Zermektup - Serçe

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Bunu paylaşırken 2 tereddütüm oldu. Birincisi doğru başlıkta mı konu açıyorum, ikincisi umarım bu yaptığım reklama girmez. :gggy:

Efendim kendi blog sitemde paylaştığım yazıyı sizinle de paylaşmak istiyorum. Yazı hakkında kıymetli görüşlerinizi bekliyorum. Uzun olduğu için bölüm bölüm paylaşmak durumundayım. Ve buyrun:
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
ZERMEKTUP - SERÇE

Azizim, biricik dostum, her şeyim...
Nasılsınız, iyisinizdir umarım?

Mektubunuzu yeni aldım, nasıl mutlu oldum bir bilseniz hemen cevaplıyorum. Yeni havadislerden bahsetmişiniz. Sizin adınıza çok sevindim. Ah şimdi yanımda olsanız ve muhabbet etsek nasıl olurdu bir bilseniz. Şu kısacık kış günleri o kadar yavaş geçiyor ki. İçimde hep sizinle kavuşma özlemi var. Bugünlerde beni ayakta tutan şey bu.

Beni merak etmişiniz, çok teşekkür ederim. Niyetim sizi meraklandırmak değildi Azizim, ben çok iyiyim. Yanlış anlamayın sizden ayrı kalmanın acısı hep bir yanımda sızıdır. Size hep şikayetleniyormuşum gibi oluyor ama beni maruz görün. Beni tam manasıyla dinleyecek ve anlayacak yalnız siz varsınız şu dünyada. İnsanın sizin gibi bir dostu olması ne kadar güzel. Yargılama yok, kınama yok sadece dinliyorsunuz.

Ne ile meşgul olduğumu sormuşunuz. Bugünlerde düşünmek hayatımın büyük bir çoğunluğunu alıyor. Gerçi ne zaman öyle olmadı ki? Hüzünleniyorum düşünüyorum, düşünüyorum hüzünleniyorum. Ne kadar iyi ve neşeli olsam da günün sonunda içimi bir hüzün kaplıyor. Sanki hayatım garip bir döngü içerisinde. Konu nereden nerelere geldi. Hemen söyleyeyim serçelerle meşgulüm Azizim. Evet evet, bildiğiniz serçe kuşu. Ah, onlar ne güzel mahlukatlar bir bilseniz. Hem sizi daha fazla merak içinde bırakmayayım hem de serçe konusu nereden çıktı ona geleyim.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Geçenlerde bir konuşmaya denk geldim. Hangi mahlukatları en çok sevdikleri hakkındaydı. Neler yok ki Azizim içinde. Kediler, köpekler, süs balıkları... Hatta papağan diyeni bile duydum. Elbette papağanlar da mahlukattandır ama bilemedim, bana garip geldi. Sonra bu soruyu kendime sordum ama cevabını bulamadım. Ne bileyim, benim için bütün mahlukatlar güzel ve fevkalededirler. Bilirim, siz de hiçbirini ayrım yapmadan seversiniz. Ben ise bir şeyi kafaya taktım mı takarım. Peki, benim en çok sevdiğim mahlukat hangisi idi? Ah, o düşünmelerim yok mu benim. Size nasıl anlatsam... Günlerce hatta haftalarca düşündüm. Sokak sokak gezdim dolaştım ama nafile, hiçbir şey bulamıyordum. Hiçbiri ilgimi çekmiyordu. Ta ki bir gün parkın birisinde bankta oturana dek. Azizim yine uzun uzun anlatıyorum umarım sizi sıkmıyorumdur. Çünkü hiçbir ayrıntıyı atlamak istemiyorum. Bunları başkalarına anlatsam "Bu adam deli." der dinlemezler ama siz öyle değilsiniz. Anlayışınız o kadar yüce ki. Neyse, kendi kendime bankta otururken ekmek kırıntısını yerden alıp uzaklaşan bir serçe gördüm. O an öylesine heyecanlandım ki Azizim, kendimi kaybedip "İşte bu!" diye sıçrayıvermişim yerimden. Ah, halimi bir görseniz. İnsanların bana bakışı ve benim başımı yere eğişimi izleseniz gülmekten karnınıza ağrılar girerdi. Hele parkta çocuğuyla birlikte gezen annenin çocuğuna sarılışı yok mu? Annenin gözlerindeki o korku ve endişeyi hala görür gibiyim.

"İyi de neden serçe?" dediğinizi duyuyorum. Serçeler güzel mahlukatlardır Azizim. Şu hayatta gördüğüm en iddiasız varlıklar serçeler. Sade ve şık renkleri var. Sırf bu özellikleri bile yetmez mi serçeleri sevmek için? Mesela diğer kuşlar öyle mi? Onların parlak tüyleri ve mükemmel sesleri var. Bir kedi köpeğin kendilerini savunma mekanizmaları var ama serçeler kendi halinde ve şirin varlıklar. Bir papağanı düşünün. Tek marifetleri etraftaki sesleri taklit etmek. Muhabbet kuşları mesela. Aptal hayvana bir kelime öğretene kadar canı çıkıyor insanın. Serçelere öyle istediğini söyletemezsiniz kendi ruh halleri ne ise ona göre öterler. Hem gerek de yoktur, dinlemesini bilene serçelerin sesleri zaten şarkı gibidir. Öyle diğer ev kuşları gibi "Dışarıda yaşamam, beni besle veya tüylerime bakım yap." da demezler. Kendi başlarının çarelerine bakarlar. Bilir misiniz serçe kuşları yürümez, sürekli sıçrarlar. Evet, dışarı çıktığınız bir gün dikkatli bakın Azizim, yürüyen bir serçe kuşu göremezsiniz. Bu hayat enerjisi nereden geliyor aklım almıyor. Bu minicik mahlukatların hayatları ne kadar zahmetli değil mi? Mesela kışın tüylerini kabartıp ağacın bir dalında uyumalarını izlemek çok keyiflidir. O küçük kafası tüylerinin arasında neredeyse kaybolur. Elinizde salep, dışarıda yağan karın o küçük serçenin üzerinde ince bir tabaka oluşturduğunu izlerken salepten bir yudum aldığınızı düşünün. Karşınıza hem büyüleyici hem de buruk bir manzara çıkar.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Diğer yandan ürkek canlılardır serçeler, öyle kolay kolay yanınıza gelmezler. Önce güvenlerini kazanmanız gerekir. Hemen bir örnek vereyim. Bankta oturuyorsunuz ve simit yiyorsunuz diyelim. Daldaki serçe kırıntıları görür ama önce sizi şöyle bir süzer ve "Acaba bu adamdan zarar gelir mi?" diye düşünür. Ani hareketler yapmıyorsanız ve ona sevgiyle bakıyorsanız biraz yaklaşır. Zaten sevgi her şeyi çözmez mi? Konumuza gelecek olursak bir bakarsınız "pır" daldan aşağıya inmiş. Birkaç saniye sonra en uzaktaki simit kırıntısını alıp kaçmış. Serçeler ürkektirler demiş miydim? Baktı ki siz hala sakinsiniz ve alması için ufak bir parçayı önüne doğru attınız, döner hemen onu alır. Unutmayın bu aranızdaki güveni sağlamak için önemli bir adımdır. Önce güvenini sağlamalısınız. Sonra arkadaşlarını çağırır. Eğer hala sabrınızı ve sevginizi korumayı başarabildiyseniz ne mutlu size! Birden yanınıza geliverirler. Peki ya, o kavgaları yok mu? Yerdeki parçayı sen mi alacaksın yoksa ben mi alacağım kavgası... İzlemesi ne kadar keyifli ve heyecanlıdır. Onlar karınlarını doyurduktan sonra sizi hiç uğraştırmazlar Azizim, asla size yük olmazlar ve uçar giderler. Birçok insanın yaptığının aksine sizi gereksiz yere meşgul etmezler. Sadece yapması gerekeni yaparlar. Hatta içlerinden birisi size serenat bile yapabilir. "Serenat mı?" dediğinizi duyar gibiyim. Ben de size neden olmasın ki derim? Azizim, size bir sır vereyim mi? Eğer şanslıysanız dizinize bile konabilir, kim bilir? Böylesine küçük varlıklar nasıl hayatta kalıyorlar hala aklım almıyor doğrusu.

Artık soranlara cevabım bellidir efendim. Serçeler benim en sevdiğim mahluklardır. Şöyle bir düşününce serçelerle ne kadar çok ortak yönüm varmış diye geçiyor içimden. Belki de o yüzden kendime yakın hissetmişimdir. Hayır Azizim hayır, daha delirmedim. Hem öyle bir niyetim de yok! Ben bunları yazarken kendime çok güldüm, ricam sizin de gülüp geçmeniz yönündedir. Malum her zamanki ben işte.

Mektubumu burada sonlandırırken içim nasıl burkuluyor anlatamam. Lütfen bu minik serçeye kıymetli cevaplarınızı esirgemeyin. Mektubunuzu sabırsızlıkla beklemekteyim.


Sizi her daim seven biricik dostunuz, Zerkosh
25.12.2019
 

bilgelikyolunda

☆☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
7,313
Tepki puanı
494
Düşünce
Sünni
Güzel bir yazı olmuş elinize ve emeğinize sağlık. Eleştirmek için kendimi zorladım ve şunları buldum:

Mahluk malumunuz Arapça bir kelimedir. Mahlukat da bu kelimenin çoğuludur ve mahluklar demektir. Mahlukatlar demişsiniz bazı yerlerde, doğru kullanım ya mahlukat ya da mahluklar denilmesidir.

İkinci olarak "güvenini sağlamak" ifadesini kullanmışsınız. "Güvenini" derseniz "kazanmak" kelimesi daha şık durur. "Sağlamak" kelimesinin kullanmak istiyorsanız, "güven sağlamak" şeklinde kullanmak daha uygun olur "güvenini sağlamak" değil.

İlk bakışta dikkatimi çekenler bunlar oldu.

Dediğim gibi yazınızı çok beğendim. Eleştirmek için kendimi zorladım, yoksa bunlar yazının güzelliğinin yanında belki sözü bile edilmeyecek detaylar
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Güzel bir yazı olmuş elinize ve emeğinize sağlık. Eleştirmek için kendimi zorladım ve şunları buldum:

Mahluk malumunuz Arapça bir kelimedir. Mahlukat da bu kelimenin çoğuludur ve mahluklar demektir. Mahlukatlar demişsiniz bazı yerlerde, doğru kullanım ya mahlukat ya da mahluklar denilmesidir.

İkinci olarak "güvenini sağlamak" ifadesini kullanmışsınız. "Güvenini" derseniz "kazanmak" kelimesi daha şık durur. "Sağlamak" kelimesinin kullanmak istiyorsanız, "güven sağlamak" şeklinde kullanmak daha uygun olur "güvenini sağlamak" değil.

İlk bakışta dikkatimi çekenler bunlar oldu.

Dediğim gibi yazınızı çok beğendim. Eleştirmek için kendimi zorladım, yoksa bunlar yazının güzelliğinin yanında belki sözü bile edilmeyecek detaylar
Teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim. Altını çizdiğiniz detayları gözden geçirdim ve düzelttim. :by:
 

kavak

☆☆☆☆
Üye
Mesajlar
827
Tepki puanı
440
Düşünce
Ateist
Bunu paylaşırken 2 tereddütüm oldu. Birincisi doğru başlıkta mı konu açıyorum, ikincisi umarım bu yaptığım reklama girmez. :gggy:
Tam tersine; sağlıklı bir özgüven, bence her düzgün işin başıdır.
Buna benzer yazıtlarınız varsa, çekinmeyin paylaşın.
Ben okumasını çok seven biriyim ki elime ne geçerse okurum ancak yazma konusunda pek maharetli sayılmam maalesef. Sanırım bunda yurt dışında yetişmemin ve yaşamamın payı epeyi etkili oldu diyebilirim. Neyse bu başka bir konu.
Evet; başka mektuplarınız, küçük/büyük hikayeleriniz, makaleleriniz vs. varsa...
Ben seve seve okurum.
 

Entropyy22

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
1,765
Tepki puanı
873
Düşünce
Ateist
Devamını sabırsızlıkla bekliyorum saygılar.
 

rhynkar

☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
403
Tepki puanı
203
Düşünce
Ateist
@Eskiköyeyeniadet mesajların her ne kadar hakaret etmek anlamına geldiğini öğrendiğim "mahlukat" kelimesini içerse de rapor etmemeyi tercih ediyorum bilginize. :D
Devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.
Sevgiler.
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
3,098
Tepki puanı
1,382
Düşünce
Ateist
Evet hayvan sevgisi insanları mutlu eder. Bunu her zaman söylerim. Serçeler... Onlar yüzünden bir hafta cezalı fazla nöbet tutmuştum! :ggsy: Nöbetteyken serçeler geldi. Yanıma aldığım ekmeği onlara verdim. Etrafıma toplandılar. O kadar güzel bir manzaraydı ki yere oturdum. Etrafımda geziyorlardı. Birbirlerine sataşıyor, botlarımın üzerine konuyorlardı. O kadar mutlu olmuş rahatlamıştım ki uyuklayıvermişim.

İçtimada çağrılınca ihbar edildiğimi anladım. Koşarak gittim sert bir selam çaktım. Bölük komutanı çift nöbet tutacağımı bildirdi. "Emredersin komtanım!" deyip bir selam daha çakıp yerime döndüm. Ama bir hafta uykusuzluktan sarhoş gibi oldum! :ggsy:

Bir keresinde otuz kırk kadar serçe beni çok güldürdüler. Duvarın üzerine diziliyorlar, bir anda hepsi uçup yere konuyor ve yerde bağrış çağrış birbirlerine karışıyorlar, sonra birden tekrar uçup duvara diziliyorlar, biraz durup bir daha... Bunu epeyce tekrarladılar. Çok eğlenceliydi.

Ama papağanların hakkını yemeyelim, zeki ve eğlencelidirler. Muhabbet kuşu da papağan türüdür. Bir muhabbet kuşuna sekiz yıl bakarak kendi rekorumu kırmışımdır. Özgürdü, evi batırmasına aldırmazdım. Pencere açık da olsa kaçmazdı. Son yılında yaşlılıktan artık uçamıyordu ve canı sıkıldı mı onu gezdirmemi isterdi. Onun dilinden anlardım. Cüvirik cirk cirk gibi bir cümleydi beni gezdir demesi. Bir sabah onu ölü bulduğumda çocuk gibi ağlamıştım.
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Evet hayvan sevgisi insanları mutlu eder. Bunu her zaman söylerim. Serçeler... Onlar yüzünden bir hafta cezalı fazla nöbet tutmuştum! :ggsy: Nöbetteyken serçeler geldi. Yanıma aldığım ekmeği onlara verdim. Etrafıma toplandılar. O kadar güzel bir manzaraydı ki yere oturdum. Etrafımda geziyorlardı. Birbirlerine sataşıyor, botlarımın üzerine konuyorlardı. O kadar mutlu olmuş rahatlamıştım ki uyuklayıvermişim.

İçtimada çağrılınca ihbar edildiğimi anladım. Koşarak gittim sert bir selam çaktım. Bölük komutanı çift nöbet tutacağımı bildirdi. "Emredersin komtanım!" deyip bir selam daha çakıp yerime döndüm. Ama bir hafta uykusuzluktan sarhoş gibi oldum! :ggsy:

Bir keresinde otuz kırk kadar serçe beni çok güldürdüler. Duvarın üzerine diziliyorlar, bir anda hepsi uçup yere konuyor ve yerde bağrış çağrış birbirlerine karışıyorlar, sonra birden tekrar uçup duvara diziliyorlar, biraz durup bir daha... Bunu epeyce tekrarladılar. Çok eğlenceliydi.

Ama papağanların hakkını yemeyelim, zeki ve eğlencelidirler. Muhabbet kuşu da papağan türüdür. Bir muhabbet kuşuna sekiz yıl bakarak kendi rekorumu kırmışımdır. Özgürdü, evi batırmasına aldırmazdım. Pencere açık da olsa kaçmazdı. Son yılında yaşlılıktan artık uçamıyordu ve canı sıkıldı mı onu gezdirmemi isterdi. Onun dilinden anlardım. Cüvirik cirk cirk gibi bir cümleydi beni gezdir demesi. Bir sabah onu ölü bulduğumda çocuk gibi ağlamıştım.
Bizim evde de hayvan hiç eksik olmaz. Bağ evimizde her sene bir kediye bakarız. Asıl oturduğumuz evimizdeyse balık veya kuş mutlaka olur. Özellikle kuşlarla bağ kurmak çok ilginç olabiliyor. Hiç konuşmadan anlaşmaya çalışmak eğlenceli oluyor.

Geçen sene muhabbet kuşu aldı bizimkiler. Çok aksi bir kuştu. Sevmek için elimi uzatınca sağlam ısırdı ama ben hiç tepki vermedim ve 30 saniye kadar gagasını hiç gevşetmeden ısırmaya devam etti. Sonra ısırmayı bırakıp kafasını yana çevirdi ve anlamaya çalıştı. Normalde sinirlenip hayvana kızmam lazımdı ama yapmadım. Sonra aramızda garip bir bağ oluştu ve ne zaman kafesten çıksa omzuma konar ve başını yüzüme değdirerek kaçınırdı. Bilgisayarda oyun oynarken bir bakmışım bizim kuş omzumda uyuyakalmış...

Unutmadan söyleyeyim kediler uzayıdır .::D
 

Eskiköyeyeniadet

☆☆
Üye
Mesajlar
163
Tepki puanı
57
Düşünce
Sünni
Tam tersine; sağlıklı bir özgüven, bence her düzgün işin başıdır.
Buna benzer yazıtlarınız varsa, çekinmeyin paylaşın.
Ben okumasını çok seven biriyim ki elime ne geçerse okurum ancak yazma konusunda pek maharetli sayılmam maalesef. Sanırım bunda yurt dışında yetişmemin ve yaşamamın payı epeyi etkili oldu diyebilirim. Neyse bu başka bir konu.
Evet; başka mektuplarınız, küçük/büyük hikayeleriniz, makaleleriniz vs. varsa...
Ben seve seve okurum.
Eyvallah.
 
Üst