Zoonozlar

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Zoonozlar; omurgalı hayvanlardan insana insandan omurgalı hayvanlara geçen viral, bakteriyel, mantar, paraziter infeksiyon hastalıkların bilimsel adı.
Zooantroponoz; omurgalı hayvanlardan insanlara geçen infeksiyon hastalıklar.
Antropozoonoz; insandan omurgalı hayvanlarda geçen infeksiyon hastalıklar.

Bilinen bulaşıcı hastalıkların %75'i zoonoz.
Insanlarda hastalık yapan patojenlerin %61'i zoonotik.
Terimin kökeni antik yunanca da 'zoon' yani hayvan,
nosos yani hastalık teriminden türetilmiştir.
Sınıflandırma;
- Bulaşma yollarına göre
- Etyolojilerine göre
- Rezervuar Konakçılarına göre
- Yaşa döngülerine göre
Bilinen zoonozlar;
Kist hidatik;

hidatik kist (hk), etkeni ecinococcus granulosus (eg) veya çok ender olarak ecinococcus alveolaris (% 2-3) olan bir infeksiyondur. hk en sık (% 50-70) karaciğerde (en sık lobda) görülür . ikinci sıklıkta görüldüğü yer (% 10-30) akciğerdir . ender olarak karaciğer dışında bir çok yerde kist hidatik görülen vakalar bildirilmiştir. aksillar bölge bunlardan birisidir.

eg, köpek, tilki, kurt gibi et yiyen hayvanların barsak mukozasına yapışık olarak yaşayan (kesin konak) bir protozoondur. bu canlılar her dışkılama ile milyonlarca yumurtayı çevreye yayarlar. bu yumurtaların üzerinde bulunduğu yiyeceklerin alınması ile (otlardan otçul hayvanlar, sebze meyvede insanlara) bulaşırlar (ara konak). yumurtaların dış kitin tabakaları insan barsağında parçalanır ve embriyo serbest kalır, barsaktan emilerek v. porta yoluyla karaciğere giderler ve bir çoğu karaciğer sinüzoitlerinde takılırlar. hkõin en sık karaciğerde görülmesinin nedeni bu mekanik engeldir . buraya ulaşan embriyoların bir çoğu karaciğer lökosit ve makrofajları tarafından yok edilirler. canlı kalabilen ve bu engeli aşabilen yumurtaların çoğu bu defa pulmoner kapillerde takılırlar (1). burayı da aşabilen yumurtalar çok enderdir. yumurta oturduğu organda larval döneme değişim gösterir ve 3-4 gün içinde tipik hk oluşur .

hk tanısı genellikle radyolojik yöntemlerle konur, ayrıca bir çok immunolojik tanı yöntemi de vardır. intradermal, indirek hemaglütinasyon, kompliman fiksasyon, lateks aglütinasyon, indirkt fluoresan antikor, immun elektroforez, elisa gibi.

weinberg testi; bir kompleman fiksasyon testi olup % 70 pozitiftir. sensitivitesi % 37õdir . yalancı pozitiflik sık görülür ancak başarılı tedavi sonrası negatifleşmesi nedeniyle postoperatif izlemede değerlidir. cerrahi tedaviden 12 ay sonra tamamen negatifleşir .

elisa (enzyme linked immunosorbent assay) testi: eg antijenlerinin varlığını gösterir, çok az antijen varlığında bile pozitiftir. sensitivitesi % 94, spesivitesi % 65 dir . hk tanısında ve epidemiyolojik çalışmalarda kullanılabilecek en yararlı testtir. tedavi sonrası negatifleşmesi için yıllara gereksinim vardır.

weinberg ve elisa birlikte uygulansa da yalancı negatiflik % 15 dir .
Bu arada kedilerin bağırsaklarında gelişme göstermez.
Korunma

  • Genel kural olarak köpek ve kedilere çiğ et verilmemelidir.
  • Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.
  • Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.
  • Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.
  • Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.
  • Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Tularemi

Etkeni; francisella tularensis
Gram boyamada negatif özellik gösterir. Giemsa ve
karbol fuksin ile kutupsal boyanma
özelliği göstererek kolay boyanır. Hareketsiz, sporsuz, 0.1-0.2 µm. en ve 0.3-0.7 µm. boyda,
aerop kokobasildir. Üremesi için besiyerlerine yumurta sarısı, glikoz, kan gibi zenginleştirici
maddelerin katılması gerekir. Francis besiyerinde 2-7 günde üreyebilir. Besiyerinde kolonileri
S veya R formunda olabilir. Embriyonlu yumurtanın sarı kesesi ve korio allantoik zarda
kolayca ürer. Oksidaz (-), katalaz (-veya +), H2S (+), glikoz, levuloz, gliserol ve mannozdan
asit oluştururlar. Soğuğa (10 o
C) dayanıklı fakat 55-60 o
C ve antiseptiklere dayanıksızdır.
01.02. Laboratuvar Tanısı
Kültür için, lenf bezi ponksiyonu, kan, balgam, abse diren örnekleri Francis (Cystine ’li
glikozlu kanlı agar ) besiyerine veya Thayer- Martin besiyerine ekim yapılır. Ekimler hemen
yapılmayacaksa alınan örnekler 10 o
C altındaki ısıda bekletilmelidir. Besiyerlerinde üreme 3-
5 gün sonra olurken bazen 21 güne kadar uzayabilir.
Serolojik test, hasta kanında aglütininler 2 inci haftada oluşmaya başlar ve 4-7 inci haftada en
üst seviyeye ulaştığından bu dönemlerde alınan hasta kanından antikor araştırması yapılabilir.
Serolojik test yapılırken aynı örnekten Brucella için de serolojik test yapılmalıdır. Çünkü
Brucella geçirenlerde aynı anda F. tularensis ’e karşıda antikorlar oluşmaktadır. Serolojik
teste F. tularensis antikorlarının titresi Brucella titresine göre daha yüksek seviyede ise; hasta
kanındaki antikorlar F. tularensis ’e karşı oluşan antikorlar demektir.
Deney hayvanları tanıda güvenilir olarak kullanılabilir. Çabuk tanı için direkt fluoresan
antikor tekniği, Enzim Immuno Assay (EIA) kullanılabilir. Alerjik deri testi de çabuk tanı da
kullanılabilir.
Francisella tularensis, yaban hayvanı ve kemirici hayvanlarda hastalık yapan bir bakteridir.
İnsanlarda ise tularemi adı verilen hastalığı yapar. Bu hastalık vücuda, hayvan teması ile
deriden, mukoza ve solunum yolundan girer.
İnsanda; deriden girerek ülsero glandüler form, göz teması ile okülo glandüler form, doğrudan
kana geçerek tifoid yani genel enfeksiyon formu ve lenf bezlerinin şişmesi sonucu glandüler
formda klinik bulgular görülebilir. Ayrıca pnömoni, abseler ve menenjit de görülebilir.
Hastalığı geçirenlerde uzun süreli bir bağışıklık kalır.
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Şarbon
Şarbon, Bacillus anthracis adlı bakterinin yaptığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Hayvanlardan (inek, koyun, keçi, vb) insanlara geçer. Bakteri ürettiği zehirler (toksinler) nedeniyle ölümcül hastalık yapabilir. Bakterinin aktif çoğalan formu ve oksijen ile temas ettiğinde oluşan, dış ortam koşullarına dayanıklı spor formu olmak üzere iki çeşidi vardır.

Türkiye'de sayıları giderek azalmakla birlikte hem hayvanlarda hem insanlarda şarbon görülmektedir. İhbarı zorunlu bir hastalıktır.

Şarbon bakterisi nerede bulunur?

Dünyanın birçok bölgesinde bulunur. Bazen salgınlar yapar. Bakterinin sporları toprakta yıllarca kalabilir ve toprak kayması, su basması gibi nedenlerle yüzeye çıkarak ot yiyen hayvanlara bulaşır.

Hastalık nasıl bulaşır?

Şarbon sporları gıda, solunum veya ciltteki küçük kesik/yaralar yoluyla vücuda girer ve çoğalan, toksin üreten aktif forma dönüşür. Şarbon genellikle hayvandan hayvana veya insandan insana bulaşmaz. Sinekler, kuşlar bakterinin hayvanlar arasında yayılmasına neden olabilir.

Bakteri, hasta hayvanla temas, kesim veya hasta hayvanın ürünleri (eti, kemiği, yünü, derisi, vb) yoluyla insana geçebilir.

Şarbon insanda ne tür hastalıklar yapar?

Şarbon insanda 3 tür hastalık yapabilir:

1. Deri Şarbonu: En sık görülen hastalık tipidir. Genellikle öldürücü değildir. Tedaviye iyi cevap verir. Derideki kesik veya yaralardan bakterinin girmesi ile oluşur. Bir- yedi gün içinde kaşıntılı küçük bir lezyon gelişir, birkaç gün içinde etrafı şiş, siyah renkli bir yaraya dönüşür.Görünümü tipiktir. Bazı hastalarda buna ek olarak baş ağrısı, kas ağrısı, ateş ve kusma olabilir. Yaradan sızan sıvının bir başkasının yaralı cildine bulaşması ile nadir de olsa diğer insanlara bulaşabilir.

2. Sindirim Sistemi Şarbonu: Bakteri taşıyan et, süt gibi ürünlerin iyi pişirilmeden veya çiğ tüketilmesi ile gelişir. Hastalık barsaklarda veya ağız-boğazda gelişebilir. Barsak şarbonunda gıdanın tüketilmesinden iki - beş gün içinde besin zehirlenmesi gibi başlar, şiddetli karın ağrısı, bulantı, kanlı kusma, şiddetli ve bazen kanlı ishal gelişir. Ağız-boğaz şarbonunda üzeri gri-beyaz bir tabaka ile kaplı yara oluşur. Ciddi bir hastalıktır.

3. Akciğer Şarbonu: En tehlikeli hastalık tipidir. Çok sayıda şarbon sporunun havaya geçmesi ve solunması ile bulaşır. İki - beş gün içinde grip gibi başlar ancak hızla ateş, öksürük, ciddi nefes darlığı ve koma gelişir.



Şarbon nasıl tedavi edilir?

Tüm şarbon hastalarının hastanede yatarak tedavisi gereklidir. Ağır formları (akciğer, barsak, vb) dışında hastalık genellikle uygun antibiyotik tedavisine iyi cevap verir. Antibiyotik seçimi ve tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.

Şarbon aşısı var mıdır?

Hayvanlar ve insanlar için ayrı aşılar vardır. Hayvan aşısının veteriner kontrolünde uygulanması gereklidir. Hayvan aşısında, hastalık yapıcı özelliği zayıflatılmış canlı bakteri bulunur. İnsan aşısı ayrıdır ve özel durumlarda kullanılır.

Şarbon nasıl önlenir?

Hayvanlardaki hastalığın önlenmesi insanların da korunmasını sağlar. Canlı hayvanların hastalıktan uzak tutulmaları, aşılanmaları önemlidir. Hastalık kaynağı saptanırsa gecikmeden kuralına uygun olarak yok edilmelidir. Salgınların erken fark edilmesi, karantina koşullarına uyulması, hayvan yetiştiriciliğinde temizliğe özen gösterilmesi önemlidir.

Herhangi bir hastalığı olan, aniden ölen veya anormal davranışlar gösteren hayvanların etleri, sütleri, derileri, diğer ürünleri insanlar ve/veya diğer hayvanlar tarafından tüketilmemeli ve kullanılmamalıdır.

Bireysel önlem için neler yapılabilir?

1. Veteriner hekim denetimi olmayan yerlerden kontrol dışı kaçak kesim yapılmış hayvan etlerinin ve sakatatlarının satın alınmaması ve tüketilmemesi,

2. Et ihtiyacının, veteriner hekim tarafından gıda denetim sertifikası olan ve kontrollu besicilik yapan kurumlardan, marketlerden karşılanması,

3. Güvenilir yerlerden alınmış etlerin iyi pişirilmesi, parça etlerin ( biftek , pirzola gibi) iyi pişmiş şekilde tüketilmesi, uygun etlerin düdüklü tencerede basınçlı ortamda pişirilmesi,

4. Elinde yarası olanların çıplak elle etle ve yün, deri, kemik gibi hayvansal ürünlerle temas etmemesi, gerekirse lateks eldiven kullanması önerilir.

5. İnsandan insana bulaş, grip nezle vb. diğer hastalıklar gibi değildir. Nadiren deri şarbonunda olabilir. Bu bulaşma, derideki şarbon yarasından kaynaklanan sızıntı ve akıntılarda bulunan bakterilerin, diğer bir kişinin derisindeki açık lezyonlardan vücuda girmesi ile olur.

6. Şarbonun, hasta hayvanlardan süt eldesi sorunlu olduğu için süt ve süt ürünleri ile bulaşma riski düşüktür. Ancak çeşitli etkenlerle sporların açık sütlere bulaşma ihtimali göz ardı edilmemelidir. İyi kaynatılmış, pastörizasyon ve UHT ile işlenmiş sütler güvenle tüketilebilir.
Kaynak;
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Ve şimdi covid-19 sars-cov2 o da zoonotik kaynağı yarasa ara konakçı bulaşmayı sürekli hale getiren hayvan eti çok tüketilen pangolin olduğu düşünülüyor. Genetik çalışmalar söylüyor sars-cov2 yarasalarda bulunan sars virusuna genetik olarak benziyor.

Coronavirüslar avian ve memelilerde bulunan viruslar, bu viruslar RNA virusu. Sindirim, solunum ve sinir sistemini etkiler. Yarasalarda bulunan bu virus ara konakçı varsayılan hayvandaki başka coronavirusla genetik materyalini değiştirerek ortaya çıktı.

İnsanoğlunun yaban hayatına müdahalesi ve yaban hayvanlarını ilaç ve gıda kaynağı olarak sömürmesi sonucu ortay çıktı. Normalde yarasa da bulunan bu virus insanları enfekte etmezken, insan kaynaklı faaliyetler sonucunda cıktı birbirinden farklı hayvan türlerinin teması, hijyenik olmayan koşullar, hayvanların sürekli strese maruz kalması bağışıklık sisteminin baskılanmasına bu viruslarin tür bariyerini atlamasına ve yeni konak memeli bir hayvan olan insanda yeni beceriler geliştirmesine yol açtı.
 
Yazarı tarafından düzenlendi:

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Bir şeyi unuttum bu biyoterörizm amaçlı kullanılan patojenlerin %80 zoonozlar yalnız zoonotik ve vektörel hastalıklarla mücadele, koruyucu hekimlik faaliyeti yürüten veteriner hekimler sağlık sınıfında sayılmıyor, kendi fakültemde covid-19 aşısı için çalışma yapmasına karşın hala sağlık sınıfında değil. Hiçbir özlük hakları bulunmuyor maalesef :.(:.(
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
veteriner hekimler sağlık sınıfında sayılmıyor
Hadi ya, şaşırdım! Bu olmaması gereken bir durum! İnsan ve havan sağlığı iç içe. Neyse, sana kisthidatik hakkında soru sormuştum, herhalde yanıtlamaya zamanın olmamıştı ama şimdi kısmen sorum yanıt bulur gibi oldu. Anladığım şu: Bu işlerde şans faktörü çok fazla rol oynuyor! Önemli işlerin şansa kalması rahatsız edici varlık gerçeklerinden biri. Ama gerçek.

Tamam sorumun yanıtını dolaylı da olsa aldığımı varsayıyorum. Ama veterinerler bence sağlık sınıfında olmalı. Kedim ameliyat olacağında fakülteye gitmiştim. Profesör kim ise onunla görüşmek istedim, randevu aldım. Randevuya geldiğimde baktım profesör genç sayılabilecek bir kadın. Ben dedim kedimi ameliyat ettirmekte biraz tereddütlüyüm. Açık söyleyeyim benim kedim kıymetli, üzerine titrerim, ona kötü bir şey olması bana dünyanın sonu gibi gelir dedim. Ameliyat olması gerekir yaptırmazsan asıl ona kötülük edersin dedi beni ikna etmek için gerekçelerini anlatıyordu. Bir inek geldi diye haber verdiler. Hemen kalktı, çizmelerini dirseklere kadar eldivenlerini giydi koşarak gitti. Çok merak ettim ne yapacağını, peşinden gittim. Ameliyathaneye girerken buraya giremezsin dedi. İçeri daldı. Bir saat çıkmadı. Çıktığında inek yaşıyor mu dedim evet dedi. Kedim ne olacak dedim ameliyat randevusu al deyip uzaklaştı.

Sonra kedimi ameliyat etti. Sonra pansumanını yaptı. Sonra üzülme iyileşecek dedi ve iyileşti. O kadının hayvanlar için özverili çalışmasından, profesör olduğu halde bizzat hayvanlarla ilgilenmesinden etkilendim. İyi bir insandı, profesörüm ben havalarında değildi. Şimdi adını unuttum. Kedimin bir sorunu aman olmasın da onu tekrar görmeyeyim! Olursa güvenebileceğim veteriner o!
 

Hypatia

☆☆
Üye
Mesajlar
141
Tepki puanı
155
Düşünce
Ateist
Konu Sahibi
Hadi ya, şaşırdım! Bu olmaması gereken bir durum! İnsan ve havan sağlığı iç içe. Neyse, sana kisthidatik hakkında soru sormuştum, herhalde yanıtlamaya zamanın olmamıştı ama şimdi kısmen sorum yanıt bulur gibi oldu. Anladığım şu: Bu işlerde şans faktörü çok fazla rol oynuyor! Önemli işlerin şansa kalması rahatsız edici varlık gerçeklerinden biri. Ama gerçek.

Tamam sorumun yanıtını dolaylı da olsa aldığımı varsayıyorum. Ama veterinerler bence sağlık sınıfında olmalı. Kedim ameliyat olacağında fakülteye gitmiştim. Profesör kim ise onunla görüşmek istedim, randevu aldım. Randevuya geldiğimde baktım profesör genç sayılabilecek bir kadın. Ben dedim kedimi ameliyat ettirmekte biraz tereddütlüyüm. Açık söyleyeyim benim kedim kıymetli, üzerine titrerim, ona kötü bir şey olması bana dünyanın sonu gibi gelir dedim. Ameliyat olması gerekir yaptırmazsan asıl ona kötülük edersin dedi beni ikna etmek için gerekçelerini anlatıyordu. Bir inek geldi diye haber verdiler. Hemen kalktı, çizmelerini dirseklere kadar eldivenlerini giydi koşarak gitti. Çok merak ettim ne yapacağını, peşinden gittim. Ameliyathaneye girerken buraya giremezsin dedi. İçeri daldı. Bir saat çıkmadı. Çıktığında inek yaşıyor mu dedim evet dedi. Kedim ne olacak dedim ameliyat randevusu al deyip uzaklaştı.

Sonra kedimi ameliyat etti. Sonra pansumanını yaptı. Sonra üzülme iyileşecek dedi ve iyileşti. O kadının hayvanlar için özverili çalışmasından, profesör olduğu halde bizzat hayvanlarla ilgilenmesinden etkilendim. İyi bir insandı, profesörüm ben havalarında değildi. Şimdi adını unuttum. Kedimin bir sorunu aman olmasın da onu tekrar görmeyeyim! Olursa güvenebileceğim veteriner o!
Altta referans çalışma var, okuyabilirsiniz. (Kist hidatik)
 

Burcuva

☆☆☆☆☆
Genel Kurul Üyesi
Mesajlar
4,666
Tepki puanı
2,043
Düşünce
Ateist
Kist hidatik ile ilgili nette var olan herhalde, sanırım tüm yazıları çoktan okudum.
 
Üst