandırılıyor ve iddialara göre 60 saniye içinde uyutuyor. Yapacağınız şey çok basit:

1- Burnunuzdan 4 saniye boyunca nefes alın.
2- Nefesinizi 7 saniye tutun.
3- Nefesinizi 8 saniyede ağzınızdan verin.
4- İlk üç adımı 3-4 defa tekrarlayın.

Söylenene göre bu yöntem ciğerleri daha çok oksijenle doldurabiliyor, bu ilave oksijen de parasempatik sinir sistemini rahatlatıyor.

(Hele şükür bitti yazana kadar öldüm :D)
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Başkanı
Mesajlar
1,787
Tepki puanı
1,043
Düşünce
Agnostik
Baya uzun yazmışsın. Okuyunca düşüncelerimi söyleyecem. :)
 

Mete Turan

☆☆☆☆☆
Divan Kurulu Başkanı
Mesajlar
1,787
Tepki puanı
1,043
Düşünce
Agnostik
İki gündür yoğun işim çıktı, okuyamadım. Şimdi okudum.
Gerçekten tebrik ederim. Çok güzel bir makale olmuş. Ne zaman yazdın bunu. :)
 

Kemal

☆☆☆☆
Disiplin Kurulu Başkanı
Mesajlar
434
Tepki puanı
271
Düşünce
Agnostik
Uyku her insana göre değişen bir ihtiyaç bence. Bazı insanlar az uykuyla idare edebilirken bazı insanlar da az uykuyla idare edemiyor. Uykunun ideali günün üçte biridir diye düşünüyorum.
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
613
Düşünce
Ateist
Uyku her insana göre değişen bir ihtiyaç bence. Bazı insanlar az uykuyla idare edebilirken bazı insanlar da az uykuyla idare edemiyor. Uykunun ideali günün üçte biridir diye düşünüyorum.
aynen haklısın o yüzden zaten evreler var.
 

Kaybeden Şair

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,284
Tepki puanı
613
Düşünce
Ateist
Kardeşim bu biraz zaman ister uyku programı yapmalısın bir programı en az 2 hafta uyguladıktan programı değiştiriyorsun yani uyku saatlerini düşürüyorsun. Benim programım şimdiki programdan önce şöyleydi;
-Gece 1'de uyku 5'te kalk.
-Öğlen 15 dakika uyku.

Şimdi ise;
-Gece 2'de uyku 5'te kalk.
-Öğlen 15 dakika uyku. (Öğlen uykusu çok önemlidir.Günün bütün yorgunluğunu alır. Bilim adamları en azından öğlen 7 buçuk dakika bile uyumak çok yararlı diyor.)
 

Aylin

Yasaklı Üye
Mesajlar
31
Tepki puanı
9
Düşünce
Ateist
Kardeşim bu biraz zaman ister uyku programı yapmalısın bir programı en az 2 hafta uyguladıktan programı değiştiriyorsun yani uyku saatlerini düşürüyorsun. Benim programım şimdiki programdan önce şöyleydi;
-Gece 1'de uyku 5'te kalk.
-Öğlen 15 dakika uyku.

Şimdi ise;
-Gece 2'de uyku 5'te kalk.
-Öğlen 15 dakika uyku. (Öğlen uykusu çok önemlidir.Günün bütün yorgunluğunu alır. Bilim adamları en azından öğlen 7 buçuk dakika bile uyumak çok yararlı diyor.)
Bunu deneyeceğim :D
 

Ra's Al Ghul

☆☆☆
Üye
Mesajlar
1,338
Tepki puanı
119
Düşünce
Sünni
Uyku Nedir?

Uyku, hayvanlarda değişmiş bir bilinç seviyesinde, kısmen baskılanmış duyusal aktiviteyle ve neredeyse tüm istemli kasların kapatılmasıyla karakterize edilen bir davranıştır.

İnsan türü olarak genelde gece saatlerinde, bilincimizi tamamen yitirdiğimiz, bedenimizin kontrolünü tamamen kaybettiğimiz ve ara sıra hiç tanımadığımız âlemlere zihnen dalıp çıktığımız, adına da “uyku” dediğimiz bir sürece giriyoruz. Günün yaklaşık üçte birini bu görünüşte son derece verimsiz ve atıl durum için harcamak zorundayız gibi görünüyor.

Fakat uyku sadece bizim mecbur olduğumuz özel bir durum değildir. Bir çok insan en az 7-8 saat uyur. Bu durum bizler gibi hayatlarının çok önemli bir kısmını işgal eder.

Hal böyle olunca, insanlığın düşünce tarihinde de uyku ve uykuyla ilgili konular pek önemli bir yer tutmuş. Fakat uyku hakkında bilimsel olarak bildiklerimizin büyük çoğunluğu son 50-60 yıldır yapılan çalışmalardan geliyor.

Uyku hakkında ilk bilmemiz gereken, uykunun beden için değil, beyin için gerekli olduğudur. Genellikle uyku sürecini “dinlenmek”le eşdeğer olarak algılama eğilimimiz olsa da bedensel dinlenme, uykunun sadece bir yan etkisidir aslında.

Ne Kadar Uyku Lazım?

Uyku düzenimiz genetik bir saatle belirlense de çevresel ve yaşamsal faktörler de uykunun süresi ve kalitesi üzerinde belirgin bir etki yapar.

Fazla ve yüksek kalorili besinler tüketmek, gün içinde hareket azlığı, uyku saatlerindeki düzensizlik, depresyon gibi duygu durum bozuklukları uykumuzun kalitesini azaltan unsurlar.

Bu yüzden bu tarz bir hayat yaşayan insanlar günde sekiz saatten fazla uyuma eğilimi gösteriyorlar. Fakat hareketli, dengeli beslenen ve morali yüksek insanların çok daha az uykuyla yetine bildiklerini görüyoruz.

Bildiğim kadarıyla çok eskiden insanlar güneşin batmasından birkaç saat sonra uykuya çekiliyorlarmış. Gece yarısı aniden uyanarak yaklaşık 1-2 saat boyunca herhangi bir şey yapmadan uyanık duruyorlarmış. Ardından tekrar uykuya dalıp sabah güneşten önce uyanıyorlarmış. Araştırmacılar bu ritmin, sanayi ve teknoloji öncesi dönemde insanlarda yaygın görülen bir uyku ritmi olduğunu söylüyorlar. Günümüzde deneysel olarak bu ritmi deneyimleyen insanlar, ertesi gün uyanıkken yaşadıkları durumu “hiç tatmadıkları derecede yüksek bir uyanıklık” şeklinde tarif ediyorlarmış.

Az sayıda istisna dışında hepimiz aynı uyku kalıbına sahibiz: Gece 6-8 (kimileri için 9) saat uyuruz, sabah uyanırız, gün içinde uyanık kalarak gece tekrar uyuruz. Bu uyku saati kimileri için çok zaman kaybıdır.(Mesela benim için :D). Bazen keşke uyku diye bir şey olmasaydı derler. (Benim en çok istediğim şeylerden birisi benim için uyku denilen şeyin olmaması :D) Fakat söyleyeceğim şeye inanmayabilirsiniz fakat günde 2 saat uyku bile aslında yeterli gelebilir size.

Günde İki Saat Uyumanın Size Yetmesini İster misiniz? Bunun Yöntemleri Var

Geceleyin yatağa girip 8-9 saat uyuduktan sonra sabah uyanırız. Sonra geceleyin yine tekrar uyuruz. Bu döngüyü neredeyse bir doğa yasası olarak kabul etsek de aslında farklı uyku kalıplarından yalnızca birisi. Bir günde tek bir uyku evresi içerdiği için buna monofazik uyku kalıbı deniliyor. Mono kelimesini duymuşsunuzdur. Tek, bir demek. Faz ise evre demek. Bu iki kelimeyi birleştirmişler. Polifazik uyku kalıbı olarak adlandırılan diğer kalıplarda gün içinde birden çok uyku evresi var. Poli de çok, birden fazla anlamında.

Uykuya ayırdıkları süreyi azaltarak zamanlarını daha iyi kullanmak isteyen kimileri farklı polifazik kalıplar geliştirmişler. Bu yöntemlerin çıkış noktaları şu: Uyku kendi içinde farklı evrelere sahip. Bunlardan en önemlisi REM (rapid eye movement kelimelerinin baş harfleri) olarak adlandırılanı. Önemi bu evrede beyne en büyük faydanın sağlanmasından geliyormuş. Bu evre normal şartlarda uyumaya başladıktan 45 - 75 dakika sonra geçiliyor. Polifazik uyku kalıplarında beynin hemen REM evresine geçmesi sağlanarak zamandan tasarruf ediliyor.


Polifazik Kalıplara Bakalım

1-) Uberman Döngüsü:
Her 4 saatte bir 20-30 dakikalık kestirmeler içeriyor. Yani bu döngüde günde 6 defa çok kısa süreli uyunuyor. Dolayısıyla günde toplam 2-3 saat uykuyla yetinmiş oluyorsunuz. Uygulayanlar kendilerini son derece dinç ve enerjik hissettiklerini belirtiyorlar. Ancak iki handikapı var: Birincisi uyum sağlaması hiç kolay değil, uzun bir süre ve sağlam bir irade istiyor. İkincisi esnek bir kalıp değil, bu 6 uykudan bir tanesini kaçırırsanız bile bir anda bitkinlik bastırıyor. Bu nedenlerle çok verimli olmakla beraber herkese uygun değil.

Not: Uberman, "aşmış adam" tadında bir sözcük olarak çevrilebilir.

2-) Everyman Döngüsü:
Bu döngü Uberman'e göre daha kolay uygulanır olduğu için everyman ("sıradan adam") olarak adlandırılmış. Bu kalıp uzunca bir uyku ve birkaç tane 20-30 dakikalık kestirmeden oluşuyor. 3 saatlik bir uyku ve gün içinde 3 tane 20 dakikalık kestirme içeren versiyonu da var, 1.5 saatlik bir uyku ve gün içinde 4-5 tane 20 dakikalık kestirme içeren versiyonu da var. Uberman'e göre uyum sağlaması kolay. Kestirmelerin saatlerini kaydırmanız mümkün ve bir tane kestirme kaçırsanız bile etkisini daha az hissediyorsunuz.

3-) Dimaksion Döngüsü:
Bu döngüde 6 saatte bir 30 dakika uyunuyor. Yani bir günde topu topu 2 saat uyku alıyorsunuz. (Merak etmeyin uykusuz kalmazsınız :D) Yöntemi geliştiren ve uygulayan kişi (Bucky Fuller) öve öve bitiremiyor.(Adam da egoluymuş :D) Kendisi bu yöntemi yıllarca uyguladıktan sonra doktorlar tarafından incelenmiş ve sağlığında hiçbir olumsuzluk tespit edilememiş. Diğer uyku kalıplarına göre en uçta olanı bu, ama aynı zamanda en etkilisi gibi görünüyor. (Bence en iyisi bu :D)

4-) Bifazik / Siesta Döngüsü:
Adapte olması en kolay yöntem. Gece 4-4,5 saatlik bir uyku üstüne öğlen gibi 90 dakikalık bir kestirmeyi içeriyor. Bu kalıbı sadece iki evreli olduğu için polifazik saymayanlar da var. (yani monofazik olduğunu iddia ediyorlar.)

Eleştiriler

Beyler bazı insanlar bu evreleri eleştiriyorlar. Bu evreleri uygulayınca uykunun faydalarından yeterince istifade edilmesini engelledikleri, vücudun günlük ritmini bozdukları, vücudun aslında varolan tek ve bütüncül bir uykuya eğilimine aykırı oldukları belirtiliyor. (Ama bilimsel olarak kanıtlanamamış bunlar söylenti sadece :D)

Aslında halihazırda polifazik döngülere ilişkin öne sürülen uzun vadeli sağlık avantajları için de, dezavantajları için de kesin bir yargıya varabileceğimiz yeterli araştırma / bulgu yok. Tek emin olduğumuz ciddi zaman kazandırdıkları.

Nasıl uyum sağlanabilir?

Burada en önemli faktör uyku zamanlarının işiniz, okulunuz gibi yükümlülüklerinizle çatışması. Yöntemi başarıyla uygulayan kimileri iş arkadaşlarına uyum sağlamak, ailesine daha fazla vakit ayırmak için bırakmak zorunda kalmışlar.

Buradaki kalıpları uygulama imkanınız varsa çok az uyuyacağınız için uykunuzun kalitesi çok önemli olacak. Uyuduğunuz ortamın sessiz ve karanlık olmasına özen gösterin.

Uyum için mutlaka bir süre gerekecek. Bu sürede proje teslimi, final haftası gibi kritik bir yükümlülüğünüzün olmaması iyi olur. Hatta uyum süresi boyunca çalışmaktan, araç sürmekten dahi kaçınmakta fayda var. Yaz ayları, tatiller başlamak için daha uygun olabilir. Tercih edeceğiniz döngüye uyum sağlayana kadar ciddi şekilde zorlanacaksınız; ama pes etmeyin, birkaç haftada her şey yoluna giriyor.

NOT 1:
Bilim adamlarından örnek uyku saatleri;

Leonardo Da Vinci: Her 4 saat için 15 dakika uyuyordu. Böylece gün içinde toplamda sadece 1.5 saat uyuyarak günü geçiriyordu.
Edison: Her 3 saatte bir 15 dk. uyurdu.
Newton: Her 6 saatte bir 15 dk. uyurdu.

NOT 2:
Geceleyin uyuyamıyor musunuz? Merak etmeyin bunu içinde bir yöntem var. Bilimsel olarak kanıtlanmamış ama denemenizi tavsiye ederim.

60 Saniyede Uyutan Yöntem: Hızlı bir şekilde uyumak istiyor ve başaramıyorsanız 4-7-8 tekniğini uygulayabilirsiniz, nasılsa denemesi bedava :)

Bu yöntem, 4-7-8 tekniği olarak adlandırılıyor ve iddialara göre 60 saniye içinde uyutuyor. Yapacağınız şey çok basit:

1- Burnunuzdan 4 saniye boyunca nefes alın.
2- Nefesinizi 7 saniye tutun.
3- Nefesinizi 8 saniyede ağzınızdan verin.
4- İlk üç adımı 3-4 defa tekrarlayın.

Söylenene göre bu yöntem ciğerleri daha çok oksijenle doldurabiliyor, bu ilave oksijen de parasempatik sinir sistemini rahatlatıyor.

(Hele şükür bitti yazana kadar öldüm :D)
Ellerine sağlık, teşekkürler
 
Üst